# TCMB faiz indirimleriyle neyi hedefliyor?

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/tcmb-faiz-indirimleriyle-neyi-hedefliyor-75139h/
- Yayımlanma: 2021-11-18T20:34:49+03:00
- Yazar: Selim Soydan

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bu hafta yaptığı bir [açıklamada](https://tr.sputniknews.com/20211117/cumhurbaskani-erdogan-sezai-karakocun-olumu-hepimiz-icin-cok-onemli-bir-kayip-1050884715l),
düşük faizle kredi almadıkları için iş insanlarını anlamadığını söyledi. Sistemde
bir tıkanma olduğu çok net. İş dünyası neden kredi almıyor? Yatırımlar neden arzu
edilen hızda artmıyor? Sistemdeki [tıkanma](https://www.borsatek.com/kriz-buyuyor-iki-evden-birinde-issizlik-var-74735h)
politika faizini daha çok düşürerek çözülebilir mi?

### Politika faizini düşürmek

BBC Türkçe’nin [haberine](https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-59332074) 
göre öncelikle, yatırım iştahını salt politika faizini düşürerek canlandırabilmek
mümkün değil. Kredi maliyeti yatırım iştahını belirleyen etmenlerden sadece bir 
tanesi. Bunun yanında ileriye yönelik güven, fiyat istikrarı, finansal istikrar,
kurun yükselttiği ara malı maliyetleri de üretim kararlarını etkiliyor.

### Enflasyon ve riskler arttığında piyasa faizi de artıyor

Belki daha da önemlisi, Merkez Bankası enflasyon düşmeden politika faizini indirdiği
için politika faizinden kredi faizine sirayet eden kanal tıkandı. Kredi faizleri
fazla düşmüyor. Düşse de bu durum sürdürülebilir olmuyor. Bunun nedeni piyasa faizinin
enflasyon beklentilerinden ve risklerden bire bir etkileniyor olması. Merkez Bankası’nın
faiz indirimin takiben kur, [enflasyon](https://www.borsatek.com/ciftci-is-birakiyorgida-krizi-kapiya-dayandi-73959h)
ve riskler arttığında piyasa faizi de artıyor.

### Daha düşük piyasa faizi olarak geri döner

Kısa vadede enflasyonu düşürmek amacı ile politika faizini artırmak, yeterli sabır
ve kararlılık gösterildiğinde daha düşük piyasa faizi olarak geri döner. Bu şekilde
üretim sürdürülebilir şekilde artar. Merkez Bankası’nın büyümeye verebileceği en
değerli katkı budur. Enflasyon yüksekken politika faizini düşürmek ise daha yüksek
enflasyon yaratacağı için uzun vadeli piyasa faizler düşmez, bilakis artar. Bu durum
yatırım iştahını, harcamaları ve üretimi azaltır. Faiz indirimlerinin arzu edilen
ekonomik canlanmayı yaratmamasının sebebi bu.

### Kırmızı çizgi: Ticari kredi faizi

Şekilde siyah çizgi 10 yıllık gösterge tahvil faizini, kırmızı çizgi ise ticari 
kredi faizini gösteriyor. İki değişkenin birbirine çok benzer seyir izlediğini ancak
10 yıllık faizin daha erken hareket ettiğini gözlemliyoruz. Aradaki ilişkinin iki
noktada bozulduğu göze çarpıyor. Birincisi 2020 başında kredi faizinin 10 yıllık
faizin altına indiği dönem. Ancak bir süre sonra kredi faizlerinde sıkıştırılmış
yay gibi bir düzeltmeye gidildiğini ve 2020 ikinci yarısından itibaren gösterge 
faizi aştığını görüyoruz.

Eylül 2021 sonrası dönemde yine bir anormallik göze çarpıyor. Merkez Bankası’nın
politika faizini indirmesini takiben artan enflasyonist beklentiler ve risklerle
10 yıllık faiz artarken kredi faizleri bir miktar aşağı geliyor. İki seri arasındaki
uzun vadeli ilişki bu durumun sürdürülebilir olmadığına ve enflasyonist baskılar
kontrol altına alınamazsa kredi faizlerinin tekrar artacağına işaret ediyor.

Kredi faizlerinde yükseliş beklentisinin kredilerde son dönemde gözlenen artışın
altında yatan bir gerekçe olabileceğini düşünüyorum. Firmalar muhtemelen faizler
yükselmeden likidite ihtiyaçlarını düşük faizle karşılamak istiyor olabilirler. 
Ancak ileriye yönelik belirsizliklerin bu kadar yüksek olduğu, kurun saat saat değiştiği
bir ortam yatırım ve harcamaları desteklemez. Bu şartlarda sadece düşük kredi faizinin
tetikleyici bir etkisi olmaz ve kredilerde arzu edilen canlanma gözlemlenmez.

### 28 Ekim Enflasyon Raporu

28 Ekim tarihindeki Enflasyon Raporu toplantısında Merkez Bankası Başkanı Şahap 
Kavcıoğlu, kurumun reeskont kredi faizlerini düşürüp vadeleri uzatarak ihracatı 
ve üretimi artırmayı amaçladığını, bu şekilde cari fazla vererek finansal istikrar
ve fiyat istikrarın sağlanacağını söyledi. Kavcıoğlu aynı toplantıda bir kur hedefleri
olmadığını, kurun serbest piyasada belirleneceğini not etti.

Parçaları birleştirdiğimizde şu sonuca varıyoruz: Üretimi teşvik etmek için faizler
düşük tutulacak, bunun sonucunda TL serbest piyasada değer kaybederse bu sonuca 
katlanılacaktır.

### Düşük faizin enflasyonu düşüreceği söylemi

Şahap Kavcıoğlu, faizleri düşük tutarak cari fazla verip böylece enflasyonun düşeceği
söylemi ile “düşük faiz ile enflasyonun düşeceğini ima eden” Merkez Bankası Başkanı
olarak bir ilke imza atıyor. Hükümet cephesinden düşük faizin enflasyonu da düşüreceği
söylemini çok duyduk. Ancak hiçbir Merkez Bankası başkanı bu söylemi tekrar etmemiş,
faizler düşürülse de bu durum bir şekilde temel iktisadi prensiplerle tutarlı gösterilmeye
çalışılmıştı. Faiz indirimleri kimi zaman “sadeleşme”, kimi zaman “sıkı parasal 
duruşa devam”, kimi zaman da enflasyonda beklenen düşüşe paralel “önden yüklemeli”
indirim gibi gerekçelere dayandırıldı.

Bu tür gerekçeler her ne kadar piyasalar tarafından satın alınmasa da en azında 
Merkez Bankası’nın faiz indirimi için temel iktisadi prensipler çerçevesinde kalmaya
çalışması nedeniyle olumlu değerlendirilmişti.

### Merkez Bankası’nın iddiası

Bugün geldiğimiz noktada Merkez Bankası ilk defa artan enflasyonu düşük faizle bertaraf
edeceğini iddia ediyor. Politika faizinin ve enflasyonun mevcut seviyelerini düşünürsek
söz konusu mantıkla politika faizinin ineceği epeyce bir yol var.

2008 finansal krizi sırasında durumun vahametini anlatmak ve kongreyi harekete geçirmek
için ABD Merkez Bankası Başkanı Ben Bernanke, “Eğer doğru ve zamanlı adımlar atılmazsa
yarın sabah kalktığımızda kurtaracağımız bir ekonomi olmayabilir” demişti. Merkez
Bankası’nın faiz indirimlerine devam etmesi ihtimali bende benzer endişeler yaratıyor.
