# Türkiye’de teşvik paketi ekonomiyi canlandırdı fakat bu kalıcı mı?

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/turkiyede-tesvik-paketi-ekonomiyi-canlandirdi-fakat-bu-kalici-mi-25432h/
- Yayımlanma: 2017-07-25T08:22:01+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Gazetenin İstanbul’dan bildiren muhabiri geçen yıl darbe girişimi ve bir dizi bombalı
saldırının etkisiyle zorlanan Türk Lirası ve ekonomisinde bu yıl görülen canlanmanın
iyi bir örneği olarak beyaz eşya üreticisi Arçelik’ten başlamış ve şirketin yönetim
kurulu başkanı Hakan Bulgurlu ile görüşmüş.

“Hakan Bulgurlu Arçelik ve bağlı firmaların ürettiği beyaz eşyanın satışlarının 
2017’de artmaya başladığını, yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre
satışlarda yüzde 39 artış yaşandığını anlatıyor ve ekliyor: ‘Bana rakamların bu 
kadar güçlü olduğu bir başka ekonomi gösterin.’

“Hükümetin ciddi teşvik tedbirleri geçen yılın son çeyreğinde gayri safi yurt içi
hasıladaki yüzde 1,8 küçülmeden bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 5 büyüme hızına getirmekte
etkili oldu.

“Burada asıl önemli soru, hükümetin krediye erişimi kolaylaştırma tedbidlerinin 
Arçelik firması ve ekonominin tamamı açısından satışlarda geçici bir artışın ötesinde
bir iyileştirme sağlayıp sağlayamayacağı.

“Teşvik paketinin bir kısmı geçici vergi muafiyetlerinden oluşuyordu. Örneğin yüzde
6,7 oranındaki tüketim vergisinin kaldırılışı Türkiye’nin en büyük sermaye gruplarından
Koç’a bağlı Arçelik gibi bir çok şirketin işine yaradı.

“Paketin bir başka bileşeni krediye erişimi kolaylaştırıcı önlemlerdi ki bunlar 
firmalara ve yöneticilerine yaklaşık 50 milyar dolar yeni krediyi garanti ederken
isteksiz bankaların karşı karşıya gelebileceği riskler hükümet tarafından üstlenilmiş
oluyordu.

“Arçelik Yönetim Kurulu Başkanı Bulgurlu yılın ilk çeyreğinde görülen yüzde 5 büyümenin
büyük ölçüde bu teşviklerden kaynaklandığını düşünüyor ve vergi muafiyetleri kaldırılınca
tüketimin azalacağı inancında.

## ‘Yatırımcılar rakamlara bakıyor’

“Bulgurlu ekonomideki canlanmanın yatırımcıların Türkiye politikasından kaynaklı
endişelerinin önüne geçtiğini anlatıyor. Yakında görüştüğü 22 fon yöneticisinden
hiç birinin kendisine geçen yılki darbe girişiminden sonra ilan edilen Olağanüstü
Hal Yönetimi hakkında soru yöneltmediğinden bahsediyor. Hepsi büyüme potansiyeliyle
ilgili imiş.

“Teşvikler yakında sona eriyor. Vergi muafiyetleri Eylül ayında sona erecek ve kredi
garanti fonu 19 milyar dolara inecek.

“Türkiye Maliye Bakanı Naci Ağbal paketin amacına ulaştığını, yerel bankaların kaynaklarının
yetersiz kaldığı yerde büyümeyi desteklediğini söylüyor.

“Fakat herkes bu görüşte değil. Hükümetin desteği canlanma sağlamış olabilir ama
bu adımlar Türkiye ekonomisinin ucuz krediye bağımlılığını da derinleştirmiş oldu.

“En büyük kaygılardan biri kredilerin niteliğiyle ilgili. Hükümet yeni kredilerin
ödenemeyen kısımlarının yüzde 7’sinin sorumluluğunu üstlenmekle aslında kredi koşullarını
kolaylaştırmış oluyor. Yani bankalar daha riskli krediler veriyor ve müşterilerin
bu krediyle ne yaptığından her zaman tam emin olamıyorlar.

## Kredilerin nereye gittiği tartışması

“Maliye Bakanı Ağbal, kredlierin yüzde 60’ının muhtemelen yeni yatırımlar için kullanılacağını
söylüyor ve kredilerin niteliği konusunda güvenli görünüyor.

“Ama örneğin GlobalSource Partners adlı danışmanlık firmasından Atilla Yeşilada “
Bu adımları atmasalar yüzlerce şirket batacaktı, ama endişe verici şeyler var” diyor
ve verilen kredilerin nereye gittiğinin belli olmadığını söylüyor.

“Ankara’da pahalı bir balık lokantasında tanıştığımız lüks tasarım mutfak şirketi
sahibi Serkan, 160 kişi çalıştırıyor. Fondan aldığı 800 bin Türk lirası krediyle
daha yüksek faizli eski borçlarını ödemiş.

“Arkadaşı olan lokanta sahibi ise aldığı krediyle liranın düşüşüne karşı önlem olarak
Amerikan doları almış. Çevrelerindeki başka genç işadamları aldıkları kredilerle
şu an çok düşmüş olan hisse senetlerine yatırım yapmışlar.

“Serkan, ‘Biliyorum iyi bir şey değil bu’ diyor ve gülüyor: ‘ama en azından bugün
için karnımız doyuyor!'” (BBC Türkçe)
