# Türkiye’de fidye saldırılarının kurtulmanın maliyeti 600 bin dolar

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/turkiyede-fidye-saldirilarinin-kurtulmanin-maliyeti-600-bin-dolar-62908h/
- Yayımlanma: 2021-04-28T19:30:49+03:00
- Yazar: Selim Soydan

Yeni nesil siber güvenlik teknolojilerinin lideri Sophos, fidye yazılımı saldırılarının
işletmelere etkisini ortaya koymayı amaçlayan “The State of Ransomware 2021” başlıklı
küresel araştırmasının sonuçlarını paylaştı. Araştırmaya Avrupa, Amerika, Asya Pasifik,
Orta Asya, Orta Doğu ve Afrika’daki Türkiye dahil 30 ülkeden, orta ölçekli kuruluşlarda
karar verici konumda yer alan 5 bin 400 bilgi teknolojileri yöneticisi katıldı.

Araştırmanın sonucunda fidye saldırısına uğrayan işletmelerin bu durumu düzeltmek
için üstlenmek zorunda kaldıkları bedel bir yıl içinde iki katın üzerinde artışla
1 milyon 850 bin dolara yükseldi. Geçtiğimiz yıl bu rakam 761 bin 106 dolar düzeyindeydi.
Fidye ödeme yoluna giden kuruluşların ödediği ortalama fidye bedeli 170 bin 404 
dolar oldu. Bununla birlikte kuruluşların yalnızca yüzde 8’i fidyeyi ödemelerine
rağmen tüm verilerini geri almayı başardı, yüzde 29’u verilerinin yarısından fazlasını
geri alamadı.

Fidye yazılımı saldırısı yaşadığını ifade eden kuruluşların sayısı 2020’de yüzde
51’den 2021’de yüzde 37’ye düşerken, saldırı sonucunda verilerinin şifrelendiği 
ifade eden kurumların oranı yüzde 73’ten yüzde 54’e geriledi. 

**Tehditler Azalsa da Hasar Riski Katlanarak Artıyor**

Sophos Kıdemli Güvenlik Araştırmacısı Chester Wisniewski, fidye yazılımından etkilenen
kuruluşların sayısında belirgin bir düşüş görülmekle birlikte, başarılı fidye saldırılarının
eskisine göre çok daha yıkıcı bir etkisi olduğuna dikkat çekiyor. Wisniewski, bu
durumun saldırganların davranış şeklini değiştirmesinden kaynaklanabileceğine işaret
ediyor. “Artık saldırganların geniş ölçekli otomatik saldırılardan ziyade, insan
eliyle gerçekleştirilen hedefli saldırıları tercih ettiğini görüyoruz” diyor Wisniewski.”
Bunun sonucu olarak genel saldırıların sayısı azalsa da, gelişmiş ve karmaşık teknikler
eşliğinde gerçekleştirilen hedefli saldırılardan kaynaklanan hasar potansiyeli çok
daha yüksek. Sadece bir yıl içinde saldırı sonrası genel iyileştirme maliyetlerinin
ikiye katlanması, bu tür saldırıların ne kadar yıkıcı ve kurtulmanın ne kadar zor
olduğuna işaret ediyor.”

State of Ransomware 2021 araştırmasında öne çıkan bazı bulgular şöyle:

Fidye yazılımı saldırısının ardından durumu düzeltmenin maliyeti son bir yılda iki
kattan fazla arttı. İş kesintileri, iptal edilen siparişler, operasyonel maliyetler
ve daha fazlasını içeren iyileştirme maliyetleri, 2020’de ortalama 761 bin 106 ABD
dolarından 2021’de 1 milyon 850 bin ABD dolarına yükseldi. Bu, günümüzde başarılı
bir fidye yazılımı saldırısından kurtulmanın ortalama maliyetinin talep edilen fidye
bedelinden 10 kat daha fazla olduğu anlamına geliyor.

Ödenen ortalama fidye bedeli 170 bin 404 ABD doları oldu. Ankete katılanlar arasında
en yüksek ödeme 3,2 milyon dolar, en yaygın ödeme 10 bin dolar oldu. Katılımcılarından
10 tanesi 1 milyon dolar veya daha fazla fidye ödediğini ifade etti.

Fidye ödeyen kuruluşların sayısı 2020’de yüzde 26 iken, 2021’de bu oran artarak 
yüzde 32’ye yükseldi. Ancak fidye ödeyenlerin yalnızca yüzde 8’i tüm verilerini 
geri almayı başardı.

Ankete katılanların yarısından fazlası (%54) siber saldırıların artık BT ekiplerinin
kendi başlarına başa çıkamayacakları ölçüde gelişmiş olduğuna inanıyor.

Şifrelemenin kullanılmadığı gasp girişimlerinin sayısı artıyor. Ankete katılanların
yüzde 7’si verilerinin şifrelenmediğini, ancak muhtemelen saldırganlar bilgilerini
çalmayı başardığını ve fidye amaçlı alıkoyduğunu söyledi. 2020’de bu rakam yüzde
3 seviyesindeydi.

**Türkiye’deki Şirketlerin Kaybı Saldırı Başına 582 Bin 500 Dolar**

State of Ransomware 2021 araştırmasında Türkiye’ye özgü veriler de yer aldı. Araştırmanın
Türkiye verileri şu şekilde sıralandı:

Türkiye’den ankete katılanların yüzde 48’i son 12 ayda fidye saldırısı yaşadı. 2020
yılında bu oran yüzde 63 idi. Ayrıca 2020’de fidye saldırı sonucu verileri şifrelenen
kuruluşların oranı yüzde 48 iken, 2021’de bu oran yüzde 38’e geriledi. 
Türkiye’de
fidye yazılımı saldırısının etkisini düzeltmenin ortalama maliyeti 582 bin 500 dolar
oldu.

Türkiye’de ankete katılıp son 12 ayda fidye yazılımına maruz kalmayan, ancak gelecekte
saldırıya uğrayacağını düşünen şirketlerin yüzde 56’sı, fidye yazılımı saldırılarının
giderek daha karmaşık bir hal aldığını ve durdurmanın zorlaştığını ifade etti.

Kurumların yüzde 16’sı, kullanıcılarının kuruluşun güvenliğini tehlikeye atacak 
davranışlarda bulunmasını engellemenin zor olduğunu söyledi.

**Fidye Ödemek Verilerinizin Kurtulacağını Garanti Etmiyor **

Fidye yazılımı saldırısından kurtulmak, yalnızca verilerin şifresini çözüp geri 
yüklemekten çok daha fazla çaba gerektiren ve etkileri yıllar boyunca devam edebilen
bir sürece karşılık geliyor. Tüm sistemlerin sıfırdan yeniden inşa edilmesini gerektirmesi
bir yana, neden olduğu operasyonel aksaklıklar ve bunların müşteriye yansıması uzun
sürecek bir etkiyi beraberinde getiriyor. Üstüne şirketlerden çalınan veriler zaman
zaman kamuyla veya rakipleriyle paylaşılacağı tehdidiyle şantaj malzemesi olarak
kullanılıyor. Örneğin Clop fidye yazılımı çetesi, ele geçirdiği sistemleri şifrelemekle
uğraşmayıp doğrudan veri gaspı ve şantajla para koparma yolunu seçiyor.

Daha fazla sayıda kuruluşun fidye ödemeyi tercih etmesine rağmen ödeme yapanların
yalnızca küçük bir bölümünün tüm verilerini geri alabildiğine dikkat çeken Wisniewski,
şunları söylüyor: “Bu kısmen bilgileri kurtarmak için kullanılan şifre çözme anahtarlarının
karmaşık yapısıyla ilgili olabilir. Dahası, bunun işe yarayacağının bir garantisi
de yok. Son zamanlarda DearCry ve Black Kingdom fidye yazılımında gördüğümüz üzere
düşük kaliteli veya aceleyle derlenmiş kod ve tekniklerle başlatılan saldırılar,
veri kurtarmayı son derece zorlaştırıyor. Neyse ki artık kuruluşlar saldırıya uğradığında
bu zorlukla tek başına yüzleşmek zorunda değiller. Destek, harici güvenlik operasyon
merkezleri ve gerçek uzmanların liderlik ettiği, 7 gün 24 saat çalışan olay müdahale
hizmetlerinden yardım alabilirler.”

**Önlem Alın, Yedekleri İhmal Etmeyin, Saldırıya Uğrarsanız Fidye Ödemeyin**

Sophos, fidye yazılımları ve benzer siber saldırılara yüzleşmek zorunda kalan kurumlara
şunları öneriyor:

Fidye yazılımlarının sizi de vuracağını varsayın. Fidye yazılımları yaygınlaşmaya
devam ediyor. Hiçbir sektör, ülke veya kuruluş bu riskten muaf değil. Her an bu 
ihtimal gerçekleşecekmiş gibi hazırlıklı olun.

Düzenli yedek alın ve yedeğin bir kopyasını çevrimdışı ortamda saklayın. Yedekler,
ankete katılan kuruluşların saldırı sonrasında verilerini kurtarmak için kullandıkları
ana yöntem olarak öne çıkıyor. Yedeklemede 3:2:1 yaklaşımını tercih edin. Yani üç
set yedekleme yapın, iki farklı depolama ortamı kullanın ve yedeklerden birini çevrimdışı
ortamda saklayın.

Katmanlı koruma uygulayın. Günümüzde çoğu fidye yazılımı saldırısı gasp unsurları
da içerdiğinden, saldırganları mümkün olduğunca dışarıda tutmak her zamankinden 
daha önemli hale geldi. Saldırganların ağ içinde ilerlemesini de daha derine ulaşmasını
engellemek için katmanlı koruma kullanın.

İnsan deneyimiyle fidye yazılımı önleme teknolojisini birleştirin. Fidye yazılımlarını
durdurmanın anahtarı, özel fidye yazılımı önleme teknolojisiyle insan öncülüğündeki
tehdit avcılığını birleştiren derinlemesine savunmadan geçer. Teknoloji kuruluşun
ihtiyaç duyduğu ölçeği ve otomasyonu sağlarken, siber güvenlik uzmanları saldırganın
ortama girmeye çalıştığını gösteren açıklayıcı taktikleri, teknikleri ve prosedürleri
tespit edebilir. Bu alanda şirket içinde bir ekibiniz yoksa uzman bir siber güvenlik
şirketinin desteğini almaya bakın. Güvenlik Operasyon Merkezleri (SOC) artık her
büyüklükteki kuruluşlar için gerçekçi bir seçenek haline geldi.

Fidyeyi ödemeyin. Biliyoruz, söylemesi kolay. Ancak fidye yazılımı saldırısı nedeniyle
kurumun faaliyetleri durma noktasına geldiğinde bunu yapmak oldukça zor. Yine de
herhangi bir etik düşünceden bağımsız olarak, fidyeyi ödediğinizde verileri geri
alacağınızın bir garantisi olmadığını unutmayın.

Kötü amaçlı saldırılara karşı bir kurtarma planı oluşturun. Bir siber saldırının
kapsamlı bir ihlale dönüşmesini önlemenin en iyi yolu önceden hazırlık yapmaktır.
Saldırı mağduru kuruluşlar, daha önce bir müdahale planına sahip olmaları halinde
önemli mali kayıp ve kesintilerden kaçınabileceklerini genellikle geç fark ederler.
Siz onlardan olmayın, önleminizi erken alın.
