# Türk tekstilini zor günler bekliyor

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/turk-tekstilini-zor-gunler-bekliyor-24229h/
- Yayımlanma: 2017-06-14T04:26:18+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

Türkiye- Pakistan Serbest Ticaret Anlaşması’nda (STA) çerçeve anlaşmasının ardından
Pakistan ile yapılacak nihai STA’nın tekstil ve hazır giyim sektörlerine büyük zarar
vermesinden endişe ediliyor.

Dünya Gazetesi’nden Meltem Ahatoğlu’na açıklama yapan Akdeniz Tekstil ve Hammaddeleri
İhracatçıları Birliği (ATHİB) Başkanı Zeki Kıvanç, Mart 2017’de İslamabad’da imzalanan
Türkiye- Pakistan Serbest Ticaret Anlaşması’nda (STA) çerçeve anlaşmasının ardından
Pakistan ile yapılacak nihai STA’nın tekstil ve hazır giyim sektörlerine büyük zarar
vereceğini belirtti.

Bu anlaşmanın tekstil sanayinin kapanmasına zemin hazırlayacağını vurgulayan Kıvanç,
bundan en büyük zararı, gelecekte uygun fiyatlı ürün temin edemeyecek olan hazır
giyim ihracatçılarının göreceğini söyledi. Pakistan’ın Çin ve Bangladeş gibi ülkelerle
arasında STA bulunduğunu ifade eden Kıvanç, Pakistan üzerinden Türkiye’ye kontrolsüz
bir şekilde tekstil ve hazır giyim ürünleri gireceğini vurguladı.

Yerli üreticinin desteklenmesi çağrısı yapan Kıvanç, Türkiye’nin Pakistan ile imzalamayı
düşündüğü STA kapsamından özellikle tekstil ve hazır giyim sektörlerine muafiyet
sağlanması için çalıştıklarını söyledi.

**“İthal üretimin önüne geçilmesi için yerli üretici desteklenmeli”**

Yerli sanayinin rekabet gücünün artması için, rakip ülkelerin dampingli üretim ve
satışlarına karşı korunması ve tekstil ile konfeksiyon sektörlerindeki entegre üretim
yapısının ve işbirliğinin devam edebilmesi için önlem alınması gerektiğini söyleyen
Kıvanç, “Aksi halde yerli sanayimizi koruyamaz hale geliriz. Bunun sonucunda ise
yerli sanayinin kapanması sonrası özellikle konfeksiyon sektörünün ihtiyaç duyduğu
uygun fiyatlı yerli hammaddenin bulunması zorlaşır” dedi.

Kıvanç, tekstil ve konfeksiyon sektörleri gibi, Türkiye’nin ihracatında, ekonomisinde
ve istihdama katkısında çok önemli konumda olan ve Türkiye markasının bayrağını 
dalgalandıran sektörlerde hem yerli üretimin desteklenmesi hem de haksız rekabete
karşı koruma sağlanması çalışmalarının oldukça önemli olduğunun altını çizdi. Kıvanç,
pamuk işletmelerinin tek tek kapandığı ve ciddi ölçüde istihdam kayıplarının yaşandığı
2015’ten beri devam eden süreçte yerli üreticiyi koruyarak, ithal iplik ve hammadde
ile üretim yapılmasının da önüne geçmiş olunacağını vurguladı.

**AB ve ABD’de hedeflenen ihracat rakamı yakalanamadı**

Sektörün 2017’nin ilk 4 ayında ihracatta gösterdiği yüzde 1.9’luk artışla 2,6 milyar
dolar ihracat gerçekleştirdiğini de bildiren Kıvanç, ATHİB olarak Ocak-Nisan 2017
ayları arasında 308.8 milyon dolar ihracat ile geçtiğimiz yılın aynı dönemine oranla
yüzde 4 ihracat artışı yakaladıklarını ifade etti. Nisanda Türkiye tekstil ve hammaddeleri
ihracatından aldıkları payın yüzde 10.8 olduğunu belirten Kıvanç, sektör ihracatının
yüzde 51,25’lik kısmının da AB ülkelerine yapıldığını kaydetti.

Kıvanç, “AB ülkelerine yapılan ihracatımız geçen senenin aynı dönemine oranla yüzde
7.21’lik bir düşüş yaşamış olsa da sektör ihracatımızın ilk 4 ayında yüzde 1.89 
artmış olması oldukça sevindiricidir. ATHİB olarak ihracatımızdaki hedef pazarlarımız
olan AB ülkeleri ve Amerika Birleşik Devletleri ile ihracatımız Nisanda hedefl ediğimizin
çok az altında kalmıştır. Tunus, Ürdün, Romanya ve Sırbistan pazarlarından nisanda
büyük bir artış yakaladığımızı da belirtmek isterim. Yılın ilk yarısında hedefl 
ediğimiz seviyeye ulaşmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz” dedi.

**Ek vergi olmasaydı ithalat 34.9 milyar dolar olacaktı**

2011’den bu yana uygulanmaya başlanan ek vergi kararları ile haksız ithalat karşısında
yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalan tekstil ve konfeksiyon entegre üretim
yapısının ve milyarlarca dolarlık yatırımların korunması, özellikle Uzakdoğu kökenli
ithalattan kaynaklanan haksız rekabetin önlenmesi, cari açığın azaltılması, tekstil
ve konfeksiyon sektöründe istihdamın arttırılması ve ithalat bağımlılığının azaltılmasının
hedefl endiğini vurgulayan ATHİB Başkanı Zeki Kıvanç, buna istinaden de 2011-2016
döneminde 23.9 milyar TL’den fazla yatırım teşvik belgesi düzenlendiğini söyledi.
Teşvik belgeleriyle tekstil ve konfeksiyon sektörlerindeki yatırımların önemli bir
artış gösterdiğini savunan Kıvanç, dış ticaret fazlasının son 3 yılda istikrarlı
olarak 15 milyar doların üzerine çıktığını, ek vergiye tabi ürün dokuma, örme kumaş
ve dokuma örme konfeksiyon gruplarında yapılan ithalatın azaldığını dile getirdi.

“Ek vergi kararı alınmasaydı bugün tekstil sektöründe Ağustos 2015-Temmuz 2016 döneminde
34,9 milyar dolar olacaktı. Oysa yapılan ithalat 8,4 milyar dolar olmuştur” diyen
Kıvanç, bunun yanında her iki sektör için de 180 binden fazla yeni istihdam yaratıldığını
ancak ithalat baskısı nedeniyle 2016 Eylül ayı itibariyle istihdamda 63 binden fazla
azalma görüldüğünü belirtti. Kıvanç, ihracatın artması ve ülke ekonomisine daha 
fazla katkı sağlanması adına haksız rekabet koşullarında gerçekleşen ithalatın azaltılmasının
büyük önem taşıdığını kaydetti.(Dünya- Meltem Ahatoğlu)
