# Tüpraş: Ceza hukuki değil…

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/tupras-ceza-hukuki-degil-965h/
- Yayımlanma: 2014-01-20T12:39:00+02:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Tüpraş, Rekabet Kurulu tarafından verilen cezaya ilişkin, 1998 yılından bugüne kadar,
Otomatik Fiyatlama Kararnamesi olarak bilinen 98/10745 sayılı Bakanlar Kurulu kararına
paralel fiyatlandırma yapıldığını bildirdi.

Tüpraş Kurumsal İletişim Müdürlüğü’nden yapılan yazılı açıklamada, şirket nezdinde
Rekabet Kurulu tarafından yürütülen soruşturma sonucunda kurulca Tüpraş’a 412 milyon
lira ceza verilmesi yönünde oy çokluğu ile verilen kararın özetinin Rekabet Kurulu’nun
internet sitesinde 17 Ocak’ta yer aldığı hatırlatılarak, “Bu açıklamada özetle Tüpraş’ın
fiyatlandırma ve sözleşmelere ilişkin uygulamaları yoluyla hakim durumunu kötüye
kullandığı, bu suretle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 6’ncı maddesini
ihlal ettiği iddia edilerek, bu çerçevede 2013 mali yılı sonunda oluşması beklenen
cironun takdiren yüzde 1’i oranında olmak üzere 412 milyon lira idari para cezası
verilmesine karar verildiği belirtilmektedir” ifadesi kullanıldı.

**Ceza 2 ay 20 günlük döneme ilişkin**

“Henüz gerekçeli karar yazılmadığından konu iddia ve kararın ayrıntıları ile açık
yasal dayanakları bilinmemekle birlikte verilen kısa karardan anlaşıldığı kadarıyla
söz konusu idari para cezasının esas olarak 5 yıllık inceleme süreci içinde bütün
dünyada ekonomik ve finansal krizin en yoğun olarak yaşandığı 11 Ekim 2008-1 Ocak
2009 tarihleri arasındaki 2 ay 20 günlük dönemde aşırı fiyatlama yapıldığı iddiasıyla
verildiği anlaşılmaktadır.”

Tüpraş’ın her ne kadar ülkede kurulu tek rafineri şirketi olsa da akaryakıt piyasasının
1 Ocak 2005 tarihinde yürürlüğe giren Petrol Piyasası Kanunu ile tamamen serbestleştirildiği
belirtilen açıklamada, piyasa oyuncularının herhangi bir miktar sınırlaması olmaksızın
Türkiye’ye akaryakıt ithal edebildiği kaydedildi.

Açıklamada, bu nedenle akaryakıt dağıtım şirketlerinin ticari ve mali tercihlerine
bağlı olarak istedikleri miktarda akaryakıtı Karadeniz Bölgesindeki 18 rafineri 
ve Akdeniz Bölgesindeki 53 rafineri başta olmak üzere dünyanın herhangi bir yerinden
ithal edebildikleri vurgulanarak, “Buna bağlı olarak da Tüpraş, bölgede bulunan 
71 adet rafineri başta olmak üzere tüm rafinerilerle tam bir rekabet içinde çalışmaktadır.
Örneğin, Samsun veya Trabzon’a Ukrayna Sivastopol’dan ithalat yapmak, İzmit Rafinerisine
göre,  Mersin veya Antalya bölgesine İsrail’den ithalat yapmak, İzmir Rafinerisi’ne
göre navlun olarak daha düşük maliyetlidir” ifadelerine yer verildi.

Mevcut vergi düzenlemesine göre Tüpraş’tan alımlarda rafineri çıkış fiyatının 1,5
katı tutarındaki ÖTV’nin baştan ödendiği, ithalatta ise dağıtım şirketinin satış
yaptığı anda tahakkuk ettiği belirtilen açıklamada, “Bu da üretim yapan rafineri
şirketimiz aleyhine ithalata büyük bir finansal avantaj sağlamaktadır” denildi. 

**Bakanlar Kurulu kararına uygun fiyatlama yaptık**

Açıklamada, yılda yaklaşık 16,5 milyon ton tüketimi olan ülkenin temel taşıma akaryakıtı
motorinde Türkiye pazarının sadece yaklaşık yüzde 34’ünün Tüpraş üretimi ile karşılandığı
vurgulanarak, şöyle devam edildi:

“Rekabet Kurulu tarafından yapılan 5 yıllık inceleme sonucunda, aşırı fiyatlama 
iddiasında bulunulan 11 Ekim 2008-1 Ocak 2009 tarihleri arasındaki 2 ay 20 günlük
dönemin öncesinde ve sonrasında, yani 1998 yılından bugüne kadar, Tüpraş, Otomatik
Fiyatlama Kararnamesi olarak bilinen 98/10745 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’na paralel
fiyatlandırma yapmıştır. 1998 yılından itibaren temel alınan fiyatlandırma sistemi
metodunun esasında ürünün Akdeniz Piyasa Fiyatı ile Dolar/TL döviz kuru iki önemli
değişkendir. Akaryakıtın Akdeniz piyasasındaki CIF fiyatı ve Dolar/TL döviz kuru
çarpılarak bulunan referans fiyatla, günlük referans fiyat arasındaki farklılık 
belirli bir yüzdeyi geçtiğinde, fiyat değişikliği artış veya düşüş yönünde piyasaya
yansıtılmaktadır.”

Bu göstergeler ve işleyişle her yıl ürün bazında artış ve düşüş olarak ortalama 
20-30 fiyat değişimi yaşandığına dikkat çekilen açıklamada, 1998 yılından beri kamu
ve özel sektör yönetimlerindeki Tüpraş tarafından uygulanan bu metodun ilgili ve
yetkili tüm kamu kurum ve kuruluşların da tercihi olduğu kaydedildi.

**Piyasa belirsizliğinin arttığı dönem**

Piyasada düzen ve işlerliğin sağlanması, denetimlerin daha sağlıklı olarak gerçekleştirilebilmesi
için günlük fiyat değişiminin gerek ilgili kurumlar gerekse siyasi makamlar olmak
üzere otoriteler tarafından tercih edilmediği vurgulanan açıklamada, şöyle devam
edildi:

“Fiyatlandırma dönemsel olarak değerlendirildiğinde, 1998’den sonraki 15 yılın 2006
yılına kadar olan 7,5 yılı kamu dönemine aittir ve fiyatlama ile ilgili herhangi
bir problem gündeme gelmemiştir. 2006–2008 yılları arasındaki dönemle ilgili olarak
yine aşırı fiyat iddiasıyla yapılan incelemede 24 Temmuz 2008 tarihli Rekabet Kurumu
Ön araştırma Raporuna göre soruşturma açılmaya dahi gerek duyulmamıştır. 1 Ocak 
2009 tarihinden bugüne kadar geçen 5 yıl için de herhangi bir olumsuz tespit bulunmamaktadır.

Temmuz 2008 – Aralık 2008 döneminde ise 1929 ekonomik buhranı ve İkinci Dünya Savaşı
sonrası en büyük küresel finansal kriz yaşanmıştır. Bu dönemin petrol tarihinde 
de bir benzeri yoktur. Temmuz 2008’de 144 Amerikan Doları olan ham petrolün varili,
altı aylık bir süreçte 36 Amerikan Doları seviyesine düşmüştür.”

Açıklamada, gerek döviz kuru gerekse hampetrol fiyatlarında yaşanan yüksek fiyat
hareketlerinin piyasanın belirsizliğini arttırdığı, Ekim 2008’de yaşanan büyük ekonomik
kaybın, Kasım 2008’de de tekrarı halinde hampetrol ve akaryakıt ürünleri ithalinde
ortaya çıkabilecek sıkıntılarla ilgili olarak ilgili kurum ve bakanlıkların önceden
bilgilendirildiği anlatılarak, “2 ay 20 günlük bu dönemde şirketimizce benzin fiyatı
10 kez, motorin fiyatı ise 9 kez düşürülmüştür. İlgili dönemde dahi Tüpraş, Avrupa
ve bölgesindeki diğer ülke rafinerilerinden daha hızlı bir şekilde fiyat indirimlerini
gerçekleştirmiştir” ifadesi kullanıldı.

**Akaryakıt ikmali zararına sürdürüldü**

Yaşanan büyük ekonomik kriz nedeniyle pek çok rafineri şirketinin de faaliyetini
durdurduğu ve iflas ettiği bu dönemde Tüpraş’ın da yaklaşık 850 milyon lira zarar
ettiğine dikkat çekilen açıklamada, buna rağmen ülkenin akaryakıt temin güvenliğini
ön plana alan şirketin, ülkenin akaryakıt ikmalini zararına da olsa sürdürdüğü bildirildi.

Açıklamada, uluslararası akaryakıt fiyatları ve döviz kuruna bağlı olarak hesaplanan
rafineri satış fiyatına ek olarak, akaryakıt üzerinden alınan vergilerin ve dağıtım
şirketleriyle bayilerin masraf ve kar paylarının akaryakıt pompa fiyatlarının oluşmasında
belirleyici olduğu kaydedilerek, şöyle devam edildi:

“Aşırı fiyatlama iddiasında bulunulan 11 Ekim 2008-1 Ocak 2009 tarihlerindeki akaryakıt
pompa fiyat bileşenleri aşağıdaki grafiklerde karşılaştırmalı olarak yer almaktadır.
Grafikten de görüleceği üzere, dönem başında benzin pompa fiyatının yüzde 25’ini
oluşturan rafineri satış fiyatı yüzde 16’ya, motorinde ise yüzde 35’ten yüzde 26’
ya gerilemiştir. Aynı dönemde vergi yükü ise benzinde yüzde 63’ten yüzde 70’e, motorinde
yüzde 51’den, yüzde 58’e yükselmiştir. Bu çerçevede, şirketimizin rafineri satış
fiyatlarını indirdiği bu dönemde pompa fiyatlarındaki vergi etkisi açıkça görülmektedir.”

**Yatırımlara devam edeceğiz**

Koç Holding tarafından 26 Ocak 2006’da 13 konsorsiyumun katıldığı ihalede yüzde 
51 hissesi 4 milyar 140 milyon Amerikan doları bedelle devralınan Tüpraş’ın merhum
Vehbi Koç’un “Ülkem varsa, ben de varım” felsefesi ile devam eden yatırımlarının
tamamlanması ile 2015 yılı itibarıyla toplam 5,5 milyar Amerikan doları tutarındaki
yatırımı hayata geçirmiş olacağı vurgulanan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Şirketimiz, ülkemizin akaryakıt ihtiyacını en üst kalitede ve güven ile sağlamak
üzere geçmişte olduğu gibi bugün de tüm mevzuat ve düzenlemeleri esas alarak üzerine
düşen yükümlülükleri yerine getirmek üzere her koşulda üretimini sürdürmeye ve yatırım
yapmaya devam edecektir.

Rekabet Hukuku ve Rekabet Kurulu’nun ‘bugüne kadar’ istikrar kazanmış uygulama ve
kararlarında zarar edilen dönemler için aşırı fiyat iddiasında bulunulmamasına rağmen,
fiyatlarını rakip rafinerilerden daha hızlı indiren ve ülkemizin akaryakıt ikmal
güvenliğini ön plana aldığı için Ekim-Aralık 2008 döneminde 850 milyon lira zararı
göze alarak faaliyetlerini basiret ve istikrarla sürdüren Tüpraş için, yukarıdaki
açıklamalarımızın tamamı dikkate alındığında, aşırı fiyatlama iddiasıyla ceza kesilmesi,
konu ile ilgili ulusal ve uluslararası mevzuata aykırı olduğu gibi Rekabet Kurulu’nun
içtihat haline gelmiş kendi kararlarına da aykırıdır. Bu nedenle de söz konusu idari
para cezası ile ilgili olarak tarafımızca tüm yasal haklarımızın kullanılacağı hususunu
kamuoyunun bilgilerine sunarız.”
