# Türkiye Kamu-Sen: bir kişinin yoksulluk sınırı 3.408,93 TL

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/turkiye-kamu-sen-bir-kisinin-yoksulluk-siniri-3-40893-tl-49623h/
- Yayımlanma: 2020-01-13T11:10:00+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Türkiye Kamu-Sen Araştırma Geliştirme Merkezi’nin yapmış olduğu 2019 Aralık ayına
ait asgari geçim endeksi sonuçları açıklandı. Türkiye Kamu-Sen’den yapılan açıklamaya
göre, Türkiye İstatistik Kurumu’ndan alınan Aralık 2019 fiyatlarına göre yapılan
araştırmada  çalışan tek kişinin yoksulluk sınırı 3.408,93 TL olarak  hesaplandı.
Dört kişilik bir ailenin asgari geçim haddi ise 6.897,69 Lira olarak belirlendi.
Sonuçlar, dört kişilik bir  ailenin asgari geçim haddinin bir önceki aya göre %0,56
oranında  arttığını gösteriyor.

Açıklamada şu bilgiler verildi:

“Çalışan tek kişinin açlık sınırı ise bir önceki aya göre %0,41  oranında artmış
ve 2.636,64 Lira olarak hesaplanmıştır. Türkiye’de 4  kişilik bir ailenin ortalama
gıda ve barınma harcamaları toplamı ise 2019 yılı Aralık ayında 2.560,66 Lira olarak
tahmin edilmiştir.

Yapılan araştırmada, 4 kişilik bir ailenin sağlık kuruluşlarının  belirlediği gibi
sağlıklı bir biçimde beslenebilmesi için gerekli  harcamanın Aralık 2019 verilerine
göre günlük 51,616 Lira olduğu  belirlenmiştir.

Ailenin aylık gıda harcaması toplamı ise 1.548,48 olmuştur. Aralık 2019 itibari 
ile ortalama 4.014,14 TL ücret alan bir memurun ailesi  için yaptığı gıda harcaması,
maaşının %38,58’ini oluşturmuştur.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerinde 1.012,18 olarak belirlenen kira  gideri ise
Aralık 2019 ortalama maaşının %25,22’sine denk gelmiştir. Buna göre bir memur, ortalama
maaşının %63,8’ini yalnızca gıda ve  barınma harcamalarına ayırmak zorunda kalmıştır.

Diğer ihtiyaçlarını karşılamak için ise maaşının %36,2’si  kalmıştır. Ortalama ücretle
geçinen bir memur ailesinin ulaşım,  sağlık, eğitim, haberleşme, giyim gibi diğer
zorunlu ihtiyaçlarını  karşılaması için Aralık 2019 maaşından geriye yalnızca 1.453,12
TL  kalmıştır.

2018 yılında 4 kişilik bir ailenin insanca yaşayabilmesi için  gerekli olan en düşük
tutar aylık ortalama 5.927,91 TL olarak  gerçekleşmişti. Geçtiğimiz yıl ise, bu 
rakam aylık ortalama 6.658,18 TL’ye yükseldi. Buna göre 4 kişilik bir ailenin yaşam
maliyeti 2019  yılında aylık ortalama 730,27 TL zamlandı. Bu artış maliyetlere %
12,3  oranında yansıdı.

Buna karşın, 2018 yılı sonunda 3.419,32 TL olan ortalama memur  maaşı, 2019 yılı
sonunda 4.014,14 TL’ye yükseldi. Bütün enflasyon  farklarının da dahil olduğu bu
artış aylık gelirde 594,82 liralık bir  artış sağladı. Buna göre, geçtiğimiz yıl
memur ailesinin geliri 594,82  lira artarken, giderleri 730,27 lira zamlandı. Böylece,
memur maaşı  harcamalar karşısında aylık 135,45 lira yani %3,96 erimiş oldu.

Yoksulluk sınırı araştırmasını değerlendiren Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder
Kahveci, “Bu şartlar altında ek zam zaruret haline  gelmiştir” dedi.

2019 yılı boyunca ailenin harcamalarına gelen zamların hız  kesmediğini belirten
Önder Kahveci, “yıllık enflasyon her ne kadar  gerilemiş gibi görünse de vatandaşın
cebine yansıyan enflasyonun  açıklanandan yüksek olduğunu görüyoruz.

Türkiye Kamu-Sen Ar-Ge Merkezinin TÜİK verilerinden yararlanarak  yapmış olduğu 
araştırma da bu gerçeği gözler önüne seriyor. Vatandaşın  mutfak masrafları artmaya
devam ediyor. Dolayısıyla vatandaşın  bütçesindeki açık her geçen ay biraz daha 
büyüyor ve kapatılamaz bir  hal alıyor.

Memurlara enflasyon farkı verilmesine rağmen, maaşlar erimiş  durumdadır. Zaten 
enflasyon farkı demek en iyi ihtimalle sıfır zam  demektir. Bugün dört kişilik bir
ailenin aylık zorunlu harcamaları  ortalama memur maaşının neredeyse iki katına 
yükselmiştir.
Dolayısıyla, her ay memur bir maaşı tutarında içeriye girmektedir.
Hazine ve Maliye Bakanı ülke ekonomisinin %5 büyüyeceğini ifade etti. Herkes küçülme
beklerken ekonominin büyüdüğü görüldü.

Ekonomi büyürken pastadan memurun, işçinin, asgari ücretlinin  aldığı pay küçülüyorsa
ya da aynı kalıyorsa burada gelir dağılımı  bozuluyor demektir. Bu bağlamda, sıfır
zam doğuran enflasyon endeksli  artışlardan bir an önce vazgeçilmesi zorunluluk 
haline geldi.

Maaş zamlarında mutlak surette enflasyonun üzerine büyüme ve refah  payının da eklendiği
daha adil bir sisteme ihtiyacımız var. Mutfakta  yangın bütün hızıyla sürerken bu
yangını enflasyon farkının söndürmesi  mümkün değildir.

Memur ve emekliye ek zam verilerek piyasalara can suyu  sağlanmalıdır. Bu bir dilek
değil, zarurettir” dedi.

 
