# Türkiye üst üste  üç çeyrek küçülecek

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/turkiye-ust-uste-uc-ceyrek-kuculecek-42189h/
- Yayımlanma: 2018-12-24T16:54:03+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Altınbaş Üniversitesi İktisadi İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi 
Dr. Mahfi Eğilmez, Türkiye ekonomisinin 2018 yılını nasıl geçirdiğine ve 2019 yılında
neler yaşanabileceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 2018’in birçok açıdan
Türkiye ekonomisi için sıkıntılı bir yıl olarak tarihe geçtiğini ifade eden Dr. 
Eğilmez, “Bunlardan biri yılın başlangıcında cari açığın çok hızlı yükselmesi oldu.
Cari açık arttı çünkü 2017 yılında getirilen harcama teşvikleri ve vergi indirimleriyle
ekonomi bu yıla hızlı girdi. Bu hızlı giriş cari açığı yükseltti. Ve dolayısıyla
enflasyonu arttırdı. Üstelik ekonomideki bu yapay büyüme, işsizliğin önünü de alamadı”
dedi.

**“Kur artışları işleri tersine çevirdi”**

2018 yılı ortalarına doğru döviz kurlarında yaşanan büyük sıçramanın, büyüyen ekonominin
görünümünü tamamen tersine çevirdiğini kaydeden Eğilmez şunları söyledi:

“Aşırı kur artışlarıyla birlikte ekonomide düşüş, büyüme hızında gerileme başladı.
Yılın ikinci yarısında cari açık düşmeye başlamakla birlikte bu daha çok büyümenin
gerilemesinden kaynaklanıyor. Büyüme hız kestikçe ithalat düşmeye başladı. Bu cari
açığı bir miktar geriletti. Ama cari açık düşüşünün dışında herhangi bir olumlu 
gelişme yaşanmadı. 2018’in sonuna yüksek enflasyon, yüksek kur, yüksek işsizlik 
giderek büyüyen bütçe açığı ve düşen büyüme hızıyla geliyoruz. Yıl sonu verileri
henüz elimizde olmamakla birlikte son çeyrekte büyüme eksi çıkacak. Büyük olasılıkla
ekonomide çok yüksek bir küçülme yaşanacak.”

**Stagflasyon ve/veya resesyon süreci**

“Türkiye ekonomisi 2019 yılına da büyük olasılıkla stagflasyonla resesyon arasında
bir konumda girecek” diyen Mahfi Eğilmez şöyle devam etti:

“Peki bu noktaya niye geldik? 2018’in ikinci yarısındaki gelişmeler, yani aşırı 
kur artışı ve ekonomik yavaşlama üzerine ekonomi yönetimi enflasyonla mücadeleyi
rafa kaldırıp büyümeyi canlandırmaya yöneldi. Yeniden vergi indirimlerine gidildi,
kamu harcamaları da arttırıldı. Tüm bu yapılanlara rağmen 2019 yılında ekonomide
önemli bir canlanma beklenmiyor. Çünkü iç talep çok düştü, düşük.”

**Üç çeyrek üst üste küçülme**

İç talepteki gerilemenin Katma Değer Vergisi (KDV) ve Özel Tüketim Vergisi (ÖTV)
tahsilatı rakamlarından görülebildiğine işaret eden Eğilmez, “Her ikisi de enflasyonun
çok gerisinde kaldı. Dolayısıyla bu bize harcamaların çok düştüğünü gösteriyor. 
Zaten üçüncü çeyrek tüketim harcamaları artışı da sadece yüzde 1.1’le sınırlı kaldı.
Böyle bir görünümle 2019’a giriyoruz. 2019 yılında Türkiye ekonomisinde ilk iki 
çeyrekte eksi büyüme bekleniyor. Bu durumda uzun bir aradan sonra üç çeyrek üst 
üste küçülmeyi ilk kez yaşayacağız” değerlendirmesinde bulundu.

**Kırk katır mı, kırk satır mı durumu**

Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Mahfi Eğilmez, ekonomideki sıkıntıların 
nasıl aşılabileceğine ilişkin arayışlar konusunda da “Bir yandan yüksek enflasyon,
bir yandan büyümeden küçülmeye dönüş nasıl bir ekonomi politikası uygulanacağı meselesinde
de büyük zorluk yaratıyor” ifadesini kullandı. Bir yandan enflasyonu kontrol altında
tutup bir yandan da büyümeyi canlandırmanın çok zor olduğuna dikkat çeken Dr. Eğilmez
şöyle konuştu: “Türkiye enflasyonu düşürürken büyümeyi 2001 krizinden sonra başardı
ama o dönemde beklentiler son derece olumluydu. Şimdi beklentiler de olumsuz yönde.
Bu yüzden ya enflasyonu düşürme ya da büyümeyi yükseltme alternatiflerinden birini
seçmek gerekiyor. Dolayısıyla bu bizi kırk katır mı kırk satır mı tercihine doğru
hızla itiyor.”

**“Gelecek yıl dış kaynak bulmak zor”**

Türkiye için 2019 yılında dış kaynak bulmanın çok zor olacağını savunan Dr. Mahfi
Eğilmez “Çünkü ABD Merkez Bankası FED, parasal sıkılaştırma yapıyor. Büyük olasılıkla
Avrupa Merkez Bankası da aynı yola girecek. Dolayısıyla bol ve ucuz likidite dönemi
tamamen bitiyor. Bu çerçevede dış kaynak bulma maliyeti oldukça artacak” dedi.

Yeni yılın şirketler açısından da çok zor geçeceği uyarısında bulunan Mahfi Eğilmez,
özellikle döviz borcu yüksek şirketlerin çok zorlanacağının altını çizdi. “İşin 
kötüsü, 2019 ihracatçının da zorlanacağı bir yıl olacak. Çünkü kur düşüyor. Yüksek
kurla ihracata alışmış ihracatçı düşük kurla oldukça sıkıntı çekecek” diyen Dr. 
Eğilmez şöyle devam etti:

“Türkiye tuhaf bir durum yaşıyor. 2018 yılında ithalatçı kur riskine karşı kendini
korumak, hedge etmek durumundaydı. 2019 yılında ise ihracatçı aynı duruma düşecek,
hedge etmek zorunda kalacak. Çünkü ihracatçılar yüksek kura alışmışlardı. Kurlar
düşünce gelirleri azaldı. Yapılabilecek tek şey maliyetleri kontrol edip verimliliği
arttırmaya çalışmak. Büyük olasılıkla yatırımların ertelenebileceği bir yıl bizi
bekliyor.”

**Cari açıkta azalma eğilimi**

2019 yılında Türkiye’yi zorlayacak konulardan birinin de 457 milyar dolara ulaşan
dış borçlar olduğunu ifade eden Mahfi Eğilmez “Kurların yükseldiği bir dönemde bu
ölçekte bir borcu çevirmek çok kolay görünmüyor. Borçların 317 milyar dolarlık kısmı
özel sektöre ait. Her ne kadar bu borçlar bankalar üzerinde görünüyorsa da, onlar
dışarıdan alıp reel sektöre kullandırıyor. Yani aslında gerçek borçlu reel sektör.
Bankalar yabancılara borçlu, şirketler de bankalara borçlu” diye konuştu.

**Bütçe ve cari açıkta olumlu işaretler**

Türkiye ekonomisi açısından olumlu görülebilecek noktalara da değinen Dr. Mahfi 
Eğilmez şöyle dedi:

“2019 yılına girerken ekonominin sağlam görünen tarafları yok mu? Var elbette. Bütçe
açığı büyüyor olmakla birlikte milli gelirin yüzde 3’ünün altında kalacak. Ayrıca
cari açığın düşüyor olması da iyi. Bunlar kur üzerindeki baskıların biraz azalmasına
hizmet edecek, toparlanma açısından olumlu. Ama sonuç itibariyle 2019 yılı her şeye
rağmen zor yıllardan biri olacak.”
