# TCMB’den vatandaşa kripto para uyarısı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/tcmbden-vatandasa-kripto-para-uyarisi-64615h/
- Yayımlanma: 2021-05-31T09:00:59+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Kripto varlıklar için rapor yazan Merkez Bankası, ‘asli değeri yok ve değeri çok
oynak’ açıklamasında bulundu. ‘Kripto Varlıklar’ adlı raporda avantajlar, dezavantajlar
ve vatandaşların dikkatli olmalarına yönelik uyarılar yer alıyor.

Merkez Bankası tarafından hazırlanan raporda, teknik literatürde sıklıkla birbirleri
yerine kullanılan dijital para ve sanal para kavramları açıklandıktan sonra, kripto
varlıklar (Bitcoin, litecoin vb.) ve bunlar vasıtasıyla gerçekleştirilen finansal
işlemlerin kurallara uygun şekilde yürütülmesi ve eksiksiz olarak kayıt altına alınmasını
sağlayan dağıtık defter teknolojisi veya onun özelleşmiş bir türü blokzincir teknolojisine
ilişkin bilgiler veriliyor.    

Milliyet’ten Önder Yılmaz’ın haberine göre, kripto varlıkların başta ödeme sistemleri
olmak üzere finansal hizmetler alanındaki uygulamalar üzerindeki olası etkilerinin
değerlendirildiği raporda, dünya merkez bankalarının bu konuda başlattıkları pilot
araştırmalara dikkat çekiliyor. 

“Kripto paraların bir asli değeri yoktur ve değeri çok oynaktır” denilen raporda,
dünyada 370’ten fazla kripto varlık borsası bulunduğu kaydedildi.

Bu alanda hizmet sağlayıcıların düzenlenmemesinin dolandırıcılık ve suistimallere
yol açtığı, vatandaşların büyük maddi kayıplara yaşadığı ifade edildi. Dünya merkez
bankalarının pilot araştırmalar yaptığı kripto varlık sistemlerine ilişkin Türkiye’de
de Hazine ve Maliye Bakanlığı koordinesinde çalışmalar yürütüldüğü, bunun sonucunda
yasal düzenlemelerin ortaya çıkacağı bildirildi.

**‘Kripto paraların eski seviyelerine dönmesi zaman alacak’**

TBMM Dijital Mecralar Komisyonu’na sunulan ‘Mayıs 2021’ tarihli Merkez Bankası raporunda;
kripto varlıklar; dijital ortamda üretilen ve kullanılan, bilgisayar ağları üzerinde
doğrudan eşler arasında işlem gören, değeri genellikle küresel olarak kullanıcıları
tarafından arz ve talep dengesi ile belirlenen, merkezi bir otorite yerine kriptografik
tekniklerle yönetilen dijital varlıklar olarak nitelendirildi.

Yeni para yaratmak ve işlemlerini kontrol etmek için merkezi bir otoriteden ziyade
kriptografiyi kullanan bir para formu olarak ilk defa 1998’de Wei Dai tarafından‘
cypherpunks’ posta listesinde yer alan bir fikir ile ortaya konan kripto paranın,
ilk ve en çok bilinen örneğinin Bitcoin olduğu vurgulandı. Bitcoin’in ise 2009 yılında
Satoshi Nakamoto takma adlı kişi veya kişilerce yayımlanan “Bitcoin: A Peer-to-Peer
Electronic Cash System” adlı makale sonrasında duyulduğu ve birkaç yıl içerisinde
hızla yaygınlaştığı belirtildi.

‘Değişim aracı olamaz’

Raporda, “Kripto paraların bir asli değeri yoktur ve değeri çok oynaktır” tespiti
yapılırken, bu nedenle hesap değer birimi veya değişim aracı olarak kullanılmalarının
mümkün olmadığı ifade edildi. Raporda şu ifadelere yer verildi:

“Ayrıca, günümüzdeki haliyle, işlemlerden yüksek ücret alınması ve işlemlerde performans
kaynaklı gecikmeler yaşanması gibi nedenlerle daha çok bir yatırım aracı olarak 
kullanılmaktadır.

Bu nedenlerle kripto paralar başta FSB (Financial Stability Board) olmak üzere düzenleyici
finansal otoriteler tarafından kripto varlık (crypto-asset) olarak tanımlanmaktadır.
Bitcoin sisteminde kullanıcılar arasındaki işlemler herhangi bir merkezi otoritenin
aracılığı olmaksızın doğrudan eşler (kullanıcılar) arasında gerçekleşir. Güvenirlilik
ve güvenlik kırılması oldukça zor, açık kaynak kodlu şifreleme algoritmaları ile
sağlanır.

Bitcoin altyapısında sınırlı bir emisyon hacmi (toplamda 21 milyon adet Bitcoin 
üretilebilecektir), bu emisyonda yer alan Bitcoin üretiminin zamana bağlı olması,
her yeni Bitcoin üretimi için önceden bilinmeyen özel bir matematiksel hesaplamanın
yapılması gibi gereksinimler bulunmaktadır.”

Sahibi var mı?

Raporda, Bitcoin ağının sahibinin olmadığı belirtilirken, “Bitcoin dünyadaki tüm
Bitcoin kullanıcıları tarafından kontrol edilir. Geliştiriciler yazılımı geliştirirken,
tüm kullanıcılar hangi yazılımı ve sürümü kullandıklarını seçme konusunda özgür 
oldukları için Bitcoin protokolünde bir değişikliği zorlayamazlar. Birbirleriyle
uyumlu kalmak için, tüm kullanıcıların aynı kurallara uygun yazılımı kullanması 
gerekir. Bitcoin, tüm kullanıcılar arasında tam bir fikir birliği ile doğru şekilde
çalışabilir. Bu nedenle, tüm kullanıcılar ve geliştiriciler bu fikir birliğini korumak
için güçlü bir motivasyona sahiptir” denildi.

Raporda, Bitcoin’in piyasaya sürülmesinden sonra, çok sayıda alternatif kripto varlığın(
ör. Ether, Litecoin, Monero, XRP gibi) kendilerine özgü niteliklerle (ör. tam anonimlik,
akıllı sözleşmeler) geliştirildiği dile getirildi.

Yeni elektronik varlıkların değerinde görülen büyük artışların medya ve halkın kripto
varlıklara olan ilgisini artırdığı tespiti yapılan raporda, 5 Mayıs 2021 tarihli
verilere göre toplam piyasa değeri yaklaşık 2.3 trilyon ABD doları olan 9 bin 600’
den fazla kripto varlık bulunduğu kaydedildi. Raporda, kripto varlık piyasasının
yüzde 45.6’sını Bitcoin, yüzde 16.8’ini ise Ethereum’un oluşturduğu bildirildi.

Hangi riskler var?

Kripto varlık savunucularının, Bitcoin gibi merkezi olmayan bir kripto varlığın,
sansüre ve merkez bankasının para basarak yarattığı devalüasyona karşı dirençli 
olması nedeniyle merkezi bir itibari paradan daha güvenilir olduğunu iddia ettiği
dile getirilen raporda, gerçekte kripto varlıkların hem finansal istikrar hem de
tüketiciler açısından önemli riskler doğurduğu ifade edildi.

Fiyat dalgalanmaları karşılığında kişinin varlığında azalma, geri döndürülemez hatalı
işlemler nedeniyle de mali kayba uğrama ihtimaline dikkat çekilen raporda, “Kripto
varlıklarının alım, satım ve saklamasına aracılık eden, halihazirda küresel ölçekte
toplam sayıları 370’den fazla olan kripto varlık borsalarının diğer ifadeyle sanal
varlık hizmet sağlayıcıların düzenlenmemiş olması çeşitli dolandırcılık ve suistimallere
yol açmakta” denildi.

Raporda, dünyanın önde gelen finans kuruluşları ve teknoloji şirketlerinin işbirliği
içinde blockzincir teknolojisiyle sundukları finansal hizmetleri daha verimli ve
etkin hale getirmek amacıyla çalışmalar yürüttüklerine işaret edilerek, şu ifadeler
kullanıldı:

“Bu kapsamda genç ve yenilikçi şirketlerden oluşan finansal teknolojiler (FinTek)
sektöründe gerçekleştirilen araştırma projelerine yatırım yapılmakta veya bu projelere
bizzat katılım sağlanmaktadır.

Başta dev teknoloji firmaları, uluslararası bankalar, çok uluslu finansal hizmetler
ve borsa şirketleri, ödeme sistemleri işleticileri, ödeme hizmeti sağlayıcıları,
hizmet altyapısı sağlayıcıları olmak üzere finansal hizmetler alanındaki tüm paydaşların
güç birliği yaparak oluşturdukları R39 ve Hyperledger10 vb. konsorsiyumlar çerçevesinde
yürütülen ortak çalışma projeleri bu alandaki güncel örneklerdir.”

Raporda, dünyada önde gelen merkez bankalarının da finansal teknolojilerin kendi
faaliyet alanlarında ne şekilde kullanılabileceğine dair araştırmalar yapmakta olduğuna
vurgu yapılarak, başta Çin ve İsveç olmak üzere bazı merkez bankalarının kavram 
kanıtlama veya pilot çalışmalar yürüttüğüne dikkat çekildi.

Yasal düzenleme hazırlığı

Türkiye olarak kripto varlıklara ilişkin yasa başta olmak üzere düzenlemelere yönelik
dikkatli çalışmalar yürütüldüğü belirtilerek şu ifadelere yer verildi:

“Merkez Bankamız da görev ve sorumluluk alanı kapsamında dağıtık defter teknolojisi
de dâhil olmak üzere finansal teknolojiler konusundaki gelişmeleri yakından takip
etmekte ve uluslararası çalışmalara katkı sağlamaktadır.

Kripto varlık alım satım platformları da dahil olmak üzere kripto varlıklara ilişkin
hizmetler ve işlemler ile genel hususlara ilişkin düzenlemelerin değerlendirilmesi
çalışmalarına T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın koordinasyonunda ilgili kurumların
katılımıyla devam edilmektedir. Kripto varlıklara ilişkin genel düzenleme bu çalışmalar
sonucunda ortaya çıkacaktır.”
