# “TCMB’deki değişim piyasa algılarını daha da bozar”

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/tcmbdeki-degisim-piyasa-algilarini-daha-da-bozar-72583h/
- Yayımlanma: 2021-10-14T10:29:17+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

Sesmir Başkanı Ökmen, “Faiz ile enflasyon arasındaki bağlantıyı önemsemeyen bir 
Merkez Bankası’nın yönetim kadrolarındaki değişimin, piyasa algılarını daha da bozmaktan
öte hiçbir yararı olmayacaktır” dedi. Ökmen şu yorumu yaptı: 

“Son 12 yılda dolara karşı Türk Lirasındaki reel değer kaybı, aynı süredeki ihracat
artışının en az 10 katı seviyesinde gerçekleşmiş olması, kur artışlarının ekonomiye
hiçbir şekilde rekabet gücü kazandırmadığının en açık kanıtıdır. Sonuçta ihracat
sektörünün yüksek kur tercihleri, ihracat artışı sağlama amaçlı değil, kendi satın
alma güçlerini korumak ve geniş yoksul kesimlerden ayrışmak amaçlıdır.

T.C. Merkez Bankası’nın faiz indirmesi ve akabinde de indirilen bu faizin Türk Lirasındaki
erimeyle ilgisinin olmadığını söylemesi bilime dayalı bir açıklama olmayıp, devam
eden süreçte de faiz indirimine devam edileceğinin asılsız gerekçesidir: ABD başta
olmak üzere bir çok ülkede merkez banklarının faizleri artırdığı veya artırmaya 
hazırlandığı, enerji fiyatlarının arttığı, komşu ülkelerle siyasi atmosferin savaş
boyutuna geldiği bir ortamda T.C. Merkez Bankası’nın faiz indirmesi ve akabinde 
de indirilen bu faizin Türk Lirasındaki erimeyle ilgisinin olmadığını söylemesi 
ekonomi bilimine dayalı bir açıklama değildir.

Faiz ile enflasyon arasındaki bağlantıyı önemsemeyen bir Merkez Bankası’nın yönetim
kadrolarındaki değişimin, piyasa algılarını daha da bozmaktan öte hiçbir yararı 
olmayacaktır.

Satın alma gücünün korunma gerekçesi tamamen ortadan kalkmadıkça, döviz satışları
yoluyla Türk Lirasının değerindeki erimenin durdurulamayacağı, bunca deneme yanılmadan
sonra artık anlaşılmış olmalı, tekrar edilmememledir. Satın alma gücünün korunması
için ise enflasyonla hakiki olarak mücadele içerisinde olacak sıkı bir para politikasına
ve öncelikli olarak ta faizlerin esaslı bir şekilde yükseltilmesine ihtiyaç vardır.”
