# Türkiye ekonomisine siber saldırılar artıyor

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/turkiye-ekonomisine-siber-saldirilar-artiyor-15384h/
- Yayımlanma: 2016-10-03T12:34:55+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

CSC’nin “Türkiye’deki şirketlerin siber güvenlik yaklaşımı” konulu araştırmasına
göre, ticari kuruluşların yüzde 47’si, 2011 yılından bu yana maruz kaldıkları siber
saldırıların sayısında artış olduğu görüşünde birleşiyor. Şirketler, siber güvenliği
tehdit eden temel risk faktörlerini kötü niyetli yazılımlar, hacker saldırıları 
ve kendi çalışanları olarak görüyor. 2016 yılının Temmuz ayında gerçekleşen araştırmaya,
Türkiye’de faaliyet gösteren 250 kurum katıldı.

Araştırmaya göre, Türkiye’deki şirketlerin dörtte üçünün halen uygulamakta olduğu
bir siber güvenlik politikası bulunuyor. Bu kurumların yüzde 43’ü siber güvenlik
politikalarını günlük, haftalık ve aylık bazda gözden geçiriyor ve revize ediyor.
Olağanüstü durumlar yaşanmadıkça, standart revize süresinin 6 ay ile 1 yıl arasında
olması gerektiğini belirten CSC Türkiye Genel Müdürü Alev Alp Esen, “Gözden geçirme
ve revize periyotlarının standart süreden kısa olması, kurumun siber güvenliğe yönelik
etkin bir yol haritasının bulunmadığı anlamına geliyor. Araştırmamıza katılan kurumların
sadece yüzde 44’ünün standart süre aralığını belirtmesi, bu anlamda bir güvenlik
bilincinin ülkemizde henüz tam olarak yerleşmediğini gösteriyor” dedi.

Kurumların yüzde 23’ü siber güvenlik harcamaları için bütçe ayırmazken, toplam BT
bütçesinin yüzde 11 ile 30 arasında bir kısmını siber güvenliğe ayıranların oranı
yüzde 50’yi buluyor. Yüzde 10’luk bir kesim ise toplam BT bütçesinin yüzde 31’inden
fazlasını siber güvenlik için harcadığını ifade ediyor.

**Finans ve kamuda farkındalık yüksek**

Diğer sektörlere oranla siber saldırılar neticesinde maddi kayıplara daha açık olan
finans sektöründe farkındalığın yüksek olduğunu belirten Esen, “Türkiye’de bankaların
internet şubelerinin müşteri arayüzleri Avrupa ülkelerine kıyasla daha fazla dijitalleşmiş
durumda. Bu da daha yüksek güvenlik gereksinimini beraberinde getiriyor. Türkiye’deki
bankaların yurtdışındakilere göre siber güvenlik tehditlerine karşı daha iyi korunduğunu
söyleyebiliyoruz. Vatandaşların çeşitli kişisel verilerine sahip olan kamu kurumları
için de aynı durum geçerli. Finans ile birlikte, en çok hedefte olan kurumlar kamu
sektöründen. Araştırmamıza katılan kamu kurumlarının yüzde 90’ından fazlasının bir
siber güvenlik politikasına sahip olmasını da dikkate değer buluyoruz” diye konuştu.

Çalışanlar da bir güvenlik tehdidi

Araştırmaya katılan şirketlerin yüzde 47’si, son beş yıl içerisinde karşı karşıya
kaldıkları siber saldırıların sayısında artış olduğunu belirtiyor. Siber saldırıların
başlıca kaynaklarında ise kötü amaçlı yazılımlar yüzde 94 ile başı çekerken, hacker’lar
yüzde 68, çalışanlar yüzde 42, eski çalışanlar yüzde 33 ve rakipler yüzde 28 ile
siber güvenliği tehdit eden diğer faktörler olarak sıralanıyor.

Araştırmaya katılan kurumların yüzde 77’si, çalışanlarını siber güvenlik politikalarının
bir parçası görürken, çalışanlar açısından en büyük riskler bilgi güvenliği ve verilerin
sızdırılması olarak öne çıkıyor.

Güvenlik teknolojisine ek olarak, çalışanların güvenlik politikalarının bir parçası
olmalarının ve siber güvenlik konusunda eğitim almalarının da kritik olduğunu belirten
Esen, “Bazı kurumlar, çalışanlarına eğitim verdikten sonra onları puanlama yoluna
gidiyor. Bu sayede şirket içindeki siber güvenlik ölçümleri, etkili ve sürdürülebilir
bir şekilde yapılandırılabiliyor” dedi.
