# S&P, Türkiye enflasyon tahminini açıkladı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/sp-turkiye-enflasyon-tahminini-acikladi-29222h/
- Yayımlanma: 2017-11-09T13:05:06+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Frank Gill, Standard & Poor’s’un (S&P) geçen hafta Türkiye’nin yabancı para cinsinden
kredi notunu “BB”, yerli para cinsinden notunu “BB+” ve not görünümünü ise  “negatif”
olarak teyit etmesine ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada,  Türkiye’nin büyüme
verilerinin güçlü olduğunu ve bu yıl için büyüme tahminlerini  yukarı yönlü revize
ettiklerini söyledi.

Gill, “Bizim görüşümüze göre, 2016’ya kıyasla bu yıl büyüme ilk olarak  akomodatif
mali duruş ve özellikle tüketimi destekleyen diğer vergi teşvikleri  ile açıklanabilir.
İkinci sırada ise Kredi Garanti Fonu gibi kredi büyümesini,  konut kredisini artıran
tedbirler ve makroihtiyati gevşeme geliyor. Yani, bu  kredi büyümesine dayalı mali
teşvik kombinasyonu.” ifadelerini kullandı.

Türkiye ekonomisine ilişkin S&P’nin tahminlerine değinen Gill, Türkiye  ekonomisinin
bu yıl yüzde 5 seviyesinde, 2018 yılında yüzde 3,5, devamındaki 2  yıl boyunca (
2019-2020) yüzde 3,2 seviyesinde büyümesini beklediklerini kaydetti.

**“TÜRKİYE’DE CARİ AÇIĞIN GSYH’YE ORANININ BU YIL VE 2018’DE YÜZDE 4,5  OLMASINI
BEKLİYORUZ”**

Frank Gill, enflasyonun önümüzdeki yıl gerileyebileceğini belirterek,  Türkiye’de
yıllık ortalama enflasyonun bu yıl yüzde 10,8, 2018’de ise yüzde 7,9  seviyesinde
gerçekleşmesini beklediklerini bildirdi.

Ekonominin 2018 ve 2019 yıllarında yavaşlamaya başlayacağını  düşündüklerini kaydeden
Gill, “Genç nüfus ve yüksek yatırım ihtiyacı nedeniyle  geniş cari açık ihtiyacını
anlamakla birlikte aynı zamanda farklı kredileri  karşılaştırıyoruz. Genelde yüksek
cari açığı ekonomik oynaklığın erken göstergesi  olarak değerlendiriyoruz. Türkiye’de
cari açığın GSYH’ye oranının bu yıl ve  2018’de yüzde 4,5 olmasını bekliyoruz.” 
diye konuştu.

Türkiye’nin S&P tarafından 1994 yılından bu yana “BB” kategorisinde  değerlendirildiğini
hatırlatan Gill, şunları kaydetti:

“Uzun zamandır bazı endişelere işaret ediyoruz; geniş cari açık, düşük  tasarruf
oranı ve cari açığı finanse etmek için potansiyel olarak öngörülemez  sermaye akışlarına
karşı bağımlılık gibi… Görüşümüze göre, bunlar kredi  zayıflığı olmaya devam edecek.
Ekonomide eksik olanın özel sektör yatırımları  olduğunu düşünüyoruz. Son yıllarda
kamu yatırımlarında dikkate değer artış  kaydedildi. Kredi büyümesindeki yavaşlamayı
engellenmek ve tüketimi artırmak için  tedbirler uygulamaya konuldu. Tüketimde artışın
geçici olduğunu düşünüyoruz.”

**“TÜRKİYE’NİN İHRACATINDA GÜÇLÜ BİR YÜKSELİŞ GÖRDÜK”**

S&P Ülke Kredi Reytingleri Kıdemli Direktörü Gill, Avrupa’nın ekonomik  büyümesinin
Türkiye için ekstra ihracat potansiyeli oluşturup oluşturmayacağına  ilişkin soru
üzerine, “Bu hikayenin pozitif tarafı… Türkiye’nin ihracat  hacminde ve nominal 
ihracat performansında çok güçlü bir yükseliş gördük.  Öncelikle Avrupa, Türkiye’nin
en önemli ticaret ortağı… Beyaz eşya, giyim gibi  ürünler ihraç ediliyor. Hizmet
sektörü ihracatı da bu yıl iyi bir şekilde  yükseldi.” ifadelerini kullandı.

Gelecek yıl turizm sezonunun daha güçlü gerçekleşebileceğine dair bazı  veriler 
olduğunu belirten Gill, TL’deki değer kaybının ihracatta rekabet gücünü  geçici 
olarak artırmasına karşın uzun vadede şirketlerin döviz cinsinden  borçlarını ödeyebilme
güçlerini baskılayabileceğini söyledi.

Gill,  devamla şunları kaydetti:

“TL’deki değer kaybının negatif etkisi ise daha yüksek enflasyon…  Enflasyonda oldukça
geniş bir yükselme gördük. Bu durum karmaşık… Enflasyonun  artışına etki eden diğer
meselelerin olduğunu düşünüyoruz. Hizmet sektörü, turizm  ve perakende sektörleri
dahil bazı KOBİ’lerin, küçük işletmelerin bir kısmının  döviz cinsinden borçları
var. Zayıf TL’nin, borçlarını ödeme güçlerini  azaltabileceğini düşünüyoruz. Şu 
ana kadar bu durum verilerde görülmüyor. Fakat  KOBİ’ler arasında, inşaat, turizm
şirketleri arasında zayıf para birimi nedeniyle  bazı stres işaretlerine maruz kalanların
olduğunu düşünüyoruz.”

**“RİSKLER DIŞSAL ORTAMDA”**

Frank Gill, gelecek döneme ilişkin olası ekonomik risklere değinirken,  “Korkarım,
riskler dışsal ortamda… Cari açıktan konuşuyoruz ama orada açığın  finansman kalitesine
bakmamız gerekiyor. Son 12 aylık dönemde Türkiye’nin cari  açığını finanse eden 
sermaye akışının büyük çoğunluğu yerleşik olmayanların  hükümet tahvillerine yaptığı
yatırımlarla oldu. ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz  artırımı ya da bazı dışsal
şokların gerçekleşmesi durumunda bu (sermaye akış)  çift yönlü olabilir. Gelişmekte
olan ekonomilerden geniş sermaye çıkışı  görebiliriz. Bu sadece Türkiye için geçerli
değil. Son dönemde çok faza portföy  akışı çeken Mısır ve Güney Afrika için de bunu
işaret ettik.” ifadelerini  kullandı.
