# Türkiye jeotermal enerjide dünya dördüncüsü

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/turkiye-jeotermal-enerjide-dunya-dorduncusu-31470h/
- Yayımlanma: 2018-01-10T11:19:12+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Jeotermal Elektrik Santral Yatırımcıları Derneği Başkanı Ufuk Şentürk, Türkiye’de
jeotermal enerjide kurulu kapasitenin sürekli arttığını belirterek, “2016’da kurulu
güç 760 megavat iken, 2017’de 1,4 milyar dolarlık yatırımla bu kapasite bin 100 
megavata çıktı. Türkiye jeotermal enerjide kurulu kapasite bakımından ABD, Filipinler
ve Endonezya’nın ardından dünyada dördüncü sırada yer alıyor.” dedi.
      Şentürk,
jeotermal enerji sektörüne ilişkin AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, geçen 
yıl yapılan santral yatırımlarının bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 45 arttığını
söyledi.               Geçen yıl işletmeye alınan 4 santralle birlikte Türkiye’deki
jeotermal enerji santrali sayısının 41’e yükseldiğini ifade eden Şentürk, “İnşaatı
devam eden 614 megavat kapasiteye sahip 23 tesis bulunuyor. Büyüme temposunun korunabilmesi
için jeotermal enerjiye yönelik devlet desteğinin sürmesi gerekiyor.” diye konuştu.
Şentürk, jeotermal enerjideki hızlı büyümenin bu yıl da süreceğine inandığını belirterek,
dünya liderliği için Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması’nın (
YEKDEM) devam etmesi gerektiğine işaret etti.               Türkiye’nin jeotermal
potansiyeliyle özellikle uluslararası yatırımcının yakından ilgilendiğine dikkati
çeken Şentürk, şöyle devam etti:             “Arap şirketleri Orta Anadolu’da 14
ruhsat aldılar. Dünyada toplam jeotermal enerji kurulu gücü 14 bin megavat düzeyinde
bulunuyor. Lider ABD’nin kurulu kapasitesi 3 bin 591 megavat iken, Filipinler bin
868 megavat, Endonezya ise bin 809 megavat jeotermal enerji kapasitesine sahip. 
Türkiye’de ise jeotermal enerjide 2016’da kurulu güç 760 megavat iken, 2017’de 1,4
milyar dolarlık yatırımla bu kapasite bin 100 megavata çıktı. Türkiye jeotermal 
enerjide kurulu kapasite bakımından, ABD, Filipinler ve Endonezya’nın ardından dünyada
dördüncü sırada yer alıyor. Jeotermal enerji milli, sürdürülebilir ve karbon emisyonu
çok düşük düzeylerde temiz bir kaynak fakat diğer yenilenebilir enerji kaynaklarından
farklı olarak keşfi ve işletilmesinde çeşitli risk ve zorluklar bulunuyor. Bu nedenle
devlet destekleri kritik önem taşıyor. Yenilenebilir enerjinin desteklenmesine yönelik
YEKDEM’in 2020’de sona erdiğini biliyoruz. Destek mekanizmasının en azından jeotermal
için devam etmesini istiyoruz.”               Şentürk, yatırımların sürmesinin YEKDEM
mekanizmasına bağlı olduğunu vurgulayarak, “YEKDEM devam etmezse yatırımlar bıçak
gibi kesilir. Çünkü yatırımların geri dönüş süreleri, kuyuların derinleşmesi, keşif
riski ve maliyetlerin artmasıyla son 10 yıl ortalamalarının üzerine çıktı.” değerlendirmesinde
bulundu.            **“Jeotermalde de ÖTV ve KDV muafiyeti olmalı”      **      
Şentürk, petrol sondaj çalışmalarında kullanılan yakıttan ÖTV ve KDV alınmadığını
belirterek, bunun jeotermal enerjide de uygulanmasını istediklerini ifade etti. 
Jeotermal enerji kuyularından elde edilen enerjinin ısıl eşdeğerinin petrol kuyularından
elde edilenden daha yüksek olduğunu aktaran Şentürk, “Örneğin jeotermal enerji üretilen
kuyunun kapasitesi 4 megavat ise aynı yakıtın harcandığı petrol sondajından elde
edilen petrolden aynı gücü elde edemiyorsunuz. Üstelik jeotermal, yenilenebilir 
ve sürdürülebilir bir enerji kaynağı. Oysa petrol tükenebilir bir kaynak. Bu faktörler
göz önünde bulundurularak, sondajda kullanılan yakıta ÖTV ve KDV istisnası desteği
jeotermal yatırımcılarına da verilmeli.” dedi. 
