# Tüketicinin güveni yok ama reel kesim ve ticarette güven var

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/tuketicinin-guveni-yok-ama-reel-kesim-ve-ticarette-guven-var-576yy/
- Yayımlanma: 2020-01-29T20:19:00+03:00
- Yazar: Metin TÜRKYILMAZ

Bilindiği gibi tüketici güven endeksi 13 yıl 8 aydır iyimserlik sınırı olan 100’
ün altında seyrediyor. Endeks, 2006 yılı Haziran ayından bu yana “iyimserlik sınırı”
olan 100’ü geçemedi. En son 100’ün üzerinde olduğu tarih, 100,7 ile 2006 Mayıs ayıydı.

 

Türkiye İstatistik Enstitüsü’nün (TÜİK) 29 Ocak 2020’de açıkladığı 2020 Ocak ayı
için 97,1 olan ekonomik güven endeksinin, tüketici, hizmet sektörü ve inşaat sektörü
güven endeksleri dışındaki unsurları olan reel kesim ile perakende ticaret sektöründe
endeks değerleri iyimserlik sınırı olan 100’ün üzerinde seyrediyor.

 

Ekonomik güven endeksi, tüketici ve üreticilerin genel ekonomik duruma ilişkin değerlendirme,
beklenti ve eğilimlerini özetleyen bir bileşik endeks. Endeks, mevsim etkilerinden
arındırılmış tüketici güven endeksi, reel kesim, hizmet, perakende ticaret ve inşaat
sektörleri güven endekslerinin alt endekslerinin ağırlıklandırılarak birleştirilmesinden
oluşuyor. Ekonomik güven endeksinde en büyük ağırlık yüzde 40 ile reel kesim (imalat
sanayi) güven endeksine ait. Bunu yüzde 30 ile hizmet sektörü, yüzde 20 ile tüketici,
yüzde 5’er ile perakende ticaret ve inşaat sektörü güven endekslerinin ağırlıkları
izliyor. Endeks, TÜİK ve Merkez Bankası işbirliğiyle yürütülen tüketici eğilim anketi,
Merkez Bankası tarafından yürütülen iktisadi yönelim anketi ve TÜİK tarafından gerçekleştirilen
hizmet sektörü eğilim anketi, perakende ticaret sektörü eğilim anketi ve inşaat 
sektörü eğilim anketlerinden hesaplanıyor.

 

Her ne kadar Ocak ayında ekonomik güven endeksi, Aralık 2019’a göre yüzde 0,6 artışla
96,5’den 97,1 düzeyine çıksa da yine de iyimserlik sınırı olan 100’ün altında kaldı.
Mart 2018’den bu yana da 100’ü aşamadı. En son Mart 2018’de endeks 101,9 düzeyindeydi.
Bir diğer ifadeyle ekonomik güven endeksi de 20 aydır iyimserlik sınırı olan 100’
ün altında seyrediyor.

 

Ocak ayı verilerine göre, mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksleri, Aralık
2019’a göre tüketicide yüzde 0,1 artışla 58,8’e, inşaat sektöründe yüzde 14,6 artışla
78,9’a, hizmet sektöründe yüzde 2,2 artışla 95,2’ye çıksa da iyimserlik sınırı olan
100’ün altında kaldı.

 

Buna karşılık, aynı dönemde reel kesim güven endeksi yüzde 2,1 gerilemeyle 106,4’
e inerken, perakende ticaret sektörü güven endeksi yüzde 2,2 artışla 105’e çıktı.
Fakat hem reel kesim hem perakende ticaret sektörlerinde çok fazla olmasa da bir
iyimserlik hali devam ediyor.

 

Şimdi şu soruyu sormak gerekiyor. Endeks literatüründe reel kesim olarak tanımlanan
imalat sanayinde yani üretici kesim ile perakende ticaret sektörlerinde iyimserliğin
sebebini, üretilen malları tüketen kesim olan tüketici güven endeksinde iyimserlik
sınırın 41,2 puan altında kalan kötümserlik hali ortadayken anlamak da açıklamak
da mümkün değil. Özellikle gelecek 12 aylık dönemde konut tamiratına para harcama
ihtimali 200 üzerinde 23,1’de, otomobil satın alma ihtimali 11,4’de, konut satın
alma veya inşa ettirme ihtimali 7,6’de kalırken inşaat sektöründe yüzde 14,6 artışla
78,9’a çıkan güven endeksini açıklamak da imkansız. Kimse tek tüketici ülke içindeki
tüketici değil, ihracat da var, ülke dışındaki tüketiciler de var demesin. İnşaat
sektörü ve perakende ticaret sektörü temel olarak ülke içine çalışıyor. İmalat sanayinin
üretiminin çok büyük bölümü de iç piyasaya yönelik. Dünyanın hali de ihracatın durumu
da ortada. İhracat umuduyla bu açıklanamaz.

 

Denir ya “umut fakirin ekmeği”. Burada umutlu olanlar fakirler değil imalat sanayicileri
ve ticaretle uğraşanlar. İnşaatçıların güveni, umudu da hızla artıyor. Tüketicinin
hali ortadayken bakalım bu kesimler, güvenlerinin, umutlarının karşılığını alabilecekler
mi?
