# Türk lirası neden tarihin en düşük düzeylerini gördü?

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/turk-lirasi-neden-tarihin-en-dusuk-duzeylerini-gordu-34813h/
- Yayımlanma: 2018-04-13T08:16:25+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Çarşamba günü 4.1934 ile tüm zamanların en yüksek düzeyini gören dolar, lira karşısında
yılbaşından bu yana yüzde 9’un üzerinde değer kazandı.

Yılbaşından bu yana yüzde 11 değerlenen euro da 5 TL’nin üzerinde işlem görmeyi 
sürdürürken, sterlin de 5.90 düzeylerinde seyrediyor.

Bu hafta içerisinde jeopolitik risklerin artması nedeniyle yalnızca lira değil, 
gelişmekte olan ülke para birimlerinin neredeyse tamamı değer kaybetti.

Ancak piyasa oyuncuları, Türkiye’ye özgü bazı riskler nedeniyle liranın en fazla
değer kaybeden para birimleri arasında olduğunu söylüyor.

Liradaki düşüşün arkasındaki nedenleri derledik:

## Dış etkenler

Dünya piyasaları bir süredir ABD ile Çin arasında beliren ticaret savaşı ihtimalinden
dolayı aşağı yönlü baskı altında bulunuyordu.

Ancak son dönemlerde, Suriye’de gerçek bir savaş çıkma ihtimali negatif baskıyı 
daha da artırdı.

Suriye’de başkent Şam yakınlarındaki cihatçı grupların kontrolü altında bulunan 
Duma bölgesine yönelik ordunun kimyasal saldırı düzenlediği yönündeki iddialar bu
ülkeye bir dış müdahale olasılığını gündeme getirdi.

ABD, Suriye’yi vurabileceği yönünde açıklamalar yaparken, Rusya da atılacak füzeleri
havada imha etme vaadinde bulundu.

Piyasanın da bu hafta içerisinde Suriye konusunda gelen her açıklamaya karşı hassasiyeti
oldukça yükseldi.

ABD Başkanı Donald Trump’ın Çarşamba günü “Hazırlan Rusya, füzeler geliyor” dediği
Twitter mesajının ardından euro, dolar ve sterlin, Türk lirası karşısında tarihi
rekorlarını yeniledi.

Türkiye’nin Suriye’ye yakınlığı ve olası bir müdahaleden en çok etkilenecek ülkelerden
birisi olmasının da mevcut riskleri daha da kötüleştiren bir etken olarak gösteriliyor.

## Türkiye’de aşırı ısınma korkusu

Türk lirasının diğer gelişmekte olan ülke para birimlerine göre daha fazla değer
kaybetmesine neden olan iç gerekçelerin başında ekonominin aşırı ısınma endişesi
geliyor.

Aşırı ısınma, hem enflasyonun hem de büyümenin yüksek olduğu ekonomik durumlar için
kullanılan bir ifade.

Son açıklanan verilere göre, Mart ayında yıllık bazda enflasyon yüzde 10,23 ile 
çift haneli sayılara ulaştı.

Türk ekonomisi, aynı zamanda 2017 yılında yüzde 7,4 ile 2013’ten bu yana en yüksek
büyüme oranını kaydetti.

## Faiz artırım beklentisi

Piyasa oyuncuları ve ekonomi uzmanları, mevcut koşullar altında faiz artırılması
gerektiğini savunuyor.

Bu nedenle Merkez Bankası’nın Para Politikası Kurulu’nun (PPK) 25 Nisan’daki toplantısı
yakından izleniyor.

Merkez Bankası şu ana kadar gösterge faizleri değiştirmeden farklı araçlardaki oranları
artırarak “örtülü artırımlara” gitmeyi tercih etti.

Capital Economics’ten gelişmekte olan piyasalar kıdemli ekonomisti William Jackson,“
Geçmişteki benzer durumlarda PPK’nın para politikasında sıkılaştırmaya gitmemesi
halinde liradaki düşüşün daha da hızlandığı ve bu kararın hemen ardından politika
yapıcıların olağanüstü toplanıp faiz artırımına gitmek zorunda kaldığı görüldü” 
dedi.

## Merkez Bankası’na siyasi baskı izlenimi

Piyasa oyuncularının en önemli kaygılarını başında hükümetin Merkez Bankası üzerinde
siyasi etki kurduğu endişesi geliyor.

Londra’da bulunan Rabobank’ın stratejisti Piotr Matys, Merkez Bankası’nın liradaki
değer kaybını durdurabilecek ya da en azından yavaşlatabilecek durumda olduğunu 
söyledi.

Bloomberg’e konuşan Matys, “Bununla birlikte piyasa oyuncuları, mevcut koşullar 
altında Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya’nın faiz artırma konusunda çok da
geniş bir hareket alanı olmadığını iyi biliyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yatırımcı çekebilmek için faizlerin düşürülmesi
gerektiğini savunuyor ve faiz artırımına karşı olduğunu sıklıkla ifade ediyor.

## Dış finansman ihtiyacı

Türk ekonomisinin kırılganlığını artıran bir diğer etken de dış finansman ihtiyacının
giderek artış göstermesi.

Son açıklanan ödemeler dengesi verilerine göre, cari işlemler açığı Şubat ayında
4,152 milyar dolara ulaşarak rekor kırdı.

Rekor düzeydeki cari işlemler açığının finansmanında özellikle sıcak para girişi
önemli rol oynuyor.

Ancak mevcut koşullar altında yabancı yatırımcının Türkiye’den çıkması finansmanla
ilgili kaygıların da artmasına neden oluyor. BBC Türkçe
