# Tedarik zincirindeki kaos küresel ekonomiyi vuruyor

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/tedarik-zincirindeki-kaos-kuresel-ekonomiyi-vuruyor-72909h/
- Yayımlanma: 2021-10-19T11:25:11+03:00
- Yazar: Selim Soydan

Dünya Kovid-19 salgınının etkilerini atlatmaya çalışırken, küresel ekonomi yeni 
bir sorunla karşı karşıya.

Artan ham madde fiyatlarından çip gibi bileşenlerin eksikliğine, limanlardaki yoğunluklardan,
tır şoförü yetersizliğine kadar tedarik zincirindeki sıkıntılar küresel ekonomiyi
tehdit ediyor.

Geçen yıl Kovid-19 salgını ve uygulanan karantina önlemleri nedeniyle kesintiye 
uğrayan tedarik zinciri, aşılamanın artması ve önlemlerin gevşetilmesiyle hızla 
artan taleple karşı karşıya kalırken, büyük bir toparlanma mücadelesi veriyor.

Bu durum, salgın öncesinde olduğu gibi tedarik sağlayamayan, üretim gerçekleştiremeyen
üreticiler ve dağıtıcılar için küresel çapta kaosa neden oluyor. Tedarik zincirindeki
kaos, üreticilerin artan talebi karşılama kabiliyetlerini sınırlıyor.

Küresel tedarik zinciri, ürünün üretim aşamasından tüketiciye ulaşana kadarki süreci
kapsıyor ve bu süreçteki operasyon ağını ifade ediyor. Zincirdeki halkalar, bileşenlerin
imalatı, iş gücü arzı ve malların lojistiğini içeriyor.

Küresel tedarik zinciri birçok nedenden dolayı sıkıntı yaşarken, uzmanlar en büyük
sıkıntının devam eden Kovid-19 salgını olduğunu belirtiyor.

Salgın geçen yıl fabrikaların kapanmasına, işçilerin işlerinden olmasına ve dünya
çapında üretimin aksamasına neden olarak belirli malların arzını kesintiye uğrattı.
Bu, birçok ürün için tüketici talebinde keskin bir düşüşle aynı zamana denk geldi
ve dünya çapında ekonomileri derin bir resesyona itti.

Kovid-19 aşılarının hızlı gelişimi, yüksek düzeyde kamu teşviki ve değişen harcama
alışkanlıklarının etkisiyle mallara yönelik küresel talep hızla geri döndü.

Salgın kısıtlamalarının gevşetilmesiyle evde kaldıkları dönemde tasarrufları artan
tüketicilerin yaşam koşullarını iyileştirme istekleri ve ürünlere yönelik talepleri
artarken, üreticiler ve şirketler talepteki hızlı toparlanmaya yetişmekte zorluk
çekiyor.

Noel tatilinin yaklaşması ve gelişmiş ülkelerde insanların harcama isteğinin artmasıyla
birlikte talep de artmaya devam ediyor. Ancak arz tarafında, salgının ötesine geçen
nedenlerle sorunlar da artıyor.

**Gelecek yıla kadar sürmesi bekleniyor**

Kovid-19 salgını Asya’daki fabrikalarının kapasitesini azaltmaya, nakliye ve lojistiği
daha maliyetli hale getirmeye devam ediyor. Küresel ısınmanın neden olduğu olağan
dışı hava olayları da daha fazla aksamaya yol açıyor.

Son dönemde Çin’de yaşanan elektrik kesintileri üretimi olumsuz etkilerken, İngiltere’de
yaşanan tır şoförü eksikliği dağıtımı aksatıyor. ABD ve Almanya gibi ülkelerde ise
limanlardaki yoğunluktan endişe duyuluyor.

Nakliye konteynırlarının yetersiz olmasının, kauçuk, kereste, çelik ve yarı iletkenler
gibi kritik ham maddelerin azlığının, tır şoförleri de dahil salgın döneminde daha
da kötüleşen temel iş gücü eksikliğinin tedarik zinciri aksamalarında etkili olduğu
belirtiliyor.

Dünyanın dört bir yanında ülkelerin salgınla mücadeleye yönelik önlemlerinin uyumsuz
olması da işleri karmaşık hale getiriyor. ABD’de salgın kısıtlamaları daha fazla
gevşetilirken, Asya’da sıkı tedbirler devam ediyor. Bu durumun küresel iş gücü piyasasında,
nakliye işçilerinin ihtiyaç duyulan limanlara ve merkezlere götürülmesini zorlaştırdığı
belirtiliyor.

Arz darboğazları şimdiden bazı ülkelerde ekonomik toparlanmayı engelleme sinyali
verirken, uzmanlar tedarik zincirinde yaşanan sıkıntıların “iyileşmeden önce daha
da kötüleşeceği” konusunda uyarıyor.

Tedarik zincirinde yaşanan sorunların, üretimi gelecek yıla kadar küresel çapta 
kısıtlayacağı tahmin ediliyor.

Moody’s, konuya ilişkin son raporunda, devam eden tedarik zinciri sıkıntılarının
küresel ticaretin yeniden canlanmasına meydan okuduğunu belirtiyor. Küresel ticaretin
2021’de yüzde 9-11 oranında büyümesi beklenirken, tedarik zinciri darboğazlarının
toparlanmayı kısıtlayacağı kaydediliyor.

**Maliyeti artırıyor**

Tüketici talebi artarken, Çin’den ABD ve Avrupa’ya gelen malların navlun fiyatlarının
yükselmesi ve söz konusu ülkelerde yaşanan lojistik eleman yetersizliği malların
nihai varış noktalarına ulaşmasını zorlaştırıyor, bu ürünlerin maliyetini artırarak
daha yüksek fiyatlarla market raflarında yer almalarına neden oluyor.

Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı verileri (UNCTAD), Çin’den Güney
Amerika’ya yapılan mal sevkiyatının bu yılın başlarında geçen yıla kıyasla 5 kat
daha pahalıya mal olduğunu gösteriyor.

Çin ve Kuzey Amerika rotasındaki navlun fiyatlarının ise 2 katından fazla arttığı
belirtiliyor.

ABD basınında yer alan haberde, Asya, Avrupa ve Kuzey Amerika’daki limanların dışında
demirlemeyi bekleyen 500’e yakın büyük konteyner gemisi olduğu belirtiliyor.

Kovid-19 salgınının ardından yeniden harcama yapmaya başlayan tüketiciler, istedikleri
ürünleri ya daha pahalıya buluyor ya da hiç bulamıyor.

Uzmanlar, iş gücü kıtlığı ve tedarik zincirindeki aksamaların şiddetlendirdiği birikmiş
işlerin üstesinden gelmenin aylar sürebileceğini, mağaza raflarının boşalmasına 
ve tüketicilerin yeni yıl alışverişine hazırlanırken daha yüksek fiyatlarla karşı
karşıya kalmasına neden olabileceğini belirtiyor.

**Büyümeyi olumsuz etkiliyor**

Tedarik zincirinde yaşanan sorunlar Çin, ABD ve Avrupa’da ekonomik faaliyeti yavaşlatıyor.

Çin’de yılın ilk çeyreğinde yüzde 18,3 ve ikinci çeyreğinde yüzde 7,9 büyüyen ekonominin
üçüncü çeyrekte ivmesini kaybederek yüzde 4,9 büyüdüğü dikkati çekiyor.

Küresel ekonominin bu yıla ilişkin büyüme tahminini yüzde 6’dan 5,9’a düşüren ve
2022’ye ilişkin büyüme beklentisini ise yüzde 4,9 olarak koruyan Uluslararası Para
Fonu (IMF), bu yıla ilişkin büyüme tahmininde yapılan aşağı yönlü revizyonun gelişmiş
ekonomilerde arz kesintileri kaynaklı düşüşü, gelişmekte olan ekonomilerde ise büyük
ölçüde kötüleşen salgın dinamiklerini yansıttığına işaret ediyor.

Alman düşünce kuruluşu Kiel Dünya Ekonomisi Enstitüsü de küresel sanayi üretiminin
2021’in başlarında kriz öncesi seviyelerin üzerine çıktığını ancak o zamandan bu
yana durgunlaştığına dikkati çekiyor.

Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde da Avro Bölgesi ekonomisinin
küreselleşmiş doğasının tedarik zinciri kesintilerinden kaynaklanan sistemik şoklara
karşı oldukça savunmasız olduğu konusunda uyarıyor ve darboğazların Avro bölgesini
diğer ekonomilerden daha fazla etkilediğine işaret ediyor.

Tedarik zinciri darboğazları, ABD ve Avrupa’da enflasyonist endişeleri de beraberinde
getiriyor. Yükselen enflasyon oranları, salgın dönemi teşvik politikalarını azaltma
konusunda merkez bankaları üzerinde baskı oluşturuyor ve bu da küresel ekonomik 
büyümeyi olumsuz etkiliyor.

**Şirket bilançolarını baskılıyor**

Tedarik zincirindeki sorunlar bazı şirketlerin üçüncü çeyrekte satışları ve karları
üzerinde de önemli ölçüde baskı oluşturuyor. Halka açık şirketlerin satış beklentilerinde
aşağı yönlü revizyona gitmesi de şirket hisselerini daha fazla baskı altına alıyor.

Şirketler artan malzeme fiyatlarında, tedarik zincirindeki gecikmeler nedeniyle 
uzayan teslimat sürelerinden ve bazı durumlarda sipariş iptallerinden de şikayet
ediyor.

Dünya ekonomisi Kovid-19 salgınının son aşamasına doğru ilerlerken, şirketler ve
tüketiciler küresel tedarik zincirinin baskı altında olduğunu hissediyor.

**Enerji krizi zararlara neden oluyor**

Özellikle Avrupa’da derinleşen enerji krizi, trenle mal taşımaktan seralarda sebze
yetiştirmeye kadar her alanda ciddi zararlara ve bazı şaşırtıcı oynaklıklara sebep
oluyor.

Hükümetler, enerji perakendecilerini ve önemli karbondioksit kaynaklarını sarsan
yüksek gaz ve elektrik fiyatlarıyla mücadele etmeye çalışıyor.

Enerji sıkıntısı Avrupa’nın yanı sıra Çin ve Hindistan’ı da vururken bu ülkelerde
elektrik kesintilerine neden oluyor.

Dünya genelinde gıda üretimi alanındaki endişeler de artıyor. Pahalı enerji kaynakları
nedeniyle gübre fabrikalarının uzun süreli kapatılabileceğine dair uyarılar dillendirilirken,
gelecekte tahıl arzına ilişkin endişeler de artıyor.

**Bundan sonra ne olacak?**

Uzmanlar, Kovid-19 salgınında daha da kötüleşen sorunların geçmişi olduğuna dikkati
çekiyor.

Küresel olarak ekonominin, tedarik zinciri esnekliği yerine ucuz mal üretimine öncelik
verecek şekilde büyümesi ve tek ülkeye bağımlı bir tedarik zinciri oluşturulması
en önemli sorun olarak görülüyor.

Uzmanlar, söz konusu sorunların kolayca çözülmeyeceğini belirterek, lojistik sektöründe
çalışanların çalışma saatlerini uzatmanın tedarik zincirinin yalnızca bir bölümünü
hedefleyen küçük bir adım olduğunu ifade ediyor.

Altyapı yatırımlarının tedarik zincirindeki sıkıntılara yardımı olacağını belirten
uzmanlar, küresel aşıya erişimin kolaylaştırılmasının önemini vurguluyor.

Uzmanlar, insanları daha yüksek fiyatlara ve bir ürünün tedariki için daha fazla
beklemeye hazırlıklı olmaları gerektiği konusunda da uyarıyor.

**“Zincirin her halkasında darboğazlar var”**

Moody’s Analytics Kıdemli Ekonomisti Tim Uy, AA muhabirine yaptığı açıklamada, mevcut
tedarik zinciri aksaklıklarının devam edeceğini düşündüğünü söyledi.

Uy, “Nakliye, limanlar, kamyonlar, demir yolu, hava yolu veya depolar olsun, zincirin
her halkasında, bazı yerlerde teslimat sürelerinin tarihi seviyelerde gecikmelerine
yol açan darboğazlar var.” dedi.

Bu durumun sayısız nedeni olduğuna işaret eden tır ve kamyon şoförü sıkıntısı, dünya
çapında farklı ülkelerin asimetrik olarak yeniden açılmasıyla ilgili sorunlar ve
yüksek enerji fiyatlarının bu nedenlerden bazıları olduğunu aktardı.

Uy, şunları kaydetti:

“Küresel tedarik zinciri aksamalarının en erken 2023 yılına kadar tamamen düzelmesi
pek olası değil. Birçok ülke aksamaların daha da kötüleştiğini görüyor ve buna göre
hareket ediyor. Örneğin Beyaz Saray, Los Angeles ve Long Beach’teki liman tıkanıklığını
gidermek için özel şirketlerle birlikte çalışıyor, Birleşik Krallık hükümeti tır
şoförü eksikliğini azaltmak için daha fazla sürücü istihdam için harekete geçiyor.
Ancak bu önlemlerin meyve vermesi biraz zaman alacak.”
