# TCMB’nin swap hariç net rezervi “eksi” 50 milyar dolara dayandı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/tcmbnin-swap-haric-net-rezervi-eksi-50-milyar-dolara-dayandi-97773h/
- Yayımlanma: 2023-05-01T09:05:27+03:00
- Yazar: Selim Soydan

[Merkez Bankası](https://www.tcmb.gov.tr)’nın brüt [altın](https://www.borsatek.com/ons-altin-fiyatlari-2000-dolar-barajiyla-mucadele-veriyor-97362h)
ve döviz rezervleri, 14-21 Nisan haftasında 5,4 milyar dolar eridi, yılbaşından 
bu yana erime 12,6 milyar dolara ulaştı.Bankalara ait tutarlar düşüldükten sonra
Merkez Bankası “net” rezervleri 8,3 milyar dolara kadar gerilerken, “swap”lar hariç
net rezerv ise “eksi” (-) 49,5 milyar dolar oldu.

İşte Dünya Gazetesi Yazarı Naki Bayır’ın kaleme aldığı o yazı:

Merkez Banka­sı’nın rezerv­lerinde erime son haftalarda hızlanır­ken, yerli para
karşılığın­da geçici süreyle döviz ve­ya altınların takas edilmesi olan “swap”lar
düşüldükten sonraki net rezervin “eksi” (-) 49,5 milyar dolar oldu­ğu belirlendi.
Başka deyiş­le, Merkez Bankası’nın ka­sasına, emanet ya da takas dışında ulusal 
ekonominin sağladığı net 49,5 milyar do­lar girmesi durumunda, net rezerv “sıfır”
a yükselecek.

### Brüt rezervlerdeki erime

Merkez Bankası’nın es­ki uygulamasında swap iş­lemlerinin bilançoya etki­si şeffaf
bir şekilde yer alır­ken, mevcut uygulamada, “Ödemeler Dengesi ve İlgi­li İstatistikleri”
kapsamın­da “Uluslararası Rezervler ve Döviz Likiditesi”, “TC­MB Analitik Bilanço”
gi­bi farklı istatistikî veri set­lerinden yararlanarak ve “net rezervler” TL cinsin­den
gösterildiği için “Gös­terge Niteliğindeki Merkez Bankası Kurları” baz alına­rak
yapılan hesaplamalar ile “Swaplar hariç net re­zervler” verisine ulaşmak mümkün 
oluyor.

Merkez Bankası’nın söz konusu verilerinden ya­pılan belirlemeye göre, Banka’nın 
brüt rezervle­ri 14-20 Nisan haftasında 5 milyar 400 milyon dolar birden azalarak
116 mil­yar 131 milyon dolara indi. Bir haftada altın rezervleri 2 milyar 866 milyon
dolar azalarak 49 milyar 253 mil­yon dolara, döviz rezervle­ri 2 milyar 534 milyon
do­lar azalarak 66 milyar 878 milyon dolara geriledi. Ni­san ayının ilk üç haftasında
6 milyar 285 milyon dolar eriyen toplam brüt rezerv­lerde yılbaşından bu yana yaşanan
erime de 12 milyar 623 milyon dolara ulaştı.

Brüt rezervlerin, 20 Ni­san itibariyle 107 milyar 837 milyon dolarını; ban­kalara
ait olup zorunlu kar­şılık olarak tutulan döviz ve altınlar ile bankaların Mer­kez
Bankası’ndaki mevdu­atları oluşturdu. Bu tutar düşüldükten sonra Ban­ka’nın “net
rezervi” ise 8 milyar 294 milyon dolar olarak belirlendi.

Net rezervde 14-20 Ni­san haftasında 3 milyar 735 milyon dolarlık bir azalma meydana
geldi. Nisan’ın ilk üç haftasında 10 milyar 169 milyon do­lar eriyen net rezerv 
hac­minde, yılbaşından bu ya­na erime ise 19 milyar 261 milyon dolara ulaştı.

### 58 milyar dolarlık swap hacmi** **

20 Nisan itibariyle brüt rezervin 57 milyar 757 mil­yon dolarını ise yerli para 
karşılığı geçici süreyle alı­nan döviz ve altınlarla ilgi­li “swap” (takas) işlemleri
kaynaklı stok oluşturuyor. Bu varlıklar Merkez Ban­kası kasasında bulunmak­la birlikte
gerçek anlamda elde edilmiş bir rezerv ni­teliği taşımıyor. 2022 so­nunda 71 milyar
dolar do­layında bulunan söz konu­su hacmin yılbaşından bu yana 13 milyar 248 milyon
dolar küçülmekle birlikte, hala önemli bir büyüklük oluşturduğu görülüyor.

Geçici süreler için yer­li para ile döviz veya altın edinimi olan swap işlemle­ri
yoluyla elde edilen tutar düşüldükten sonra Mer­kez Bankası’nın net rezer­vinin “
eksi” (-) 49 milyar 463 milyon dolar olduğu hesaplandı. 2022 sonunda 43 milyar 450
milyon dolar olan “swap hariç net rezer­v”in, 20 Nisan’a kadar olan dönemde 6 milyar
13 mil­yon dolar küçüldüğü belir­lendi. (Eksi bir değer oldu­ğu için rakamsal büyüme,
rezervin küçülmesi anla­mına geliyor). Bu değişi­min de 3 milyar 102 milyon dolarlık
bölümü 14-20 Ni­san arasındaki son haftada meydana geldi. Swap sto­kunda küçülmeye
rağmen, swap hariç net rezervdeki küçülme, esas olarak brüt rezervlerdeki erimeden
kaynaklandı.

Parası “rezerv para” ol­mayan, dolayısıyla kendi parasıyla dış borç alabil­me imkânı
bulunmayan Türkiye gibi ülkeler, fai­zi yanlış belirlediklerin­de kurlarda hızlı
yükseliş eğilimi ortaya çıkıyor. Bu­nu bastırmak için de Mer­kez Bankası döviz satmak
zorunda kalıyor. Bu satış­lar ise rezervleri hızla eri­tiyor. Ülkenin rezervlerin­de
azalma ulusal ekonomi­de riskleri artırıyor, bu da yatırım eğilimini gerileti­yor.
Politika faizini siste­matik olarak düşürürken, ekonomide dolarizasyonu azaltmak,
tasarrufları dö­vizden TL’ye yönelterek “li­ralaşma”yı artırmak ama­cıyla getirilen
Kur Ko­rumalı Mevduat (KKM) uygulaması ve ihracatçıla­rın ihracat gelirinin yüzde
40’nın TCMB’ye satılması gibi uygulamalara rağmen, net rezervlerin ekside sey­rettiği
dikkati çekiyor.

### Neden Swap?

Geçici süreler için yerli para ile döviz veya altın takası olan swap işlemlerinde,
son yıllarda belirgin bir artış yaşandı. Daha önce fazlaca başvurulmadığı için “
swaplar hariç net rezervler” de pozitif düzeyde seyrederken, Merkez Bankası politika
faizini düşürme stratejisine geçtikten bu yana, buna paralel yükselişe geçen kurları
baskılamak için bu kez Banka sürekli döviz satarak piyasaya etkin müdahale etmek
zorunda kaldı. Bu gelişme ise rezervlerde hızlı bir erimeye yol açtı. Bunun üzerine
Banka, rezervlerdeki erimeyi swaplar yoluyla kompanse etme yoluna gitti. Ancak bilançodaki“
brüt rezerv” ve swap dahil “net rezerv” hacmi ile “swaplar hariç” net rezerv arasındaki
makas giderek açıldı.

### Hangi rezerv esas?

Brüt rezerv verisi kasa­daki para mevcudunu, swaplar hariç net rezerv verisi ise
bu tutarlardan borçlar düşüldükten sonra oluşacak tabloyu gösteriyor. Ekonomide 
büyük bir şok veya kriz yaşandığında devreye girecek olan kaynağı ise “swaplar hariç
net rezerv­ler” oluşturuyor. Ancak o da eksi (-) 49,5 milyar dolar düzeyinde bulunu­yor.
Başka deyişle zorun­lu karşılıklar ve bankalar mevduatı ile takas yoluy­la kasaya
girmiş dış kay­naklar hariç Merkez Ban­kası net rezervinin “sıfır” olabilmesi için
bile ulusal ekonominin sağladığı net 49,5 milyar dolarlık bir kaynağa gereksinim
bulunuyor. Buna göre söz konusu olumsuz senar­yoda devreye sokulacak bir kaynak 
Merkez Ban­kası’nın kasasında bulun­muyor.
