# Tahsilat krizi büyüyor: Borcunu vadesinde ödemeyen işletmeler artıyor

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/tahsilat-krizi-buyuyor-borcunu-vadesinde-odemeyen-isletmeler-artiyor-90959h/
- Yayımlanma: 2022-10-10T09:04:13+03:00
- Yazar: Selim Soydan

[Reel sektör](https://www.borsatek.com/bddknin-kredi-karari-reel-sektoru-tedirgin-etti-86842h)
de kangrene dönüşen finansmana erişim sorununda ikinci aşamaya geçildi. [Tahsilat](https://www.borsatek.com/yapi-krediden-tahsili-gecikmis-alacak-satisi-90551h)
ların piyasayı kilitlemeye başladığını söyleyen sektör temsilcileri, bu durumun 
devam etmesi halinde üçüncü aşama olan iflasların başlamasından endişeli. Ticari
kredilere erişimin düşmesi nedeniyle piyasa borçlarını da çeviremez olan pek çok
şirketin tasfiyeye gitme, tabela değiştirme, ya da konkordato seçeneklerini kullanmaya
başladığı öğrenildi. Kapanan sermaye şirketi sayısında yılın sekiz ayında geçen 
yıla oranla yüzde 70 oranında yaşanan artış da piyasadaki gidişata ilişkin önemli
bir sinyal niteliği taşıyor. Özellikle piyasada yaşanan nakit sorununun, kredi kapatma
döneminin yaklaşmasıyla daha da artması bekleniyor. İşletmeler darboğazdan çıkış
adına güçlü bir KGF paketinin acilen devreye girmesi gerektiğini belirtiyor.

### Eroğlu: 15-20 yıldır hiç bu kadar artmamıştı

Dünya’nın haberine göre pandemide artan hammadde ve lojistik maliyetlerinin piyasada
fitilini ateşlediği finansman erişim sorunu, özellikle 2021’in sonlarında yaşanan
döviz krizi ile beraber giderek derinleşmiş, ticari kredi büyümesinin giderek cılızlaşmasıyla
artık birçok işletme için yönetimi imkansız hale dönüşmüş durumda. Şu sıralar pek
çok alacaklı borcunu tahsil etmekte büyük zorluklar yaşıyor. Bu noktada reel sektör
temsilcilerinin değerlendirmelerine başvurarak piyasanın son fotoğrafını çekmeye
çalıştık. Konuyla ilgili en ciddi uyarı TOBB Plastik, Kauçuk ve Kompozit Sanayi 
Meclis Başkanı Yavuz Eroğlu’ndan geldi. Sanayicilerin en büyük probleminin finansmana
erişim olduğunu, ancak şimdilerde piyasada ödeme güçlüklerinin baş gösterdiğini 
dile getiren Eroğlu, “PAGEV’de geçtiğimiz günlerde hammadde tüccarları ile bir toplantı
yaptık. Hep finansmana erişimde sıkıntı olduğunu söylüyorduk. Ama şimdi o tüccarların
söylediği, son 15-20 yıldır ilk kez bu dönemde ödeme çeklerini erteletenlerde, ödemesini
vadesinde gerçekleştiremeyenlerde ciddi artışlar var. Bu çok ciddi bir alarm” dedi.

### “Vade kısıtlaması şart”

Finansman erişim sorununda ikinci aşamaya geçilerek tahsilat sorunlarının artmaya
başladığını kaydeden Eroğlu, üçüncü aşamanın ise iflaslar olacağını, sürecin çok
tehlikeli bir yere doğru gittiğine dikkat çekti. Bu sürecin daha kötüye gitmesini
engelleyen faktörün hammadde ve lojistik fiyatlarının düşmesi olduğunu vurgulayan
Eroğlu, ancak özellikle enerji maliyetlerindeki artışın bu avantajın da kaybedilmesine
yol açabileceği uyarısında bulundu. Eroğlu, “Firmalara tek çıkış yolu ön ödemeli
ya da peşin ödemeli ihracatla finansman yaratmak kalıyor. Diğer bir çözüm önerisi
de başta perakende zincirleri olmak üzere büyük ölçekli firmaların, KOBİ’lere ödemeleri
vade kısıtlı getirmektir. Örneğin büyük perakendecilere, KOBİ’lere maksimum 60 gün
içinde ödeme yapma sınırı getirilebilir” dedi.

### Son çeyrek daha da zorlu geçecek

İstanbul Tüccarlar Kulübü Başkanı İlker Önel, birçok firmanın hammaddeden personele
kadar giderlerini kredi kullanıp çevirdiğini, ancak şimdilerde kredilerin kesilmesiyle
herkesin açığa düştüğünü anlattı. Finansman sorununun zincirleme bir etki yarattığına
değinen Önel, “Hammaddeciler yine peşine döndü, birçok sektörde, kimse vadeli vermek
istemiyor. Bu dönemde konkordato alanlar, başvuru hazırlığı yapanlar, faaliyet durduranlar,
hatta rakibiyle üretim yapanlar bile var” dedi. Şu an nakitte ciddi yavaşlamanın
söz konusu olduğunu vurgulayan Önel, son çeyreğin daha da zorlu geçeceğini, özellikle
yılsonunda yapılması gereken kredi kapatmaların bu durumu daha da güçleştireceğini
dile getirdi. KGF’nin bu noktada piyasayı rahatlatabileceğine dikkat çeken Önel,“
Son KGF paketinin 50 milyar TL olacağı açıklandı, bu çok düşük kaldı. Bir önceki
KGF 60 milyar TL idi ve çoğu şirket kullanamamıştı, beklentimiz en 150 milyar TL’ye
çıkarılması” dedi.

### 8 ayda kapanan şirket sayısı 14 bine dayandı

İşletmelerin içinde bulunduğu mali sıkıntıların en kritik sonuçları, kapanan şirket
istatistiklerinde görülebiliyor. TOBB tarafından en son açıklanan Kurulan ve Kapanan
Şirket İstatistikleri’ne göre, 8 ayda kurulan sermaye şirketi sayısı 87 bin 755 
iken kapanan şirket sayısı 13 bin 798 adet olarak gerçekleşti. 2022’nin 8 ayında,
2021’in 8 ayına göre kapanan şirket sayısında yüzde 70,2; kapanan kooperatif sayısında
yüzde 39, kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısında ise yüzde 6,1 artış yaşandı.

Firmaların finansmana erişimde aksayan en önemli bacak hiç şüphesiz ticari krediler.
Türkiye’de ortalama bir işletmenin ticari faaliyetlerinin büyük kısmını ticari kredilerle
döndürdüğü herkesçe bilinen bir gerçek. Bundan hareketle ticari kredi büyümesinin
enflasyonun altında seyretmesi yaşanan tıkanıklığı en iyi tarif eden verilerden.
TÜİK’in son açıkladığı enflasyon verisine göre, TÜFE Eylül 2022’de bir önceki yılın
aralık ayına göre yüzde 52,40; bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 83,45 ve on
iki aylık ortalamalara göre yüzde 59,91 olarak gerçekleşti. Aynı zamanda politika
faizinin yüzde 12’ye kadar inmesine rağmen, ticari kredilerdeki büyüme oranı eylülde
yıllık bazda yüzde 19,4 olarak gerçekleşti.

TOBB Hazır Giyim ve Konfeksiyon Sektörü Meclis Başkanı Şeref Fayat da, piyasadaki
sıkıntının çok büyük olduğunu dile getiren iş insanlarından. Piyasanın çok fazla
sıkışmış durumda olduğunu belirten Fayat, uygulanan politikalarının sonuçlarının
olması gerekenin tam tersi yönünde gerçekleştiğini dile getirdi. Fayat, “Normalde
faiz düştükçe piyasanın rahatlaması ve parasal genişlemenin olması gerekirken, bizde
niyeyse tam tersi oluyor. Her faiz indiriminde daha da sıkılaşma oluyor, kredi bulmak
daha da zorlaşıyor. Bankacılık sistemine getirilen yeni koşullar da bunu artırıyor.
Sadece özel değil kamu bankalarından da kredi almak zorlaşıyor, onlar da getirilen
faiz sınırını aşmak için farklı masraflar getirerek faizi bu şekilde yukarı çekiyor”
dedi. Bu sıkışıklığın aşılması için güçlü bir KGF paketinin gerektiğini kaydeden
Fayat, “50 milyar TL’lik KGF paketi belki de sadece hazır giyim sektörünün ihtiyacı
olan bir büyüklük. Acilen 250 – 300 milyar TL’lik bir paketin devreye girmesi gerekiyor.
Ancak bu şekilde reel sektör işlerini yüzdürebilir” diye konuştu.

### Konkordato maliyetli, fesih ve tasfiyelerde artış daha fazla

Konkordato komiserliği ve konkordato avukatlığı yapan İstanbul Üniversitesi Öğretim
Görevlisi Dr. Türkay Özdemir, DÜNYA’ya finansman sorunu yaşayan şirketlerin son 
durumunu ve başvurdukları yöntemleri anlattı. 2018’de şirketleri konkordatoya koşturan
nedenin döviz krizi olduğunu hatırlatan Özdemir, ancak 2021’in sonunda patlak veren
döviz krizine rağmen konkordatolarda artış olmadığını, aksine bir düşüş gözlemlendiğini
kaydetti. Konkordato sürecinin çok maliyetli olduğunu belirten Özdemir, “Ortalama
bir işletmede konkordato projesinin hazırlanması 500 bin TL’den az değil, üzerine
avukatlığı, vekilliği, komiser ücretleri, harçları derken bir konkordato sürecinin
yönetilmesi ortalama 3 milyon TL’yi buluyor. Benim gözlemimle söylüyorum, konkordato
ile kurtulanların oranı yüzde 50’dir” dedi. Peki konkordato maliyeti yüksek gelen
işletmeler ne yapıyor? Özdemir, bu konuyu şu şekilde açıkladı: “Bu şekildeki firmaların
büyük kısmı ‘En iyisi bir yeni tabela asayım’ diyor, o şirketi kurtarmaktansa bir
yakını üzerine yeni bir şirket kurup devam etmeyi tercih ediyor. Firmalar, mümkün
mertebe finansal yeniden yapılandırmayla bankalardaki sorunlarını çözebiliyorsa 
çözüyor, çözemiyorsa şirketten vazgeçmeyi, yeni alternatif şirket kurmayı tercih
ediyorlar. Bu dönemde şirket kapanışlarında, fesih ve tasfiye süreçlerinde daha 
fazla artış olacaktır. Ki olmaya da başladı. Ben oralarda da kayyumluk yapıyorum.
Tasfiye memuru görevlendirilmesi ya da temsil kayyumunda artışlar var.”

### Konkordatodan düzgün çıkan şirket kara listeden kaçamıyor

Finansal ve Operasyonel Yapılandırma Profesyonelleri Derneği (FOYDER) Başkanı Hasan
Tengiz, DÜNYA’ya finansal olarak zor durumda olan firmaların önündeki seçenekleri
anlattı. “Şu anda piyasada bir sıkışıklık olduğu herkesin malumu” diyen Tengiz, “
Kredi hacminde bir büyüme var ama enflasyonun altında kaldığı için şirketlerin ihtiyaçlarını
kaldırmaktan uzak kalıyor. Şirketlerin yoğun şekilde yeniden yapılandırma arayışı
içinde olduğunu biliyoruz” dedi. Bugün zorlanan işletmelerin başvurduğu 3 yöntemi
paylaşan Tengiz, şöyle devam etti: “Yöntemlerden biri tek tek bütün finansal kurumlara
içinde bulunduğu durumu anlatıp yapılandırma istemek… Bunda zaman zaman olumlu sonuç
alındığı oluyor, ama genelde uygulamada çok fazla çalışmıyor bu yöntem. Diğer yöntem
ise zordaki firma gidip finansal yeniden yapılandırma için başvuracak, bir lider
banka bulacak kendine. Bunun da olumlu örneklerini gördük. Ancak bu durumda bankaların
çok istekli davrandıklarını söylemek zor. Diğer yöntem ise konkordato… Ancak konkordato
çok uzun bir süreç, yaklaşık 23-24 ay sürüyor ve oldukça masraflı. Bir de bu yola
giden bir şirket süreçten düzgün çıksa da bazen açık, bazen kapalı kara listeye 
alınmaktan kaçamıyor. Biz burada AB direktifleri paralelinde birçok AB ülkesinin
yasalarını çıkardığı ve uygulamaya başladığı önleyici yeniden yapılandırma süreçlerini
önemli buluyoruz. Tabii 3-5 ayda bunun kamu tarafında uygulanması zor ama bir taraftan
artık uygulanması gerektiğini düşünüyoruz. Belki de başlamak için o dönem bu dönemdir.”
