# Termik santrallerin 55 yılda faturası 5 trilyon TL’ye dayandı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/termik-santrallerin-55-yilda-faturasi-5-trilyon-tlye-dayandi-79351h/
- Yayımlanma: 2022-01-26T18:05:18+03:00
- Yazar: Selim Soydan

Türkiye’de kömür kullanımının sağlık maliyeti üzerine çalışmalar yapan [Sağlık](https://www.borsatek.com/saglik-calisanlarina-covid-19-duzenlemesi-53357h)
ve Çevre Birliği (HEAL), ‘Kronik Kömür Kirliliği Kümülatif Sağlık Etkileri Özel 
raporu’ kapsamında bu yıl ilk defa son 55 yılın toplam sağlık maliyetini ortaya 
koydu.

Raporun sonuçlarına göre, 1965-2020 yılları arasında açılan ve halen 16 ilde faaliyette
olan [kömür](https://www.borsatek.com/ihtiyac-sahiplerine-komur-yardimi-devam-edecek-78607h)
santralleri, 4.8 trilyon TL sağlık maliyetinin yanı sıra 117 bin 661 erken doğuma,
1 milyon 247 bin çocukta bronşit vakasına, 62 milyon iş günü kaybına yol açtı.

### Kirliliğin üçte biri Muğla’daki santrallerden

HEAL, çevrenin insan sağlığına etkilerini AB üyesi ülkelerde ve küresel ölçekte 
çalışan ve kâr amacı gütmeyen kurumlarından biri.

HEAL çalışmasına göre Muğla, kömür kaynaklı hava kirliliğinin yarattığı olumsuz 
sağlık etkisi ve maliyetinde en kötü karneye sahip bölge. Bölgede Yatağan, Kemerköy
ve Yeniköy termik santralleri bulunuyor.

[Sözcü](https://www.sozcu.com.tr/2022/ekonomi/son-dakika-termik-santraller-55-yilda-48-trilyon-tlye-mal-oldu-6913710/)‘
nün haberine göre 2021’de bölgede yaşanan orman yangınlarında alevlerin Kemerköy
ve Yeniköy termik santrallerine kadar ulaşması gündemde önemli yer tutmuştu.

Bölgede yeni kömürlü termik santral planı bulunmuyor ancak işletmedeki üç kömürlü
termik santralin neden olduğu sağlık sorunlarının ekonomik maliyeti 1,48 trilyon
Türk lirasına tekabül ediyor; bu da tüm Türkiye’deki termik santrallerin sağlık 
maliyetinin neredeyse üçte birini oluşturuyor.

### “Yenilenebilir enerji” vurgusu

Bölgedeki sağlık uzmanları ve hekimler de konunun önemine dikkat çekerken, özellikle
Yatağan’da solunum sistemi şikâyetiyle yatan hasta sayısının, daha iyi hava kalitesine
sahip Muğla’dan iki kat daha fazla olduğu belirtiliyor.

Türk Toraks Derneği Çevre Sorunları ve Akciğer Sağlığı Çalışma Grubu Üyesi, Göğüs
Hastalıkları Uzmanı Dr. Sebahat Genç, “Muğla’da kömürlü termik santrallerin havaya,
suya, toprağı, dolayısıyla bölge halkının sağlığına zararlı etkilerini yıllardır
görmekteyiz” diyor.

“Bu konu uzun yıllardır gündemimizde ve çeşitli platformlarda dile getirilmekte.
Yaklaşık 40 yıldır çalışan bu üç termik santralin artık emekliye ayrılma zamanı 
geldi” diyen Genç,

“HEAL çalışması, Muğla bölgesinde kömürden çıkışın öncelik olması gerektiğini, yenilenebilir
enerjiye hızlı ve adil dönüşüm yapmak zorunda olduğumuzu bir kez daha açıkça göstermiştir”
diye konuştu.

### Arıtma sistemleri yeterli değil

Çalışma kapsamında incelenen İskenderun Körfezi’ndeki üç kömürlü termik santralin,
işletmeye alınmalarından bugüne toplam 4 bin 717 erken ölüme ve 138,15 milyar TL
kümülatif sağlık yüküne neden olduğunun altı çizildi.

Rapor bulgularına göre, santrallerin, tüm ünitelerinde toz filtresi ve kükürt arıtma
sistemlerinin bulunmasına rağmen bu sağlık maliyetine neden olmaları arıtma sistemleriyle
hava kirletici emisyonları sınır değerlere düşürmenin dahi sağlığı korumak için 
yeterli olmadığını ortaya koyuyor.

Muğla’da 1982’de faaliyete geçen ve yaklaşık 40 yıllık bir santral olan Yatağan 
termik santralinin ise 16 yıl boyunca hava kirliliği kontrol ve arıtma sistemlerine
sahip olmadan çalıştığı biliniyor.

Yatağan termik santrali ilk günden bugüne, 33 bin 129 erken ölüme, 21 bin erken 
doğuma, yaklaşık 11,5 milyon gün iş kaybına ve 75 milyon hasta geçirilen güne neden
oldu. Santralin Türkiye ekonomisine olan toplam sağlık yükü ise 47,26 Milyar TL.

Ancak, bugüne kadar Türkiye’de tesis başına emisyon verisi kamuya açık olarak verilmediği
için HEAL’in analizi, küresel metodolojilere dayanarak yapılan tahminlere dayanıyor.
Bu nedenle gerçekleşen sağlık sorun ve maliyetinin, çalışmanın bulgularından daha
yüksek olduğu tahmin ediliyor.

### Çözüm önerileri

Çalışmada politika yapıcılara öneriler şöyle sıralandı:

• Kömürden kademeli olarak çıkmak için net bir zaman çizelgesinin ve mevcut tesislerin
kapatılacakları tarihlerin, en geç 2030 olmak üzere belirlenmesi.

• Yapılması planlanan tüm kömür santrallerinin iptal edilmesi ve Hunutlu gibi santrallerin
inşaatının durdurulması.

• Yerel, bölgesel ve ulusal düzeyde sağlık ve kirlilik verileri konusunda şeffaflık
sağlanması.

• Enerji üretimiyle ilgili her türlü karar ve önlem için sağlık etki değerlendirmesi
yapılması.

• Madenlerde ve fabrikalarda çalışan binlerce insanın yanı sıra, yerel toplulukların
sağlığını da iyileştirecek, alternatif iş kollarını teşvik etmek için adil geçiş
benzeri mekanizmalar hazırlanması.

• Türkiye’deki sağlık ve tıbbi kuruluşlar ile bireylerin (hastalar gibi) temiz hava,
sağlıklı enerji ve iklim değişikliğin etkilerinin azaltılması konularında aktif 
rol almalarının sağlanması için kapasitenin artırılması.

• Kömürden enerji üretiminin gerçek maliyetinin ayrıca kömürden çıkışın ülke ekonomisi
ve halk sağlığı üzerinde yaratacağı olumlu etkilerin ve sağlık yararlarının kamuoyu
nezdinde vurgulanması.

• Temiz hava faaliyetlerinin ve planlarının geliştirilmesi ve uygulanmasının yanı
sıra enerji ve iklim politikalarının görüşülüp, karara bağlandığı girişimlere Sağlık
Bakanlığı düzeyinde katılım sağlanması.
