# Trafik sigortasında hesaplama sorunu var

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/trafik-sigortasinda-hesaplama-sorunu-var-9397h/
- Yayımlanma: 2016-01-24T10:58:00+02:00
- Yazar: Haber Merkezi

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı İbrahim Çağlar, kamuoyunda yoğun şikayete konu
olan zorunlu trafik sigortası priminde yüksek artışın, sigorta şirketlerinin hasar
maliyeti hesabı yapmasını imkansızlaştıran yasal boşluklardan kaynaklandığı söyledi.

İTO’dan yapılan açıklamaya göre, Sigorta teminatı tanımlarının net olmaması nedeniyle
farklı yargı kararları çıktığını belirten Çağlar, bu uygulamalardan ne araç sahiplerinin
ne de sigortacıların memnun olduğunu vurguladı.

Basında çıkan 4 bin liralık bir otomobile bin 250 lira zorunlu trafik sigortası 
primi istendiği haberlerini kaygıyla izlediklerini belirten İbrahim Çağlar, “Araç
sahipleri son derece haklı bu kadar yüksek prim olmaz. Öte yandan prim ve poliçe
sayısı artarken, sigorta şirketlerinin zarar etmediği tek bir yıla bile rastlamak
mümkün değil. Primler yükselirken acentelerin komisyonu aşağı iniyor. En önemlisi
de prim yüksek diye trafikte zorunlu sigortasız dolaşan araç sayısı 4 milyonu buldu.
Bu durum önce can güvenliği açısından risk oluşturuyor. Türkiye ekonomisi açısından
ise ciddi bir kayıp. Sigorta bedellerini ödenebilir seviyeye geri çekmek için gerekli
düzenleme bir an önce yapılmalı” diye konuştu.

Çağlar, zorunlu sigortadaki prim artışının sigorta sektörü ve yargının ‘tazminat
hesaplama yöntemi’ arasındaki farklılıktan kaynaklandığı gerçeğine dikkati çekti.

** “Hasar alıcıları türedi”**

Yasal boşluklar nedeniyle hasar aracıları olarak tabir edilen bir kesimin ortaya
çıktığını belirten İTO Başkanı Çağlar, “Can kayıpları kapsamında açılan dosyaların
ticari bir iş olarak görülmesi son derece yanlış. Üstelik bir dava ortalama 3.5 
yıl sürdüğü için, sigortalıya bu rakam zamanında ödenmiyor. Tazminatın yüzde 25’
ini alan ise yeni türeyen hasar aracıları oluyor” ifadelerini kullandı.

Diğer tazminat hesap tartışmasının da sürekli sakatlık, destekten yoksun kalma ve
araçtaki değer kaybı konusunda yaşandığını söyleyen Çağlar, şunları kaydetti:

“Benzer kazalarda aynı özelliklere sahip iki kişiden biri 100 bin lira tazminat 
alıyor, diğeri ise 200 bin lira. Yani hesapta standart yok. Üstelik geriye dönük
açılan 10 yıllık davalar bile var. Geçmiş 10 yıllık tazminatı sigortacılara ödetmenin
bedeli ise sektöre zarar, araç sahiplerine de prim artışı olarak dönüyor. Hesaplama
yönteminin yasalarda açıkça belirtilmesi çok yerinde olur.”
