# TMSF’den Sarıgül ile ilgili yeni açıklama

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/tmsfden-sarigul-ile-ilgili-yeni-aciklama-1011h/
- Yayımlanma: 2014-01-22T18:48:00+02:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), Bankekspres kaynaklı ödenmemiş kredi borcu
nedeniyle başlatılan kanuni takibe ilişkin spekülatif haber ve yorumlar yapıldığını
belirterek, Kurum’un bugüne kadar ki uygulamalarına uygun şekilde, son kanuni takipte
de rutin olarak borçlu oldukları tespit edilenlerin malvarlıklarına ihtiyaten haciz
tatbik edildiğini bildirdi. Esas takibe ilişkin yasal sürecin de işlediğini vurgulayan
TMSF, konunun cezai boyutuyla ilgili incelemelerin ise ayrıca devam ettiği bilgisini
verdi.

TMSF’den yapılan yazılı açıklamada kurum tarafından 5411 sayılı kanun kapsamında;
Fon’a devredilen bankalardan Bankekspres A.Ş. kaynaklı ödenmemiş kredi borcu nedeniyle
başlatılan kanuni takip sonucunda, kamuoyunda iradeleri ve istekleri dışında çeşitli
spekülatif haber ve yorumlar yapıldığını bildirdi.

Bu tarz haber ve yorumların daha ziyade işlemin zamanlaması ile bir kısım borçluların
kişisel özellikleri üzerinden yapıldığının görüldüğünü vurgulayan TMSF, “Söz konusu
alacak tahsil işlemine konu, borcu doğuran bilgi ve belgelere ulaşılması konusunda,
icrai takibe muhatap 9 kişi içinde yer alan banka hakim ortağının, Kasım 2013 tarihinde
Kurumumuza sunmuş olduğu belgelerden yola çıkılarak, gelişen süreçte gerek Kurum
ve gerekse ilgili banka nezdinde 2 aya yakın bir süre yapılan incelemeler sonucunda
Ocak 2014 tarihi itibariyle, 1998 yılında 3 milyon 500 bin dolar tekabül eden miktarda
banka kaynağının kullanıldığı ve dolanlı yollardan yine banka kaynağı kullanılarak
kredi borcunun kapatılmış gibi gösterildiği, bu şekilde kredi borcunun Banka kaynaklarından
finanse edilerek kapatılması nedeniyle aslında gerçekte borcun ödenmediği ve banka
kaynağının tahsil edilemediği anlaşılmıştır” ifadelerini kullandı.

TMSF, tahsil işlemine başlanılmasını bekletici veya geciktirici herhangi bir hukuki
sebebin de bulunmaması nedeniyle, 5411 sayılı Kanun kapsamında, bu kaynağı edinenler
ile bu kaynağın edinilmesine neden olanlar arasında yer alan Nahit Hayal, Çetin 
Kırışgil, Mustafa Sarıgül, Oktay Özkan, Fatih Aytekin, Altan Ayanoğlu, Cafer Sait
Okray, Korkmaz Yiğit ve Savaş Özcan hakkında Fon Kurulu kararı çerçevesinde alacak
tahsil işleminin başlatıldığını bildirdi. 

**Zamanaşımı 20 yıl**

Kurumun bugüne kadar ki uygulamalarına uygun şekilde, rutin olarak borçlu oldukları
tespit edilenlerin malvarlıklarına ihtiyaten haciz tatbik edilmiş ve esas takibe
ilişkin yasal sürecin de işlediğini vurgulayan TMSF, konunun cezai boyutuyla ilgili
incelemelerin ise ayrıca devam ettiği bilgisini verdi. TMSF, şunları kaydetti:

“Tamamen mevzuatın verdiği görev ve yetki kapsamında hareket edilmişken, sanki bugüne
kadar banka kaynaklı borçlardan hiç kimse takip edilmiyormuş da ilk defa adı geçen
borçlular böyle bir hukuki işleme muhatap oluyormuş gibi bir anlayışla, Kurumumuz
haksız bir şekilde bir takım siyasi ve güncel tartışmaların içine çekilmeye çalışılmaktadır.
Kurumumuz bugün itibariyle, aradan 16 yıl geçmiş olsa bile elde ettiği belgelere
ve bilgilere dayalı olarak kamuoyunda tartışma konusu yapılan iş bu alacak tahsil
işleminin haricinde birçok başka borçlu hakkında da yasal takip işlemini başlatmakta
ve sürdürmektedir. Zaten kanun koyucunun Fon alacaklarına ilişkin öngördüğü 20 yıllık
zamanaşımı süresi de bu amaca yöneliktir.”

**Fon, alacağı kararlarda bağımsızdır**

TMSF’nin batık bankalardan kaynaklı olarak halkın sırtına yüklenmiş olan maliyetin
azaltılması konusunda çalışma yapmakla görevli ve yetkili olduğunu vurgulayarak,
Kurum’un yasal olarak özerk yapısı dikkate alındığında, bu görevin ifasında Fon 
Kurulu’nun alacağı kararlarda bağımsız olduğunun altını çizdi. TMSF, açıklamasında,“
İdarenin her türlü işlemi yargı denetimine açık olduğuna, bugüne kadar bu işlemlere
muhatap kişilerin, kanuni haklarını bağımsız yargı mercileri önünde aradıkları veya
takibe konu borcu ödeme yolunu seçtikleri gözetildiğinde, söz konusu işleme muhatap
kişilerin de aynı şekilde hareket etme hakkına sahip oldukları açıktır” ifadelerini
kullandı.
