# TCMB Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti yayımlandı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/tcmb-para-politikasi-kurulu-toplanti-ozeti-yayimlandi-73696h/
- Yayımlanma: 2021-10-28T15:25:08+03:00
- Yazar: Selim Soydan

Para Politikası Kurulu’nun 21 Ekim’deki toplantısına ilişkin özet yayımlandı.

Özette, eylül ayında tüketici fiyatlarının yüzde 1,25 arttığı, yıllık enflasyonun
0,33 puan yükselişle yüzde 19,58 olarak gerçekleştiği hatırlatıldı. Bu gelişmede,
hizmet ve enerji gruplarındaki fiyat artışlarının etkisinin hissedildiği belirtilen
özette, yaz aylarında fiyat artışları hızlanan gıda grubunda ise yıllık enflasyonun
sınırlı bir şekilde gerilediğine işaret edildi.

Tedarik zincirindeki sorunlar ile emtia piyasalarında ve yurt içinde enerji fiyatlarındaki
artışların devamıyla üretici enflasyonunun yüksek seviyelerde seyretmeye devam ettiği
aktarılan özette, “Bu görünüm altında B ve C endekslerinin yıllık enflasyonları 
yükselirken, yakın dönem eğilimleri bir miktar gerilemiştir.” denildi.

Küresel iktisadi faaliyette yılın ilk yarısında yaşanan toparlanmaya rağmen yakın
dönemde açıklanan güven endekslerinin, salgının etkisiyle gerilemeye başladığına
vurgu yapılan özette, şunlar kaydedildi:

“Aşılama programlarında ilerleme kaydeden ekonomiler kısıtlamaları hafifleterek 
iktisadi faaliyette daha güçlü bir performans sergilemektedir. Aşılama oranlarındaki
artışa rağmen salgında yeni varyantlar küresel iktisadi faaliyet üzerindeki aşağı
yönlü riskleri canlı tutmaktadır. Küresel talepteki toparlanma, emtia fiyatlarındaki
yüksek seyir, bazı sektörlerdeki arz kısıtları ve taşımacılık maliyetlerindeki artış
uluslararası ölçekte üretici ve tüketici fiyatlarının yükselmesine yol açmaktadır.
Başlıca tarımsal emtia ihracatçısı ülkelerde yaşanan iklim koşullarının küresel 
gıda fiyatları üzerinde olumsuz yansımaları görülmektedir. Yüksek küresel enflasyonun,
enflasyon beklentileri ve uluslararası finansal piyasalar üzerindeki etkileri yakından
izlenmekle birlikte gelişmiş ülke merkez bankaları enflasyondaki yükselişin talep
kompozisyonundaki normalleşme, arz kısıtlarının hafiflemesi ve baz etkilerinin devreden
çıkmasıyla birlikte büyük ölçüde geçici nitelikte olacağını değerlendirmektedir.
Bu çerçevede, gelişmiş ülke merkez bankaları destekleyici parasal duruşlarını sürdürmekte,
varlık alım programlarına devam etmektedir.”

**“Yıllıklandırılmış cari işlemler dengesindeki iyileşmenin sürmesi bekleniyor”**

Özette, eylül ayının ikinci yarısından itibaren gelişmekte olan ülke borçlanma senedi
piyasalarından çıkışların başladığı belirtilerek, gelişmiş ülkelerde uzun vadeli
tahvil faizlerindeki oynaklık ve küresel finansal koşulların seyrinin, gelişmekte
olan ülkelere yönelen portföy akımlarına ilişkin riskleri canlı tuttuğu vurgulandı.

Söz konusu risklerin Türkiye’ye yönelik portföy akımları kanalıyla yaratabileceği
etkilerin, yurt dışında yerleşiklerin portföy pozisyonlanmalarındaki mevcut seviyeler
dikkate alındığında daha sınırlı kalabileceği aktarılan özette, “Uluslararası emtia
fiyatları, tedarik zincirlerinde devam eden sorunlar ve yurt içi enerji sektöründeki
gelişmeler üretici enflasyonu üzerinde eylül ayında da etkili olmuştur. Bu dönemde
ulaşım araçları, enerji, kağıt, mobilya, ağaç-mantar ürünleri, fabrikasyon metaller
fiyat artışı öne çıkan alt gruplar olmuştur. Enerji sektörleri ve yoğun ana metal
girdisi kullanan sektörlerde görece yüksek fiyat artışları görülmektedir.” denildi.

Özette, yurt içinde iktisadi faaliyetin dış talebin de etkisiyle güçlü seyrettiğine
işaret edilerek, ciro endeksleri ve anket bazlı verilere göre 3. çeyrekte yurt dışı
talebin sanayi üretimini desteklemeyi sürdürdüğü, imalat sanayi firmalarının gelecek
12 aylık döneme ilişkin yatırım eğilimlerinin de güçlendiği kaydedildi.

Aşılamanın toplumun geneline yayılmasının salgından olumsuz etkilenen hizmetler,
turizm ve bağlantılı sektörlerin canlanmasına ve iktisadi faaliyetin daha dengeli
bir bileşimle sürdürülmesine olanak tanıdığı belirtilen özette, şu değerlendirmelere
yer verildi:

“Perakende satış hacim endeksi, açılmanın etkisiyle kuvvetli bir artış kaydetmiştir.
Haziran ayından bu yana aşılamadaki güçlü ivmeyle birlikte kısıtlamaların hafifletilmesi,
turizm faaliyetindeki ve ilgili hizmet kalemlerindeki toparlanma eğiliminin belirginleşmesinde
rol oynamıştır. Dayanıklı tüketim malları talebi yavaşlarken, dayanıksız tüketim
mallarında bir toparlanma gözlenmektedir. Temmuz-ağustos döneminde istihdam, açılma
ve turizmdeki olumlu seyrin etkisiyle hizmetler sektörünün öncülüğünde artış kaydetmiştir.
Bu dönemde tarım dışı istihdam ve tüm alt bileşenleri salgın öncesi seviyelerinin
üzerine çıkmıştır. Anket göstergeleri ve yüksek frekanslı veriler, açılma ve iktisadi
faaliyetin seyrine bağlı olarak istihdam görünümündeki iyileşmenin ve iş gücü piyasasındaki
olumlu seyrin sürdüğüne işaret etmektedir. Olumlu dış talep koşulları ve uygulanmakta
olan sıkı para politikası cari işlemler dengesini pozitif etkilemektedir. Cari işlemler
dengesi, ağustosta 0,5 milyar dolar fazla vermiş, 12 aylık birikimli olarak ise 
4,6 milyar dolar azalışla 23 milyar dolara gerilemiştir. Geçici dış ticaret verileri,
mevsimsellikten arındırılmış altın hariç ihracat ve ithalatın eylül ayında, ithalatta
daha kuvvetli olmak üzere, kısmi bir düzeltme hareketi yaptığına ve ihracatın ithalatı
karşılama oranının yüksek seviyelerdeki seyrini sürdürdüğüne işaret etmektedir.”

Özette, turizm gelirlerinde toparlanma eğiliminin belirginleştiği, ihracattaki güçlü
artış eğilimiyle yılın geri kalanında yıllıklandırılmış cari işlemler dengesindeki
iyileşmenin sürmesinin beklendiği, bu eğilimin güçlenerek devam etmesinin fiyat 
istikrarı hedefi için önem arz ettiği vurgulandı.

**“Politika faizinde aşağı yönlü düzeltme için yıl sonuna kadar sınırlı bir alan
kaldı”**

PPK özetinde, “Para politikası duruşu, enflasyon görünümüne yönelik risklerin kaynağına,
kalıcılığına ve para politikası ile ne ölçüde kontrol altına alınabileceğine dair
değerlendirmeler dikkate alınarak temkinli bir yaklaşımla enflasyonun kalıcı olarak
düşürülmesi ve fiyat istikrarı hedefine ulaşılması odağında belirlenecektir. Bu 
doğrultuda politika duruşu, enflasyon gelişmeleri, enflasyon beklentileri ve bunlar
üzerinde kısa vadede etkili olacağı öngörülen geçici unsurlar da dikkate alınarak
dezenflasyon sürecini en kısa sürede tesis edecek ve orta vadeli hedeflere ulaşıncaya
kadar bunun sürekliliğini sağlayacak bir sıkılık düzeyinde belirlenmeye devam edilecektir.”
ifadeleri kullanıldı.

Enflasyonda son dönemde gözlenen yükselişte, gıda ve başta enerji olmak üzere ithalat
fiyatlarındaki artışlar ile tedarik süreçlerindeki aksaklıklar gibi arz yönlü unsurlar,
yönetilen/yönlendirilen fiyatlardaki artışlar ve açılmaya bağlı talep gelişmelerinin
etkili olduğu aktarılan özette, şunlar kaydedildi:

“Bu etkilerin arızi unsurlardan kaynaklı olduğu değerlendirilmektedir. Diğer taraftan,
güçlü parasal sıkılaştırmanın krediler ve iç talep üzerindeki yavaşlatıcı etkileri
devam etmektedir. Parasal duruşun sıkılığı ticari kredilerde öngörülenin ötesinde
daraltıcı etki yapmaya başlamıştır. Bunun yanında, bireysel kredilerin ılımlı seyre
dönmesi için güçlendirilen makroihtiyati politika çerçevesinin olumlu etkileri gözlenmeye
başlamıştır. Kurul, para politikasının etkileyebildiği talep unsurları, çekirdek
enflasyon gelişmeleri ve arz şoklarının yarattığı etkilerin ayrıştırılmasına yönelik
analizleri değerlendirmiştir. Bu çerçevede politika faizi 200 baz puan indirilerek
yüzde 16 olarak belirlenmiştir. Bununla birlikte arz yönlü arızi unsurlardan kaynaklı
olarak politika faizinde yapılan aşağı yönlü düzeltme için yıl sonuna kadar sınırlı
bir alan kaldığı Kurul tarafından değerlendirilmiştir. Kurul, ayrıca iklim ve diğer
çevre kaynaklı riskleri sınırlandırmak amacıyla para politikasının ana hedeflerinde
bir değişikliğe yol açmadan sürdürülebilir finans uygulamalarını uzun vadeli bir
politika olarak destekleme kararı almıştır.”

**“Kararlar şeffaf, öngörülebilir ve veri odaklı bir çerçevede alınmaya devam edilecek”**

Özette, enflasyonun kısa dönemde, başta emtia fiyatları ve yönetilen/yönlendirilen
fiyatlar olmak üzere arz ve talep yönlü çeşitli unsurların etkisiyle oynak bir seyir
izlemesinin beklendiği bildirildi.

Geçici etkilerin ortadan kalkmasıyla enflasyonun yeniden düşüş eğilimine dönmesini
sağlayacak sıkılıktaki parasal duruşun; enflasyon beklentileri, fiyatlama davranışları
ve finansal piyasa gelişmeleri bağlamında dışsal ve geçici oynaklıklara karşı önemli
bir tampon işlevi göreceği belirtilen özette, “TCMB, fiyat istikrarı temel amacı
doğrultusunda enflasyonda kalıcı düşüşe işaret eden güçlü göstergeler oluşana ve
orta vadeli yüzde 5 hedefine ulaşıncaya kadar elindeki tüm araçları kararlılıkla
kullanmaya devam edecektir.” ifadesi kullanıldı.

Özette, fiyatlar genel düzeyinde sağlanacak istikrarın, ülke risk primlerindeki 
düşüş, ters para ikamesi ile döviz rezervlerindeki artış eğiliminin sürmesi ve finansman
maliyetlerinin kalıcı olarak gerilemesi yoluyla makroekonomik istikrarı ve finansal
istikrarı olumlu etkileyeceği, böylelikle, yatırım, üretim ve istihdam artışının
sağlıklı ve sürdürülebilir bir şekilde devamı için uygun zemin oluşacağı kaydedildi.

Kredi piyasası, iktisadi faaliyet, arz yönlü unsurlar ve ithalat fiyatlarındaki 
gelişmeler doğrultusunda enflasyon üzerindeki talep ve maliyet yönlü etkilerin yakından
izlendiği aktarılan özette, “Gelişmiş ülkelerdeki para politikası ile küresel risk
iştahına ilişkin görünüm, gelişmekte olan ülkelere yönelik portföy akımları üzerindeki
riskleri canlı tutmaktadır. Kurul, para politikasında fiyat istikrarı hedefi doğrultusunda
finansal istikrara yönelik riskleri de gözeten bir yaklaşım sergilemeyi sürdürecektir.
Kurul, fiyat istikrarının sağlanması için, güçlü bir politika koordinasyonuyla tüm
paydaşları içeren bütüncül bir makro politika bileşimine ihtiyaç bulunduğu değerlendirmesini
yinelemiştir. Kurul, kararlarını şeffaf, öngörülebilir ve veri odaklı bir çerçevede
almaya devam edecektir.” denildi.
