# Türkiye enerji alanında lider olacak

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/turkiye-enerji-alaninda-lider-olacak-20947h/
- Yayımlanma: 2017-03-16T09:24:41+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

Uluslararası vergi, denetim ve danışmanlık şirketi KPMG Avrupa, Ortadoğu ve Afrika
Bölgesi Küresel Enerji Enstitüsü Başkanı Michael Salcher, Türkiye’nin iç talebi 
karşılamak için doğalgaz ithalatına daha fazla ihtiyaç duyacağını belirterek, “Türk
Akımı ve TANAP gibi yatırım projeleri, bu talebin karşılanmasına uzun süre katkıda
bulunacak. Bu iki iletim projesi sayesinde Türkiye, Avrupa’ya yönelik enerji arzında
benzersiz bir konuma gelecek.” dedi.

KPMG’den yapılan açıklamada, Salcher’in küresel ve Türkiye enerji piyasalarına ilişkin
değerlendirmelerine yer verildi. 

Enerji politikaları, yeşil enerji, inovasyon ve müşteri davranışlarının küresel 
enerji piyasalarında yaşanan değişime yön verdiğine dikkati çeken Salcher, şunları
kaydetti:

“Türkiye büyüyen bir ekonomi ve iç talebi karşılamak için doğalgaz ithalatına daha
fazla ihtiyaç duyacak. Türk Akımı ve TANAP gibi yatırım projeleri, bu talebin karşılanmasına
uzun süre katkıda bulunacak. Türkiye Rusya’nın, Almanya’dan sonra ikinci büyük doğalgaz
ithalatçısı. Bu iki iletim projesi sayesinde Türkiye Avrupa’ya yönelik enerji arzında
benzersiz bir konuma gelecek ve Karadeniz üzerinden gaz tedarikine önemli bir alternatif
oluşturabilecek. Gazın AB ülkelerine de tedarik edilmesi halinde Türkiye, Türk Akımı
ve TANAP projeleri sayesinde AB için lider bir gaz ve enerji ticareti merkezi haline
gelebilir.”  

Dünyanın yenilenebilir enerjinin durdurulamayacağı bir düzene doğru yol aldığını
belirten Salcher, Türkiye’de de gelecek 10 yılda rüzgar ve güneş santrallerine yönelik
bir yatırım dalgasının beklendiğini ve maksimum potansiyeli ortaya çıkarmak için
buna uygun bir altyapıya ihtiyaç olduğunu kaydetti.

**Arzın yarısını Asya talep edecek **

Salcher, enerjiyi yoğun kullanan ülkelerin makul fiyatlar, arz güvenliği ve yeşil
enerji arasında doğru bir denge kurması gerektiğini ve bu kapsamda birbirinden farklı
ulusal trendlerin ortaya çıktığını aktardı.

Avrupa’nın yeşil enerji sistemine doğru hızla ilerlemesine rağmen hemen her ülkenin
birbirinden farklı enerji girişimlerinde bulunduğunu vurgulayan Salcher, “Asya ise
yoğun bir altyapı ve enerji talebiyle karşı karşıya. 2035 yılına kadar, küresel 
enerji arzının yarıdan fazlasını Asya ülkeleri talep edecek. Asya, küresel yakıt
fiyatlarının, genel enerji fiyatlarının ve enerji arzı güvenliğinin yanı sıra çevre
kirliliği, karbondioksit verimliliği ve iklim koruma girişimlerinde de önemli bir
rol oynayacak.” değerlendirmesinde bulundu.

**Yatırımcılar dikkatli analiz yapmak zorunda **

Salcher, tüm tahminlerin,  yeni teknolojiler başarıyla uygulansa bile dengeleyici
ve yedek yakıt teknolojilerine büyük ihtiyaç duyulacağını gösterdiğini anımsatarak,
şu ifadeleri kullandı:

“Önümüzdeki 20 yıl ve sonrasında fosil teknolojiler yine enerji sisteminin bir parçası
olacaksa da bazı ülkelerde bunların kullanım alanı önemli ölçüde daralacak. Yatırımcılar
ve üreticiler her ülkedeki enerji politikalarını ve enerji talebi beklentilerini
dikkatle analiz etmek zorunda. Şu anda piyasada yenilenebilir enerji için büyük 
miktarlı sübvansiyonlara ihtiyaç olduğu görülüyor. Yakın bir gelecekte, rüzgar ve
güneş enerjisinin sadece belli pazarlardaki enerji sistemlerine entegre edileceğini
ve tarife mekanizmalarında artık desteklenmeyeceğini göreceğiz. Getiriler normalleşecek
ve piyasa dinamiklerinin yine kendi başına gelişmesi gerekecek. Bu durum ise bu 
tür yatırımların cazibesini finansman açısından azaltacak.” 

Dijitalleşme ve inovasyonun enerji dünyasına getireceği değişimin beklendiği kadar
hızlı gerçekleşmeyeceğini savunan Salcher, gelecek 5 yıl içerisinde, enerji şirketlerinin
çoğu müşterisinin profesyonel müşterilerden oluşacağını  ve bu şirketlerin kendi
enerjilerini üretmek için teknolojik fırsatlardan faydalanacağını kaydetti.
