# “Tüketime dayalı büyüme bir yere kadar”

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/tuketime-dayali-buyume-bir-yere-kadar-24h/
- Yayımlanma: 2013-09-13T14:58:00+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, basınla biraraya
geldiği toplantıda büyüme rakamlarına ilişkin bir değerlendirme yaparak, “Artık 
sadece büyüme rakamlarına bakmak kadar büyümenin kalitesine ve büyümenin hangi kaynaklardan
geldiğine de bakmanın gerekli olduğu bir döneme giriyoruz.” dedi. Diğer ülkelerin
ekonomilerinde sorunlar yaşanırken, Türkiye ekonomisinin büyümesini sevindirici 
olduğunu söyleyen Bahçıvan, şöyle devam etti:

“Üretim, finansal istikrarın da toplumsal istikrarın da cari açıktan kaynaklanacak
olan sıkıntıların da en güçlü sigortasıdır. 2010 ve 2011 yıllarında görüldüğü gibi
dış kaynak finansmanına ve tüketime dayalı büyümenin sürdürülebilir bir yanı yok.
2012 yılı büyümesi bunu gösterdi. Şimdi 2013 yılında da bunu görüyoruz. Yani, dış
finansman kaynakları kısıldığı ya da sınırlandırıldığı anda büyüme hemen düşüveriyor.
Türkiye şu anda bu konuda yol ayrımını yapmak zorunda. Finansın yaratmış olduğu 
huzurla, sadece finanstan gelen mutluluk kaynağıyla bir yere kadar geldik. Finansal
istikrara dayalı mutluluklar dönemseldir. Tüketime dayalı büyümeyle bir yere kadar
gelinebilir. Artık değişime ihtiyaç var. Türkiye’nin halen elinde, yeni bir sanayi
hamlesi yapabilmesi için, henüz bozulmamış bir finansal istikrar kozu var.”

**“Sınırsız para hakimiyetinin ağababası FED”**
ABD Merkez Bankası FED’in dünya 
ekonomisinde paranın kontrolsüz hakimiyetinin olduğu bir süreçte önemli bir güç 
olduğunu söyleyen İSO Başkanı, şöyle konuştu:

“Biz, arz-talep dengesinin ekonominin dengesi olduğunu öğrenmiştik. Oysa şimdi, 
ekonomi adeta finansın emri altına girdi. Fiktif yaratılan talep ve arzularla paraya
dayalı taleplerle fiyatlar istedikleri gibi değiştiriliyor. Birkaç parmak bu işi
değiştirebiliyor. Arz-talep değil, para ekonomiyi yönetiyor. Sınırsız bir para hâkimiyeti
var. FED de bu sınırsız para hâkimiyetinin ağababası. Avrupa ve Amerika ekonomisinden
gelen iyi haberler, dünyanın öteki ülkelerini rahatsız eder hale geldi. Garip bir
durum var. Bir morfin etkisi oluşmuş. Adamlar aslında uyarıyor da; ‘bu morfini keseceğiz’
diyorlar. Herkes kendini morfinsiz yaşama hazırlamalı. Bu kadar finans hakimiyeti
olan dünya ekonomisinin kendisini sorgulaması gerekiyor. Bu yapı, üretimden kopmuş,
insandan kopmuş bu ekonomik düzen saadet getirmez. Bu yapının mutluluk getirmeyeceği
aşikar.”

 
