# Türkiye AB’nin Stratejik Pusulası’na neden tepki gösterdi?

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/turkiye-abnin-stratejik-pusulasina-neden-tepki-gosterdi-82457h/
- Yayımlanma: 2022-03-23T14:03:27+03:00
- Yazar: Selim Soydan

AB, çalışmalarını uzun süredir yürüttüğü ve [Rusya](https://www.borsatek.com/totalenergies-rusyadaki-projelerini-askiya-alacak-82426h)‘
nın Ukrayna’ya saldırmasının ardından üzerinde değişiklikler yaparak tamamladığı
Stratejik Pusula metnini 21 Mart’ta onayladı ve kamuoyuna ilan etti.

[BBC Türkçe](https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-60845700)‘nin haberine 
göre Avrupa’nın güvenliği için AB’nin kendi kaynaklarıyla atılacak adımları ve değişen
güvenlik vizyonunu somutlayan belge özellikle Ukrayna Savaşı’na atıfta bulunarak,
AB ülkelerinin başta NATO ortaklarıyla beraber Avrupa’da barışın tesisi için görülmemiş
bir çaba içinde olduğunu vurguladı.

AB, Stratejik Pusula sayesinde üye ülkelerin karşı karşıya kaldığı tehditler ve 
sınamaları birlikte değerlendirme, güvenlik ve savunma alanında daha da uyumlu hareket
etme, birliğin ve AB vatandaşlarının güvenliği açısından yeni yollar ve yöntemleri
belirleme ve bu alanlarda ilerleme için açık hedefleri tespit etme amaçlarına ulaşmayı
hedefliyor.

Bu amaçlara ulaşmak için de “eylem, güvenlik, yatırım ve ortaklar” başlığıyla dört
kısımdan oluşan bir politika uygulayacağını kayda geçiren AB, özellikle kısa vadede
5 bin kişilik AB Acil Müdahale Kapasitesi geliştirmeyi ve Ortak Güvenlik ve Savunma
Politikası kapsamındaki misyonlarını etkinleştirmeyi içeren somut adımları da atacağını
belirtiyor. 

Türkiye’yi ilgilendiren kısım “ortaklar” başlığında. Metinde AB’ye aday ülke olarak
bahsedilmeyen Türkiye, sadece ortaklar kısmında yer alıyor.

“Ortak tehditler ve sınamalara karşı ortaklarımızla işbirliğimizi güçlendirmeliyiz”
vurgusunun yapıldığı metnin giriş bölümünde “ABD, Norveç, Kanada, Birleşik Krallık
ve Japonya gibi aynı değerlerin ve çıkarların paylaşıldığı ortaklarla işbirliğinin
artırılması” hedefi kaydediliyor.

Böylece Türkiye AB tarafından, kendisi gibi NATO üyesi olup da AB’de yer almayan
Avrupalı ülkeler Norveç ve İngiltere’den dışlanıp ayrı bir kategoriye konuyor.

Ankara da bu durum dışlayıcı bir tavır olarak görülüyor.

### Doğu Akdeniz

47 sayfalık Stratejik Pusula, Türkiye’den iki yerde bahsediyor. İlki “Stratejik 
Çevremiz” başlıklı bölümün Doğu Akdeniz ile ilgili kısmında. Özellikle 2019 ve 2020
senelerinde Türkiye ile Yunanistan ve Kıbrıs Cumhuriyeti arasında Doğu Akdeniz’de
yaşanan deniz yetkilendirme alanlarına ilişkin gerilimin olduğu gibi kaldığını, 
bunun da AB üye ülkelerin egemenlik haklarına dönük provokatif ve tek taraflı eylemlerden
kaynaklandığını belirten Stratejik Pusula, Türkiye’yi düzensiz göçü bir araç olarak
kullanmakla da suçluyor.

Metinde, “İyi komşuluk ilkesi doğrultusunda istikrarlı ve güvenli bir ortamın yanı
sıra işbirliğine ve karşılıklı yarara dayalı bir ilişkinin sağlanması hem AB’nin
hem de Türkiye’nin çıkarınadır” ifadeleri yer alıyor.

Türkiye’nin Dışişleri Bakanlığı açıklaması aracılığıyla gösterdiği tepkinin ana 
kaynağı da bu ifadeler. Bakanlık’tan yapılan yazılı açıklamada, metnin Doğu Akdeniz
bölümünün Yunanistan ve Kıbrıs tarafından AB’ye dikte ettirildiği görüşü belirtilirken,
pusulanın bu haliyle “uluslararası hukuka, teamüle ve hatta AB’nin kendi müktesebatına
aykırı ve gerçeklikten kopuk olduğu” kaydedildi. 

### Ankara: AB çözümlerin değil sorunların parçası olacak

Açıklamada, “Bu anlayışla doğru yönü göstermekten şaşarak ‘pusula’ olmaktan çıkan
belgeyi ‘stratejik’ olarak görebilmek de güçtür. Bu belgenin AB’yi Doğu Akdeniz’de,
çözümlerin değil, sorunların parçası yapacağı ve doğru stratejilere taşımayacağı
aşikardır” değerlendirmesi de yapıldı.

Ankara bu paragrafın tamamen Yunanistan ve Kıbrıs Cumhuriyeti tarafından metne konduğunu
düşünüyor, Brüksel’in bunu engellemeden metne yansıtmasını stratejik değil politik
bir yansıma olarak görüyor ve AB’yi dar bakışına sahip olmakla suçluyor.

AB’nin Yunanistan’ın AB metinlerine de giren mültecileri geri itme eylemlerini göz
ardı ederek Türkiye’yi düzensiz göçmenleri kullandığını iddia etmesi de Ankara’nın
tepki gösterdiği ifadeler arasında.

### İkinci referans: Ortaklarla ilişki

Türkiye’nin metinde ikinci kez kullanıldığı bölüm, ortaklarla kurulacak işbirliği
bölümünde. Metinde şu ifadelere yer veriliyor:

“CSDP (Ortak Güvenlik ve Savunma Politikası) misyon ve operasyonlarına katkıda bulunan
Türkiye ile ortak çıkar alanlarında işbirliği yapmaya devam edeceğiz. Karşılıklı
yarar sağlayan bir ortaklık geliştirmeye bağlıyız ancak bu, Türkiye’nin 25 Mart 
2021 tarihli AB Konseyi açıklamasına uygun olarak, işbirliği yolunda ilerlemek, 
sürekli gerilimi azaltmak ve AB endişelerini ele almak için Türkiye’nin vereceği
eşit taahhüdü gerektiriyor.”

AB’nin dile getirdiği Mart 2021 tarihli AB toplantısı deklarasyonu, genel olarak
Türkiye ile AB arasında yaşanan Doğu Akdeniz bunalımının konunu muhataplarınca diyalog
yoluyla ele alınmasını içeriyor ve gerilimin tekrar etmemesi koşuluna bağlı olarak
Türkiye ile belirlenen pozitif gündemin yaşama geçirilebileceği mesajını veriyor.

Stratejik amaçlar için geliştirilen bu metne Yunanistan ve Kıbrıs’ın mevcut konjonktürde
Türkiye ile yaşadıkları sorunu tek taraflı bir dille aktarılması da Ankara’nın tepki
gösterdiği unsurlar arasında.

### NATO ortaklığı vurgulanmadı

Ankara’nın tepki gösterdiği bir başka unsur ise Türkiye’ye ve temsil ettiği bölgesel
ve kurumsal kimliğe yeterince vurgu yapılmaması. Bu durum Dışişleri Bakanlığı tarafından
yapılan açıklamaya, “Son günlerde yaşanan gelişmeler göz önüne alındığında, belgenin
gerçekleri ve doğruları bu şekilde ıskalamış olması ve tam üyelik adayı olan bir
NATO müttefikini bu denli sığ bir bakışla ele alması AB için bir vizyonsuzluk ve
talihsizliktir” ifadeleriyle yansıdı.

Son günlerde yaşanan gelişmelerden Ukrayna’da Rusya’nın işgaliyle başlayan savaşı
kasteden Ankara, AB Stratejik Pusulası’nın bu durumu dikkati alarak yazması beklentisindeydi.

Metnin yazılım sürecinde ve özellikle Ukrayna krizinin patlamasından sonra AB ile
temaslarını artıran Türkiye’nin, Stratejik Pusula’da kullanılacak ifadelerin daha
yapıcı olması ve günlük siyasi gerilimi yansıtmama beklentisini dile getirdiği kaydediliyor.

### NATO’ya alternatif değil, tamamlayıcı

AB’nin tüm bu çabalarına karşın kendi güvenliğini NATO’suz karşılayamayacağının 
metinde yer alması ve AB’nin güvenlik açısından yaptıklarının NATO’ya alternatif
değil tamamlayıcı olduğu ifadesine yer verilmesine dikkat çekiliyor.

İsveç, Finlandiya ve Avusturya gibi üyeleri dışında hemen hepsi NATO üyesi olan 
AB ülkeleri, NATO-AB işbirliğinin daha da geliştirilmesini ve ittifakın askeri kapasitesinden
yararlanmak istiyor.

Ancak bunun tam ve etkin uygulanması için başta Türkiye olmak üzere AB üyesi olmayan
müttefiklerle daha kapsamlı bir ortaklık kurmak durumundalar.

Kıbrıs Sorunu’nun çözülememiş olması, Ege’de Türk-Yunan anlaşmazlığının sürüyor 
olması, AB-NATO işbirliğinin istenilen şekilde gelişmesine engel olmaya devam ediyor.
