# Suriye’ye askeri müdahaleyi destekleyen ve karşı çıkan ülkeler

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/suriyeye-askeri-mudahaleyi-destekleyen-ve-karsi-cikan-ulkeler-34857h/
- Yayımlanma: 2018-04-14T07:11:21+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

**ABD**

ABD Başkanı Donald Trump, attığı tweetlerle dünyanın gündemine oturdu.

Donald Trump önce “etkili” bir yanıt verme sözü verdi, ardından da “Rusya, Suriye’yi
hedef alan füzeleri vuracağına söz verdi. Hazırlan Rusya, çünkü geliyorlar. Üstelik
güzel ve yeni ve ‘akıllılar’! Kendi halkını öldüren ve bundan keyif alan Gazla Öldüren
Hayvan ile işbirliği yapmaman gerekiyor” dedi.

Trump sonraki bir tweetinde ise Suriye’ye ne zaman saldıracaklarını açıklamadığını
söyledi.

ABD’nin İngiltere ve Fransa’nın da desteğiyle Suriye’ye yönelik saldırısı sabaha
karşı geldi.

ABD 2003’te Irak’ın işgaline öncülük eden ülkeydi. ABD’nin o dönem Irak’ta kitle
imha silahları olduğu yönündeki iddiasının gerçeği yansıtmadığı Irak’ın işgalinden
sonra anlaşılmıştı.

Rusya

Rusya ABD’den gelen Suriye’ye müdahale açıklamalarının ardından ABD’yi böyle bir
adım atmama konusunda uyarmıştı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, dünyanın giderek
endişe verici bir yere dönüştüğünü ve durumun daha da kaotik bir hal aldığını söylemişti.

Putin, “Sağduyunun galip gelmesini, uluslararası ilişkilerin yapıcı bir yola girmesini
ve tüm küresel sistemin daha istikrarlı ve öngörülebilir olmasını umuyoruz” dedi.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zakharova ise akıllı füzelerin “son birkaç
yıldır toprakları üzerinde uluslararası terör örgütleriyle mücadele eden meşru bir
hükümeti değil, teröristleri hedef alması gerektiğini” söyledi.

İngiliz Daily Telegraph gazetesi, Rusya’da şahin milletvekillerinin Devlet Başkanı
Vladimir Putin’e, Suriye’ye saldırı düzenlemesi halinde ABD füzelerini vurma çağrısı
yaptıklarını yazdı.

Rusya, 2003’te Irak’ın işgaline de karşı çıkmıştı. Ülke Irak’a kimyasal silahların
imhası için 2002’de son bir şans tanıyan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK)
kararını desteklemiş fakat işgale olanak sağlayacak BMGK kararını veto edeceğini
açıklamıştı. Böylece işgal BMGK kararı olmadan başlamıştı.

Fakat Rusya, işgalin ardından ABD ve İngiltere’nin hazırladığı Irak’a dair kararları
veto etmemişti.

**İngiltere**

İngiltere’de Perşembe günü yapılan Bakanlar Kurulu toplantısından “Suriye konusunda
harekete geçmenin gerekli olduğu” kararı çıktı.

Başbakanlıktan yapılan açıklamada, bakanların oy birliğiyle “Suriye’de daha fazla
kimyasal silahın kullanılmasını önlemek için harekete geçmenin gerekli olduğuna”
karar verdikleri belirtildi.

Bakanlar, Beşar Esad rejiminin kimyasal olduğundan şüphelenilen saldırıdan sorumlu
olmasının “kuvvetle muhtemel” olduğunu da belirttiler.

Başbakanlık açıklamasında, İngiltere’nin Suriye’ye olası bir askeri müdahalede yer
alıp almayacağı konusunda ise bir bildirimde bulunulmadı.

BBC’ye konuşan kaynaklar, İngiltere Başbakanı Theresa May’in, parlamentodan onay
almaksızın Suriye’de askeri müdahaleye katılım kararı almak için hazır göründüğünü
söyledi.

İngiltere, 2003’te Irak’ın işgaline ABD’den sonra en büyük desteği veren ülkeydi.
Dönemin Başbakanı Tony Blair’in kitle imha silahı iddiasıyla işgale verdiği desteğin
ardından ülkede hakkında soruşturma açılmış, soruşturma komitesi Blair’ın halka 
doğruları söylemediğini sonucuna varmıştı.

**Fransa**

Suriye’deki krizin tırmanmasını istemediğini söyleyen Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel
Macron, Fransa’nın Suriye’ye olası bir askeri müdahalesinde hedefin Şam rejiminin
kimyasal silah kapasitesi olacağını belirtmişti.

Fransa, Irak’ın işgali öncesinde diplomatik bir çözüm için ısrar etmiş ve işgali
desteklememişti.

Ülkenin bu kararı ABD yönetiminin tepkisini çekmiş, ülkede “Fransız kızartması” (
French fries) denen patates kızartmasının adının “Özgürlük kızartması” (Freedom 
fries) olarak değiştirilmesi talep edilmişti.

Fransa işgale katılmadığı gibi işgalin ardından Irak’ta oluşturulan uluslararası
koalisyona da dahil olmamıştı.

**Almanya**

Almanya Başbakanı Angela Merkel, Suriye’ye yönelik bir askeri müdahaleye dahil olmayacaklarını
açıklamıştı.

Suriye yönetimine kimyasal silah kullanımına dair güçlü bir mesaj verilmesi gerektiğini
söyleyen Merkel, bu konuda hiçbir şey yapmamanın da zor olduğunu söyledi.

Merkel müttefiklerinin bir askeri müdahalede bulunması durumunda Almanya’nın askeri
olmayan yollardan destek vereceğini belirtti.

Almanya, Irak’ın işgalini de desteklememiş, sorunun diplomatik yollardan çözülmesi
gerektiğini vurgulamıştı.

Dönemin ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld bunun üzerine Avrupa’nın Almanya ve Fransa’dan
ibaret olmadığını, bu düşünce tarzının “eski Avrupa’yı” yansıttığını, “yeni Avrupa’nın”
ağırlık merkezinin doğuya kaydığını söylemişti.

Almanya, Irak’ın işgalinin ardından kurulan koalisyona da dahil olmamıştı.

**Türkiye**

Türkiye, Suriye’ye askeri müdahale konusunda net bir açıklama yapmadı.

Tarafları sükunete davet eden Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ,“
Sorunlar askeri yöntemlerle çözülemez” dedi.

Başbakan Binali Yıldırım ise “Zaman rekabet zamanı değildir. Zaman bölgedeki yaralı
sarma zamanıdır” diye konuştu ve Türkiye’nin bölgede iki süper gücün arasına “kılıç
gibi” girdiğini söyledi.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy ise Türkiye’nin ABD’yi olası bir operasyonda
destekleyip desteklemeyeceğine yönelik bir soruyu “Bakalım gelişmeler bize neyi 
gösterecek” şeklinde yanıtladı.

Aksoy öte yandan “Kimyasal saldırı cezasız bırakılmamalı. Saldırının Esad tarafından
yapıldığına dair güçlü şüpheler var. BMGK’da ABD tasarısının reddi kaçırılmış fırsat”
diye konuştu.

1 Mart 2003’te Türkiye’nin Irak’ın işgaline desteğine yönelik tezkerenin TBMM’den
geçmemesi üzerine Ankara işgale dahil olmamıştı. Tezkerenin reddi, Türkiye-ABD ilişkilerinde
gerilime yol açmıştı.

Irak’ın işgali sırasında AKP Genel Başkanı olan Recep Tayyip Erdoğan 2016’da yaptığı
bir konuşmada, “1 Mart tezkeresi kabul edilip Türkiye, Irak’ta olsaydı, Irak’ın 
durum böyle olmazdı. Irak’ta düşülen bu hataya Suriye’de düşmek istemiyorum” demişti.

Öte yandan Türkiye Irak’ın işgalinin ardından 30 ülkeyle birlikte kurulan “gönüllüler
koalisyonuna” dahil olmuştu.

**İtalya**

İtalya’da geçen ayki genel seçimin ardından geçici başbakanlık görevini yürüten 
Paolo Gentiloni, ülkesinin Suriye’de askeri bir müdahaleye dahil olmayacağını açıklamıştı.

Gentiloni, yalnızca müttefiklerine lojistik destek sunacaklarını belirtti. İtalya
geçen yıl ABD’nin Suriye’yi bombalamasını ise desteklemişti.

2003’te Irak’ın işgali döneminde de ABD’yi Birleşmiş Milletler’de desteklemiş, işgalin
ardından kurulan uluslararası koalisyona asker göndermişti.

**Kanada**

Kanada Başbakanı Justin Trudeau, Suriye’ye askeri müdahalenin içinde yer almayacaklarını
açıklamıştı.

Justin Trudeau, diplomatik ve politik bir çözüm için çaba sarf ettiklerini, insani
yardıma devam edeceklerini belirtti.

Kanada, 2003’teki Irak işgaline de, sonrasında kurulan koalisyona da katılmamıştı.
Fakat ABD ordusunda değişim programında bulunan Kanada askerleri savaşa gönderilmişti.
Daha sonra yayınlanan WikiLeaks belgelerinde ise Kanada’daki askeri yetkililerin
ABD’ye Irak’ta destek sözü verdiği ve bazı askerler ile generallerin gizli bir şekilde
Irak’taki operasyonlarda yer aldığına yönelik bilgiler yayınlanmıştı.

**Çin**

Çin, Suriye’de Rusya ile birlikte Suriye hükümetine destek veren ülkelerden olsa
da bu hafta ABD’nin BMGK’daki Suriye teklifini veto etmedi, çekimser oy kullandı.
Ancak öneri, Rusya’nın vetosuyla hayata geçmedi.

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Geng Şuang, Çin’in “her koşulda kimyasal silah kullanımına
karşı olduğunu” açıkladı.

Ülkelerin yapıcı tutum alması gerektiğini söyleyen Şuang Kimyasal Silahların Yasaklanması
Örgütü’nün Suriye’de araştırma yapmasına izin verilmesi gerektiğini söyledi ve ülkeleri
bu araştırmanın sonucu belli olmadan bir adım atmamaya davet etti.

Çin 2003’te Irak’ın işgaline de karşı çıkmıştı. Ülke Irak’a kimyasal silahların 
imhası için 2002’de son bir şans tanıyan BMGK kararını desteklemiş, fakat işgale
olanak sağlayacak BMGK kararını veto edeceğini açıklamıştı. Böylece işgal BMGK kararı
olmadan başladı.

Fakat Çin, işgalin ardından ABD ve İngiltere’nin hazırladığı Irak’a dair kararları
veto etmedi.

**Suudi Arabistan**

Suudi Arabistan, Suriye’deki kimyasal saldırı iddialarının ardından sorumluların
yargılanması gerektiğini açıkladı.

Dışişleri Bakanı Adil el Cübeyir, ülkenin bir operasyonu destekleyip desteklemeyeceği
konusundaki görüşmelerininse sürdüğünü söyledi.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ise “Müttefiklerimizin talep 
etmesi durumunda operasyonda yer alacağız” dedi.

Suudi Arabistan 2003’te Irak’ın işgaline karşı çıkmıştı.

**Hollanda**

Hollanda Başbakan Mark Rutte, 13 Nisan’da yaptığı açıklamada Suriye’ye bir askeri
operasyona destek vermelerinin “şu an için masada olmadığını” söylemişti.

Rutte, Suriye’de kimyasal silahların kullanılmış olabileceğini ve bu duruma verilen
uluslararası tepkiyi anladıklarını belirtmişti.

Hollanda 2003’te Irak’ın işgaline başlangıçta katılmamış olsa da aynı yıl kurulan
uluslararası koalisyona binden fazla askerin yanı sıra çeşitli teçhizatlar da gönderdi.
Bu askerler 2005’e kadar Irak’ta görev yaptı. (BBC Türkçe)
