# “TL değer kazanacak”

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/tl-deger-kazanacak-19866h/
- Yayımlanma: 2017-02-14T11:34:50+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

 

Garanti Bankası Genel Müdürü Fuat Erbil, dolar/TL seviyesini etkileyen iç ve dış
dinamiklerin 2-3 ay içerisinde netlik kazanmasıyla kurun stabilize olacağını ve 
Türk lirasının (TL) değer kazanacağını düşündüğünü bildirdi. 

Erbil, 2016 gerçekleşmeleri ve 2017 beklentilerine ilişkin AA muhabirine yaptığı
değerlendirmede, bu yıl bankacılık sektöründe aktif kalitesinin hep gündemde olacağını
belirterek, Türkiye’de enflasyon ve buna paralel piyasadaki sıkılaşmanın faiz oranlarına
yansımasının bankalar üzerinde, marj anlamında negatif baskı yaratacağını, özellikle
sıkı para politikası sonucu ağırlıklı ortalama fonlama maliyetinin bir ay öncesine
göre 200 baz puan arttığını söyledi. 

Merkez Bankasının en önemli gösterge aracının ortalama fonlama maliyeti olduğuna
işaret eden Erbil, “Enflasyon seviyesi dikkate alındığında ortalama fonlama maliyetinde
gevşeme beklemenin yanıltıcı olacağını düşünüyorum. Yakın vadede de ağırlıklı ortalama
fonlama maliyeti düşmeyecek. Bunda da en büyük etken enflasyon.” dedi.

Erbil, 1-2 aylık süreçte enflasyonun artma ihtimali olan bir ortamda TL’nin bollaşmasını
beklemenin çok doğru olmayacağını ifade ederek, şunları kaydetti:

“2016 yılında bankacılık sektörü olarak sermaye anlamında rahattık. 2017 yılında
da büyüyeceğiz. Bankacılık olarak ne kadar sermayemiz varsa o kadar büyüyebileceğiz.
Bunun bir sınırı var. 1 liraya 8 liralık kredi verebiliyoruz. Bunu 10-12 lira yapamıyoruz.
Bunun bir katsayısı var. Bir şekilde ya karlılığı artırmalıyız ya da ortak sermaye
getirmeli. Dolar kurunun volatilitesini azaltmak lazım.

Garanti’nin kredilerinin yüzde 40’a yakını yabancı para. Hiç kredi vermeyelim bugünden
yarına, dolar/TL’de yüzde 10’luk bir artış olsa sermaye yeterliliğimiz 60 baz puan
azalıyor. Sermaye yeterlilik rasyomuz yüzde 16’dan yüzde 15,4’e düşüyor. Kar ettiğimiz
zaman bunu sermayemize ekliyoruz ve kredi olarak veriyoruz.” 

**– “2017’de enflasyon dinamikleri anlamında gıda fiyatları takip edilecek”**

Fuat Erbil, global arenanın renkli olduğunu, belirsizlik ve bilinmezliğin hala devam
ettiğini, bu durumun da global ekonomiye bir stres getirdiğini, getirmeye de devam
edeceğini belirterek, “Bazı günler rüzgar iyi esiyor, bazı günler rüzgar ters esiyor.
ABD Merkez Bankası (Fed) faiz kararları elbette önemli. Bizim beklentimiz, Fed bu
yıl 2 defa faiz artırır. Biri haziranda, biri de aralık ayında… Ama bu 3 olup biri
marta denk gelir ve şiddeti farklı olursa bunu da göreceğiz.” şeklinde konuştu. 

Dolar/TL seviyesini etkileyen iç ve dış dinamiklerin 2-3 ay içerisinde netlik kazanmasıyla
kurun stabilize olacağını ve Türk lirasının (TL) değer kazanacağını düşündüğünü 
ifade eden Erbil, dolar/TL’de yaşanan yükselişin enflasyona etkisinin tam olarak
görülmediğini, geçen yıl gıda fiyatlarının düşük olduğunu ancak bu yıl gıda enflasyonunun
yüksek geldiğini söyledi. 

Erbil, 2017’de enflasyon dinamikleri anlamında gıda fiyatlarının takip edileceğini,
enerji fiyatlarının da geçen yıla kıyasla yüksek seyretmesinden ötürü enflasyonun
baskı altında olacağını vurguladı.  

**– “BBVA, Türkiye’ye inanıyor”**

Garanti Bankası Genel Müdürü Erbil, Türkiye’ye gelen yabancı bankaların sektöre 
katkısının neler olacağına ilişkin soru üzerine, “BBVA, ana hissedarımız. Onlar 
Türkiye’de olmaktan memnunlar. Türkiye’ye inanıyorlar. Büyüyen Türkiye ile büyümeyi
istiyorlar. Bunu her defasında söylüyorlar.” ifadelerini kullandı. 

Türkiye’ye uzun vadeli bakan oyuncularda sıkıntı görmediklerini, kısa vadede birtakım
olumlu ya da olumsuz karar alanların ekonomiye etkisi olmayacağını belirten Erbil,
yabancı banka temaslarında, Türkiye’ye bakış anlamında en ufak bir sıkıntının olmadığını,
yatırımcı tarafında da geçen yılın ikinci yarısında çok fazla olan belirsizlik ortamının
kalkmaya başladığını söyledi. 

ABD Başkanı Donald Trump’ın ekonomi politikalarının global etkilerini değerlendiren
Erbil, “Trump’ın söylemlerinin hayata geçmesini görmemiz lazım. Trump’ın tamamen
büyüme destekli, globalden ziyade, tamamen ABD ekonomisi odaklı bir politik söylemi
var. Bunun etkilerinin ne şekilde olacağını inanın ölçemiyoruz. Bu politikalar hayata
geçerse, ABD faizlerinin artması ihtimali her geçen yükseliyor. ABD dolarının değerlenmesi
ya da değerlenmeye devam etmesi kaçınılmaz. Bu ikisi bizim gibi gelişmekte olan 
ülke piyasalarında stres yaratmaya yeterli.” şeklinde konuştu.

**– “Varlık Fonu ekonomiye esneklik getirebilir”**

Fuat Erbil, Türkiye Varlık Fonu’nun piyasalara muhtemel etkilerinin neler olabileceğine
ilişkin soru üzerine de, “Niyet ve kuruluş felsefesi anlamında baktığımızda ekonomiye
esneklik getirmesi ve imkan sağlaması yönünden faydalı olacaktır. Kaynak anlamında
yurt dışından fonlama sağlanabilinirse uzun vadeli kaynak çekilebilir. İnşallah 
memlekete faydalı olur.” ifadelerini kullandı. 

Erbil, “Türkiye’nin kredi notunun tekrar yatırım yapılabilir olması için neler yapılmalı?
Kredi derecelendirme kuruluşları kararlarında ne kadar objektif?” sorusuna ise şu
karşılığı verdi:

“Kredi düşürülürken yazılanların tersini yapmak gerekiyor. Bizim işimiz bankacılık.
Bizim reel sektördeki istihdamı artırıcı, ülkenin dışa dayalı ekonomisini tersine
çevirebilen, cari açığı minimize edip iş gücü yaratan, verimliliği artırarak katma
değer oluşturan reel ekonomiye geçmemiz lazım. Bence biz kendi işimize bakalım. 
Türkiye’nin daha fazla ihracat ve daha fazla döviz kazandırıcı işlemler yapması 
lazım. İnanın bunları yaparsak her şey gelir.”

**– “Yabancı para borç alma iştahı azalacak” **

Garanti Bankası Genel Müdürü Erbil, bankaların yurt dışından borçlanmalarına iki
yönden bakılması gerektiğini, dünyada faiz oranlarının artmasıyla likiditeden ziyade
maliyetlerde bir yükseliş yaşandığını, diğer taraftan da ekonomik risk primi nedeniyle
maliyetlerde bir miktar genişleme görüleceğini, tüm bunların yurt dışından borçlanmada
maliyetlerini yukarı çektiğini söyledi. 

Erbil, TL kullanımının artması ve bundan sonra da kullanımının artacak olmasının
yabancı para kredi talebini göreceli azaltacağını öngördüklerini kaydetti. 

Bankaların yabancı para borç verme ihtiyaçları veya fırsatlarındaki daralmanın borç
almalarını azaltacağını belirten Erbil, “Bu, stabilizasyon sağlayacak. Biz yurt 
dışına daha az borçlanma için gideceğiz. Bu bir dengeleyici faktör olacak. Likiditeye
ulaşımda bir sıkıntı görmüyorum. Fiyatlamalarda bir artış olacak, bu kolay düşmez.
ABD’nin faiz artırmasıyla birlikte bu biraz daha artabilir. Gelecekte Türk bankalarının
kredi portföylerinde yabancı paraların payı azalırken, pasiflerindeki yurt dışı 
borçlanmaların payının da göreceli azalacağını bekleyebiliriz.” şeklinde konuştu.
