# TCMB PPK toplantı özetini yayımladı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/tcmb-ppk-toplanti-ozetini-yayimladi-61341h/
- Yayımlanma: 2021-03-25T14:09:35+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

TCMB’nin 18 Mart 2021 tarihli toplantısına ilişkin toplantı özeti şöyle:
“Enflasyon
Gelişmeleri 1. Şubat ayında tüketici fiyatları yüzde 0,91 oranında artmış, yıllık
enflasyon 0,64 puan yükselerek yüzde 15,61 olarak gerçekleşmiştir. Yıllık enflasyondaki
artış alt gruplar geneline yayılırken, en belirgin katkı temel mal ve enerji gruplarından
gelmiştir. Bu görünüm altında, B ve C göstergelerinin yıllık enflasyonları yükselmeye
devam ederken, eğilimleri bir miktar gerilemiştir.2. Gıda ve alkolsüz içecek fiyatları
Şubat ayında yüzde 2,57 oranında yükselmiş, grup yıllık enflasyonu 0,29 puan artışla
yüzde18,40 olmuştur. Bu gelişmede yıllık enflasyonu yüzde 19,72’ye yükselen işlenmiş
gıda fiyatları etkili olurken, işlenmemiş gıda enflasyonu1,07 puan azalışla yüzde
17,01’e gerilemiştir. Bu dönemde, taze meyve-sebze enflasyonu bir miktar gerilerken,
diğer işlenmemiş gıda grubunda et fiyatlarındaki artışlar sürmüş, çiğ süt referans
fiyatındaki ayarlamanın gecikmeli etkileri süt fiyatlarında gözlenmeye devam etmiştir.
Mart ayı öncü göstergeleriyle birlikte değerlendirildiğinde, çiğ süt referans fiyatında
Ocak ayında kaydedilen artışın ilk çeyrek genelinde tüketici enflasyonu üzerindeki
etkisinin oldukça belirgin olduğu izlenmektedir. İşlenmiş gıda fiyatları aylık yüzde
2,27 ile hızlı artış eğilimini korumuştur.İşlenmemiş gıda grubundaki ilgili kalemlere
paralel olarak, işlenmiş et ürünleri ile peynir ve diğer süt ürünleri öne çıkan 
kalemler olmuştur. Diğer yandan, uluslararası piyasalardaki gelişmelerin yansımasıyla,
katı-sıvı yağlardaki yüksek oranlı artışlar sürmüştür.Bu gelişmelerle, taze meyve-
sebze dışı gıda grubu yıllık enflasyonu yüzde 20,75’e yükselmiştir. Öncü göstergeler
gıda yıllık enflasyonunun işlenmemiş gıda fiyatları öncülüğünde yavaşlayabileceği
yönünde sinyal vermektedir.3. Enerji fiyatları, Şubat ayında yüzde 0,25 oranında
artmış ve grup yıllık enflasyonu yüzde 8,82 olarak gerçekleşmiştir. Bu dönemde doğalgaz
ve şebeke suyu fiyatları, sırasıyla, yüzde 0,80 ve yüzde 0,59 oranında yükselmiştir.
Uluslararası ham petrol fiyatlarındaki yükselişe rağmen, Türk lirasındaki değerlenme
ve eşel mobil uygulamasının aktif bir şekilde kullanılmasıyla, akaryakıt fiyatlarındaki
artış yüzde 0,16 ile sınırlı kalmıştır. Petrol fiyatlarındaki yükseliş eğilimi Mart
ayında da sürmüş, ancak eşel mobil sistemi bu kanaldan gelen etkileri sınırlamıştır.
17 Mart tarihli EPDK kararı uyarınca, iki ay süreyle il bazında tavan fiyat uygulamasına
geçilmesiyle akaryakıt fiyatlarında düşüş gerçekleşmiştir. Eşel mobilin sınırlayıcı
etkisine rağmen, önümüzdeki iki ayda enerji grubu yıllık enflasyonunun bir önceki
yıldaki düşük baz nedeniyle belirgin şekilde yükseleceği not edilmiştir.4. Temel
mal fiyatları Şubat ayında yüzde 0,12 oranında gerilemiş, grup yıllık enflasyonu
1,52 puan artışla yüzde 21,70’e yükselmiştir.Yıllık enflasyon, giyim ve ayakkabı
ile dayanıklı mal kalemlerinde artış sergilerken, diğer temel mallarda yatay seyretmiştir.
Giyim ve ayakkabı fiyatlarında gözlenen sezon indiriminin bu yıl düşük olmasıyla
grup yıllık enflasyonu belirgin bir şekilde yükselmiştir.Uluslararası emtia fiyatlarındaki
yükseliş, arz yönlü kısıtlar ve güçlü iç talep kaynaklı olarak yıllık enflasyonu
yüksek seyreden dayanıklı tüketim mallarında, birikimli döviz kuru etkilerinin kısmen
hafiflemesiyle fiyat artışları hız kesmiştir. Diğer temel mallarda fiyatlar yüzde
0,19 oranında gerilerken, yıllık enflasyon yatay seyretmiştir. Referans fiyat uygulamasına
bağlı olarak, aylık bazda yüzde 6,09 artan ilaç fiyatları bu grupta daha olumlu 
bir görünümün önüne geçmiştir. İlaç fiyatlarındaki artışın Mart ayına sarkan kısmının
daha yüksek olacağı ve diğer temel mal enflasyonunu olumsuz etkilemeye devam edeceği
öngörülmektedir. Kurul, salgına bağlı zayıf talep koşullarının sınırladığı giyim
enflasyonuna yönelik yukarı yönlü risklere yaptığı vurguyu korumuştur.5. Hizmet 
fiyatları Şubat ayında yüzde 1,04 oranında yükselmiş, grup yıllık enflasyonu 0,22
puan artışla yüzde 11,74 olmuştur. Yıllık enflasyon, haberleşme hizmetleri ve lokanta-
otelde yükselirken, kira ve diğer hizmetlerde yatay seyretmiş, ulaştırma hizmetlerinde
ise gerilemiştir. Haberleşme hizmetleri yıllık enflasyonundaki artışta özel iletişim
vergisindeki düzenleme belirleyici olurken, etkinin Mart ayına da sarktığı gözlenmektedir.
Lokanta-otel yıllık enflasyonundaki artışta yemek hizmetleri kalemi öne çıkarken,
bu gelişmede gıda fiyatları ve asgari ücret artışının etkili olduğu değerlendirilmektedir.
Öte yandan, diğer hizmetler grubu fiyatları alt kalemler bazında farklı eğilimler
sergilemeye devam etmiştir. Sağlık ve bakım-onarım kalemlerinde yıllık enflasyon
yüksek seyrederken, paket tur, eğlence-kültür ve eğitim gibi faaliyetleri salgından
olumsuz etkilenen kalemlerde ılımlı seyir sürmüştür. Bununla birlikteKurul, öncü
göstergeler ışığında, kontrollü normalleşme sürecinin bazı hizmet fiyatları üzerindeki
yukarı yönlü etkisine dikkat çekmiştir.Faaliyetin kesintiye uğradığı süre boyunca
biriken maliyetlere ek olarak kapasite sınırlayıcı tedbirlerin, lokanta-otel grubu
başta olmak üzere, belirli sektörlerde birim maliyet kaynaklı enflasyonist etkileri
not edilmiştir.6. Enflasyon beklentileri Mart ayında yükselmiştir. Gelecek on iki
aya ilişkin enflasyon beklentisi 0,11 puan artışla yüzde 10,47’ye, gelecek yirmi
dört ay beklentisi ise 0,15 puan artışla yüzde 9,18’e yükselmiştir. Bu dönemde tahvil
getirilerinden elde edilen enflasyon telafilerinde de artış görülmüştür. Kurul, 
enflasyon beklentilerindeki bu seyrin, fiyatlama davranışlarına ve orta vadeli enflasyon
görünümüne yönelik riskleri artırdığının altını çizmiştir.

**Enflasyonu Etkileyen Unsurlar ve Riskler**

7.Genişleyici parasal ve mali politikalar ile aşılama sürecinde yaşanan olumlu gelişmelerin
etkisiyle küresel büyüme görünümünde iyileşme ve uluslararası emtia fiyatlarında
artış görülmektedir.
Ancak, devam eden aşılama çalışmalarına karşın, aşılama süreci
ve salgın hastalığın seyrine ilişkin belirsizliklerin sürmesi küresel ekonomiye 
ilişkin riskleri canlı tutmaktadır. Avrupa ülkelerindeki salgına bağlı kısıtlamaların,
daha çok hizmetler sektörü üzerinde kısıtlayıcı etkisi belirginleşirken, imalat 
sanayi gücünü korumaktadır.8. Gelişmiş ülkelerde büyümeye ilişkin beklentilerde 
gözlenen iyileşmeye paralel olarak yükselen küresel enflasyon beklentileri ve uzun
vadeli tahvil faizleri gelişmiş ülke para politikalarına ilişkin belirsizliklere
ve küresel finansal piyasalarda dalgalanmaya yol açmaktadır. Merkez bankalarının
açıklamalarında, salgın sonrası normalleşme ile birlikte enflasyonun geçici olarak
yükselebileceği yer almakla birlikte, sözlü yönlendirmeler gelişmiş ülkelerde düşük
faiz ortamının uzun bir süre devam edeceğine işaret etmektedir. Bununla birlikte
Kurul, küresel enflasyon baskılarının para politikalarında mevcut öngörülerden daha
erken bir sıkılaşmaya neden olabileceğine küresel finansal piyasalarda veri duyarlılığının
ve buna bağlı oynaklıkların artacağı bir döneme girildiği değerlendirmesinde bulunmuştur.
9. Gelişmekte olan ülkelerin portföy piyasalarına girişler bir önceki PPK döneminden
bugüne, azalmakla birlikte, sürmüştür. Bu dönemde, gelişmekte olan ülkeler genelinde
borçlanma senedi piyasalarından çıkışlar olurken, hisse senedi piyasalarına girişler
ise artarak devam etmiştir. Gelişmiş ülkelerde uzun vadeli tahvil faizlerindeki 
yükselişin sürmesi durumunda gelişmekte olan ülkelere yönelen portföy akımları olumsuz
etkilenebilecektir.10. Ham petrol ve endüstriyel metal fiyatları yükselmeye devam
etmektedir. Eşel mobil uygulaması ham petrol fiyatları kaynaklı olumsuz etkileri
sınırlamaktadır. Tarımsal emtia fiyatları bir miktar daha ılımlı seyretse de, yağlar
başta olmak üzere belirli ürünlerde artış eğilimi korunmaktadır. Üretici enflasyonunun
yüksek seviyesi ve tedarik zincirlerindeki sorunların devamı da ilave baskı unsuru
olmaktadır. Şubat ayında Türk lirasındaki kısmi değerlenmeye rağmen petrol, kimyasal
ürünler, gıda, ağaç ve mantar, metalik olmayan mineral ürünler ve kâğıt gibi girdi
sağlayıcı sektörlerde yüksek oranlı üretici fiyat artışları devam etmiştir. Kurul,
özellikle Ocak ayının sonlarından itibaren kredi ivmesinde gözlenen artış ile ithal
maliyetlerdeki yükselişe bağlı olarak, Ocak Enflasyon Raporu’nda paylaşılan yıl 
sonu tahmin hedefi üzerindeki yukarı yönlü risklerin belirgin şekilde arttığı değerlendirmesinde
bulunmuştur.11. İktisadi faaliyet güçlü bir seyir izlemektedir. 2020 yılı son çeyreğinde
milli gelir yıllık yüzde 5,9 oranında, çeyreklik olarak ise yüzde 1,7 oranında artış
sergilemiştir. Özel tüketim talebi, mal ve hizmet kalemlerinde geniş bir yayılımla
güçlü seyrini korurken, kamu tüketimi yurt içi talebi desteklemeye devam etmiştir.
Yatırım harcamaları, makine-teçhizat yatırımlarındaki güçlü artışa rağmen inşaat
yatırımlarındaki belirgin düşüşle birlikte büyümeyi sınırlamıştır. Kurul, inşaat
hariç tutulduğunda yurt içi talebin geçmiş öngörülerle uyumlu, oldukça güçlü bir
ivme sergilediğini not etmiş ve toplam talep koşullarının 2020 yılı son çeyreğinde
enflasyonist düzeylerde seyrettiği değerlendirmesini korumuştur.12. İktisadi faaliyet
ilk çeyrekte de kuvvetli bir dönemlik ivme sergilemekte ve geçmiş öngörülerden daha
yüksek bir düzeyde olmak üzere uzun dönemli eğiliminin üzerindeki seyrini korumaktadır.
Ocak ayında sanayi üretim endeksi bir önceki aya kıyasla yüzde 1,0 oranında ve bir
önceki çeyreğe göre yüzde 2,3 oranında artmıştır. Ara malı ve dayanıklı tüketim 
malı sektörleri sanayi üretimindeki artışın sürükleyicisi olmaya devam etmiştir.
Ticaret ve inşaat sektörlerinde cirolar Ocak ayında artarken, salgın kısıtlamalarından
doğrudan etkilenen sektörlerdeki zayıf seyre bağlı olarak hizmetler sektörü cirosu
yataya yakın bir seyir izlemiştir. Salgına bağlı kısıtlamaların hafifletilmesiyle
hizmetler ve bağlantılı sektörlerde iktisadi faaliyetin artması beklenmektedir. 
Nitekim yüksek frekanslı veriler, kredi gelişmeleri ve kontrollü normalleşmeyle 
birlikte iktisadi faaliyetin güç kazandığına işaret etmektedir. Bununla birlikte,
salgının seyrine ilişkin muhtemel gelişmelere bağlı olarak iktisadi faaliyet üzerindeki
riskler önemini korumaktadır.13. İktisadi faaliyetteki güçlü seyir işgücü piyasasına
da olumlu yansımıştır. Ocak ayında mevsimsellikten arındırılmış tarım dışı istihdam
bir önceki aya göre yüzde 2,1 oranında artış kaydetmiş, toplam ve tarım dışı işsizlik
oranları sırasıyla yüzde 12,2 ve 14,2 olarak gerçekleşmiştir. Bu dönemde, istihdam
hizmetler sektöründe artarken, sanayi ve inşaatta yataya yakın seyretmiştir.14. 
İlk çeyreğe ilişkin açıklanan veriler iktisadi faaliyet ve ekonominin döngüsel durumuna
ilişkin Ocak Enflasyon Raporu’nda ortaya konulan görünüme kıyasla daha güçlü bir
seyre işaret etmektedir.Kurul, salgına bağlı kısıtlamaların sınırlayıcı etkisi de
dikkate alındığında, iktisadi faaliyetteki ana eğilimin oldukça güçlü olduğu değerlendirmesinde
bulunmuştur. Firma ve hanehalkı anketleri dayanıklı mallara yönelik talebin halen
uzun dönem ortalamalarının üzerinde olduğuna işaret etmektedir. Bazı Kurul üyeleri,
enflasyon beklentilerindeki yüksek düzeylere bağlı olarak bireysel kredi talebinin
halen güçlü seyrettiği değerlendirmesini yinelemiştir.15. Salgın döneminde sağlanan
yüksek kredi büyümesinin birikimli etkileriyle güçlü seyreden iç talebin yanı sıra
ithalat fiyatlarındaki artışlar cari işlemler dengesini olumsuz etkilemeye devam
etmektedir.Yüksek frekanslı veriler, ihracat ve ithalatta artışa işaret ederken,
dış ticaret hadlerindeki gelişmelerin dış ticaret açığı üzerindeki etkisi belirginleşmektedir.
Öte yandan, altın ithalatı Ocak ayı ortasından itibaren tarihsel ortalamalarına 
gerilemiştir. Kurul, bu eğilimin kalıcı bir iyileşmeye işaret etmesi durumunda cari
denge üzerindeki dış ticaret hadleri kaynaklı risklerin sınırlanabileceği değerlendirmesinde
bulunmuştur.16. Finansal koşullardaki sıkılaşmayla birlikte yavaşlayan kredi büyümesi
son dönemde bir miktar yükseliş eğilimi sergilemiştir.Bireysel ve ticari kredilerde
görülen bu eğilime karşın, gerçekleştirilen ilave parasal sıkılaştırmayla birlikte
kredilerin iç talep ve ithalatı sınırlayıcı etkisinin önümüzdeki dönemde daha belirgin
hale gelmesi beklenmektedir. Kurul, iktisadi faaliyetteki toparlanmanın sürekliliği
ve finansal istikrar açısından cari işlemler dengesindeki seyrin önemine bir kez
daha dikkat çekmiştir.

**Para Politikası**

17. Kurul, para politikası kararlarının, enflasyon hedeflemesi rejimi çerçevesinde,
fiyat istikrarı önceliğiyle alınacağını tekrar vurgulamıştır. Para politikası duruşu,
enflasyon görünümüne yönelik yukarı yönlü riskler dikkate alınarak, temkinli bir
yaklaşımla enflasyonun kalıcı olarak düşürülmesi ve fiyat istikrarı hedefine ulaşılması
odağında belirlenecektir.
18. İç talep koşulları, döviz kuru başta olmak üzere birikimli
maliyet etkileri, uluslararası gıda ve diğer emtia fiyatlarındaki yükseliş ve enflasyon
beklentilerindeki yüksek seviyeler, fiyatlama davranışları ve enflasyon görünümünü
olumsuz etkilemeye devam etmektedir. Öte yandan, bazı sektörlerde belirginleşen 
arz kısıtları ile gerçekleştirilen ücret ve yönetilen fiyat ayarlamaları, orta vadeli
enflasyon görünümü üzerindeki önemini korumaktadır.Gerçekleştirilen parasal sıkılaştırmanın
krediler ve iç talep üzerindeki yavaşlatıcı etkilerinin daha belirgin hale geleceği
beklentisi korunmakla birlikte, son dönemde kredi büyümesindeki yükseliş eğilimi
ile ithal maliyetlerdeki artış, talep ve maliyet unsurlarında öngörülen kademeli
iyileşmeyi geciktirmektedir.19. Salgına bağlı genişletici politikaların bir yansıması
olarak yakın dönemde ABD’de enflasyon beklentileri artmakta, bu durum, uzun vadeli
tahvil getirilerinin yükselmesine neden olarak küresel risk iştahının dalgalı bir
seyir izlemesine ve gelişmekte olan ülke para birimlerinin değer kaybetmesine yol
açmaktadır. Sıkı parasal duruş enflasyon beklentileri, fiyatlama davranışları ve
finansal piyasa gelişmeleri bağlamında dışsal ve geçici oynaklıklara karşı önemli
bir tampon işlevi görecektir.20. Kurul, söz konusu gelişmelerin enflasyon beklentileri,
fiyatlama davranışları ve orta vadeli enflasyon görünümü üzerinde oluşturduğu yukarı
yönlü riskleri dikkate alarak, önden yüklemeli ve güçlü bir ilave parasal sıkılaştırma
yapılmasına karar vermiştir.21. 2021 yılsonu tahmin hedefi dikkate alınarak, enflasyonda
kalıcı düşüşe ve fiyat istikrarına işaret eden güçlü göstergeler oluşana kadar, 
sıkı para politikası duruşu kararlılıkla uzun bir müddet sürdürülecektir. Enflasyonda
kalıcı düşüşe ve fiyat istikrarına işaret eden güçlü göstergeler kapsamında enflasyonun
ana eğilimi ve fiyatlama davranışlarına ilişkin göstergeler, yayılım endeksleri,
talep ve maliyet unsurları ve enflasyon beklentilerinin tahmin ufku içerisinde hedeflerle
uyumu yakından izlenmeye devam edilecektir. Son dönemde kredilerdeki hızlanma eğilimi,
yükselen küresel enflasyon beklentilerine bağlı olarak finansal piyasalarda artan
oynaklıklar ve uluslararası emtia fiyatlarında gözlenen artışların enflasyon görünümü
üzerinde oluşturduğu risklerin fiyatlama davranışları ve enflasyon beklentileriyle
etkileşimi yakından takip edilecektir. Gerekmesi durumunda ilave parasal sıkılaşma
yapılacaktır.22. Kalıcı fiyat istikrarı ve yüzde 5 hedefine varıncaya kadar, para
politikası faizi ile gerçekleşen/beklenen enflasyon arasındaki denge, güçlü dezenflasyonist
etkiyi koruyacak şekilde kararlılıkla sürdürülecektir. Sıkı para politikası duruşunun
bu şekilde sürdürülmesinin, fiyat istikrarını kalıcı olarak tesis etmesinin yanında,
ülke risk primlerinin düşmesi, ters para ikamesinin başlaması, döviz rezervlerinin
artış eğilimine girmesi ve finansman maliyetlerinin kalıcı olarak gerilemesi yoluyla
makroekonomik ve finansal istikrarı olumlu etkileyeceği değerlendirilmiştir.23. 
Kredi piyasası ve iktisadi faaliyete ilişkin göstergelerin yanı sıra döviz kuru 
oynaklığı ve ithalat fiyatlarındaki gelişmeler doğrultusunda enflasyon üzerindeki
talep ve maliyet yönlü etkiler önemini korumaktadır. Yurt içi talep, uluslararası
fiyatlar ve küresel risk iştahına ilişkin görünüm, ödemeler dengesine yönelik dış
finansman ihtiyacı kaynaklı riskleri canlı tutmaktadır. Kurul, para politikasında
fiyat istikrarı hedefi doğrultusunda finansal istikrara yönelik riskleri de gözeten
bir yaklaşım sergilemeyi sürdürecektir.24. Kurul, fiyat istikrarının sağlanması 
için, güçlü bir politika koordinasyonuyla tüm paydaşları içeren bütüncül bir makro
politika bileşimine ihtiyaç bulunduğu değerlendirmesini yinelemiştir.25. TCMB karar
alma süreçlerinde orta vadeli bir perspektifle, enflasyonu etkileyen tüm unsurları
ve bu unsurların etkileşimini temel alan bir analiz çerçevesi benimsemektedir.26.
Açıklanacak her türlü yeni verinin ve haberin Kurul’un geleceğe yönelik politika
duruşunu değiştirmesine neden olabileceği önemle vurgulanmalıdır.”

 
