# Süt sektörü ihracatın kısıtlanmasından yana kaygılı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/sut-sektoru-ihracatin-kisitlanmasindan-yana-kaygili-83901h/
- Yayımlanma: 2022-04-22T18:37:17+03:00
- Yazar: Selim Soydan

[Tarım](https://www.borsatek.com/ciftcinin-borcu-bir-ayda-4-2-milyar-tl-yukseldi-83166h)
ve Orman Bakanlığı’nın tereyağı ihracatını yasaklama kararı almasının ardından süt
tozu ve kremanın da aynı kapsama alınacağına yönelik senaryolar sektörde üreticisinden
sanayicisine kadar huzursuzluk yarattı.

[Bloomberg HT](https://www.bloomberght.com/sut-sektoru-ihracatin-kisitlanmasindan-endiseli-2304803)‘
nin haberne göre Türkiye’nin süt ürünlerinde önemli ihracatçıları arasında yer alan
Rella Gıda’nın Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı Teoman Durukan, süt ve süt
mamüllerinde iç piyasa gücünün ve hacminin çok düşük bir kısmının ihracata yönlendirebildiğini
ifade ederek, “Son yıllarda bu oranda ihracat yönünde pozitif ilerleme yaşarken 
engelleyici kararlar süreci en başa çevirecektir. Krema (tereyağı), lor ve peynir
altı suyu sektörümüzün peynir ve süt maliyeti yaparken maliyetten düştüğü yan gelir
kalemleridir. Tereyağı ihracata daha pahalıya satılırken engellenmesi iç pazarda
hem diğer ürünlerin fiyatını artıracak (bir tek tereyağ fiyatı sabit kalacaktır)
hem de kısa sürede ciddi bir stok birikmesine neden olacaktır” dedi.

Finans ve depolama maliyetlerinin bu denli yüksek olduğu bir dönemde bir sarmal 
oluşacağı ve tereyağı fiyatlarının yeniden artışa geçeceği uyarısında bulunan Durukan,“
Günlük hatta saatlik üretimi yapılan bir hammadde ile yapılacak ürünlerin stok devir
hızının çok hızlı olması gerekir. Üretilen sütün tüketilmesi ya da yurt dışına bir
şekilde gönderilmesi gerekir. Aksi halde iç talep arzın çok gerisinde kalacak ve
sanayici süt alımlarını ya azaltacak ya da süte ödediği fiyatı azaltmaya çalışacaktır”
dedi.

Söz konusu durumun bir döngüsel hareketle tekrarlanacağı ve mevcut süt varlığında
kayba yol açacağına dikkat çeken Teoman Durukan, “Esas olan ürünlerimizi iç piyasa
değerlerinin üzerinde ihracata vererek iç piyasada fiyatlarında denge ve istikrar
sağlamaktır. İhracat yasakları stok ve üretim problemi olmayan ürünlerde uygulanmamalı.
Süt sektörünün ciddi arz fazlası vardır ve bu ancak ihracat ile dengelenebilir. 
Son beş yıldır sektörümüz ihracat temelli politikalarla kapasite artırmıştır. Bu
kararlarla yılların çalışması zayi olacağı gibi kaybedilen yurtdışı pazarlara tekrar
girmenin de bir maliyeti ve süreci olacaktır. Sütte yaşanacak kısır ve kârsız döngü
anaç hayvan sayısının azalmasına, buzağı üretimine etki yaparken yeniden hayvan 
ithalatı gündem olmak zorunda kalacaktır. Sütü sektör paydaşlarina karlı hale getiremezsek
kırmızı et problemini çözemeyiz” diye konuştu.

Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Mutlu Doğru ise dünyanın en büyük süt tozu üreticisi
konumundaki Yeni Zelanda’da kuraklık nedeniyle meraların yetersiz olması sonucu 
süt tozu piyasalarında büyük bir arz açığı meydana geldiğini hatırlatarak, krizin
fırsata çevrilebileceği bir sürecin doğru yönetilmesi gerektiğini ifade etti.

Mutlu Doğru, “Özellikle bazı Avrupa ülkeleriyle Ortadoğu’da çok talep gören süt 
tozu fiyatları bu nedenle dünya genelinde artışa geçti. Ülkemizde ise ekonomik şartlar
nedeniyle yerli alım gücünün azalması ve pandemi etkisiyle turist sayısının düşmesi,
süt ve süt ürünleri tüketimini azalttığından süt fazlası oluşmaya başlamıştı. Ancak
bu dönemde kurların da artışıyla yağsız süt tozu üretilerek ihraç etmek arz fazlasına
çözüm oldu. Çıkan kremanın ise tereyağı yapılarak ihraç edilmesi sonucu paçal edilen
fiyat sanayiciyi de memnun ederek, fabrikaların çalışmasına, istihdamın devamına
ve ülkeye Döviz girişine neden olurken çiğ süt üreticisinin de pazarının devamlılığını
sağlıyordu. Ancak artan tereyağı ihracatındaki rakamlar ve süt fazlasını düşünmeden
yapılan hesaplamalar ile tereyağı ihracatı kısıtlandı. Halbuki üretim fazlamız ihraç
ediliyordu. Şimdi de süt ve kremanın da ihracat kısıtlaması listesine alınması üretici
ve sanayicimizi endişelendirmektedir” dedi.

Mutlu Doğru, “Yıllardır süt fazlası olduğu söylenen Türkiye’de ilk kez süt tozu 
ve tereyağı ihracatı imkanı doğmuşken ve bu durum iç piyasa şartlarını bozmadan 
gerçekleşirken, alınan bu karar hayvancılık sektörüne darbe vurabilir. İç piyasada
fiyat artışı varsa bunun sebebi ihracatta değil üretim maliyetlerinde aranmalıdır.
Üretim, ihracat ve istihdam hedefli ekonomi politikaları yapılırken fazla üretimi
olan süt, tereyağı ve kremaya ihracat kısıtlaması koymak, genel ekonomik politikalarla
çelişmektedir” diye konuştu.

Üretici olarak tereyağı, süt ve kremanın ihracat kısıtlama listesinden çıkarılmasını
istediklerini kaydeden Mutlu Doğru, “Gıda fiyatlarındaki artış ihracat kısıtlanarak
değil, üretim maliyeti düşürülerek önlenmelidir” dedi.

Teksüt Yönetim kurulu Başkanı Cevdet Arınık ise dünyada yem fiyatlarının ciddi şekilde
arttığını ve Türkiye’nin de bundan olumsuz etkilendiğini hatırlatarak, “Bir taraftan
çiğ süt fiyatlarının artması gerekiyor çünkü dünya çapında yem fiyatları yükselişte
ve sonuçta dünya ile entegreyiz. Öte yandan, sütün en önemli getirilerinden birisi
de krema ve tereyağıdır. Bu ürünler iyi para etmeli ki üretici de kazansın. Tereyağını
ihraç etmemiz lazım çünkü bunun tamamını iç pazar tüketemez. Hem fazlamız var hem
de iç talep zayıf… İhracatın kısıtlanması hayvancılığı sekteye uğratır. Ürünü satamazsak
süt alımlarımız da azalır. Bu da fiyatları aşağı çeker ve zarar eden üreticiler 
de daha fazla anaç hayvanını kesime göndererek bu işten çıkmaya çalışır. Bu da ileride
daha büyük bir maliyet olarak karşımıza çıkar” uyarısından bulundu.

Türkiye’nin ihracatta iyi bir pazar yakaladığını ifade eden Arınık, “4-5 yıl öncesine
kadar Türkiye tereyağı ithal ediyordu. Şimdi ihracatçıyız. Sektörün istikrarı için
ihracat şart. Ama aynı zamanda dış pazar da istikrar ister. İhracatı kesersek ya
da sekteye uğratırsak zor kazandığımız bu pazarları çok kolay kaybedebiliriz. Sonrasında
da pazara yeniden giremeyebiliriz. Girsek bile bize maliyeti çok yüksek olabilir
ya da bazı şeylerden taviz vermek zorunda kalabiliriz” diye konuştu.

Türkiye Süt Üreticileri Merkez Birliği Başkanı Tevfik Keskin ise ihracata yönelik
kısıtlama ve yasak kararlarının yanlış olduğunu söyledi.

Keskin, “Sektörde istikrar için ihracat devam etmeli. Tereyağına getirilen ihracat
yasağını doğru bulmuyoruz. Bu tür kısıtlama ve yasaklardan sektör zarar görür. Tereyağından
sonra şimdi de süt tozu ihracatına da benzer bir sınırlama getirileceği konuşuluyor.
Eğer böyle bir karar alınırsa bu sadece sanayici ya da ihracatçının değil aynı zamanda
üreticinin de aleyhine olacaktır. Üretici, çiğ süt fiyatlarından dolayı zor günlerden
geçerken bir de ihracatta yasak ya da kısıtlama üretimde daha büyük bir zarar yaratır”
dedi.

Türkiye’nin tarım ülkesi olduğunu ve ihracatın iç piyasa kadar dış pazarın da dengeleyici
bir unsuru olduğuna dikkat çeken Keskin, “Kısıtlama ve yasaklarla bu iş olmaz. Bu
tedbirler ters teper ve yarın birgün bu işi yapacak kimseyi bulamayız. Gıda enflasyonunun
sebebi ihracat değildir. Enflasyonla mücadele etmek istiyorsak önce maliyetleri 
düşürmek ve üreticileri koruyarak üretimi sürdürmelerini sağlamamız lazım” diye 
konuştu.
