# Süresiz nafakaya TBMM freni!

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/suresiz-nafakaya-tbmm-freni-25640h/
- Yayımlanma: 2017-07-30T07:51:51+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

TBMM Dilekçe Komisyonu’na Yalova’dan başvuran Salih Karahasan ve arkadaşları ölene
kadar nafaka ödenmesi yükümlülüğünün kaldırılmasını istedi. Yüzlerce şikâyet gelmesi
üzerine TBMM konuyu Adalet Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na
sordu. Adalet Bakanlığı, Anayasa Mahkemesi kararlarına atıf yaptı. Nafaka ödenmesinde,‘
kusurlu olma’ şartının aranmadığını, ödeme konusunda kadın veya erkek şeklinde cinsiyet
ayrımı da yapılmadığını belirten Adalet Bakanlığı, “Toplumsal yapı nedeniyle büyük
çoğunlukla kadın eşe nafaka bağlanmaktadır” dedi. ‘Yeniden evlenme, ölüm’ halinde
kendiliğinden, ‘evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşama, yoksulluğun ortadan
kalkması ve haysiyetsiz hayat sürme’ halinde ise mahkeme kararıyla nafakanın kaldırıldığını
belirten Adalet Bakanlığı, ‘yoksulluk nafakası’ olarak nitelendirilen süresiz nafakanın
anayasaya aykırı görülmediğini kaydetti.

**‘Çıkar sözleşmesi’**

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’ndan gelen resmi yanıtta da yoksulluk nafakasından
genelde kadınların yararlandığı, kusuru kadından ağır olmayan erkeklerin de ihtiyacını
ispat etmesi halinde yoksulluk nafakası isteyebildiği kaydedildi. Bakanlığın yanıtında,“
Süresiz yoksulluk nafakasının evlilik birliğinin amacına aykırı olduğu ve bir çıkar
sözleşmesine dönüştüreceğine dair görüşler bulunmaktadır” denildi.

**AYM reddetti**

Bursa Kestel Asliye hukuk Mahkemesi’nin, ‘süresiz nafakanın’ anayasaya aykırı olduğu
ve iptaline ilişkin başvurusunun reddedildiğini anımsatan Aile ve Sosyal Politikalar
Bakanlığı, boşanma davalarının bir kısmında nafaka yükümlüsünün mağdur olduğunu,
bunun da göz ardı edilir bir durum olmadığını belirterek “Konunun sıklıkla şikâyete
neden olduğu müteaddit defalar Adalet Bakanlığı’na bildirilmiştir” açıklamasında
bulundu.

**‘İnsaflı değil’**

Yoksulluk nafakasının süresiz olmasıyla ilgili karşı görüşleri sıralayan Bakanlık,
şunları kaydetti: “Yoksulluk nafakasının süresiz olarak ödenmesi, her zaman ödeneceği
anlamına gelmez. Nafakanın her koşulda süresiz olarak ödenmesine hükmetmek doğru
değildir. Zira, insanların yapmış olduğu bir davranıştan dolayı, ömür boyu sorumlu
tutulmaları, insaflı değildir.”

**‘Tembelliğe sevk edebilir’**

Bakanlık, nafakanın tembelliği sevk edilebileceğine ilişkin bir tespitte bulunarak
şunları kaydetti: “Nafaka alacaklısı, çalışma yerine sürekli ödenen yoksulluk nafakası
geliriyle geçinmeyi ve buna kanaat etmeyi de tercih edebilir. Kanun koyucunun, bu
durumlara ilişkin olarak herhangi bir düzenleme getirmesi daha yerine olacaktır.”

Bakanlığın diğer tespitleri şöyle: 

**HÂKİM SINIRLAYABİLİR:** Hâkimin gerekirse nafakayı belli bir zaman aralığıyla 
sınırlandırması, adaleti sağlamaya yetecektir. 60 yaşındaki sosyal güvenceden yoksun
bir ev hanımı lehine süresiz olarak yoksulluk nafakasına hükmedilmesi yerindedir;
fakat 20 yaşındaki biri için sınır belirlenmelidir.

**ŞARTLARA GÖRE DEĞİŞİM:** Sınırlandırmaya ilişkin bir yasal düzenleme yapılmasını
savunanların da vurguladığı gibi, boşanılan eş, hiçbir zaman bir Sosyal Güvenlik
Kurumu gibi görülmemelidir.

**GİRİŞİMLER VAR: **Kanun uygulanırken iyileştirmelerin yapılması mümkündür. Gerek
yasal hükümlerin yeniden ele alınması, gerekse uygulamada vatandaş lehine mahkeme
kararlarının iyileştirilmesi amacıyla bakanlığımız girişimlerde bulunmaktadır.

**Özel hayata müdahale**

Nafakanın, mülkiyet hakkıymış gibi sürekli kılınmasının uygun olmadığını belirten
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, şu tespitlerde bulundu: “Yoksulluk nafakasıyla
tarafların ilişkilerinin sürekli hale gelmesi kaçınılmazdır. Keza, yoksulluk nafakası
yükümlüsü olan tarafın, kanunda yoksulluk nafakasının kaldırılması için öngörülmüş
olan koşulların mevcut olup olmadığını araştırmak istemesi ve nafaka alacaklısının
özel hayatına müdahale edilme tehlikesinin varlığı, hukukun sebep olacağı bir sonuç
olamaz.”

**Meslek edinmekle sorumlu**

Adalet Bakanlığı, batıdaki bazı uygulamaları ise şöyle özetledi:

**ALMANYA:** Nafakanın süresi; yaş, sağlık durumu, işi, eğitimi, müşterek çocuğun
bakımı ve hakkaniyet ilkesinin dikkate alınması sonrasında belirlenir ve süreli 
veya süresiz olabilir. Nafaka alan eş, meslek edinmekle sorumlu tutuluyor.

**AVUSTURYA**: Kusurlu veya ağır kusurlu taraf, belli şartlarda boşanmadan sonra
nafaka öder. Prensip olarak, nafaka bir süreye bağlı olmadığı gibi nafaka miktarı
da belli bir süre sonra indirilemez. Kusura dayalı olmayan boşanmalarda nafaka belli
bir süreye tabi.

**BELÇİKA: **Yoksulluk nafakasının süresi, kural olarak, evlilik süresini geçememektedir.

**FRANSA: **Boşanma durumunda ekonomik durumu kötüleşen eşe kural olarak götürü 
bir nafaka şekli öngörülmüş olup, bu nafaka miktarı bir defada ödenmediği takdirde
hâkim tarafından belirlenecek ve 8 yıla kadar uzayabilecek süre içinde ödenebilecektir.

**HOLLANDA**: 5 yıldan az süren evliliklerde, nafaka evlilik süresiyle sınırlı. 
5 yılın üzerindeki evliliklerin boşanmayla sonuçlanması halinde nafaka yükümlülüğü
en fazla 12 yıl sürebilir.

**İNGİLTERE: **Nafaka hükümleri konusunda hakim çok geniş bir takdir yetkisine sahip.
Mahkeme periyodik ödemenin ne zaman başlayacağını ve ne zaman sona ereceğini kendisi
takdir edebiliyor.

**ABD: **ABD’de nafakaya dair yasalar eyalete göre değişiklik göstermekte. Örneğin
New York’ta hakim yoksulluk nafakasına süresiz olarak karar verebilmekte. Süreli
yoksulluk nafakasında ise kanunda 20 kriter yer almakta. Hakim bu kriterleri olaya
uygulayarak nafakanın miktarını ve süresini belirleyebilmekte.
