# Türkiye Esad ile anlaştı!

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/turkiye-esad-ile-anlasti-19831h/
- Yayımlanma: 2017-02-13T14:53:36+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

Dünya gazetesi yazarı Prof. Dr. İlter Turan, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun
Mısırlı Bakan ile görüştüğünü ve suriye lideri Esad ile dolaylı anlaşma yapıldığını
açıkladı. İşte, Turan’ın o yazısı:

“Suriye’nin kaderini belirleyici aktörler olarak Rusya, Türkiye ve İran, Astana’da
masaya oturdu. ABD bu sürecin dışında kalmış gibi görünmekle birlikte Birleşmiş 
Milletler çerçevesinde ABD’siz bir nihai anlaşma yürütülemez. Peki, gelinen noktada
Suriye’de olanları nasıl okumak gerek? Bölgedeki mevcut durumu değerlendirebilmek
için önce sorduk, sonra yanıtladık…

► Suriye’deki mevcut durum jeopolitik ve tarafların pozisyonu açısından nasıl bir
görünüm sergiliyor?

ABD’siz bir nihayi anlaşma yürütülemeyeceği için ABD’nin bir şekilde bu üçlünün 
vardığı anlaşmalara razı edilmesi lazım. Bunun için de bazı tercihlerinin gözetilmesi
gerekiyor. Bunlar da Esad rejiminin geçişinin temin edilmesi ve Kürtlere bir şey
verilmesi olabilir. Amerika zaten buraya asker sevketmek ya da büyük bir müdahelede
bulunmak düşüncesinde hiç olmadı.

► Astana’daki görüşmeler sahaya nasıl yansır?

Astana’da Suriye’nin içindeki taraflar değil, Türkiye, İran ve Rusya’dan oluşan 
üçlü mekanizmayla BM temsilcisi ateşkesi nasıl yürüteceklerini tartışıyor. Her birinin
Suriye içinde denetleyebildiği güçleri var. Türkiye’ninki Türkmenler ve bazı Arap
unsurlar, Rusya Esad’ı destekliyor, İran da Hizbullah’ı. Aralarında anlaşıp ortak
bir mesajı bu güçlere empoze etmeleri lazım. Aksi takdirde her grup kendi iç hesaplarıyla
birbirini irdeliyor ve çözüm imkanı zorlaşıyor. Bir mücadelede taraflar ne kadar
çoğalırsa bir anlaşmaya varmak o kadar zor olur. Hele de bunların bir bölümü kendi
ufak hesapları olan ufak gruplarsa iş daha da zorlaşıyor.

► Birleşmiş Milletler barış görüşmeleri için bir türlü masaya oturulamadı? Ne oluyor
orada, problem ne?

Eğer büyük aktörlerin üzerinde anlaşabileceği bir durum yoksa, görüşmeler zaten 
başarısızlığa mahkumdur. BM zaten büyük güçler arasındaki ihtilafları halletme gibi
bir kabiliyete sahip değil. İşi, büyük güçlerin üzerinde anlaştığı küçük ihtilafları
durdurabilmek. Cenevre toplantısına gidebilmek için büyük devletlerin oradan az 
çok nasıl bir anlaşmayla çıkılacağını belirlemiş olması lazım. O henüz belli değil.
Daha doğrusu Suriye’nin içerisinde birbiriyle çatışan aktörlerin neye razı olacakları
belli değil. Onun için de Astana’da halletmeye çalışıyorlar, ki oradan Cenevre’ye
gidilebilsin.

► Peki, ne istiyor büyük devletler?

Şu anda hemen herkesin üzerinde anlaştığı husus DAEŞ’in sona erdirilmesi. Buradaki
problem, eğer İŞİD siyahsa bölgede Ahrar el Şam gibi koyu gri ve girinin başka tonlarında
bir sürü örgüt olması. Diğer yandan Alevi ve Kürtler gibi etnik ve dini unsurlar
var. Bunların her birinin ne olacağı meselesi söz konusu. Yani Suriye’nin tutunması
için özerk alanlar mı olacak? Suriye’nin geleceği Esadlı mı olacak, Esadsız mı? 
Bütün bunların değerlendirilmesi lazım. Bunlar olmadan Cenevre’de kolay kolay bir
yere varamazsınız. ABD malzeme vermekten başka bir şey yapmıyor ama bölgede diğerleri
kadar söz sahibi olmak istiyor. Ancak bölgedeki bir takım müttefiklerini de düşünmeden
hareket edemez. Suudiler zaten ABD’ye kızgın, Katar’da ABD’nin üssü var. Neyse ki,
Suudiler kendi akılsızlıkları sayesinde Yemen’de başlarını belaya soktukları için
Suriye’de konuşacak halleri pek kalmadı.

► Fırat Kalkanı operasyonu hangi aşamada? Başarılı mı?

Şu anda iki silahlı güç İŞİD üzerine yürüyor. Problemin yavaş yavaş yeniden tanımlanması,
İŞİD üzerine yürüyen iki gücün, Suriye güçleriyle Türk ordusunun karşı karşıya gelmemesi
gerekiyor. Ruslar aracılık yapıyor bu işte. Suriye’nin Kürt koridoru ve özerklikte
Türkiye ile menfaatleri birleşiyor. Rusya kendi menfaati açısından elinde Esad’a
karşı kullanabileceği bir unsur olsun istiyor. Bir de geçmişinden gelen aynı ülke
içerisinde yaşayan farklı etnik gruplarla nasıl baş edileceği konusunda Sovyet tecrübesi
var. Ama Rusya sonuçta Kürtler için Suriye’yi gözden çıkarmaz. Türkiye’ye baktığımızdaysa,
geçmişte inşa ettiği bütün politikaları değiştirdi. Şimdi Rifat Hisarcıklıoğlu gidiyor
Mısır bakanıyla görüşüyor, dolaylı şekilde Esad’la anlaşıyorlar falan. Aşağı yukarı
eminim, ki son tahlilde Türkiye Esad’la anlaşacak. Kabak yine Kobani falan oraların
başına patlayacak. Hem Türkiye hem Esad bu unsurları istemiyor.

► Türkiye’nin Fırat Kalkanı’ndan geri çekilmesi söz konusu mu?

Türkiye Fırat Kalkanı müdahalesini bir Kürt koridorunu önlemek için yaptı. Şimdi
burada yanıtlanması gereken soru Türkiye bunu önlemek için sonsuza dek askerini 
orada mı tutacak? Dikkat edecek olursanız Membiç’e gidilmesi falan gündeme gelmişti,
daha sonra cumhurbaşkanı ‘bir yere gitmeyeceğiz’ diye bir açıklama yaptı. Şu andaki
sorun Türk ve Suriye askerlerinin karşı karşıya gelmemesi. Suriye ordusu da El Bab’a
tamamen hakim olmak istiyor. Sonuçta Türkiye askerini bir süre daha orada tutabilir
ama askerin sürekli orada kalmasının bir mesuliyet temeli de yoktur. Böyle olunca
Türkiye Rusların da yardımıyla Esad’la anlaşacak. Neydi Türkiye’nin meselesi: Burada
Kürt koridoru olmasın. O zaman Esad’la anlaşılacak, ana konu bu, tali konuysa Türkiye’nin
orada kullandığı Türkmenlere bir zarar gelmemesi. Bu iki konuda anlaşılması lazım.
Şu sırada Esad’ın da bir dolu sorunu olduğu için Türklerle fazla didişme arzusunda
olacağını zannetmiyorum. Zaten Suriye’nin kendisi de böyle bir koridorun heveslisi
değil. Hatta Türkiye ile Suriye bir geri çekilme zamanı için bile şartlara bağlı
olarak gizlice anlaşabilir.

► Rusya’dan gelen PKK ve YPG açıklaması ne anlama geliyor?

Türkiye ABD’yi PYD’yi desteklememesi için ikna etmeye çalışıyor. Rusya öyle bir 
durum yaratıyor ki, ABD Kobani ve Afrin’deki PYD unsurlarını yalnız bırakacak olursa
Ruslara bağlı hale gelecekler. Türkiye’nin istediği sonuç gerçekleşmemiş olacak.
Buna karşılık ABD ile Türkiye’nin arası bozulacak, ama Rusya ile de arasını bozamayacak.
Türkiye öyle bir açmaza girmiş vaziyette ki, Rusya’ya rest çekmesi bir şeyi halletmiyor
çünkü DAEŞ’e karşı Rusya ile birlikte çatışıyor. Birleşik Devletler de PYD’yi bırakmak
istemeyecektir. Dolayısıyla Türkiye bu açıklamaya karşılık verecek durumda değil.
