# Sürpriz büyüme uzun vadede sürdürülebilir mi?

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/surpriz-buyume-uzun-vadede-surdurulebilir-mi-24242h/
- Yayımlanma: 2017-06-14T07:38:32+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre, gayrisafi yurtiçi
hasıla (GSYH) da yılın ilk çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,4 büyüdü.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Salı günü partisinin meclis
grup toplantısında yaptığı konuşmada büyüme oranına değindi, bu oranın ‘büyüme ortalaması
yüzde 2,4 olan Avrupa Birliği’nden bile yüksek olduğunu’ vurguladı.

Erdoğan, “Yüzde 5’lik büyüme oranı ile G20 ülkeleri arasında Çin ve Hindistan’ın
ardından üçüncü sırada geliyoruz. Arada çok da büyük bir fark yok. (Büyüme oranı
ile)Geleceğimize olan güvenimiz daha da artırmıştır. Türk ekonomisinin artık öyle
ufak tefek sarsıntılarla dengesinin bozulmayacak kadar güçlü olduğunu geçen sene
kanıtladık” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı, aynı zamanda uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarına da değinerek,“
Büyüme oranı beklentilerin altında çıksaydı hemen harekete geçecek kredi derecelendirme
kuruluşlarının ne yapacağını merak ediyoruz” dedi.

**Mal ve hizmet ihracatı en hızlı büyüyen kalem**

TÜİK’in açıkladığı verilerin detaylarına baktığımızda ise yüzde 10,6 ile mal ve 
hizmet ihracatının bir önceki yıla göre en hızlı büyüyen alt kalem olduğunu görüyoruz.

Devletin nihai tüketim harcamaları kalemi ise bir önceki yılın aynı dönemine göre
yüzde 9,4 büyüdü. Bir önceki yıla göre hanehalklarının nihai tüketim harcamaları
yüzde 5,1 yükselirken, gayrisafi sabit sermaye oluşumunun artışı ise yüzde 2,2’de
kaldı.

Bazı ekonomistler ise yüksek gelen verinin Türkiye ekonomisinin 2017 büyümesi için
olumlu olduğunu ancak yatırım kaleminin güçsüz gelmesinin uzun vadede ekonomik görünümde
sıkıntıya yol açacağına dikkat çekiyor.

BBC Türkçe’ye konuşan ekonomist Özlem Derici Şengül, büyüme verisinin yüzde 4,3 
gelmesini beklediğini, TÜİK’in açıkladığı verinin ise beklentisinden çok daha yüksek
olduğunu vurguluyor.

Spinn Danışmanlık Kurucu Ortağı Derici, inşaat sektörü, özel tüketim ve ihracatın
büyümeyi taşıdığını aktarıyor:
“Dış talebin ve özel tüketimin kuvvetli geleceğini
düşünüyordum. Kamu tarafındaki katkının ise bu kadar yüksek olmasını beklemiyordum.
Toplam büyümeyi kamu tüketiminin taşıdığı görülüyor.

“Bir de tabii ki inşaat. İmalat sanayi yatırımlarında bir düşüş görülürken inşaatın
büyümeyi taşıdığı görülüyor.”
Geçen yılın üçüncü çeyreğinde daralma yaşanmışken 
bu çeyrekte yüzde 5’lik bir büyüme yakalanmasının olumlu olduğunu vurgulayan Derici’ye
göre bunda kamu tarafından verilen teşviklerin rolü büyük.

Türkiye ekonomisi 2016’nın üçüncü çeyreğinde yedi yıl aradan sonra ilk defa daralma
kaydederek yüzde 1,3 küçülmüştü. Türkiye ekonomisi 2016 yılında ise genel olarak
yüzde 2,9 büyümüştü.

**‘Rakamların tahmin edilememesi bir sorun’**

BBC Türkçe’nin sorularını yanıtlayan ekonomist Haluk Bürümcekçi ise büyüme rakamında
yukarı yönlü bir sürpriz olduğuna dikkat çekiyor.

Bürümcekçi Araştırma ve Danışmanlık Kurucusu Bürümcekçi’ye göre büyüme rakamlarının
artık tahmin edilememesi bir sorun ve bunun araştırılması gerekiyor.

Bürümcekçi, verinin incelendiğinde ise özel tüketim ve kamu tüketiminin büyümede
artışı sağladığını söylüyor.
Reuters haber ajansının 19 ekonomistin katılımı ile
yaptığı ankete göre büyümenin bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 4 olması bekleniyordu.

Bloomberg anketine katılan uzmanların beklentisi ise ekonominin ilk çeyrekte yüzde
3,5’lik bir büyüme kaydetmesi yönündeydi.

**‘Mali teşvikler etkili oldu’**

Maliye Bakanı Naci Ağbal da büyüme oranının yüksek gelmesinde geçici vergi indirimleri,
istihdam destekleri ve mali teşviklerin etkili olduğunu dile getirdi:

“Özel tüketim harcamaları, yaptığımız dönemsel vergi indirimleri önümüzdeki çeyreklerde
de ekonomik büyümeyi desteklemeye devam edecektir.

“Bugün (Pazartesi) açıklanan büyüme verisi; hükümet olarak uygulamaya koyduğumuz
geçici vergi indirimleri, Kredi Garanti Fonu, KOSGEB, prim ötelemesi, yatırım teşvikleri
ve istihdam destekleri gibi mali teşviklerin ne kadar yerinde olduğunu bir kez daha
göstermiştir.”

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek ise NTV kanalında yaptığı açıklamada, ‘Türkiye’nin
tekrar yüzde 5 ve üzeri büyüme patikasına oturabileceğini’ dile getirdi:

“Burada esas soru sürdürülebilirlik konusu. Bizim yatırım seferberliğimiz, inanıyorum
ki daha güçlü bir şekilde kendisini hissettirecek. İstihdamda güçlü bir toparlanma
var, bu daha da devam edecek. Kredi artışı kısmen Kredi Garanti Fonu (KGF) ile ilişkili,
tabii bu seviyede, bu hızda devam etmeyebilir.”

**‘Kamu tüketimiyle büyüme sürdürülebilir değil’**

Ekonomist Özlem Derici ise kamu tüketimiyle büyümenin teşvik edilmesinin sürdürülebilir
olmadığına dikkat çekiyor. Derici’nin büyüme kompozisyonundaki kırılganlıklar ile
uyarıları şu şekilde:

“Sağlıklı büyüme dediğimiz zaman ihracat ve yatırım kaynaklı olmasını istiyoruz.
Bu açıdan ihracatın katkı sağladığını görmek önemli.

“Öte yandan bakıyoruz, büyümedeki 5 puanın 1,3 puanı kamu harcamalarından kaynaklanmış.
Ama kamu tüketimiyle bunun sürdürebilir olması mümkün değil. Geçici olarak destek
vermek adına oluşturulmuş bir katkı bu.
“İhracat ve özel sektör yatırımı ağırlıklı
bir büyüme kompozisyonuna dönmemiz lazım. Henüz bunu gerçekleştiremediğimiz, mali
teşvikler ve istihdam seferberliği paralelinde tüketim artışı kanalıyla büyümeyi
gerçekleştirdiğimiz için kırılganlıkların arttığını düşünüyorum.”

**‘Bu lokomotifler seneye durabilir’**

Derici, ayrıca inşaat sektörünün da doygunluğa varmak üzere olduğunu, bu yüzden 
bu sektörün büyümeyi uzun vadede destekleyemeyeceğini düşünüyor. Derici’ye göre 
yatırım ortamının iyileştirilmesi ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın sıkı 
para politikasını sürdürmesi yapılması gerekenlerin başında geliyor.

Ekonomist Bürümcekçi de aynı şekilde kamu teşvikleriyle ekonomiyi desteklemenin 
geçici olduğuna dikkati çekiyor.
Bürümcekçi, öncü göstergelerden ikinci çeyreğin
ve bütün yıl büyümesinin iyi geleceğinin anlaşıldığını ancak özel sektör yatırımlarının
kötü gitmesinin uzun vadede sorunlu olduğunu vurguluyor.

“Özellikle geçen yıldaki daralmadan sonra özel tüketimi teşvik edici tedbirlerin
alındığını görüyoruz. Bütçenin açık vermesinin bu tedbirler ile kamu harcamalarının
yatırım olarak artmasından kaynaklandığını düşünürsek bu durumun geçici olduğu düşünülebilir”
diyen Bürümcekçi’ye göre ‘bu lokomotifler bu yıl için olmasa da gelecek yıl durma’
noktasına gelebilir. (BBC Türkçe)
