# TİSK’ten ‘Dolar kıtlığı’ uyarısı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/tiskten-dolar-kitligi-uyarisi-17206h/
- Yayımlanma: 2016-11-28T11:54:21+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK), tarafından hazırlanan Kasım Ayı
Ekonomi Bülteni’nde, ABD başkanlık seçimini Donald Trump’ın kazanmasının, küresel
ekonomide yarattığı dalgalanmalara dikkat çekilirken yakın dönemde, dünya ekonomisi
genelinde, en çok konuşulacak kavramların başında “dolar kıtlığı”nın geleceği belirtildi.

TİSK Kasım ayı Ekonomi Bülteni’nde küresel ekonominin, ABD seçim sonuçlarına karşı
tepkisinin bu kadar sert olmasının nedeninin, ABD Merkez Bankası Fed’in, parasal
genişleme politikasını sona erdirme olasılığının artması olduğu belirtildi. Bültende
yer alan değerlendirmelere göre, FED’in faiz oranını artıracak olması ya da küresel
dolar arzında kısıtlamaya işaret edebilecek bir başka politika değişikliği, sermaye
akımlarını yavaşlatabilir veya akımların yönünü değiştirebilir. Bu da başta dış 
denge sorunu yaşayan gelişmekte olan ülkeler olmak üzere bazı ekonomilerde yeni 
sorunlar doğurabilir.

**“Türkiye ekonomisinde de belirsizlikler arttı”**

TİSK Kasım Ayı Ekonomi Bülteni’nde, tüm ekonomilerde olduğu gibi, Türkiye’de de 
ekonomik belirsizliklerin arttığı bu durumun da yatırım iklimini olumsuz yönde etkilediği
belirtildi. Bülten’de 2017 yılı büyüme hedefine ulaşılmasının zor göründüğü ifade
edildi. TİSK, özellikle Eylül döneminde yüzde 11,3’e yükselen işsizlik oranının,
hem 2017 yılı işsizlik hedefine, hem de istihdam-büyüme ilişkisi göz önüne alındığında
hedef büyüme oranına ulaşmanın zor olacağına işaret ettiğini kaydetti.

Bültende Ocak-Eylül döneminde doğrudan yabancı yatırım net girişinin geçen yılın
aynı dönemine göreyüzde 49,3 oranında azalarak 4 milyar 906 milyon dolara gerilediği
belirtildi. Cari açığın finansmanında kullanılan diğer bir kaynak olan portföy yatırımları
kaleminde Eylül ayında 1 milyar 589 milyon dolar çıkış olmasına karşın, bu kalemden
ülkeye Ocak-Eylül döneminde 8 milyar 651 milyon dolarlık giriş oldu ve cari açığın
finansmanında başat rol oynadı. 
Ancak son dönemlerde artan belirsizlik, yabancıların
menkul kıymet stoklarını azaltmasına neden oldu. 14 Ekim ile 11 Kasım tarihleri 
arasında yabancılar, menkul kıymet stokunu 4,2 milyar dolar azalttı.

**Son bir ayda en fazla TL değer kaybetti**

Bültende, ABD Merkez Bankası FED’in faiz oranını artırma ihtimalinin güçlenmesinin,
yükselen ekonomilerin ulusal paralarının değerinde aşınma yarattığı hatırlatılarak,
17 Ekim ile 17 Kasım tarihleri arasındaki bir ayda ulusal parası en hızlı değer 
yitiren ülkenin yüzde 7,44 ile Türkiye olduğuna dikkat çekildi. Türkiye aynı zamanda
bu ülkeler içinde en yüksek cari açık oranına sahip ülke konumunda.

TİSK, Merkez Bankası’nın faiz artırım kararına da değinerek şu tespitlere yer verdi:
“
TCMB 24 Kasım tarihli PPK toplantısında aldığı kararlarla kurdaki yüksek ivmeli 
artışa karşı politika faizinde 50, faiz koridorunun üst bandında 25 baz puan artış
yaptı. Banka ayrıca, döviz hesaplarına uygulanan zorunlu karşılıkları azalttı ve
ihracatçılara reeskont kredilerinin geri ödemesinde vade uzatma veya TL ile ödeme
imkanı getirdi.”

“TCMB’nin kurda çok daha yüksek olabilecek artışları önlemeye ve faiz artırım araçlarını
kullanabileceğini göstererek uzun vadeli hareketleri sakinleştirmeye yönelik bu 
olumlu adımları ile AP’nin üyelik müzakerelerinin geçici olarak dondurulması tavsiyesinin
açıklanması, aynı güne rastgelen zıt etkiler yarattı.”

TİSK, iç ve dış politika alanlarında tansiyonun düşürülmesine, ekonomiye güvenin
geliştirilmesine, ekonomik hedeflerin gözden geçirilerek yeni bir planlamayla ekonominin
yeniden rayına oturtulmasına ihtiyaç duyulduğunu da ifade etti.

**Mali istikrarda zayıflama eğilimi**

Maliye politikasının son iki aydır genişleme yönlü olduğunun belirtildiği Bülten’de
bütçe açığının Eylül ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 19,9, Ekim ayında 
ise 2015 yılı Ekim ayına göre yüzde 101,4 oranında arttığı ifade edildi. Diğer yandan
Ekim ayında faiz dışı bütçe fazlası yüzde 71,6 oranında düşerek, 2 milyar 801 milyon
TL’ye geriledi. Bu veriler, Eylül-Ekim aylarında mali istikrarda zayıflama olduğuna
işaret ediyor.

Bültene göre, Ekim ayında bütçe açığının bu kadar yüksek oranda artmasında 2015 
yılı Ekim ayına göre bütçe gelirlerinin yüzde 1 oranında azalarak 43 milyar 365 
milyon TL, bütçe giderlerinin ise yüzde 18,9 oranında artarak 43 milyar 469 milyon
TL düzeyinde gerçekleşmesi belirleyici oldu. Bütçe gelirlerindeki düşüşte ekonomik
faaliyetteki gerilemeye bağlı olarak dahilde alınan katma değer vergisinin yüzde
27,3, ithalden alınan katma değer vergisinin yüzde 10,1 oranında azalması etkide
bulundu.

TİSK Bülteni’nde bütçe gelirleri düşerken bütçe giderlerinin artması olgusunda bazı
harcamaların dikkat çektiği belirtilerek, bütçe giderlerinin yüzde 35,2’sini oluşturan
cari transferlerin 2015 yılının Ekim ayına göre yüzde 27 oranında artarak 15 milyar
336 milyon TL’ye ulaşmasının, bunların başında geldiği kaydedildi. Bültende yer 
alan analize göre, bu artışta cari transfer harcamalarının alt kalemi olan sağlık,
emeklilik ve sosyal yardım giderlerinin 2015 yılı Ekim ayına göre yüzde 51,6 oranında
büyüyerek 4 milyar 475 milyon TL’den, 7 milyar 162 milyon TL’ye varması önemli rol
oynadı.

 
