# Türk Lirası’ndaki değer kaybı ilaç sıkıntısına yol açıyor mu?

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/turk-lirasindaki-deger-kaybi-ilac-sikintisina-yol-aciyor-mu-39585h/
- Yayımlanma: 2018-09-05T06:53:49+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Türk Lirası’ndaki hızlı değer kaybı, yeni ilaç ithalatını ve eczaneleri de etkilemeye
başlamış durumda.

Ankara Tabip Odası Başkanı Vedat Bulut BBC Türkçe’ye yaptığı açıklamada, “Depolarda
şu an ilaç var ancak 15 Eylül’den itibaren depolar boşalacak ve döviz artışı etkisini
gösterecek” derken, İstanbul Eczacı Odası, çoğu kanser ve kronik rahatsızlıklarda
kullanılan 1000’e yakın yakın ithal ilacın piyasada bulunamadığını söylüyor.

Sağlık Bakanlığı yaptığı açıklamalarda “ilaç sektörünün etkilenmeyeceğini” vurguluyor.

Ancak ilaç bulmanın zorlaştığını eczaneler de dile getiriyor. Bursa’dan bir eczane
çalışanı, “İthal ilaçlarla ilgili sıkıntılar olmadığı doğru değil. İlaç eksikler
listesini depoya okuyoruz, depolar ‘yok’ yanıtını veriyor” diyor.

Peki sektördeki kaygıların nedeni ne? Sağlıkçılar ve hükümet yetkilileri ne diyor?

‘Firmalar ilacı piyasadan çekmiyor ama limitli bir şekilde dağıtıyor’

ABD ile yaşanan gerilim sonrası Türk Lirası’nın sert değer kaybetmesi, sağlık sektöründen
kaygılı seslerin yükselmesine neden oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre Türkiye’de eczacılık ürünlerinin
ithalatı 2017’de 4,44 milyar dolardı. Bu, toplam ithalatın yaklaşık yüzde 2’si.

Türk Eczacıları Birliği Başkanı Eczacı Erdoğan Çolak, yaptığı yazılı açıklamada ”
Elimizdeki verilere baktığımızda ilaç yokluğu yaşandığını söylememiz tam olarak 
doğru değil. Ancak sahadan aldığımız veriler, 503 kalem ilacın piyasaya kısıtlı 
bir şekilde verildiğini gösteriyor. İlaç firmaları, ilacı piyasadan çekmiyor ama
limitli bir şekilde dağıtıyor” ifadelerini kullandı.

Tabip Odaları tam da bu nedenle, arz-talep dengesini karşılamadığı gerekçesiyle 
Ankara’ya sabit kuru güncellemesi çağrısında bulundu.

Bu arada Sigorta Güvenlik Kurumu (SGK) geçtiğimiz ay “yerli ilaç üretimini teşvik
etmek amacıyla” bazı kanser ilaçlarının da aralarında olduğu 143 ilacın geri ödemesini
durdurma kararı aldı.

İlaçların eşdeğerlerinin eczacıların kullandığı otomasyon sistemi Medula’da halihazırda
verilmiyor olması nedeniyle hastaların mağdur edileceği de gündeme geldi.

SGK ise endişelere karşın “ilaçların piyasada birden fazla eşdeğerinin bulunduğu
ve geri ödemesinde herhangi bir sorun olmadığını”, Medula’nın da hızla güncelleneğini
duyurdu.

Ancak Ankara Tabip Odası Başkanı Vedat Bulut’a göre bu hamle, ‘krizin başlangıcıydı’:

“Depolar zamanında dövize bağlayarak aldıkları ilacı stoklayıp, yavaş yavaş piyasada
eritiyorlar. Ancak bu ilaçlar bittiğinde yeni ilaçları pahalı alacakları için devletin
ödeyeceği para karşılığı devlete veremezler. Türkiye’de hastaların yüzde 95’i SGK
şemsiyesi altında. Diyelim 3 liralık ilaç 6 lira olduğunda, devlet 3 lira ödeyeceğim
diyorsa depolar bunu zarara getirmek istemeyecek, ilaçlara erişim de engellenecektir.”

‘İlaçta sabit kur sanayinin beklentisini karşılamıyor’
İlaca erişimle ilgili kaygılar
geçen ay, New York Times’ın (NYT) sayfalarına da konu oldu.

NYT’nin haberinde İstanbul Eczacı Odası Başkanı Zafer Cenap Sarıalioğlu’nun “Eczanemde
hastalara onları hayatta tutacak ilaçları verememekten endişe ediyorum” ifadelerine
yer verildi. Sarıalioğlu toptancıların kritik ilaçları “artık kâr elde edemeyecekleri”
endişesiyle satmayacağından kaygı duyan başka eczanelerden de sıklıkla telefon aldığını
söyledi.

BBC Türkçe’ye konuşan uzmanlara göre, ilaca erişimde şu an bir sıkıntı yaşanmadığı
geçerli bir görüş. Ancak stokların erimesiyle beraber bu ayın ortasından itibaren
bir krizin baş gösterebileceği endişesi mevcut.

Türkiye İlaç Sanayi Derneği’nin dönemsel olarak sabitlediği Euro/TL kuru üzerinden
devlet, ilaç ithalatçılarından alım yapıyor.

Devletin firmalara ödeme yaptığı Euro/TL seviyesi Şubat ayında 2,69 olarak belirlenmişti.

İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası’nın (İEİS) raporuna göre bu kurda, 2018 yılı
için yüzde 23’lük bir artış gerekirken, artırım yüzde 15 oranında kalmıştı.

Ancak Euro/TL kuru, Ağustos ayının başından bu yana 7 seviyesinin üzerinde seyrediyor.
Ankara Tabip Odası Başkanı Vedat Bulut mevcut sabit kur seviyesinin ilaç sanayisinin
beklentisini karşılamadığını vurguluyor.

Yani firmaların, zarar edecekleri kaygısıyla, stokları eriyen bazı ilaçları yeniden
ithal etmeyebileceği belirtiliyor.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ise, son yaptığı açıklamada ilaç fiyatlarının artmayacağını,
stoklarda ilaç sorunu olmadığını vurguladı.

Yerelleşme çağrısı gerçekçi mi?
Bakan Koca’nın bir diğer çağrısı da, “Muadili olan,
yerli ve Türkiye’de üretilen ilaçların tercih edilmesiydi”. Ankara Eczacı Odası 
da “ABD menşeili ilaçların yazılmaması” önerisinde bulundu.

Görüştüğümüz eczane çalışanı da, bazı ilaçlar yerine yerel ilaçların yazıldığına
şahit olmaya başlamış.

Ancak Vedat Bulut, reçetelerdeki yerelleşme çabasının bilimsel açıdan yanlış olduğu
görüşünde.

Standart tedaviden uzaklaşılmasının da uygun olmayacağını söyleyen Bulut, özellikle
kanser tedavisinde maliyetin önemli bir kısmının ham madde olduğunu ve bunların 
yurt dışından geldiğini, daha sonra Türkiye’de doldurulup ambalajlandığını söylüyor.

Bulut, sözlerine şöyle devam ediyor:

“Yerelden kasıtla daha ucuzu kast ediliyor ve onda bir sorun yok. Ancak bazı ilaçların
muadili yok, bazıları onaylı ve patentli. Üretim devam ediyorsa, ArGe çalışmaları
yapılmışsa, bu firmalar yatırımlarının karşılığını almak isteyeceklerdir.”

Kanser tedavisi etkilenir mi?
İlaç, tıbbi malzemeler ve teknolojik cihazlar dahil
yüzde 85 dışa bağımlı olan kanser tedavisi de kurdaki dalgalanmalara duyarı alanlar
arasında.

Hükümet Temmuz ayında kanser tedavisinin tamamen ücretsiz olduğunu açıklamıştı. 
Ancak depolardaki ilaçların yenilenmemesi halen potansiyel bir sorun.

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Onkolog Prof. Dr Nazan Günel, kamu hastanelerinde
ilaç sıkıntısıyla karşılaşmadıklarını ancak ilerisini de öngöremediklerini söylüyor.

Ağustos ayında döviz kurunda güncelleme ve ücret politikasıyla ilgili düzenlemeler
yapılmadığı için ilaçların yenisini temin etmede sorunlar yaşanırsa, bir bürokratik
süreç devreye girecek.

Vedat Bulut’a göre bu kanser tedavisi için soru işareti yaratıyor.

Yönetim ve denetlemede ana merci olan Ankara’nın yapacağı her güncellemenin 15 ila
45 gün gecikme yaratabildiğini söyleyen Bulut, Kurban Bayramı tatilinin de araya
girmesiyle olası bir düzenlemenin daha da sarktığını ifade ediyor.

Bulut, “Bu durum, kanser tedavi protokolleri ile kemoterapi için kritik olan zaman
planlamasının aksaması anlamına gelecek. Metastazın gelişmesi, kanserin başka organlara
da yayılması ise, en büyük risk” diyor. BBC Türkçe
