# Türk çelik sektörünün karbon maliyeti 400 milyon doları bulabilir

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/turk-celik-sektorunun-karbon-maliyeti-400-milyon-dolari-bulabilir-68544h/
- Yayımlanma: 2021-08-11T14:45:01+03:00
- Yazar: Selim Soydan

Bloomberg HT’nin haberine göre Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne ihraç ettiği çelik 
rakamlarına bakıldığında, AB’nin karbon sınırı uygulamasının çelik sektörüne maliyetinin
yıllık 436 milyon dolar ile 581 milyon dolar arasında olabileceği tahmin ediliyor.

Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin verilerine göre, Türkiye 2020 yılında AB’ye yaklaşık
6,6 milyon ton çelik ihracatı gerçekleştirdi. İhraç edilen miktarın ne kadarının
cevherden üretim, ne kadarının hurdadan üretim olduğu verilerde paylaşılmazken Bloomberg
HT’ye konuşan kaynaklar AB’ye ihracatın büyük bir kısmını hurdadan üretilen çeliğin
oluşturduğunu dile getirdiler.

### **Türkiye’deki çelik üretiminin yüzde 75’i hurdadan**

Sanayi Bakanlığı ve Türkiye Çelik Üreticileri Derneği’nin raporlarına göre de Türkiye’deki
çelik üretiminin yüzde 75’ini hurdadan üretim oluşturuyor.

Kardemir’in 2020 yılı sürdürülebilirlik raporuna göre, cevherden çelik üreten şirketin
karbon salınımı üretilen 1 ton çelik başına 2,3 ton olarak gerçekleşirken Nature
Communications’da yayımlanan bir araştırmaya göre hurdadan üretilen 1 ton çelik 
başına ortalama karbon salınımı yaklaşık 1 ton seviyesinde bulunuyor. 

### Tarifelendirme farklılığı 145 milyon dolar oynatıyor

Stockholm Çevre Enstitüsü İklim ve Politika Ekibi Başsekreteri Gökçe Mete, CBAM’ın
son raporuyla ilgili yaptığı değerlendirmede “Karbon vergisinin ülke ortalamasına
göre mi yoksa her şirketin kendi salınımına göre mi tarifelendirileceğine bakmak
gerekir. Çünkü bazen en temiz üretici ve en çok kirleten şirketler arasında çok 
fazla fark oluyor” dedi.

### Karbon sınırı uygulamasında iki farklı seçenek

AB, en son Temmuz ayında yayımladığı bir raporda ise AB dışından ithal edilen mallar
için ithalatçıların ya sabit bir karbon salınımı değeri üzerinden ödeme yapmaları
gerekebileceğini ya da şirket bazında karbon salınımına göre ödeme yapabileceklerini
belirtmişti.

 

Buna göre, sorumlu ithalatçıların ithal ettikleri ürünler için ülkenin karbon salınımı
ortalamasına göre maliyetlerini belirlemesi ya da tüm sorumluluğu üstlenerek ithal
ettikleri şirketlerin karbon salınımı rakamlarını denetleyerek bu rakamlar üzerinde
karbon vergisi ödemeleri gerekecek.

Her iki senaryo için de Türkiye’deki çelik sektörünün karşılaşabileceği karbon salınımı
maliyetinin hesaplaması ise şöyle:

 * En az ETS kapsamında belirlenen karbon fiyatları kadar vergi ödeneceği varsayıldığında
   bu da güncel karbon fiyatları üzerinden bir hesaplama yapılmasını gerektiriyor.
 * ETS kapsamında Aralık vadeli karbon izinlerinin metrik ton başına fiyatı 9 Ağustos
   itibariyle 56,66 euro seviyesinde bulunuyor. Kabaca 1 ton karbon salınımı için
   şirketlerin ödemesi gereken para ise 56,66 euro civarında.
 * Buna göre, ihracatın büyük bir kısmını oluşturan hurdadan üretilen 1 ton çelik
   başına karbon salınımının 1 ton civarında olduğu düşünüldüğünde 2020’de AB’ye
   ihraç edilen 6,6 milyon ton çelik için güncel fiyatlarla karbon salınımının maliyeti
   436 milyon dolar oluyor.
 * Türkiye’de bütün çelik sektörünün cevherden ve hurdadan üretime göre ağırlıklandırılmış
   karbon salınımı ortalaması ise 1 ton çelik başına 1,33 ton karbon salınımı seviyesinde
   bulunuyor. Böylece sektörün karbon salınımı ortalamasına göre de ihraç edilen
   6,6 milyon ton çeliğin karbon salınımı maliyeti 581 milyon dolar seviyesinde 
   oluyor. 
 * 
   ### En az yerel üreticiler kadar karbon vergisi ödenecek
   
 * AB ise 2026 yılında uygulamaya koyulacak Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması(
   CBAM) kapsamında ilk olarak çimento, çelik, demir, gübre ve alüminyum gibi sektörlere
   karbon fiyatlaması uygulanacağını vurgulamıştı.
 * AB, CBAM ile ihracatçıların Euro bölgesinde uygulanan ETS kapsamında yerel üreticilerin
   ödediği karbon fiyatlarıyla aynı fiyatları ödemesi gerektiğini açık bir şekilde
   belirtirken, karbon sızıntısını önlemek için AB içerisinde üretilen ve ithal 
   edilen ürünler arasında eşit muamelenin olacağını taahhüt ediyor.
 * 
   ### Karbon kontratlarının fiyatı bedava izinlerin azalmasıyla artabilir
   
 * Fakat burada dikkat edilmesi gereken ise ileride ETS kapsamında karşılaşılabilecek
   karbon fiyatlarının üssel bir şekilde artma ihtimali oluyor. AB, ETS sistemini
   kurduğunda karbon izinlerinin yüzde 80’ini bedava olarak verirken bu izinlerin
   oranı her yıl azalarak 2020 yılında yüzde 30’a geriledi. Bu bedava olan izinlerin
   belirli bir süreden sonra tamamen ortadan kalkması bekleniyor.
 * Bedava izinlerin azalması piyasada sınırlı sayıda bulunan karbon izin kontratlarına
   talebi artırarak bu kontratların fiyatlarını yükseletebilir. Bu da CBAM kapsamında
   belirtilen taban fiyat pratiği için de fiyatların artması anlamına gelebilir.
