# S&P’den sağanak gibi not indirimleri gelebilir

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/spden-saganak-gibi-not-indirimleri-gelebilir/
- Yayımlanma: 2026-03-30T15:18:44+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu [**S&P** Global Ratings](https://www.google.com/aclk?sa=L&ai=DChsSEwi_vebfzMeTAxWDPgYAHQ0iIMoYACICCAEQABoCd3M&co=1&ase=2&gclid=CjwKCAjwvqjOBhAGEiwAngeQnWvf88wghS6e2LktlSIP8WoT8Y_sEzWowOQwrID6q3VyKHGscHYAxBoC55IQAvD_BwE&cid=CAAS0gHkaEasC97W7NNeLSB7QG7F4qNDLZnNlHp8iWfS84ebhxP9LN7gWPqwyIA_1JaOnIUMG-4vhC1jDssXPx0d6G3f0F3BGF7gCrcGegLZArDAyC4FLvKg6YlVdkkTHbi6JoumtF9qoqo7Lx0gZIOze72DlBzwvG8vxeJJB3jDNFkvSS7LByg0DT6KkMxyju9LBS-3_KtCHexAhApGNtCJrd5yudE6C9KmDPM67hnBtehNoKIYRczhXRuCSH6C2IC9YOicFWRWfbRAR2RNxupuuA-a3Vo&cce=2&category=acrcp_v1_32&sig=AOD64_0YWqfniOWmK5wcrKxvtKl99VXr6w&q&nis=4&adurl&ved=2ahUKEwi92d_fzMeTAxWFSfEDHSGJInUQ0Qx6BAgMEAE),
Orta Doğu’da devam eden çatışmaların gelişmekte olan piyasalarda son yıllarda gözlenen
kredi notu artış eğilimini tersine çevirebileceği ve yeni bir not indirimi döngüsünü
başlatabileceği uyarısında bulundu.

Kurumun analizleri, jeopolitik risklerin makroekonomik dengeler üzerindeki belirgin
etkilerini açıkça ortaya koyuyor. Özellikle İran merkezli gerilimin uzaması halinde,
küresel finansal sistemde dengelerin yeniden bozulabileceği ifade ediliyor.

Bloomberg’in aktardığı verilere göre, [**S&P** Global Ratings](https://www.borsatek.com/s-p-turkiye-enflasyon-tahmini/)
Direktörü Ravi Bhatia, Orta Doğu’da yaşanan krizin uzaması senaryosunda kredi notu
görünümünde dengenin yeniden indirimler yönüne kayabileceğini belirtti. Dünyanın
önde gelen finansal kuruluşlarından **S&P** yetkilileri, özellikle enerji ithalatçısı
konumundaki gelişen ülkelerin artan petrol fiyatlarının baskısını çok daha sert 
hissettiğini vurguladı.

Enerji maliyetlerindeki yükselişin doğrudan enflasyonist bir etki yaratması, merkez
bankalarının para politikası alanındaki manevra yeteneğini kısıtlıyor. Türkiye, 
Hindistan ve Kenya gibi gelişmekte olan ülkeler, yükselen enerji maliyetleri sebebiyle
eşzamanlı olarak hem enflasyon hem de cari denge baskısıyla karşı karşıya kalıyor.

## S&P raporuna göre artan petrol fiyatlarının makroekonomik etkileri

![S&P, Standard & Poor's](https://i3.wp.com/www.borsatek.com/app/uploads/2025/10/
SP-1024x573.jpg)

Enerji ithalatçısı ülkelerde makroekonomik göstergelerin bozulması, kredi derecelendirme
kuruluşlarının risk modellerinde alarm zillerinin çalmasına neden oluyor. Küresel
piyasalarda enerji şokunun yarattığı volatilite sadece ithalatçıları değil, ihracatçıları
da doğrudan etkiliyor.

Enerji ihracatçısı ülkeler artan fiyatlardan gelir elde etseler de, küresel büyümedeki
yavaşlama, turizm gelirlerindeki belirgin zayıflama ve finansal piyasalardaki oynaklık
nedeniyle dolaylı risklerden kaçamıyor. Kurumun analizlerinde, sözü edilen dolaylı
risklerin gelişmekte olan piyasalar genelinde sistematik bir kırılganlık yarattığı
kaydedildi. İran kaynaklı gerilimin Hürmüz Boğazı üzerindeki etkileri sonrasında
Brent petrolün varil fiyatının 115 dolar seviyesine kadar tırmanması, gelişen piyasalarda
hem fiyatlama davranışlarını hem de borçlanma maliyetlerini ciddi şekilde bozdu.

Yüksek enerji maliyetleri, küresel enflasyonist baskıları yeniden alevlendirirken,
otoritelerin faiz indirim alanını tamamen daraltıyor. Dış finansman koşullarındaki
sıkılaşma, borç çevirme oranları yüksek olan ülkelerin hazine departmanları üzerinde
ilave yükler oluşturuyor. Brent petrol cephesinde 115 doların üzerine çıkan son 
fiyatlamalar, enerji arzı kaynaklı risklerin uluslararası piyasalar üzerindeki daraltıcı
etkisini oldukça güçlendirdi.

Yatırımcıların risk iştahındaki azalma, gelişmekte olan piyasalardan sermaye çıkışlarını
hızlandırma potansiyeli taşıyor. Analistler, tedarik zincirlerinde yaşanabilecek
olası kesintilerin lojistik masraflarını daha da yukarı çekeceğini ifade etti.

![S&P'den sağanak gibi not indirimleri gelebilir Borsatek](https://i3.wp.com/www.
borsatek.com/app/uploads/2025/10/Kredi-dongusunde-beklentiler-yukseldi-1024x675.
jpg)

Küresel ticaret hacminde yaşanacak daralma, ihracat odaklı büyüme modelini benimseyen
gelişmekte olan ekonomilerin büyüme beklentilerini sekteye uğratıyor. Enflasyon 
hedeflerinden uzaklaşılması, para birimlerinin değer kaybını hızlandırarak ithal
ürün fiyatlarında zincirleme bir artışa zemin hazırlıyor. **S&P** değerlendirmelerinde,
merkez bankalarının alacağı kararların piyasadaki likidite sıkışıklığını yönetmede
hayati bir rol üstleneceği vurgulandı. Büyüme ve enflasyon arasındaki hassas denge,
ekonomi yönetimlerinin en zorlu sınavı olmaya devam ediyor.

## Gelişen piyasalarda S&P beklentileri ve kredi notu döngüsü

Geçmiş yıllara dönük makroekonomik verilere bakıldığında, son üç yılda birçok gelişen
piyasa ekonomisi mali disiplin, bilanço onarımı ve reform adımlarıyla kredi profillerini
önemli ölçüde güçlendirmişti. Bahsi geçen iyileşme süreci sayesinde ülkeler, pandemi
sonrası dönemde uluslararası piyasalara erişimi yeniden kazanmıştı. Kredi piyasalarında
2024 ve 2025 yıllarında azalan temerrüt oranlarıyla birlikte notlarda net bir artış
eğilimi öne çıkmıştı.

Ancak, Orta Doğu eksenindeki krizin yarattığı son rüzgarlar, yakalanan pozitif ivmeyi
tehlikeye atıyor. **S&P** yetkilisi Bhatia, petrol fiyatlarındaki yükselişin enerji
ihracatçısı ülkelerin mali gelirlerini desteklemesine karşın, enflasyon şoku ve 
sıkılaşan finansman koşullarının nihayetinde gelişen piyasaların tamamı üzerinde
ağır bir baskı oluşturacağını vurguladı. Kurum tarafından hazırlanan detaylı değerlendirmelerde,
çatışmanın uzaması halinde 2026 yılında kredi görünümünde aşağı yönlü baskının daha
da belirginleşebileceği kaydedildi.

![S&P'den sağanak gibi not indirimleri gelebilir Borsatek](https://i3.wp.com/www.
borsatek.com/app/uploads/2025/07/credit-rating_3-1024x543.webp)

Faiz oranlarındaki yukarı yönlü eğilim, ülkelerin dış borç ödeme kapasitelerini 
zorluyor. Küresel sermayenin güvenli liman arayışı, gelişmekte olan ülkelerin ihraç
ettiği tahvillerdeki getiri taleplerini artırıyor. Artan tahvil faizleri, hazinelerin
borçlanma ihalelerinde daha yüksek maliyetlere katlanmasını zorunlu kılıyor. Maliyetlerdeki
artış, kamu bütçelerindeki faiz giderleri kalemini şişirerek altyapı ve sosyal harcamalara
ayrılabilecek kaynakları sınırlandırıyor. Hükümetlerin makroekonomik istikrarı koruma
çabaları, küresel enerji krizinin getirdiği dışsal şoklarla sınanıyor.

Piyasa profesyonelleri, mevcut jeopolitik düğüm çözülene kadar gelişmekte olan ülkelerin
risk primlerinde yüksek seyrin devam edeceğini ifade etti. Kredi derecelendirme 
kuruluşlarının alacağı aksiyonlar, uluslararası fonların varlık dağılım stratejilerinde
doğrudan yönlendirici bir işlev üstleniyor. Yabancı sermaye girişlerinin yavaşlaması,
döviz kurları üzerinde ilave bir tansiyon yaratıyor. Yatırım stratejistleri, enflasyonist
baskıların kontrol altına alınamaması durumunda makroekonomik dengesizliklerin derinleşeceğine
dikkat çekiyor.

**S&P** analistleri, otoritelerin atacağı proaktif adımların ve yapısal reformların
sözü edilen kriz ortamında ülkeleri ayrıştıran en temel unsur olacağını değerlendirmesinde
bulundu. Ekonomik reformlarına sadık kalan ve mali disiplinden taviz vermeyen ülkelerin,
fırtınalı küresel konjonktürden daha az hasarla çıkması öngörülüyor. Yerel varlıkların
değer kaybetmesi yatırımcıların getirilerini reel anlamda eritirken, ülke risk primlerindeki
sıçramalar özel sektörün yurtdışından sendikasyon kredisi bulma imkanlarını kısıtlıyor.

Şirketlerin finansmana erişiminin zorlaşması, istihdam yaratma ve yeni yatırımları
hayata geçirme süreçlerini donduruyor. Finansal sistemin genelinde gözlemlenen tedirginlik,
karar alıcıların uzun vadeli planlar yerine kısa vadeli kriz yönetimine odaklanmasını
zorunlu bırakıyor. Makro ihtiyati tedbirlerin zamanında alınması, piyasa beklentilerinin
çapalanması noktasında kritik bir değer taşıyor. Yatırımcılar, majör merkez bankalarının
adımlarını izlerken portföylerini risk yönetimi çerçevesinde yeniden yapılandırıyor.
