# Tether, 72,5 milyar dolarlık ABD Hazine tahvili tutuyor

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/tether-725-milyar-dolarlik-abd-hazine-tahvili-tutuyor-101911h/
- Yayımlanma: 2023-09-13T10:34:16+03:00
- Yazar: Mustafa Altun

Tether’den yapılan basın açıklamasına göre Tether, gelişmekte olan piyasalar ve 
kripto piyasalarındaki küresel USD talebi nedeniyle yakın zamanda ABD Hazine tahvillerinin
ilk 22 alıcısı arasında yer aldı. BDO tarafından yapılan en son tasdike göre Tether,
ABD hazine tahvillerinde doğrudan, dolaylı veya Ters repo teminatı olarak 72,5 milyar
doların üzerinde varlığı bulunuyor. Şirket bu tutarla Meksika, İspanya ve BAE gibi
ülkelerin önünde yer alıyor.

Açıklamada Tether’in ABD Hazine tahvillerini satın alma yeteneğinin dünya çapında
daha fazla insanın dolara erişmek için ABD Hazine tahvillerini kullanması nedeniyle
hızla büyüme potansiyeli taşıdığı ifade edildi. Şirket zaten geçtiğimiz yıl önce
USD?’nin dolar talebini hazine tahvillerine dönüştürerek küresel dolar talebini 
karşılama konusundaki rol oynayabileceğini açıklamıştı.

Ayrıca Tether, kripto piyasalarının başarısı konusunda ABD’ye bir alım seçeneği 
de sunuyor. Kripto, küresel bir finansal sistem olarak başarılı olursa, USD’ye olan
talebin katlanarak artması çok muhtemel. Bu durumun da ABD Hazinesinin Tether alımlarında
keskin bir artışa neden olacağı söylenebilir.

Bu faktörler, Tether’i mevcut hazine alıcıları arasında nispeten benzersiz ve önemli
bir ABD Hazine tahvili alıcısı haline getiriyor. Tether, ABD dolarının küresel çaptaki
rolünü güçlendirirken benzersiz bir hazine talebi kaynağı üretebiliyor. Yabancıların
hazine tahvili alımları azalırken ve ABD borçlanmalarının artması beklenirken, Tether
ABD’nin ve küresel finansal istikrarın desteklenmesine yardımcı oluyor.

**2020 itibarıyla Fed, dolaşımdaki her 2 hazine bonosundan yaklaşık 1’ine sahipti**

ABD hazine tahvilleri dünya çapındaki sermaye piyasalarını destekleyen küresel rezerv
varlıkları olarak işlev görüyor. Tüm ülkelerin, bilançolarının bir parçası olarak
ABD Hazine tahvillerini ellerinde tutmasından dolayı ABD Hazine tahvillerindeki 
yabancı mülkiyeti, halka açık ABD Hazine tahvillerinin kabaca yarısına tekabül ediyor.‘
Halka açık’ kısmın diğer yarısı özel yatırımcıların elindeyken, toplam ödenmemiş
hazinelerin geri kalanını ise Fed elinde tutuyor.

ABD para politikası hedefine göre yeni basılan paranın piyasaya enjekte edilmesi
gerektiğinde Fed tarafından hazine tahvilleri satın alınıyor, dolaşımdaki para arzının
aşırı yüksek görüldüğü durumlarda ise satılıyor.

2020 itibarıyla Fed, dolaşımdaki her 2 hazine bonosundan yaklaşık 1’ine sahipti.
Bu durum da ABD’nin özel yatırımcılar aracılığıyla doğal talep almak yerine, kendi
açığını finanse etmek zorunda kaldığı bir senaryoyu temsil ediyor.

**Hazine tahvillerine yönelik dış talep azalıyor**

ABD Hazine tahvillerine yönelik dış talep, 2008 mali krizinden sonra bile tarihsel
olarak güçlüydü ve artıyordu. Yabancı yatırımcılar takip eden 6 yıl içerisinde ABD
borçlarını ikiye katladı. Ancak 2016 yılı itibarıyla bu eğilim yavaşladı ve hatta
önemli ölçüde tersine döndü.

2016’dan bu yana ABD borcunun toplam yabancı sahipliği yalnızca yüzde 14 artarken,
aynı dönemde toplam ABD borcu yüzde 40 arttı. Bir diğer bakışla, yabancı uluslar
2016 yılında ABD borçlarının yüzde 32’sine sahipken, bu oran 2023 yılında yüzde 
22’ye düştü.

**Çin, ABD hazine tahvillerini satıyor**

Bir dönem Çin, tek başına 1,3 trilyon dolarlık ABD borcuna sahipti. Bu rakam o dönemde
Çin’in tüm ABD borcunun yaklaşık yüzde 10’una sahip olduğunu gösteriyordu. Ancak
Çin, 2013’ten bu yana ABD hazine riskini, ciddi bir şekilde satıyor. Şu anda, ABD
borcunun toplam miktarı önemli ölçüde artmasına rağmen, son 14 yılın en düşük ABD
borcunu elinde tutuyor.

**ABD’nin borç ihracı artacak**

Bu dinamiğe ek olarak, ABD’nin borçlanma ve ihraçlarının önümüzdeki on yılda artış
göstereceği öngörülüyor. ABD’nin giderek artan yetki yükümlülüklerini finanse etmesi
gerekirken, sanayinin yeniden desteklenmesi ve yeşil enerji altyapısına yapılan 
büyük yatırımlar için ödeme yapmak istiyor. Bu hedeflerin hiçbiri borçlanmanın artması
olmadan mümkün değil.
