# Toplanan altın 75 tonu aştı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/toplanan-altin-75-tonu-asti-30804h/
- Yayımlanma: 2017-12-22T14:36:07+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

İstanbul Altın Rafinerisi (İAR) CEO’su Ayşen Esen, bankaların topladıkları ve Hazine’nin
altın tahvili ile birlikte bu yıl itibarıyla yastık altından sisteme katılan altının
75 tona yaklaştığını belirterek; bunu artırmak için hükümetin de farklı uygulamalar
üzerinde çalıştığını, gelecek yıl bazı bankaların da altın tahvili veya benzeri 
enstrümanları çıkaracağını tahmin ettiklerini söyledi.
 Türkiye’de yastık altında
100-200 milyar dolara tekabül eden 2 bin 500-5 bin ton arasında değişen miktarda
altın olduğu tahmin ediliyor. Türkiye yatırımlarını sadece iç tasarruflarla finanse
edemezken, dış finansman ihtiyacı ekonomiyi küresel finansta yaşanan dalgalanmalara
karşı kırılgan hale getiriyor. Bu çerçevede hükümet yastık altı altını da ekonomiye
kazandırıp kaynak yaratmak üzere çalışmalar yürütüyor. Esen ayrıca 2017’de ithalatın
daha yoğun olduğu bir yıl olduğunu, 2018’de ise altının ihracının ön planda olmasını
beklediklerini söyledi. Esen’in verdiği bilgiye göre; Türkiye’nin altın ithalatı
bu yıl altın fiyatlarının dış pazarlara göre daha yüksek olması, kuyum ve sanayi
sektörlerinin yanı sıra bankaların munzam karşılık kaynaklı talebi ve Dubai’deki
yeni vergi artışlarının ardından oradaki altın ticaretinin İstanbul’a yönelmesi 
nedeniyle arttı. Reuters ile yaptığı söyleşide Esen, yastık altında 100-200 milyar
dolara tekabül eden 2,500-5,000 ton arasında değişen miktarda altın olduğunu ve 
bu kaynağı çıkarmaya ağırlık verdiklerini söyleyerek, bu kapsamda altın bankacılığının
da bu yıl ivme kazandığını belirtti. TCMB’nin bankalardan munzam karşılığı olarak
altın kabul etmeye başlaması, sonrasında kabul edilecek altınlara hurda altını da
dahil etmesi altın bankacılığını daha da hızlandırırken, Hazine de Ekim’de altın
tahvili ihracı gerçekleştirdi. Hazine’nin ihracında birinci etabın tamamlandığını
söyleyen Esen, “Hazinenin yastık altındaki altının çıkarılması için tahvil çalışmasına
devam etmesinde fayda olduğu inancındayız” dedi ve şöyle devam etti: **“BİR BÜTÜN
OLARAK ELE ALINMASI GEREK”** “Sektördeki 11 bankanın topladığı altın miktarı geçen
yıl sonunda 60 ton oldu. Bu yıl sonu itibarıyla ise Hazine’nin çıkardığı devlet 
tahvili dahil olmak üzere bankaların topladığı altın 75 tona yaklaştı.” Ancak Esen
bunun yeterli olmadığını söyleyerek, “Örneğin vatandaşın bankaya getirdiği fiziki
altın banka tarafından teminat olarak kabul edilerek bir yandan faiz işlemeye devam
ederken, bir yandan da o teminat karşılığı kredi verilebilir. Bu işin bir bütün 
olarak ele alınması gerek ve devletinde bu konuya önem verdiğini biliyoruz. 2018
ve sonrası yastık altındaki altının çıkarılmasına yönelik çalışmaların devam ettirildiği
bir dönem olacağına inanıyoruz” dedi. TCMB 2011 yılında altın depo hesaplarını da
zorunlu karşılığa tabi yükümlülüklere dâhil ederken, 2016’dan beri hurda altını 
da kabul ediyor. Esen hükümetin munzam karşılıklar üzerinde çalışmaya devam ettiğini,
yastık altındaki altının daha fazla çıkarılabilmesi için bu oranın da önümüzdeki
dönemde artırılmasının çok faydalı olacağını söyledi. **“BANKALAR DA ALTIN TAHVİLİ
ÇIKARABİLİR”** Hazine Ekim ayında ilk defa altın tahvili ve altına dayalı kira sertifikası
ihracı gerçekleştirdi. Bu ihraçlar sonucunda 1.15 ton altın tahvili ve 1.32 ton 
altına dayalı kira sertifikası olmak üzere toplam 2.46 ton altın karşılığı senet
ihraç edilirken bu ihraçlara 2018 yılında da devam edilmesi planlanıyor. Hükümetin
tahvil ihracı ardından Denizbank da aralık başında KAP’a yaptığı açıklama ile yurtiçinde
nitelikli yatırımcılara 13.5 ton altın büyüklüğüne kadar kıymetli maden bonosu ihracına
karar verdiğini duyurdu. Esen, devletin altın tahvili ihracının başarılı olmasıyla
Denizbank’ın ardından altın bankacılığında aktif olarak çalışan diğer bazı bankaların
da tahvil ihracı üzerinde çalıştığını söyleyerek, “2018’de altına ilgisi yoğun olan
diğer bankalardan da yeni tahvil ihracı ve farklı uygulamaları bekliyoruz” dedi.**
2017’DE YOĞUN İTHALAT** Esen, bu yıl Türkiye’deki altın fiyatlarının dış piyasalardan
daha yüksek olduğunu, bu avantaj nedeniyle Türkiye’ye altın satmanın daha çok tercih
edildiğini söyleyerek, “Altının ons fiyatının yüksek olmasının yanı sıra dolar/TL’deki
yükselişin de etkisiyle Türkiye’deki altın fiyatı dış pazarlara göre yüksekti. Bu
da satış yapmak isteyen yabancı banka ve kuruluşların Türkiye’yi tercih etmesine
neden oldu” dedi. Öte yandan yurtiçi üretimi karşılamak adına da yoğun ithalat yapıldığını
söyleyen Esen, “Ne zaman dünya pazarlarında önemli bir oyuncu olmaya başlıyor ve
fiyat avantajı elde ediyorsunuz, o ülkeler de siz tercih etmeye başladığında ihracatınız
da artmaya başlıyor. Burada altın sadece kuyum sektörüne değil, sanayiye ya da bankalara
gidiyor. Örneğin yatırımcı fiyatın uygun olduğu zamanda almak ister ama banka için
o dönemde rezerv tutma ihtiyacı varsa almak zorundadır. Yapılan ithalatın mutlaka
ihracat yansıması olmayabilir” dedi. Bu yıl TCMB’nin de ciddi şekilde altın toplamaya
başladığını söyleyen Esen, şöyle devam etti: “TCMB’nin 100 ton civarı kendisinin,
kalanı ise munzam karşılığı olarak bankalardan gelen olmak üzere toplam 500 ton 
rezervi var ve bunun büyük kısmı Londra’daki kasalarda duruyor. Oysa merkez bankaları
uluslararası piyasalarda gücünü artırmak için kendi ellerindeki rezervi artırmak
istiyor. Bu doğrultuda TCMB de yurtiçinde ciddi alıma başladı. Yurt içi kaynaklar
yeterli gelmediğinden doğal olarak bu talepler de ithalatı artırmakta.” Borsa İstanbul
verilerine göre 11 aylık dönemde 320.8 tonluk rekor seviyede ithalat yapıldı. TÜİK
verilerine göre Ekim 2017 itibariyle Türkiye’nin altın ihracatı 6.1 milyar dolar,
ithalatı ise 14 milyar dolar oldu. Geçen yılın tamamında 8.2 milyar dolarlık ihracata
karşılık 6.5 milyar dolarlık ithalat yapılmıştı.
