# Türkiye Bankalar Birliği Başkanı’dan yıl sonu dolar/TL tahmini

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/turkiye-bankalar-birligi-baskanidan-yil-sonu-dolartl-tahmini-105775h/
- Yayımlanma: 2024-01-24T10:16:38+03:00
- Yazar: Selim Soydan

[Türkiye Bankalar Birliği](https://www.tbb.org.tr/) Başkanı ve [Ziraat Bankası](https://www.borsatek.com/ziraat-bankasindan-500-milyon-dolarlik-eurobond-ihraci-105380h)
Genel Müdürü Alpaslan Çakar, makroekonomi ve bankacılık gündemiyle ilgili değerlendirmelerini
paylaştı.

Bu sene için yüzde 40 ile 45 bandında bir enflasyon beklentisi olduğunu dile getiren
Çakar, 2025 için yüzde 15’lik beklentinin yakalanma ihtimali bulunduğunu da aktardı.
Çakar, Dolar/TL beklentilerinin ise 39-40 lira aralığında olduğunu söyledi. TL’de
reel değerlenme temasını makul bulduğunu aktaran Çakar, “Türkiye’nin seçim sonrasında
önünde olağanüstü bir fırsat var. Seçimsiz geçecek bu 4,5 yılı restorasyon, reform
ve yapısal reformların tamamlandığı bir dönem olarak geçirme imkanını kaçırmamak
gerek” dedi.

Enflasyon konusundaki kararlı duruşun korunacağını düşündüğünü, fiyat istikrarı 
olmadan finansal istikrarın, bu sağlanmadan da kalıcı bir büyümenin yaratılamayacağını
vurgulayan Çakar, “Bu konuda iş dünyasının da kamunun da mutabakatı var. Orta Vadeli
Program (OVP) çok önemli bir çıpa ve yeni bir hikayemiz var. Bu hikayeden vazgeçemeyiz.
Uygulamalıyız ki, sonuç alabilelim. 2025’i sıçrama yılı yapabilmek için 2024 yılında
gerekli restorasyonu yapmak gerek” dedi.

### “KKM Ocak’ta, DDM 2025’te biter”

KKM ve DDM toplamının 88-89 milyar dolara gerilediğini vurgulayan Çakar, bu ürünlerin
toplam mevduat içindeki payının yüzde 16,8’e gerilediğini aktardı.

Çakar, kur korumalı mevduatın toplam mevduat içindeki payının yüzde 5’lere gerilediğini,
Şubat ayında bitebileceğini söyledi.

DDM’nin ise şu an standart olarak yüzde 15-20 TL mevduata geçiş, yüzde 15 civarında
ise [Döviz](https://www.bloomberght.com/doviz) mevduata geçişle sürdüğünü hatırlatan
Çakar, “2025 yılında DDM’yi de konuşmuyor olacağız. Tedrici olarak azalarak gündemden
çıkacaktır” dedi.

### “TL cazip hale geldi”

Bireylerin döviz talebinin normal seyrinde olduğunu, geçen yılın sonunda tüzellerin
bir miktar yılsonu ödemeleri nedeniyle döviz talep ettiğini aktaran Çakar, “TL artık
cazip. Neden cazip? Çünkü kurun artık gelecek dönemde TL’den daha iyi getiri sağlamayacağına
dair bir kanı oluşmaya başladı. Yani enflasyonun üzerinde bir kur artışı beklentisi
oluşmuyor” dedi.

### “Kredi büyümesini yüzde 40 bekliyorum”

Sıkı para politikası ve faiz düzleminde, bu yılın büyük yatırımların senesi olamayacağını
vurgulayan Çakar, yılın sonuna doğru biraz daha iyimser bir tablo görülebileceğini
aktardı.

“2025’in regülatörlerin devreden çıktığı bir yıl olması lazım. Regülasyon, otorite
falan konuşmadığımız bir ortama ihtiyaç var. Ben gelecek senenin banka upco toplantılarının
müşteri, iş, proje, bilanço olacağını düşünüyorum” diyen Çakar, şöyle devam etti:
2024 için yüzde 40 civarında bir kredi büyümesi bekliyorum. Bu yılın sonunda değişken
faizli, gelecek yılın başından itibaren ise normal akışında bir kredi piyasası oluşmasını
bekliyorum. Bankaların elinde TL likiditesi bol. Bu açıdan bir sıkıntımız yok. Ancak
elbette maliyeti yüksek. Türkiye’nin büyümesi her zaman bankalar aracılığıyla olmuştur.
İşletme sermayesi ihtiyacı olacağını, bunlardan kaynaklanan bir takipte alacak artışı
beklenebileceğini de biliyoruz. Ancak bu artış asla bankaların aktif kalitesini 
zedeleyecek büyüklükte olmayacak.

### “Faiz artırım süreci Ocak’ta bitebilir”

Çakar para politikası patikasına yönelik de değerlendirmelerde bulundu.

Çakar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın faiz artırım sürecini piyasa beklentisi
çerçevesinde Ocak ayında tamamlayacağını tahmin ettiğini söyledi.

Çakar, “Ben de herkes gibi düşünüyorum. Piyasa faiz oranlarını çok etkileyeceğini
düşünmüyorum. Mevduat piyasasında TL faizleri yüzde 45-50 bandında. Kredi faizleri
de yüzde 45-55 arasında bir bantta gidip geliyor. Dolar kredileri yüzde 9, euro 
kredileri yüzde 7,5-8 bandında. Yılsonuna kadar faiz oranlarının daha da artacağı
kanaatinde değilim. Merkez Bankası’nın da bu süreci Ocak itibariyle tamamlayacağı
kanaatindeyim” diye konuştu.

Çakar, “Son çeyrek içerisinde ülkemizde de faiz indirim sürecine doğru gidileceğini
düşünüyorum” dedi.

### “Bankalarda ilk yarıda kârlılık gerileyebilir”

Bankacılık sektöründe yılın ilk yarısında kar marjlarının baskılanacağını öngören
Çakar, enflasyona endeksli kağıt getirilerinin azalacağını, vade uyumsuzluğunun 
da karlılık üzerinde etki yaratacağını aktardı.

Çakar, “Mevduat vadesi 60 gün, kredi vadesi ise 18 ay. Bunlar da karlılığı etkiliyor”
dedi.

### “Enflasyon muhasebesi sermaye yeterliliğini 1 puan artırıyor”

Enflasyon muhasebesinin bankalara uygulanması konusunda Hazine ve Maliye Bakanı 
Mehmet Şimşek ile görüşüldüğünü, ancak uygulamanın muhasebeleştirilmiş vergi geliri
nedeniyle gelecek seneye kaldığını söyleyen Çakar, “Enflasyon muhasebesi uygulandığı
taktirde bankaların Sermaye Yeterlilik Oranları 1 puan yukarı çıkıyor” dedi.

### “Sektörde ayrılan karşılıklar çok güçlü”

Bankacılık sektörünün ayırdığı kredi karşılıklarının yüzde 80’lerde olduğunu, Grup
2 kredilerde ortalama yüzde 20’lerde takip oranına karşılık yüzde 32 karşılık ayrıldığını
ifade eden Çakar, “Finansal yeniden yapılandırma düzenlemesinin de çıkmasıyla birlikte,
bankacılık sektörü açısından çok önemli bir destek sağlanmış oldu” dedi. Çakar, 
yapılandırılmış kredi büyüklüğünün 500 milyar TL’lerde olduğunu, önceki uygulama
döneminde 394 müşterinin toplam 142 milyar TL kredisinin ise bu kapsamda bulunduğunu
söyledi.

### “Zorunlu karşılıklara faiz talebimizde ısrarcıyız”

Alpaslan Çakar, bankaların bilançolarındaki likit varlıklarının 5 trilyon liraya
yaklaştığını, zorunlu karşılıklar ve depodan oluşan bu varlığın bilançoların yüzde
15-16’sına kadar ulaştığını da vurguladı. Çok yüksek faizle toplanan mevduatın faizsiz
şekilde Merkez Bankası’nda tutulmasını doğru bulmadıklarını da aktaran Çakar, “Bu
konuda ısrarcıyız. Zorunlu karşılıklara bir miktar faiz ödenmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Ancak şu ana kadar bu konuda bir yanıt alamadık” diye konuştu.

### “Kredi kartı harcamalarına düzenleme gelmesi gerek”

TBB Başkanı Çakar, bankacılık sektörünün toplam kredi büyüklüğünün 11,6 trilyon 
TL’le ulaştığını vurgularken, özkaynak karlılıklarını yüzde 30’lar seviyesinde beklediklerini
aktardı.

Çakar, özellikle kredi kartlarındaki büyümeye de dikkat çekti. Yıl ortasında büyüme
hızı yüzde 177’ye ulaşan kredi kartı harcamalarının yıl sonunda yüzde 159’a gerilediğini,
ancak hala çok yüksek olduğunu da vurgulayan Çakar, bu konuda bir düzenleme ihtiyacı
olduğunu, bunun da geleceğini düşündüğünü söyledi, “Bunu yapabilmenin yolları kişinin
harcama tutarının sınırlanması, faiz yükselişi ya da taksit sınırlaması. Bu tür 
düzenlemelerin önümüzdeki dönemde gündeme gelebileceğini düşünüyoruz” dedi.

### “Ticari kredilerde sorunlu alacaklarda zirve elektriğin”

Bankacılık sektöründe takipteki alacakların ortalamasının yüzde 1,65 seviyesinde
olduğunu aktaran Çakar, ticari kredilerde en yüksek tahsili gecikmiş alacak (TGA)
oranının yüzde 4 ile elektrik, yüzde 3,2 ile inşaat, yüzde 2,6 ile eğitim sektörlerinde
olduğunu, onları ise yüzde 2,2 ile AVM’lerin de dahil olduğu emlak sektörünün takip
ettiğini aktardı.

BDDK tarafından uygulanan istisnaların önemli bir kısmının geride kaldığını vurgulayan
Çakar, “Dünyadaki takipteki alacak uygulaması ile bizim aramızda sadece küçük farklılıklar
kaldı. Geçmiş dönemdeki takip istisnalarının çoğu yürürlükten kalktı. Dolayısıyla
bankacılık sektörünü etkileyecek bir takip sorunu bulunmuyor” diye de ekledi.

### “Bankalar artık sabit getirili tahvil istiyor”

Bankaların menkul kıymet portföylerinin 4 trilyon lira civarında bulunduğunu belirten
Alpaslan Çakar, önceki dönemde uygulanan politika nedeniyle bunun 1 trilyon liralık
kısmının yatırım hesabında olduğunu, bankaların bugün geçmiş dönemin aksine enflasyona
endeksli değil, uzun vadeli sabit getirili tahvil talebinde bulunduklarını söyledi.
Hazine’nin ise yüzde 15’lerdeki OVP enflasyon hedefi çerçevesinde 5 ve 10 yıl vadeli
borçlanmayı bu maliyetlerden tercih etmediğini, daha kısa vadeye yönelmek istediğini
hatırlattı. Çakar, yabancı talebinin de Türk bankaları ile aynı paralelde olduğunu
aktardı.

### “ABD ve Avrupa’dan ciddi kaynak girişi bekliyorum”

Dünyadaki fon akımlarının bu sene Türkiye’nin lehine çalışacağı öngörüsünü dile 
getiren Çakar, Avrupa ve Amerika’dan çok ciddi anlamda kaynak girişi beklediğini
söyledi.

TBB Başkanı ayrıca seçim öncesi dönemde 2,1 milyar dolarlık çıkış, seçim sonrası
dönemde ise Mayıs-Aralık döneminde 11,5 milyar dolar giriş görüldüğünü hatırlattı.

“Yurt dışı yatırımcılar önce tahvil ve hisse piyasasına girer. Bu talebin de oluşmaya
başladığını görüyoruz. Seçim sonrası hisse senedine 2,5 milyar dolar, tahvile ise
2 milyar dolarlık giriş oldu” diyen Çakar, “Sermaye hareketleri anlamında rahat 
olduğumuzu, daha pozitif bir geleceğin bizi beklediğini söyleyebilirim” şeklinde
devam etti.

### Bankaların yurt dışı borçlanması

Türk bankacılık sektörünün yurtdışı borçlanmasının 116 milyar dolar olduğunu, bunun
78 milyar dolarının kredi, 19 milyar dolarının para piyasasından alınmış borçlar,
19 milyar dolarının ise menkul kıymet ihracından kaynaklandığını söyleyen Çakar,“
Vadeler uzuyor, maliyetler de giderek düşecek. Para bulunabiliyor artık, talep var”
dedi.

### “Futbol kulüplerinin kredileri TLREF ama tahsilatımız sürüyor”

Bloomberg HT’nin futbol kulüpleri ile yapılan kredi yapılandırması anlaşmasının 
TLREF’e bağlı olması nedeniyle güçlük bekleyip beklemediği yönündeki sorusuna ise
Çakar, “Evet, bu anlaşmalra TLREF’e bağlı şekilde. Bugüne kadar bu kredierdeki taksitlerimizi
aldık. Tüm kredilerimizde hep tahsilatı önceleyen bir yaklaşımımız oldu. Tüm kredilerde
tahsilatı sağlayabilecek koşullar neyse, onu yaratmaya çalışırız. Bankacılık sektöründe
esneklikler kurallarla bağlıdır. Futbol kulüplerinden de gerekli tahsilatı yapacağız”
dedi.

### Rusya yaptırımları

TBB Başkanı Çakar, Rusya ve yaptırımlar konusunda bankacılık sektörünün başından
bu yana çok hassas davrandığını da hatırlatarak, “22 Aralık düzenlemesiyle birlikte,
ABD’nin getirmiş olduğu yeni bir bakış açısı var. Daha önce kendi para birimi ve
ödeme sisteminin kullanılmasını engellerken, şimdi yaptırımların yumuşatılmasına
dönük eylemleri de sınırlandırıyor. Tüm sektör uluslararası normlara uygun hareket
ediyor. Ben bu sürecin daha uzun süre devam edeceğini öngörüyorum” dedi.
