# TCMB’ye göre para politikasının etkinliği artacak

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/tcmbye-gore-para-politikasinin-etkinligi-artacak-86905h/
- Yayımlanma: 2022-06-30T15:29:15+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

[Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB)](https://www.tcmb.gov.tr) Para Politikası
Kurulu (PPK) Toplantı Özeti’nde getiri eğrisinin, para politikasının etkinliğini
artıracak şekilde düştüğüne vurgu yaptı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) faizi yüzde 14’te sabit bıraktığı 23 Haziran
tarihli Para Politikası Kurulu (PPK) [toplantısının](https://www.borsatek.com/tcmb-faiz-kararini-acikladi-85288h)
özet metnini yayımladı

TCMB PPK Toplantı Özeti’nde, para politikasında liralaşma odaklı bir yaklaşımın 
sergilenmeye devam edileceği belirtilerek, “Kredilerin büyüme hızı ve erişilen finansman
kaynaklarının amacına uygun şekilde iktisadi faaliyet ile buluşması yakından takip
edilmektedir. Kurul, güçlendirdiği makroihtiyati politika setini kararlılıkla uygulayarak
gerekmesi durumunda ilave tedbirleri uygulamaya alacaktır.” denildi.

Para Politikası Kurulu’nun 23 Haziran’da düzenlenen toplantısına ilişkin yayımlanan
özette, tüketici fiyatlarının mayısta yüzde 2,98 arttığı ve yıllık enflasyonun yüzde
73,50’ye yükseldiği hatırlatıldı.

Tüketici yıllık enflasyonundaki artışın alt gruplar geneline yayıldığı, bu gelişmeye
en belirgin katkının temel mal ve hizmet gruplarından geldiği aktarılan özette, 
uluslararası emtia fiyatları, yurt içi enerji fiyatlarındaki artışlar ve tedarik
zincirinde süregelen aksamalar neticesinde üretici fiyatlarındaki yükselişin de 
sürdüğü kaydedildi.

Özette, enflasyonu etkileyen unsurlar ve risklere değinilerek, etkisi artarak süren
jeopolitik risklerin yılın ilk yarısında olumsuz yönde gerçekleştiği ve dünyada 
iktisadi faaliyetin zayıflamasına sebep olduğu vurgulandı. Gelecek döneme ilişkin
küresel büyüme tahminlerinin aşağı yönlü güncellendiğine işaret edilen özette, şu
değerlendirmelere yer verildi:

“Küresel gıda güvenliğindeki ticaret yasakları ile artan belirsizlikler, emtia fiyatlarındaki
yüksek seyir, temel gıda ve enerji başta olmak üzere bazı sektörlerdeki arz kısıtlarının
sürmesi ve taşımacılık maliyetlerindeki yüksek seviye uluslararası ölçekte üretici
ve tüketici fiyatlarının artmasına yol açmaktadır. Yüksek küresel enflasyonun, enflasyon
beklentileri ve uluslararası finansal piyasalar üzerindeki etkileri yakından izlenmektedir.
Bununla birlikte gelişmiş ülke merkez bankaları, artan enerji fiyatları ve arz-talep
uyumsuzluğuna bağlı olarak enflasyonda görülen yükselişin beklenenden uzun sürebileceğini
vurgulamaktadırlar. Bu çerçevede, ülkeler arasında farklılaşan iktisadi görünüme
bağlı olarak gelişmiş ülke merkez bankalarının para politikası adım ve iletişimlerinde
ayrışma artmaktadır. Finansal piyasalarda artan belirsizliklere yönelik merkez bankaları
tarafından geliştirilen yeni destekleyici uygulama ve araçlarla çözüm üretme gayretlerinin
arttığı gözlenmektedir.”

### – “Risklerin Türkiye’ye yönelik portföy akımlarına etkisi sınırlı kalmaya devam edecek”

Özette, gelişmekte olan ülkelere yönelen portföy akımlarında küresel risk iştahına
paralel, haziranda hem borçlanma senetlerinden hem de hisse senedi piyasalarından
çıkışların devam ettiği bildirildi.

Gelişmiş ülkelerin uzun vadeli tahvil faizlerindeki oynaklık ve küresel finansal
koşulların seyrinin, gelişmekte olan ülkelere yönelen portföy akımlarına ilişkin
riskleri canlı tuttuğu aktarılan özette, “Söz konusu risklerin Türkiye’ye yönelik
portföy akımları kanalıyla yaratabileceği etkilerin, yurt dışı yerleşiklerin portföy
pozisyonlanmalarındaki mevcut seviyeler dikkate alındığında daha sınırlı kalmaya
devam edebileceği değerlendirilmektedir.” ifadesi kullanıldı.

Özette, enflasyonda gözlenen yükselişte; jeopolitik gelişmelerin yol açtığı enerji
maliyeti artışları, ekonomik temellerden uzak fiyatlama oluşumlarının geçici etkileri,
küresel enerji, gıda ve tarımsal emtia fiyatlarındaki artışların oluşturduğu güçlü
negatif arz şoklarının etkili olmaya devam ettiği vurgulanarak, şu değerlendirmelere
yer verildi:

“Jeopolitik gelişmeler neticesinde enerji ve tarım ürünleri başta olmak üzere, emtia
fiyatlarında gözlenen yüksek seviyeler, tedarik zincirlerinde süregelen aksaklıklar
ve yurt içi enerji maliyetlerindeki artışlar üretici fiyatlarını etkilemeye devam
etmektedir. Ana sanayi gruplarına göre incelendiğinde, yıllık enflasyon ara mallarında
yataya yakın seyrederken enerji başta olmak üzere diğer alt gruplarda artmıştır.
Enerji üretici fiyatları aylık bazda yüzde 27,65 artarken, özellikle doğal gaz fiyatlarındaki
yükseliş belirgin olmuştur. İktisadi faaliyet ilk çeyrekte güçlü seyrini sürdürmüştür.
Üretim yönünden değerlendirildiğinde, ilk çeyrekte yıllık büyümenin temel belirleyicileri
hizmetler ve sanayi sektörü olurken inşaat sektörü büyümeyi sınırlamıştır. Harcama
yönünden bakıldığında yıllık büyümenin temel sürükleyicisi özel tüketim öncülüğünde
nihai yurt iç talep olurken, net ihracatın yıllık büyümeye katkısı 3,5 puan olmuştur.
Yatırımların alt kalemlerinden makine-teçhizat yatırımları ise yıllık bazdaki artış
eğilimini sürdürmüştür. Nitekim yılın ilk çeyreği itibarıyla makine-teçhizat yatırımları
ile net ihracatın milli gelir içindeki payı son 10 yılın en yüksek seviyesine ulaşmıştır.”

### – “Cari işlemler dengesinin sürdürülebilir seviyelerde kalıcı hale gelmesi önemli”

Özette, kapasite kullanım seviyeleri ve diğer öncü göstergelerin, yılın başındaki
güçlü büyümenin dış talebin de olumlu etkisiyle ikinci çeyrekte sürdüğüne işaret
ettiği belirtilerek, imalat sanayi firmalarının gelecek 12 aylık döneme ilişkin 
yatırım eğilimlerinin de yüksek seyrettiği kaydedildi.

Firmaların kayıtlı iç ve dış piyasa siparişleri ile geleceğe yönelik sipariş beklentilerine
bakıldığında, yılın ikinci çeyreğinde dış talebin destekleyici seyrini sürdürdüğüne
işaret edilen özette, kartla yapılan harcamaların da nisan-mayıs döneminde yurt 
içi talepte toparlanma eğilimini teyit ettiği bildirildi.

Özette, iş gücü piyasasındaki gelişmelerin, iktisadi faaliyetle uyumlu bir görünüm
sergilediğine de değinilerek, “Anket göstergeleri ve yüksek frekanslı veriler, istihdamdaki
artış eğiliminin korunduğuna işaret etmektedir.” denildi.

Son dönemde enerji ithalatındaki kuvvetli seyrin cari işlemler dengesini etkilemeye
devam ettiği belirtilen özette, şunlar kaydedildi:

“Cari işlemler dengesi nisanda 2,7 milyar dolar açık verirken, yıllıklandırılmış
cari açık 1,2 milyar dolar artışla 25,7 milyar dolara yükseldi. Geçici dış ticaret
verileri mayısta ihracatın gücünü koruduğuna, ithalatın ise enerji fiyatları kaynaklı
olarak yüksek seyretmeyi sürdürdüğüne işaret etti. Öte yandan, ihracatçı firmaların
dinamik kapasitesi ve pazar çeşitlendirme esnekliği sayesind, diğer ülkelere yapılan
ihracattaki artışla sıcak çatışma nedeniyle gözlenen kısa dönemli bölgesel kayıpların
telafi edildiği ve bölgesel ihracatın çatışma öncesi dönemdeki seviyesinin üzerine
çıktığı gözlenmektedir. Dış ticaret açığında enerji başta olmak üzere emtia fiyatlarındaki
artış kaynaklı gözlenen yükselişe karşın hizmet gelirlerinde süregelen artış eğilimi
cari işlemler dengesini desteklemeye devam etmektedir. Büyümenin kompozisyonunda
sürdürülebilir bileşenlerin payı artarken, cari işlemler dengesinde turizm kaynaklı
iyileşmelerin yanında enerji fiyatlarından kaynaklanan riskler devam etmektedir.
Cari işlemler dengesinin sürdürülebilir seviyelerde kalıcı hale gelmesi, fiyat istikrarı
için önem arz etmektedir.”

### – “Liralaşma odaklı bir yaklaşım sergilenmeye devam edilecek”

PPK Toplantı Özeti’nde, para politikası duruşunun; enflasyon görünümüne yönelik 
risklerin kaynağına, kalıcılığına ve para politikası ile ne ölçüde kontrol altına
alınabileceğine dair değerlendirmeler dikkate alınarak, temkinli bir yaklaşımla 
sürdürülebilir fiyat istikrarı hedefine ulaşılması odağında belirleneceği vurgulandı.

Para politikasında sürdürülebilir fiyat istikrarı hedefi doğrultusunda finansal 
istikrara yönelik riskleri de gözeten liralaşma odaklı bir yaklaşımın sergilenmeye
devam edileceği aktarılan özette, “Kredilerin büyüme hızı ve erişilen finansman 
kaynaklarının amacına uygun şekilde iktisadi faaliyet ile buluşması yakından takip
edilmektedir. Kurul, güçlendirdiği makroihtiyati politika setini kararlılıkla uygulayarak
gerekmesi durumunda ilave tedbirleri uygulamaya alacaktır. Kurul, sürdürülebilir
fiyat istikrarı ve finansal istikrarın güçlendirilmesi için atılan ve kararlılıkla
uygulanan adımlar ile birlikte küresel barış ortamının yeniden tesis edilmesi ve
enflasyonda baz etkilerinin de ortadan kalkmasıyla dezenflasyonist sürecin başlayacağını
öngörmektedir. Bu çerçevede Kurul, politika faizinin sabit tutulmasına karar vermiştir.”
değerlendirmeleri yapıldı.

Özette, fiyat istikrarının sürdürülebilir bir şekilde kurumsallaşması amacıyla TCMB’nin
tüm politika araçlarında kalıcı ve güçlendirilmiş liralaşmayı teşvik eden geniş 
kapsamlı bir politika çerçevesi gözden geçirme sürecinin devam ettiği belirtilerek,
şöyle devam edildi:

“Bu süreçte politika araçlarının Türk lirası mevduat gelişiminin desteklenmesi, 
APİ fonlamasının teminat yapısında Türk lirası cinsi varlıkların artırılması, para
takası (swap) miktarının kademeli şekilde azaltılması ve döviz rezervlerinin güçlendirilmesi
istikametinde geliştirilmesine odaklanılacaktır. Değerlendirme süreçleri tamamlanan
teminat ve likidite politika adımları para politikası aktarım mekanizmasının etkinliğinin
güçlendirilmesi için kullanılmaya devam edilecektir. Bu kapsamda atılan adımlar 
sonrasında uzun vadeli sabit getirili ve Türk lirası cinsi menkul kıymet faizlerinin
politika faizine yakınsadığı ve getiri eğrisinin para politikasının etkinliğini 
artıracak şekilde bütün vadelerde aşağı kaydığı izlenmektedir. Benzer şekilde, Kurul,
hedefli alanlarda verimlilik kazanımları sağlayan kredilerin finansman maliyetlerinin
parasal aktarım mekanizmasının etkinliğini artıracak yönde gelişiminin önemli olduğunu
değerlendirmektedir. Bu çerçevede, Türk lirası likiditesinde ve dağılımında yaşanan
gelişmelerin mevduat ve kredi fiyatlamaları üzerindeki etkileri, döviz kurundaki
gelişmelerin enflasyon üzerindeki etkileri, kur korumalı mevduat ürünlerine yönelik
gelişmelerin ters para ikamesi, döviz piyasalarının derinliği ve istikrarı ve fiyat
istikrarı üzerindeki etkileri analiz edilmekte ve gerekli politika tedbirleri oluşturulmaya
devam edilmektedir.”

### – “Kararlar şeffaf, öngörülebilir ve veri odaklı bir çerçevede alınmaya devam edilecek”

Özette, TCMB’nin, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda enflasyonda kalıcı düşüşe
işaret eden güçlü göstergeler oluşana ve orta vadeli yüzde 5 hedefine ulaşıncaya
kadar elindeki tüm araçları liralaşma stratejisi çerçevesinde kararlılıkla kullanmaya
devam edeceği bildirildi.

Fiyatlar genel düzeyinde sağlanacak istikrarın, ülke risk primlerindeki düşüş, ters
para ikamesinin ve döviz rezervlerindeki artış eğiliminin sürmesi ve finansman maliyetlerinin
kalıcı olarak gerilemesi yoluyla makroekonomik istikrarı ve finansal istikrarı olumlu
etkileyeceği belirtilen özette, “Böylelikle yatırım, üretim ve istihdam artışının
sağlıklı ve sürdürülebilir bir şekilde devamı için uygun zemin oluşacaktır.” denildi.

Özette, Kurul’un, fiyat istikrarının sağlanması için güçlü bir politika koordinasyonuyla
tüm paydaşları içeren bütüncül bir makro politika bileşimi oluşturulmasını desteklediği,
kararlarını şeffaf, öngörülebilir ve veri odaklı bir çerçevede almaya devam edeceği
vurgulandı.

 
