# Toplumun yüzde 90’ı şahsi ekonomisinden endişeli

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/toplumun-yuzde-90i-sahsi-ekonomisinden-endiseli-52736h/
- Yayımlanma: 2020-05-04T08:31:28+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Ipsos Araştırma Şirketi’nin değerlendirmesine göre toplumun yüzde 90’ına yakın kısmı
şahsi ekonomisine dair endişe duyuyor.

Ipsos Araştırma Şirketi, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle yaptığı
anketin sonuçlarını açıkladı. Milliyet gazetesi için hazırlanan araştırmanın sonucunda
şu değerlendirmelerde bulunuldu:

“Henüz çok başında olsak bile toplumda bir rahatlamanın ilk işaretlerini aldığımızı
söyleyebiliriz. Bu farklı bakışın 2 temel nedeni olabilir, zaman geçtikçe konuya
dair bilgi düzeyimizin artması ve salgın nedeniyle alınan önlemlere, bu yaşam koşullarına
alışmamız. Bilgi düzeyindeki artışın etkisini özellikle salgının kontrol altına 
alınma süresine dair tahminlerimizin değişiminde görüyoruz. Başlangıçta birkaç ay
içinde kontrol altına almak mümkün olacak diye düşünüyorduk, daha sonra problemin
büyük olduğunun ve sürenin de 6 aydan kısa olamayacağının farkına vardık. Yeni yaşam
atmosferimize de alışmaya başladık, ilk hafta çok fazla endişeliydik, hala da endişeliyiz
ancak artık başlangıçtaki kadar değil. Baskın duygusu endişe olanların oranı yüzde
66’dan yüzde 49’a kadar geriledi.

Bu kısmi rahatlamanın etkisini evden dışarıya çıkanların oranındaki artışta da gözlemliyoruz.
1 hafta boyunca evden hiç çıkmayanların oranı bir ara yüzde 37’ye yükselmişti, son
hafta yüzde 29’a kadar geriledi, ki hala toplumun bir kısmının sokağa çıkma yasağının
devam ettiğini göz önüne alırsak aslında hiç de yüksek bir oran değil. Evden çıkanların
amacı genel olarak zorunlu ihtiyaçları gidermek. Salgının kendisi ve ailesi için
ciddi bir tehlike oluşturduğunu düşünenlerin oranında birkaç hafta öncesine kıyasla
düşüş var.

‘Meselenin günlük yaşam boyutuna dair bakışımızda bilincimizin ve alışkanlığımızın
artması ile rahatlamaya başladık’

Salgın sonrasında yaşamımızın ciddi şekilde değişeceğini düşünenlerin oranında küçük
bir düşüş görüyoruz. (Yine de toplumun hâlâ yüzde 68’inin bu yönde düşündüğünü unutmamak
lazım.) Hâlâ sıcaklığını koruyan, zaman ilerledikçe hiç gerilemeyen endişe ise ekonomik
endişe. Toplumun yüzde 90’ına yakın kısmı şahsi ekonomisine dair endişe duyuyor.
Özetle meselenin günlük yaşam boyutuna dair bakışımızda bilincimizin ve alışkanlığımızın
artması ile rahatlamaya başladık, ancak ekonomiye dair büyük endişemiz hala baki.
Sorunun sağlık boyutu yerini yavaş yavaş işsizlik, geçim korkusuna bırakmaya başlıyor.
Dünyanın geri kalanında da sağlık tedbirlerinin aşama aşama kaldırıldığını ve tartışmaların
ana ekseninin ekonomik ekosistem üzerine kaydığını gözlemliyoruz. Kovid-19 fırtınası
sonrası için finansal hasar tespit çalışmaları şimdiden başladı. Önümüzdeki ayların
ve maalesef belki de yılların gündemi bu olmaya devam edecek gibi görünüyor.

İlk vakanın görülmesinden itibaren toplumun hemen hemen her bireyi salgın ile ilgili
haberleri takip ediyor. Edinilen tüm bu bilgiler ve virüsün süresinin daha da uzun
süreceğine yönelik görüşler sonucu virüs sona erse bile hayatın radikal bir şekilde
değişeceği konusunda görüş birliği var. Ancak son dönemde bu görüş biraz daha zayıflıyor,
bunun sebebi vakalar ile ilgili daha pozitif bilgilerin duyulmasından kaynaklanıyor
olması ve aynı zamanda kanıksamak ve süreçten sıkılmak olarak da yorumlanabilir.”
