# Türkiye AİHM’e tazminat ödemeyecek

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/turkiye-aihme-tazminat-odemeyecek-2208h/
- Yayımlanma: 2014-05-13T15:08:00+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Türkiye’nin
1974 Kıbrıs harekatı kapsamında 90 milyon euroluk tazminat ödemesi yolundaki kararını“
bağlayıcı” görmediklerini ve tazminat tutarını ödemeyeceklerini söyledi.

Davutoğlu, Liberya dışişleri bakanı ile düzenlediği ortak basın toplantısında, bir
soru üzerine, Türkiye’nin Avrupa Konseyi’nin bir üyesi olarak AİHM kararlarına saygı
gösterdiğini belirtirken dünkü karar ile ilgili olarak “Ancak dünkü kararın hukuk
açısından ve AİHM yetkileri bağlamında ciddi bazı çelişkileri bünyesinde barındırdığını
söylememiz gerekir. Bu yönüyle bizim açımızdan ödeme bağlamında bir bağlayıcılık
veya bizim ödememizi gerektiren bir durum olduğu kanaatinde değiliz” dedi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 1974 Kıbrıs harekatı sırasında kaybolan Rumlar ve
yerlerinden edilmiş kişilerin mülkiyet haklarının telafisi amacıyla Türkiye’yi 90
milyon euro tazminat ödemeye mahkum etti.

Davutoğlu basın toplantısında sözkonusu tazminatın neden ödenmeyeceğinin gerekçelerini
de anlattı. “Biz AİHM’nin taraflardan biri olarak gördüğü devleti hukuken tanımıyoruz.
Tanımadığımız bir devletle ilgili herhangi bir mahkeme dönüp de bağlayıcı bir karar
empoze edemez” diyen Davutoğlu şöyle konuştu:

“Kayıp şahıslarla ilgili olarak da yapılan teknik çalışmalar sürerken bunun üzerinde
bir hüküm verme yoluna gitmiştir. Bu da doğru değil. Adalet gereği eğer bir siyasal
sorun, ki Türkiye’nin garantörlük hakkını uluslararası bir anlaşmaya dayanarak kullandığı
garantör hakkının sonucu olan bir müdahalede eğer bir karar verecekseniz kayıp şahısların
tümüyle ilgili, kayıp olan Kuzey Kıbrıs Türkleri ile ilgili de o zaman bir karar
verilmesi ve aynı kriterlerin onlara da uygulanması beklenir.”

AİHM 1994’te başvurusu yapılan sözkonusu davayla ilgili kararını 2001’de açıklayarak
Rumların tezlerinin çoğunu haklı bulmuş, kararın tazminata ilişkin bölümünü ileri
bir tarihe ertelemişti. Tazminat kararını dün açıklayan mahkeme, Türkiye’nin harekat
sırasında kaybolanların yakınlarına ödenmek üzere 30 milyon euro, Karpaz yarımadasındaki
Rumların zararının karşılığı olarak da 60 milyon euro ödemesine hükmetti.

Davutoğlu, “Dolayısıyla bu anlamda biz kararı dayandığı mesnet, uygulanan yöntem
ve devletler arası hukuk bağlamında Türkiye’nin tanımadığı bir devleti muhatap alması
noktasında kesinlikle bağlayıcı da görmüyoruz, bu ödemeyi de yapmayı gerekli görmüyoruz”
diyerek Türkiye’nin tazminatı ödemeyeceğini net bir şekilde ifade etti.

Davutoğlu, adadaki barış görüşmelerinin yeniden başlaması için Türkiye’nin ve ilgili
tarafların çok yoğun çaba sarfettiğini hatırlattı ve bu görüşmeler devam ederken
böyle bir kararın alınmasını ve bunun olası sonuçlarına değerlendirdi:

“Böyle bir zemin etrafında bir görüşme trafiği başlamışken, Türkiye’yi sanki Kıbrıs
sorunun sorumlu tek tarafıymış gibi ilan eden bir mahkeme kararının iyi niyetli 
olduğuna da inanmıyoruz, objektif olduğuna da inanmıyoruz. Kapsamlı çözüm sürecine
de en büyük darbeyi vurduğuna inanıyoruz.”

**Biden’in Kıbrıs ziyareti**

 

Adadaki taraflar aylar süren müzakerelerin ardından geçen sonbaharda bir ortak bildiri
yayınlayarak kapsamlı barış için müzakerelere yeniden başlamıştı. Adadaki tarafların
başmüzakerecileri de bu bağlamda ilk kez Atina ve Ankara’yı ziyaret etmişti.

Davutoğlu bu çerçevede ABD Başkan yardımcısı Joe Biden’in 21-23 Mayıs tarihlerinde
Kıbrıs’a yapacağı ziyarete de büyük önem verdiklerini belirtti. Yaklaşık 50 yılı
aşkın bir süreden sonra adaya yeniden bir ABD başkan yardımcısının gidecek olmasının
önemine dikkat çeken Davutoğlu, Biden’in bu ziyaret sırasında kapalı Maraş bölgesi
ile ilgili öneriler getirmesine nasıl bakılacağı sorularına ise net bir yanıt vermedi,
sadece, “Her konuyu Türkiye ve KKTC açık yüreklilikle konuşmaya hazırdır ancak Kıbrıs’ın
çözüm parametreleri bellidir” dedi.

Biden’in ziyaret sırasında 1974’ten bu yana kapalı olan Maraş bölgesi konusunda 
taraflara bazı önerilerde bulunabileceği iddia edilmişti. Türkiye ve KKTC, Maraş’ın
açılması ya da buradaki Rum malları konusundaki adımların ancak kapsamlı barış müzakereleri
çerçevesinde ele alınması gerektiğini savunuyor.
