# Ticaret Bakanlığı ilk defa bir şirketin feshini istedi

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/ticaret-bakanligi-ilk-defa-bir-sirketin-feshini-istedi-60250h/
- Yayımlanma: 2021-02-16T13:27:56+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Ticaret Bakanlığı, Avrupa insan Hakları Mahkemesi’nin hakkında verdiği hak ihlali
kararı ve yerel mahkemelerin verdiği tahliye kararlarına rağmen üç buçuk yıldır 
tutuklu bulunan iş insanı Osman Kavala’nın kurucusu ve yönetim kurulu başkanı olduğu
Anadolu Kültür Anonim Şirketi’nin feshini istedi. Şirketten yapılan açıklamada fesih
için açılan davanın “Osman Kavala’nın maruz kaldığı hukuksuzluğun devamı niteliğinde”
olduğu belirtildi. 

Ticaret Bakanlığı, Osman Kavala’nın kurucusu ve yönetim kurulu başkanı olduğu Anadolu
Kültür’ün feshini isterken, şirket hakkında ‘faaliyetini dernek ve vakıflara benzer
şekilde, kâr amacı gütmeden yürüttüğü’ gerekçesiyle dava açıldı. Şirketten konuyla
ilgili yapılan açıklamada, “Şirketimiz, kurulduğu 2002 yılından itibaren tüm işlemlerini
yasal ve şeffaf biçimde yürütmüş, hakkında MASAK ve Bakanlık incelemerinde herhangi
bir suç tespit edilmemiştir. Buna rağmen açılan bu dava hukuksuzdur” denildi. 

Açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bu talep ile bir şirkeye açılan ilk davanın
olduğu belirtilerek, “Kasıtlı olarak sızdırılan haberler ise, içi boş, delillerden
yoksun dava dosyasına gazete kupürü biçiminde, sözde ‘deliller’ sunmak amacıyla ‘
düzenlenmiştir'” ifadesi kullanıldı. 

Anadolu Kültür’den yapılan açıklama şöyle:

“Geçtiğimiz günlerde bazı medya organlarında Anadolu Kültür’ü hedef alan yalan, 
tek taraflı ve hukuka aykırı haberler üzerine, aşağıdaki yazılı açıklamayı yapma
mecburiyeti doğmuştur.

Öncelikle belirtmek gerekir ki, söz konusu haberlere konu olan dava, Türkiye Cumhuriyeti
tarihinde, bir şirkete ‘faaliyetini dernek ve vakıflara benzer şekilde, kâr amacı
gütmeden yürüttüğü’ gerekçesiyle açılan ilk dava olma özelliği taşımaktadır.

“Kasıtlı olarak sızdırılan haberler, delillerden yoksun dava dosyasına sözde ‘deliller’
sunmak amacıyla ‘düzenlenmiştir'”

Kasıtlı olarak sızdırılan haberler ise, içi boş, delillerden yoksun dava dosyasına
gazete kupürü biçiminde, sözde ‘deliller’ sunmak amacıyla ‘düzenlenmiştir’. Anadolu
Kültür A.Ş.’ye karşı açılan fesih davası tamamen hukuksuzdur. Bu dava, Hazine ve
Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı (MASAK) tarafından yapılan
incelemede, şirketimiz hesaplarında Ceza Kanunları kapsamında suç sayılan herhangi
bir hususa rastlanmamış olması nedeniyle, adeta ‘icat edilmiş’ ve yürürlüğe sokulmuştur.

Anadolu Kültür hakkındaki araştırmaların ve denetlemelerin seyri şöyle cereyan etmiştir:‘
Gezi Olayları Soruşturması’ kapsamında yaptığı incelemede Ceza Kanunları açısından
şirketimizin suç işlemiş olduğuna dair herhangi bir bulguya rastlamayan MASAK, bunun
üzerine, ‘şirketin faaliyetlerinin bir şirket kapsamında ele alınıp alınamayacağının’
Ticaret Bakanlığı tarafından araştırılmasını istemiştir. Bu araştırma başlatıldığında,
şirkete ait son on yılın bütün muhasebe kayıtları, banka kayıtları, ayrıca istenen
diğer tüm ilgili belgeler, raporlar ve açıklamalar Ticaret Bakanlığı müfettişlerine
eksiksiz olarak sunulmuştur.

Bu denetlemenin ardından, Ticaret Bakanlığı tarafından, Anadolu Kültür A.Ş.’nin ‘
ekonomik amaç ve konular için kurulduğu, ancak gelirinin büyük kısmının yurtiçi 
ve yurtdışı kurum/kuruluş ve kişiler tarafından bağış, hibe vb. fonlarla sağlayarak
faaliyetini dernek ve vakıflara benzer şekilde yürüttüğü’ iddiası ile TTK 210/3 
maddesi gereğince fesih davası açılmıştır.

Bu dava dosyasından hareketle bazı yayın organları, Anadolu Kültür’ün ‘yurt dışından
fonlandığı’, ‘bir sermaye şirketinin temel amaç ve yapısına aykırı hareket ettiği’,
faaliyetleri ile ilgili ‘hükümete yönelik uluslararası tepkilerin yoğunlaşmasını’
amaçladığı, ‘denetimden kaçmak için şirket yapısı’nı kullandığı gibi temelsiz, şirketimiz
hakkında şaibe yaratmayı amaçlayan, bir kısmı ilgili dosyada dahi bulunmayan kasıtlı
iddialar ileri sürmektedir.

**“Bu iddialar karşısında, kamuoyunun aşağıdaki hususları bilmesi elzemdir”**

· Anadolu Kültür A.Ş. 2002 yılında Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygun şekilde
kurulmuş, ana sözleşmesi Ticaret Bakanlığı tarafından onaylanmış, tescil edilmiş
ve Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilmiştir.

· Türk Ticaret mevzuatında şirketlerin sponsorluk yoluyla fon sağlamasını engelleyen
hiçbir yasal kısıtlama yoktur.

· Anadolu Kültür tarafından bugüne kadar sponsorluk yoluyla temin edilen fonlar,
banka vasıtasıyla transfer edilmiştir ve MASAK, Anadolu Kültür’ün mali kayıtlarının
banka kayıtlarına uygunluğunu tespit etmiştir. 

· Anadolu Kültür’ün faaliyetlerini destekleyen sponsorların her biri köklü bir geçmişe
sahip, dünya ölçeğinde faaliyet gösteren, çalışmaları uluslararası kamuoyu tarafından
yakından izlenen, son derece saygın ve tamamen yasal kurum ve kuruluşlardır.

· Kaldı ki, tüm bu kurum ve kuruluşlar hem MASAK hem de Ticaret Bakanlığı tarafından
ayrıca incelenmiş, bunlarla ilgili de herhangi bir hukuka aykırılık, bağlantı ve
faaliyet tespit edilmemiştir.

· Anadolu Kültür tarafından kuruluş sözleşmesine uygun şekilde icra edilen tüm ticari
faaliyetler, MASAK ve Bakanlık tarafından geriye dönük on yıllık süreçte ayrıca 
incelenmiş ve bu hususta da herhangi bir hukuka aykırılık ve yasa dışı faaliyet 
tespit edilememiştir.

· ‘Denetimden kaçmaya çalıştığı’ iddia edilen şirketimizin tüm işlemleri açık, yasal
ve şeffaf biçimde yürütülmüş, gerçekleştirilen tüm faaliyetlerin sponsorları, Anadolu
Kültür’ün web sitesinde, etkinlik broşürlerinde ve alanlarında açıkça ilan edilmiştir.
Anadolu Kültür, belki de Türkiye’de hiçbir şirkette benzeri görülmemiş bir biçimde,
inceden inceye, birden fazla kez denetlenmiş ve hiçbir işlemiyle ilgili hukuka aykırılık,
yasa dışı bir faaliyetle bağlantı saptanmamıştır.

· Anadolu Kültür’ün Türkiye’nin çok sayıda şehrinde kültür ve sanat aracılığıyla
toplumsal diyaloğu besleyen, yüzlerce sanatçının, binlerce izleyicinin hayatına 
dokunan proje ve etkinlikleri ile ilgili ayrıntılı bilgiye web sitemizden ulaşılabilir.

Şirketimiz aleyhine açılan fesih davası, yanlı ve amaçlı bir inceleme raporuna dayanmaktadır.
Yaklaşık yirmi yıldan beri aynı esas sözleşme ile faaliyette bulunan, tüm genel 
kurulları Bakanlık gözetiminde gerçekleşen, hukuki sonuç doğuran tüm işlemleri Bakanlık
onayına tâbi olan bir ticaret şirketine, kuruluşundan yirmi yıl sonra ‘kâr elde 
etme gayesi taşımadığı’ şeklindeki bir iddia ile fesih davası açılmasının hiçbir
izahı bulunmamaktadır. Bakanlığın, açtığı bu dava, idari yetkinin kamu yararı amacıyla
kullanılmadığının ve keyfiliğin kendi içinde kabulüdür.

**“Kavala’nın maruz kaldığı hukuksuzluğun devamı niteliğinde”**

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bu talep ile açılan ilk dava olan bu dava, maalesef
Türkiye’de hukukun araçsallaştırılmasının önemli örneklerinden biri olmuştur ve 
bundan sonra da bu şekilde anılacaktır. Söz konusu dava, Anadolu Kültür’ün kurucusu
ve yönetim kurulu başkanı olan Osman Kavala’nın maruz kaldığı hukuksuzluğun devamı
niteliğindedir.

Hukuki dayanakları olmadığı halde başlatılan hukuki süreçlerin ve bu süreçlerde 
ileri sürülen hukuka aykırı talep ve istemlerin, belli bir amaç doğrultusunda sızdırılan
yanlı haberlerle desteklenmesi ve karalama faaliyetlerinde kullanılması, son yıllarda
görmeye alıştığımız bir durumdur. Davaya ilişkin tüm cevaplar, mahkemeye dilekçeler
ile verilmiştir. Asıl olan da yargılamanın mahkeme önünde cereyan etmesidir. Kaldı
ki bu husus, anayasal yargı faaliyetinin bir gereğidir. Mahkeme dosyasından sızdırılan
davacı iddialarının, bu şekilde basın önünde, tek yanlı ve belli bir amaç doğrultusunda
ele alınıp işlenmesi, yargılamaya konu iddianın zayıflığının da en açık göstergesidir.
Bu tip haber verme kisvesi altında yapılan yanlı faaliyetlerin yargı kararlarının
tarafsızlığına gölge düşürmekten başka bir işe yaramayacağı açıktır. Yargıya güvenin
yeniden tesisi için bu kadar çaba sarf edilen bir dönemde bu faaliyetlerin bu çabaları
da sonuçsuz bıraktığı bir gerçektir.

Anadolu Kültür, yalan, tek taraflı ve hukuka aykırı haberleri yapan kişi ve kuruluşlara
karşı, doğmuş ve doğacak her türlü dava ve talep hakkını sonuna kadar kullanacaktır.”
