# “Tarımda çalışan kadınların yüzde 94,5’i sigortasız”

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/tarimda-calisan-kadinlarin-yuzde-945i-sigortasiz-72665h/
- Yayımlanma: 2021-10-15T09:32:10+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Başkanı Şemsi Bayraktar, 15 Ekim Dünya Kadın
Çiftçiler Günü dolayısıyla bir açıklama yaptı. “Kadın çiftçilerimiz tarımın görünmez
kahramanlarıdır” vurgusu yapan Bayraktar, “Dünyada ve ülkemizde önemli rollere sahip
olan kadın, tarım sektörünün temel yapısını oluşturan bireylerden biridir” dedi.

“Tarlada, bağda bahçede, ahırda ve ağılda bitkisel ve hayvansal üretimin iş gücünü
sağlayan kadın, bunların yanında ev işlerini, hasta, yaşlı ve çocuğunun bakımını
da yapmakta ve aile beslenmesinde en önemli görevi üstlenmektedir. Kısaca kadın,
tarlada, bağda, bahçede çalışıp üreten, evini yöneten, ailesini besleyen ücretsiz
aile işçisidir” ifadelerini kullanan Bayraktar, “Gelecek nesillere bilgi aktarmada
ve çocuk eğitiminde en büyük katkıyı kadınlarımız sağlamaktadır. Kadın, insanlık
âleminin ve toplumun sigortası olmasına rağmen aile çiftçiliği ile uğraşmaları ya
da ev işleriyle ilgilenmeleri işten sayılmamaktadır” dedi.

“Tarımda çalışan kadınların yüzde 94,5’i sosyal güvenlik sistemine dahil değil”

Bayraktar, Türkiye İstatistik Kurumu’nun yayımladığı 2021 yılı 2. çeyreği temel 
işgücü göstergelerine göre, kadın istihdam oranının yüzde 27,7 olduğunu hatırlatarak
şunları söyledi: “Tarım sektöründe istihdam edilen toplam 5 milyon 60 bin kişinin,
2 milyon 108 bini kadındır. Tarım sektöründe çalışanların yüzde 41,66’sını kadınlar
oluşturmaktadır. Kadınlar her alanda olduğu gibi tarımsal üretimde de yaptıkları
katkılarla çok önemli roller üstlenmektedir. Esas işinden dolayı sosyal güvenlik
kurumuna kayıtlı olmayan tarımdaki kadın oranı yüzde 94,5’tir. Ücretsiz aile işçisi
olarak çalışan 2 milyon 271 bin kişinin 1 milyon 673 bini yani yüzde 73,7’si kadındır.
Rakamlardan da anlaşılacağı gibi kadın çiftçiler tarımın görünmez kahramanlarıdır.
Tarımda çalışan kadınlar için önemli bir sorun da sosyal güvenlik uygulamalarının
dışında kalma, kayıt dışı çalışmadır. Tarımda, mevcut sigorta primleri 2021 yılı
açıklanan asgari ücret ve aylık prim gün sayısının 27’den 28’e çıkması nedeniyle
yüzde 26,06 oranında artarak 913 lira 80 kuruştan bin 151 lira 96 kuruşa çıkmıştır.
Çiftçilerimiz bu rakamları ödemekte güçlük çekmektedir.”

**“Kadın çiftçilerimiz pozitif ayrımcılığı hak ediyor”**

“Genç kadın çiftçilerimizi tarımda tutmak için, devletin kadınlarımıza sosyal güvenlik
prim ödemesinde pozitif ayrımcılık yapması gerekmektedir” vurgusu yapan Bayraktar,
açıklamasına şöyle devam etti: “Anayasanın 10. maddesi gereği, kadınlar ve erkekler
eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür.
Yine Anayasanın 60. Maddesi gereği herkes sosyal güvenlik hakkına sahiptir ve devletimiz
bu güvenliği sağlayacak tedbirleri almakla yükümlüdür. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesine
göre ‘Toplumun bir bireyi olarak herkes sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Sosyal
güvenlik temel bir haktır.’ Bütün bu hükümlere rağmen kadınlarımızın çoğunun çalıştığı
işle ilgili olarak, özellikle kırsal alandaki kadınlarımızın herhangi bir sosyal
güvenceleri yoktur, ücretsiz aile işçisi olarak yerini korumaktadır. Türkiye Ziraat
Odaları Birliği’nin de yönetiminde yer aldığı Sosyal Güvenlik Kurumu’nda genelde
çiftçilerin, özelde kadın çiftçilerin mağduriyetleri ve hak kayıplarının giderilmesi
için mevzuata yönelik çalışmalar yapmaktadır.”

Bayraktar tüm bu hususlar doğrultusunda Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak taleplerinin
şu konular olduğunu belirtti: “Pozitif ayrımcılığı hak eden kadın çiftçilerimizin
sosyal güvenlik sistemine katılımının desteklenmesi için, genç kadın çiftçilerimizi
tarımda tutmak için teşvik edici önlemler alınmalıdır. Kadın çiftçilerimiz için 
senede 90 gün yıpranma payı, primlerin yüzde 50’sinin devlet tarafından ödenmesi
başta olmak üzere birçok alanda pozitif ayrımcılık talep ediyoruz. Bu yıl 28 gün
olarak uygulanan, 2023 yılında 30 güne çıkacak olan Tarım Bağ-Kur prim ödeme gün
sayısı, 2008 yılında olduğu gibi 15 güne indirilmelidir. Tarımda çalışan kadınlar,
sigortalı olmadan önce gerçekleşen doğum nedeniyle, hizmet borçlanması yapılabilmelidir.
Engelli bakımını üstlenen kadın çiftçilere, prim ödemesinde ayrıcalık sağlanmalıdır.
Bu konularla ilgili mevzuat çalışmamız, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na 
iletilmiştir, ilgili diğer taleplerimiz de iletilmeye devam edecektir. Yıllardır
ücretsiz aile işçisi gibi görülen kadın çiftçilerimiz de sosyal güvenlik hakkına
sahiptir ve devlet tarafından desteklenmelidir. Tarımda çalışan kadınlarımız sosyal
güvenlikte her zaman ikinci plana itilmiş ve kadın çiftçilerin tarım sigortalılığı
için ödenen prim fazladan bir maliyet unsuru olarak görülmüş, ücretsiz aile işçisi
konumunda çalışır duruma gelmiştir. Kadın çiftçilerimizin şimdiye kadar ihmal edilmişliği
göz önünde bulundurularak, erkeklerle denkliği yakalamak için yapılacak olan bu 
pozitif ayrımcılığın eşitlik ilkesine aykırı olmadığı ve gerekli olduğu kanaatindeyiz.
Kadınların işgücüne katılım oranı, kadın işgücünün kadın nüfusuna oranı olarak tanımlanmaktadır.
Bu oranın artması ekonomik verimliliği artıracak, kalkınma potansiyelini iyileştirecektir.
Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak inanıyoruz ki, devletimiz bunu yapacak güçtedir.
Türkiye Ziraat Odaları Birliğinde çiftçi dendiğinde kadın yada erkek çiftçi olarak
cinsiyet ayrımı yapılmamaktadır. Çiftçilik mesleğinin cinsiyeti yoktur. Tarımda 
yaşanan sorunlar ortaktır. Sadece kadınların tarım dışında da emekleri fazladır.
Gelecek nesillerimize ışık tutan kadın çiftçilerin mağduriyetlerini giderecek düzenlemelerin
yapılması çok önemlidir.”

**“Genç kadın çiftçilerimizi tarımda tutmalıyız”**

TZOB Genel Başkanı Bayraktar, “Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak yapılan saha
çalışmalarında genç kadınlarımızın, kırsalı terk ettiği tespit edilmiştir” diyerek
açıklamasını şöyle sürdürdü: “Kırsalda yaşayan kadınlar geçinmenin zor olduğunu,
girdi maliyetleri çok yüksek olduğu için çiftçilerimizin hak ettikleri emeklerinin
karşılığını kazanamadığını belirtiyor. Ayrıca genç kadınların sigortalı işte çalışan
genç erkeklerle evlenmek istediğini, sebebinin de sigortalı işte çalışanın sosyal
güvencesinin olduğunu ve aylık kazancının belli olduğunu ancak çiftçimizin ne kazanacağının
belli olmadığını ifade etmektedirler. Kadınlarımızı kırsalda tutmanın yollarından
biri tarım Bağ-Kur primi ile ilgili yapılacak düzenleme, girdi fiyatlarına yapılacak
müdahale ve tarımın her alanında yapılacak zamanında destekleme ile mümkün olabilecektir.
Yaptığımız gözlemlerde, kadın çiftçiler için yapılan küçük çaplı projelerin yeterli
olmadığı, tüm kadın çiftçilerin yararlanabileceği desteklemelerin olması gerektiği
tespit edilmiştir. Unutmamalıyız ki kadın çiftçilerimiz üretmezse ülkemiz insanını
doyuramayız. “

**“Kadınlar tarımının tam kalbindedir”**

“Küçük ve orta büyüklükteki işletmelerde emek yoğun işleri çoğunlukla kadınlar üstlenmektedir
ve iş yükleri genellikle erkeklerden daha fazladır” ifadelerini kullanan Bayraktar,“
Kadınlar, Türkiye’de büyük bir çoğunluğu küçük işletmelerden oluşan aile tarımının
tam kalbindedir” dedi. Bayraktar, sözlerine şöyle devam etti: “Kadınların gösterdiği
özveri Türk tarımı için en değerli dinamiklerden biridir. Günde 16-17 saat çalışan
kadın çiftçilerimiz, tarımımızın belkemiğidir. Dünyada ve Türkiye’de tarımsal üretim,
gıda güvenliği ve beslenmede kadınlar en önemli rolü oynamaktadır. Ülkemiz ancak,
kadınların potansiyelini açığa çıkarabildiği ve kadınların toplumsal refahtan pay
alabildiği ölçüde tarımsal, ekonomik ve sosyal açıdan gelişmiş bir ülke konumuna
gelebilir.” “Kadın çiftçilerimiz feryat ediyor… Yem fiyatları çok yüksek” “Yapılan
saha çalışmalarında, kadın çiftçilerin sosyal güvenlikle ilgili talepleri dışında-
Hayvancılıkla uğraşan kadın çiftçilerimiz, yem fiyatlarının çok yüksek olduğunu,
hayvanlarını besleyemediklerini, 1 çuval yemin 1 hafta bile yetmediğini, kendilerinin
şefkatle besledikleri hayvanlarının yem maliyetini karşılamak için satmak zorunda
kaldıklarını söyleyerek, bakanlığın konuya müdahale etmesini ve yem desteği verilmesini,-
Sebzecilikle uğraşan kadın çiftçilerimiz, bazı ürünlerde prim desteğinin olduğunu
ancak yıllardır sebze üreticilerine fide desteği verilmediğini, sebze tarımında 
maliyetlerinin çok yüksek olduğunu dile getiren kadın çiftçilerimize fide desteği
verilmesini, -Kadın çiftçiler, sulama fiyatları ve elektrik fiyatlarındaki artış
nedeniyle sulama yapamaz hale geldiklerini, tarımsal sulamada ve tarımsal abone 
elektrik fiyatlarında indirim yapılmasını, talep etmektedirler.”

**“Çiftçi kadınlar hayat boyu öğrenmenin önemini çok iyi biliyor!”**

Bayraktar, “Ülkemizin en büyük çiftçi kuruluşu Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak,
2012 yılında, Türkiye Ziraat Odaları Birliği ile Tarım ve Orman Bakanlığı ve Aile
ve Sosyal Politikalar Bakanlığı arasında imzalanan ‘Kadın Çiftçi Eğitim İşbirliği’
protokolü çerçevesinde kadın çiftçilere, sosyal güvenlik, kooperatifçilik, girişimcilik
ve liderlik, kadın hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği, iklim değişikliği ana eğitim
konuları yanında, her türlü tarımsal faaliyetlerle ilgili eğitim verilmiştir” dedi.
Bayraktar açıklamasını şöyle sürdürdü: “Eğitimlere katılan kadın çiftçilerin, önümüzdeki
yıllarda, yaşadıkları toplumun kırsal kalkınmasına katkı sağlayacağı inancıyla 196
bin 309 kadın çiftçimize eğitim verilmiştir. Şu gerçek çok iyi bilinmelidir ki, 
sağlıklı nesiller yetiştirebilmenin yolu kadınları eğitmekten geçmektedir. Kadın
çiftçilerimizin eğitimi, tarımda modern tekniklerin uygulanmasını kolaylaştıracak,
verimliliği ve kaliteli üretimi artıracak, ülke tarım ve ekonomisine büyük katkı
sağlayacaktır. Ülkemizde değişik platformlarda kadın çiftçilerin güçlendirilmesi
ile ilgili organizasyonların olmasını ve bu organizasyonlara Türkiye Ziraat Odaları
Birliği olarak katılım ve katkı sağlanmaktadır. Tarım teknolojisindeki yenilikler
kadınlarımıza doğrudan ulaştırılmaktadır. Kadın çiftçilerimizin eğitimlerde öğrendiklerini,
çocuklarına yani geleceğin çiftçilerine ve katılamayan diğer kadın çiftçilerimize
de ulaştıracakları düşünülmektedir. Türkiye Ziraat Odaları Birliği tarafından, kadın
çiftçi eğitimine yönelik bakanlıklarla yapılan işbirliği protokolü kapsamında, eğitimlere
katılan kadın çiftçilerimize Tarım ve Orman Bakanlığının hibe desteklerinde, projelerde
artı puan verilmesi memnuniyetle karşılanmaktadır. Türkiye Ziraat Odaları Birliği
olarak, şimdiye kadar çiftçilerimizin yararına yapılan bütün çalışmalar için emeği
geçenlere teşekkürlerimizi sunuyoruz. Ancak bu tür desteklerin sosyal güvenlik sisteminde
de olmasını kadın çiftçilerimiz adına talep etmekteyiz. Kadın çiftçilerimizin Sosyal
Güvenlik sistemine katılımının desteklenmesi yönünde teşvik edici önlemlere acil
ihtiyaç bulunmaktadır.” Bayraktar, Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin bugüne kadar
gayretli çalışma ve mücadeleleriyle kadın çiftçilerle ilgili sağlanmış olan kazanımlar
hakkında da bilgi paylaştı: “2011 yılında, 1994 yılından prim kesintisi olan çiftçilerimize
geriye yönelik borçlanma hakkı getirildi. Ancak 1994- 2003 yılı arası gerekli kanun
gereği aile reisi olmayan kadın çiftçilerimiz borçlanamadılar. Çabalarımızla, 26
Ocak 2012 tarihte 6270 Sayılı Kanun ile 2/8/2003 öncesi kendi nam ve hesabına tarımsal
faaliyette bulunan kadın çiftçiler için getirdiği farklı uygulama tümüyle kaldırılarak
kadın çiftçilerimizin mağduriyeti giderilmiştir. 27 Haziran 2012 tarihli genelgeyle
6270 Sayılı Kanun’la getirilen düzenlemeye istinaden tescil tarihlerindeki değişiklik
nedeniyle sigortalılık durumları değişen kadın çiftçilerimiz, yine, SGK nezdinde
yaptığımız girişimler sonucunda, hak kazandıkları dönem için gecikme cezası ve gecikme
zammı ödememişlerdir. Tarım Bağ-Kur’lu kadınlara doğum borçlanması hakkı getirilmiştir.
3 çocuğa kadar doğum borçlanması yapabilmektedir. 3 çocuğu olan kadın çiftçiye 6
yıla kadar borçlanabilme hakkı getirilmiştir. Daha önce 2 çocuk için geçerli olan
doğum borçlanması 3’e çıkarılmış ve Bağ-Kurlular ile memurların da bu haktan yararlanması
sağlanmıştır.” “Kadın elinin değdiği işte bereket artar” “Kadın çiftçilerin nasıl
önemli roller üstlendiği tüm dünya tarafından bilinmektedir. Hem evde çocuk, hasta,
yaşlı bakımında ev işlerinde, hem de tarlada nasıl çalıştığı bilinmektedir. Diğer
taraftan kadınlarımıza fırsatlar verildiğinde nasıl hızla başarıya ulaştıkları da
görülmektedir. Kadınların yatırım yapma ve risk alma yeteneklerini kısıtlayan ve
küreselleşme karşısında dezavantajlı bir konumda olmalarına neden olan bu tür koşullara
çözüm bulmak ve öneriler geliştirerek uygulamaya geçmek büyük önem taşımaktadır.
Kadınlara fırsatlar verildiğinde, kendi hakları yanında tarım arazilerini kullanma,
liderlik ve haklarını talep ettiklerinde, bunun ekonomilerin büyümesi ve dünyada
gıda güvenliğine çok olumlu yansıması olacak, bu şimdiki nüfusun ve gelecek nesillerin
daha varlıklı olmalarını sağlayacaktır. Şayet kadınlar, kaynaklara ulaşmada erkeklerle
aynı fırsata sahip olurlarsa, tarımsal üretim ve verimi arttırabilirler. Kadınlar
ekonomik ve sosyal alanda güçlendirildiğinde, ekonomik büyüme, sosyal gelişme, sürdürebilir
kalkınma için liderlik ve değişimin temsilcisi olurlar. Gelinen bu noktada, tarım
teknolojisindeki yeniliklerin kadınlarımıza eşleri aracılığıyla ulaştırılması yerine,
doğrudan kendilerine ulaştırılması gerekmektedir. Çiftçi kadınların tarımsal üretim
faaliyetine aktif olarak katılımları dikkate alındığında, erkekler kadar kadınlara
da tarımsal eğitim hizmetleri verilmesini çok önemli ve kaçınılmaz buluyoruz. Bu
sebeple eğitimlere katılan kadın çiftçilerimizden çok olumlu yansımalar alınmıştır.
Hem evde hem tarlada, hayatımızın ve üretimin her aşamasında destek veren eli nasırlı
kadın çiftçilerimizin Dünya Kadın Çiftçiler Gününü de canı gönülden kutluyoruz.”
