# Şükür istifa etti

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/sukur-istifa-etti-667h/
- Yayımlanma: 2013-12-16T18:55:00+02:00
- Yazar: Murat Ali Oral

AK Parti İstanbul Milletvekili Hakan Şükür, partisinden istifa etti. Şükür, istifasıyla
ilgili olarak yaptığı yazılı açıklamada, son günlerde yaşanan ve vicdan sahibi herkesi
derinden üzen bir kısım gelişmeler üzerine açıklama yapma zorunluluğunun ortaya 
çıktığını belirterek,  “Politika benim hiçbir zaman birinci önceliğim olmadı. Ama
Sayın Başbakan’ın samimi davetini geri çevirmek, temsil ettiği makama ve şahsına
olan saygımdan ötürü yakışık almazdı. Ailemin de destek ve dualarını alarak Sayın
Başbakan’ın davetini kabul ettim. AK Parti, son 11 yılda Türkiye’de çok önemli başarılara
ve reformlara imza attı. Ancak dershanelerle başlayan süreçte takınılan anlamsız
tavırlar pek çok vicdan ehlini rencide etti” dedi.

Türkiye’de eğitimin halledilmesi gereken onlarca problemi varken, sanki sorunun 
tek kaynağı dershanelermiş gibi göstermenin hakperest bir yaklaşım olmadığını savunan
Şükür, bu yaklaşım tarzının partinin 11 yıldır temsil ettiği çizgiyle örtüşmediğini
iddia etti.

“Daha önce, gösterilen tepkilerden ötürü bazı kararlarından dönme erdemi gösteren
Sayın Başbakan’ın bu konudaki bütün ısrarlı anlatımlara, sitemlere ve taleplere 
kulaklarını tıkamasını anlayabilmiş değilim” görüşünü savunan Şükür, açıklamasında
şunları kaydetti:

“Dershaneler konusunun, samimi insanların taleplerine kulak verilerek olumlu bir
noktaya geleceği ümidini bugüne kadar besledim. Bunu beklerken dershanelerin benim
de bulunduğum bir ortamda KCK yapılanmasına benzetilmesi ve özür dilenmek bir yana,
bu açıklamalara Sayın Başbakan ve parti yönetimi tarafından bir tepki verilmemesi
vicdanımı derinden yaralamıştır. Bu tartışmanın daha sonra başka alanlara çekilmesi
de hiç hoş olmamıştır. 20 seneden fazla bir süredir hizmet hareketini ve Muhterem
Hocaefendi’yi tanıyor ve seviyorum. Referandum başta olmak üzere milletin hayrına
gördükleri bütün meselelerde Hükümet’i var güçleriyle destekleyen, kapı kapı dolaşıp
insanları ikna eden, yurt dışından binlerce insanı fedakarca oy kullanmaları için
taşıyan, AK Parti kapanmasın diye dualar eden bu samimi insanların şimdi düşman 
muamelesine tabi tutulması, en hafif tabirle vefasızlıktan başka bir şey değildir.

Dershaneleri kapatılan, mensupları devlet dairelerinden tasfiye edilen, parti yöneticilerimiz
tarafından ahlaksızlık olarak nitelenen fişlemelere ve baskılara maruz kalanlar 
bu milletin evlatlarıdır. Buna rağmen bu insanların sanki karanlık işler içinde 
olduklarını ima eden yayınlar, bu yönde atılan iftiralar, ithamlar maalesef bir 
aymazlık örneği olarak tarihe geçecektir. Hele yeni yeni tedavüle sokulmaya çalışılan‘
örgüt’ kelimesinin bu gönüllüler hareketi için kullanılmaya çalışılması amacın sadece
dershaneleri kapatmak olmadığı düşüncesini de akıllara getirmektedir.”

 

**Hocaefendiyie karşı tavırlar düşmanca**

 Bazı çevrelerce; moda bir tabir haline getirilen, ‘Bazıları rahatı görünce değiştiler’
ifadesiyle hizmet hareketi mensuplarının kastedildiğine dair yorumlar yapıldığını
ifade eden Şükür, açıklamasında şu görüşlere yer verdi:

“Ben Sayın Başbakan’ın böyle bir kasıt içinde olacağına ihtimal vermek istemiyorum.
Ama bu yorumlar doğruysa milyonlarca fedakar insanın hakkına girilmiş olmaktadır.
Dünyanın dört bir yanında milletimizi, bayrağımızı temsil adına karın tokluğuna 
bir bursla, dünyevi hiçbir beklentiye girmeden hizmet veren insanlar mı rahatı bulmuşlardır?
Ya da 20 metrekarelik hasırla kaplı odasında 15 senedir gurbet hayatı yaşayan ve
ziyarete gelen misafirlerin ağırlandığı vakıf binası, bir kısım medya tarafından
insafsızca ‘malikane’ gibi sunulan Muhterem Hocaefendi mi rahatı bulmuştur? Hayatı
boyunca dinine, milletine ve insanlığa hizmetten başka bir gayesi olmayan bu müstesna
gönül insanını olmadık iftiralarla, ithamlarla karalamak, gönlünü yaralamak ehl-
i imanın ve insaf sahibi hiçbir insanın gönülden onaylayacağı bir tutum değildir.

Bu millete ve insanlığa hizmet etmekten başka amacı olmayan bu hareketin milyonlarca
gönüllüsünden biri olarak hizmete ve Muhterem Hocaefendi’ye karşı takınılan hasmane
tavırları, atılan mesnetsiz iftiraları, yapılan bütün hakaretleri ben üzerime alıyorum.
Beni tanıyan herkes, özellikle Sayın Başbakanımız bilir ki, siyasi hayatım boyunca
hiçbir dünyevi beklenti içinde bulunmadım. Şahsım, ailem ve yakınlarım adına hiç
kimseden herhangi bir talebim olmadı. Amacım sadece eğer bir faydam olursa, doğru
işler yaptığını düşündüğüm bu siyasi harekete mütevazı bir katkı sunmaktı. Fakat
bu noktadan sonra bunun mümkün olmadığı da ayan beyan ortadadır.

**‘Beni karalamaya çalışacaklar’**

Ayrıca dost bildiğim pek çok çevrenin bu ‘cemaati bitirme’ korosuna gönüllü ya da
baskıyla katılmış olduklarını veya hiç ses çıkarmadıklarını görüyorum. Bu da maalesef
beni derinden üzmektedir. Hocaefendi’yi defalarca ziyaret eden, toplantılarına, 
olimpiyatlarına katılan, iyi günde hizmete övgüler yağdıran insanların bir anda 
susmaları oldukça şaşırtıcıdır. Haksızlık karşısında susanın dilsiz şeytan olduğunu
benden daha iyi bildiklerine inandığım bu dostların yapılan haksızlıklara, atılan
iftiralara karşı tavır almak yerine sessizliği tercih etmeleri anlaşılır gibi değildir.
Gerek gazeteci, gerek ilim adamı gerek din adamı veya milletvekili, bakan, bürokrat
vesaire, kim olurlarsa olsunlar o insanlardan bir kaçının en azından ortamı yumuşatmak
ve bu yanlıştan dönülmesini sağlamak için yüreklice çıkıp tavır belirtmelerini beklerdim.
Ama maalesef sınırlı sayıdaki insaflı ve vicdanlı kanaat önderinin ve gazetecinin
dışında bu yürekliliği gösteren de olmadı.”

Açıklayacağı karardan sonra şahsına yönelik bir kısım karalama kampanyalarının da
başlayacağını bildiğini belirten Şükür, “Sporculuk hayatımdan beri, benzerlerini
defalarca yaşadığım bu duruma alışkınım. Daha 2002 yılında Hocaefendi’yi sevdiğimi
söylemiş ve bunun bir suç olduğu algısını oluşturmak için DGM’de ifadeye çağrılmıştım.
İfademde de söylediğimi inkar etmeden aynı duygularımı belirtmiştim. Bugün de düşüncemde
hiçbir değişiklik olmamıştır. Büyük umutlarla girdiğim AK Parti’den üzülerek istifa
ettiğimi, milletin vekili sıfatıyla siyasi hayatıma bağımsız olarak devam edeceğimi
bildiriyorum” dedi.

 

**AK Parti’nin sandalye sayısı 325’e düştü**

Şükür’ün istifasıyla TBMM’demki sandalye dağılımıda şöyle oldu:

AK Parti : 325 

CHP      : 134

MHP     :   52

BDP      :   26

Bağımsız:   7

HDP      :    4

Toplam  :  548 
