# TMB: Deprem odaklı kentleşme gündemi kalıcı olsun

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/tmb-deprem-odakli-kentlesme-gundemi-kalici-olsun-50102h/
- Yayımlanma: 2020-01-31T11:21:58+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

TMB, Elazığ merkezli yaşanan depremin müteahhitlik kriterlerini  doğru belirleyecek
yasal altyapının tamamlanması ve etkin biçimde  uygulanması, yapı denetimlerinin
hassasiyetle yapılması, kentsel  dönüşüm sürecinin vakit kaybetmeden depreme karşı
sıfır toleransla  gerçekleştirilmesinin büyük önemini yeniden ortaya koyduğuna işaret
etti.
    Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB), ekonomi çevreleri ve sektör  tarafından
ilgiyle takip edilen Ocak 2020 İnşaat Sektörü Analizi Raporu’nu yayınladı. “Resesyon
Endişelerinden Kırılgan Toparlanmaya”  başlıklı analizde, küresel ve ulusal ekonominin
yanı sıra inşaat  sektörüne ilişkin veriler kapsamlı biçimde değerlendirildi.

Elazığ merkezli deprem öncesinde hazırlanan rapora ilişkin yapılan TMB açıklamasında,
yaşanan afetin bir kez daha deprem odaklı ve  çevreye duyarlı sürdürülebilir kentleşme
ihtiyacını acı bir şekilde  ortaya koyduğu vurgulandı. TMB açıklamasında, “Depremde
hayatını  kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır ve  yaralılara
acil şifalar diliyoruz. Bu elim hadise müteahhitlik  kriterlerini doğru belirleyecek
yasal altyapının tamamlanması ve etkin  biçimde uygulanması, yapı denetimlerinin
hassasiyetle yapılması,  kentsel dönüşüm sürecinin vakit kaybetmeden depreme karşı
sıfır  toleransla gerçekleştirilmesinin büyük önemini yeniden ortaya  koymuştur.
Deprem değil, ihmal ve kusurlu yapılar öldürür. Bu afetleri  gündeme geldikçe konuşulan
olaylar olmaktan çıkarmalı, deprem odaklı  ve çevreye duyarlı kentleşme vizyonunu
sürdürülebilir kılmalıyız”  değerlendirmesinde bulunuldu.

**    Resesyon endişelerinden kırılgan toparlanmaya geçildi**

    TMB Ocak 2020 İnşaat Sektörü Analizi Raporu’nda, dünya  ekonomisinin 2020 yılına,
resesyon korkularının tırmandığı 2019’dan  daha olumlu bir havada ancak tedirgin
bir başlangıç yaptığına  değinilirken, gelişmiş ya da gelişmekte olan ekonomilerde
çeşitli  iyimser senaryolara karşın kırılganlıkların sürdüğü belirtildi.
Raporda,
geçtiğimiz yıl bir çok bölgede, ekonomilerdeki olumsuz  ayrışmalar ve çıkar çatışmalarıyla
derinleşen jeopolitik riskler ile  sosyal huzursuzlukların, küresel konjonktür üzerinde
belirleyici  olmayı sürdürmesinin beklendiği kaydedilirken, “Küresel ısınma ve  
sonuçları halen gerçek anlamda kestirilemeyen dijital devrimin yol  açabileceği 
sorunlar da önümüzdeki dönemin öne çıkan riskleri  olmaktadır” denildi.    Türkiye
ekonomisinin ise zorlu geçen 2019 yılını dipten dönüşe  dair sinyaller arasında 
ve “en kötünün” geride kalıp kalmadığı  tartışmalarıyla tamamladığının belirtildiği
raporda, “Jeopolitik  riskler ve belirsizliklerle dolu bir gündemde büyüme hızını
2020 –2022 döneminde %5 düzeyinde sürdürmek gibi zorlu bir hedef ile karşı  karşıya
bulunulmaktadır” değerlendirmesi yapıldı.

**    Yarım kalan projeler ekonomiye kazandırılmalı**

    Türkiye ekonomisinde başlayan canlanmanın devam ettirilmesi ile  kısa ve orta
vadeli hedeflerin yakalanabilmesi için inşaat sektörünün  katkısının önemli olduğu
vurgulanan TMB İnşaat Sektörü Analizi’nde, şu  ifadelere yer verildi: “Mevcut tabloda
inşaat sektörü için önümüzdeki  dönemde kentsel dönüşüm sürecinin yeniden canlandırılması,
kamu – özel  işbirliği (KÖİ) projelerinin önceliklendirilerek verimlilik kriterleri
çerçevesinde uygulanması ile büyük altyapı projeleri için uygun  maliyetli dış finansman
temin edilmesinin önemine işaret edilmektedir.
Bununla birlikte, geçtiğimiz aylarda
KÖİ ile tamamlanan şehir  hastanelerine ilişkin olarak yeni projelerin finansal 
model  değişikliği ile genel bütçe dahilinde sürdürüleceği açıklanmıştır.”

Raporda, yatırım ve ödenek programı yapılarak öngörülebilirliğin  sağlanması, projelerin
önceliklendirilmesi, ödeneklerin  netleştirilmesi ve belli bir tamamlanma yüzdesine
sahip projelerin  bitirilerek bir an önce ekonomiye kazandırılması ihtiyacının öne
çıktığı vurgulandı. Bu çerçevede inşaat ve yatırım faaliyetlerine özel  bir nevi
Orta Vadeli Ekonomik Program talep edildi.
    Türkiye Müteahhitler Birliği’nin 
2019 yılını değerlendirdiği  raporda genel ekonomi ve sektöre ilişkin özetle şu 
tespitlere yer  verildi: 

**EKONOMİDEKİ DARALMA, SEKTÖRÜN İSTİHDAMINI ETKİLEDİ:** 2019 yılının  ilk 9 ayında
ekonomi yüzde 1, inşaat sektörü ise yüzde 9,8 oranında  küçülmüştür. Yaşadığı daralma
sonucunda sektörün istihdamdan aldığı  pay, yüzde 7 seviyesinden yüzde 5,8’e gerilemiş
durumdadır. TÜİK’in  işgücü istatistiklerine göre  sektörde istihdam edilen kişi
sayısı
Ekim ayı itibariyle geçen yıl 1,9 milyon seviyesinden bu yıl 1,6  milyon 
seviyesine inmiştir.

**10 BİN PROJE HEDEFİ AŞILDI:** Türk müteahhitlik firmaları,  yurtdışına açıldıkları
1972 yılından 2019 yılı sonuna kadar 126 ülkede  toplam 400,4 milyar ABD Doları 
tutarında 10 bin 108 proje  üstlenmiştir. Sektör, 2019 yılında ise yurtdışında toplam
tutarı 18  milyar ABD Doları olan 438 proje üstlenmiştir. Böylelikle dünya  ekonomisindeki
dalgalanmalar ve Türkiye’nin bölgesinde yaşanan siyasi  sıkıntıların etkisiyle yaşanan
kayıplarla yıllık 20 milyar ABD Doları  seviyesi aşılamamış, ancak toplam proje 
sayısında 10 bin hedefi  geçilmiştir. Geçen yıl özellikle Ortadoğu’da Türkiye aleyhine
oluşturulan algı neticesinde 3 milyar ABD Doları kadar iş kaybı  yaşandığı değerlendirilmektedir.
Türk müteahhitlerinin süren teminat  mektubu temini ve kontr-garanti kabulü sorunları
da iş kaybı  yaratmaktadır.

**SEKTÖRDEKİ KATMADEĞER YÜKSELİYOR:** Yurtdışında bugüne kadar en çok  proje üstlenilen
sektörlerin dağılımında kümülatif olarak ilk 5 sırada  konut, karayolu/tünel/köprü,
ticaret merkezleri, enerji santralleri ve  havalimanları bulunmaktadır. Geçtiğimiz
yıl sektörel dağılımda  karayolu/tünel/köprü projelerinin yüzde 15,9’luk pay ile
konut  projelerini (yüzde 13) geçmesi ise projelerdeki katma değerin  yükselmesi
açısından dikkat çekmiştir.

**LİDER PAZAR YİNE RUSYA:** Geçtiğimiz yıl proje büyüklüklerine göre  en fazla iş
alınan ülkeler Rusya Federasyonu, Katar, Kuveyt, Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan,
Suudi Arabistan, Irak, Macaristan ve Sırbistan olarak sıralanmaktadır. Lider pazar
Rusya’da 6,1 milyar ABD Doları büyüklüğünde toplam 56 proje üstlenilirken,  ülkeyi
toplam 1,2 milyar ABD Doları tutarında 7 proje ile Katar ve 1  milyar ABD Doları
tutarında 8 proje ile Kuveyt izlemektedir.

**FİNANSMAN VE TEMİNAT MEKTUBU SORUNLARI BÜYÜYOR:** Sektörün son  yıllarda pazar
çeşitliliğini artırması memnuniyet verici olmakla  birlikte, ağırlıklı olarak az
gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde  proje üstlenmesi nedeniyle finansman sorunu
da artarak sürmektedir.
Türkiye’de yerleşik bankalar tarafından verilen teminat 
mektupları ve  kontr-garantilerin bazı istisnalar dışında iş yapılan ülkelerde  
doğrudan kabul edilmemesi büyük sıkıntılara neden olmaktadır.Türkiye’nin son aylarda
düşüş kaydeden risk primi bu süreçte kamu ve  özel sektörümüzün elini güçlendiren
sevindirici bir gelişme olmuşsa da  sorunun devletlerarası görüşmelerle aşılması
ihtiyacı devam etmektedir.

**KONUT SATIŞLARINDA KIPIRDANMA BAŞLADI:** Sektörde finansman  sıkıntısı ve talep
daralması ile oluşan arz – talep dengesizliğinin  etkisi geçtiğimiz dönemde de devam
etmiştir. Faiz indirimleri ve  ekonomik göstergelerde toparlanmanın başladığına 
yönelik işaretlerle  sektörün özellikle konut segmentinde ikinci el satışlar tarafında
bir  kıpırdanma dikkat çekmektedir. Gelinen noktada, krediye talep ile  yatırımların
ve istihdamın artırılması konusunda sektörün  desteklenmesi olumlu olarak değerlendirilmiştir.
Bu adımların,  ekonomide belirsizliklerin giderilmesini ve öngörülebilirliğin  artmasını
sağlayacak politikalarla beslenmesine yönelik ihtiyaç ise  sürmektedir.

**GÜVEN ENDEKSİ ARTTI:** Ekonomik Güven Endeksi, yılın son ayında Tüketici Güven
Endeksi’ndeki düşüşün sınırlandırmasına rağmen %2,6  oranında artarak 93,8 olmuştur.
Böylece endeks, Temmuz 2018’den bu  yana en yüksek düzeye ulaşmıştır. Endeksin oluşturulmasında
kullanılan  tüketici güven endeksi dışındaki diğer güven endeksleri artmış ve  sırasıyla
reel kesim 108,7, hizmet sektörü 93,2, perakende ticaret
102,6 ve inşaat sektörü
68,9 değerlerini almıştır.
