# Türkiye’nin aşılama oranı düşüyor

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/turkiyenin-asilama-orani-dusuyor-74023h/
- Yayımlanma: 2021-11-03T16:09:30+03:00
- Yazar: Selim Soydan

BBC Türkçe’nin haberine göre Sağlık Bakanlığı verilerine göre geçtiğimiz on ayda
toplamda 55 milyon birinci doz, 48 milyon ikinci doz ve 11 milyon üçüncü doz aşı
yapıldı.

Türkiye’nin günlük aşılama oranında dramatik bir düşüş yaşandığını söyleyen uzmanlar,
resmi verilere göre şu anda Türkiye’de günde yaklaşık 200 bin doz aşı yapıldığını
ifade ediyor.

Bu sayının Ağustos ayında bir milyon dozdan fazla olduğu göz önüne alındığında, 
Türkiye’nin aşılama oranında neredeyse beşte bir seviyesine gerilediği anlaşılıyor.

Nitekim Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın 31 Ekim’de yaptığı açıklamaya göre, Türkiye’de
yaklaşık 3 milyon kişi zamanı gelen üçüncü doz aşısını henüz yaptırmadı.

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Aile Hekimliği Kolu Sekreteri Dr. Sibel Uyan, çalıştığı
aile sağlığı merkezinde artık günde bir flakon (6 kişilik aşı paketi) bile aşı yapmadıklarını
anlatıyor:

“Günde ortalama 12-13 flakon aşı yaparken, bugün bir flakon yapabilir miyiz endişe
ediyoruz. Geçen gün altı kişiyi yan yana getiremedik, bekleyenleri gönderdik. Çünkü
altı kişi bir araya gelmeden bu aşıları yapamıyoruz.”

TTB Merkez Konseyi üyesi Dr. Kazım Doğan Eroğulları’na göre, toplum bağışıklığının
sağlanabilmesi için, en geç 3-4 ay içerisinde toplumun yüzde 70’inin aşılanabilmesi
gerekiyordu ancak Türkiye, bu hedeften çok uzakta kaldı:

“Ocak ayında başlayan aşılama çalışmalarında yaklaşık 10 ayı geride bıraktık ve 
biz halen belli bir seviyeye ulaşamadık. İlk dozunu Ocak’ta olanlar halen aşılı 
sayılıyor. Aşılamada tam bir kaotik durum var.” 

**‘****Toplum bağışıklığı sağlanamadı****‘**

Koronavirüs salgını karşısında toplum bağışıklığının sağlanması, salgınla başa çıkabilmek
için en önemli hedeflerden biri olarak görülüyor.

Ancak hem uzmanlar hem de Sağlık Bakanlığı’na göre, Türkiye’de henüz toplum bağışıklığı
sağlanamadı.

BBC Türkçe’ye konuşan sağlıkçılar, Mayıs-Haziran aylarından önce iki doz Sinovac
aşısı olmuş ancak üçüncü dozu henüz olmamış kişilerin artık koronavirüse karşı ‘
aşısız’ sayılması gerektiğini söylüyor.

Prof. Murat Akova, “Türkiye’de yapılan iki doz aşı sayısı içerisinde, iki doz Sinovac
aşısı olan nüfus da bulunuyor. Fakat iki doz Sinovac aşısının pratik olarak bir 
etkisi kalmadı. Dolayısıyla şu anda Türkiye aşılama oranı açısından oldukça gerilerde”
diyor.

Koca dün TBMM’de gazetecilerin sorularını yanıtlarken, Türkiye’de iki doz aşısını
yaptırmış kişilerin oranının yüzde 59 olduğunu söyledi:

“En az yüzde 70-80 oranında toplum bağışıklığını sağlamamız gerekiyor. Peki şu anda
neredeyiz? Nüfusun iki doz aşısını yaptırmış olan kişilerin oranı yüzde 59’a, en
az bir dozunu yaptırmışların oranı da yüzde 67’ye ulaştı.”

“Dolayısıyla bu oranı daha yukarı çekmemiz gerektiği ortada. Çünkü toplumsal bağışıklık
elde edilmedikçe bu salgının üstesinden gelmemiz kolay olmayacak.”

**‘****Sadece iki doz Sinovac aşısı olanlar artık aşısız sayılmalı****‘**

Türkiye’de hali hazırda iki doz aşı yaptırmış 48 milyon kişi varken, üçüncü dozunu
yaptırmış 11 milyon kişi bulunuyor.

Bilim insanlarına göre, koronavirüs aşılarının yalnızca belli bir süre koruyuculuğu
bulunuyor. 

Prof. Akova, iki doz aşı olmanın koronavirüse karşı korunmak için yeterli olmadığını
ve aşıların belli aralıklarla yeniden uygulanması gerektiğini anlatıyor:

“Sinovac’ın etkisi, ikinci dozdan sonra on dördüncü haftadan itibaren giderek azalıyor.
İki doz Biontech aşısından sonra beşinci ayda hafif orta şiddetteki hastalığa karşı
koruyuculuk yüzde yirmi iki düzeyine düşüyor. Bu çok dramatik bir azalma.”

“Buna karşılık beşinci ayda üçüncü doz yapılmış kişilerde bu koruyuculuk birdenbire
yüzde doksan üçe çıkıyor. Yani öyle gözüküyor ki Biontech aşısında 4-6 ayda bir 
hatırlatma dozu gerekecek. Sinovac’ta bu süre daha da kısa.”

“Belki Sinovac’ın ya da buna benzer inaktive aşılara iki dozla değil, üç dozla başlanması
gerekecek. Yani hangi aşı olursa olsun, beşinci altıncı ay civarında etkileri belirgin
derecede azalıyor.”

Uzmanlar, Mayıs-Haziran ayından önce Sinovac ikinci dozunu olmuş kişilerin artık“
aşısız” sayılması gerektiğini ifade ediyor.

Dr. Uyan, “Sağlık Bakanlığı bu kişileri de hala kâğıt üzerine aşılı kabul ediyor
ancak bu bilimsel değil, çünkü o aşılar artık koruyuculuğunu yitirdi” diyor.

Dr. Eroğulları da iki doz Sinovac aşısı olan kişilerin artık üçüncü doz aşısını 
olması gerektiğini ifade ediyor:

“Şu ana dek yapılan 11 milyon üçüncü dozun ne kadarını Sinovac ne kadarını Biontech
aşısının oluşturduğu verisi paylaşılmıyor. Ancak iki doz Sinovac olanların antikor
seviyeleri düştü, mutlaka üçüncü bir hatırlatma dozuna ihtiyaç var.”

**Türkiye’de aşıya ilgi neden azalıyor?**

Prof. Akova’ya göre toplumda yüzde 10-15 civarında olduğu tahmin edilen aşı karşıtlarının
yanı sıra, genel olarak aşıya ilgide azalma yaşanıyor.

Dr. Uyan, toplumda ‘iki doz aşılanmak yeterli’ algısının hâkim olduğunu ve üçüncü
doz aşı olmak konusunda kafa karışıklığı bulunduğunu değerlendiriyor:

“Aile hekimliğimize gelen çift doz Biontech aşılı kişilere, ‘Üçüncü doza henüz ihtiyacınız
yok’ diyoruz. O da gidiyor, evdeki nenesine söylüyor. Sinovac olmuş nenesi, ‘Ben
de iki aşı oldum, demek ki benim de aşı olmama gerek yok’ diye düşünüyor.”

Hekimler, aşılar arasındaki bu farkın kamuoyuna yeterince anlatılamadığını düşünüyor.

Prof. Akova, sadece Sağlık Bakanı tarafından belli saatlerde yapılan Twitter paylaşımlarının
yeterli olmadığını değerlendiriyor.

Dr. Eroğulları da “Aşı noktaları oluşturulup insanların aşıya teşvik edilmesi ve
meslek örgütleriyle iş birliği yapılması gerekirdi. Sadece tweet atarak, halkı aşıya
ikna edemiyorsunuz” diyor:

“Sosyal medyada ve televizyonlarda aşı karşıtlığını artıran bilgi kirliliğiyle ilgili
de hiçbir düzenleme yapılmadı. Normalde bir araya gelebilmek için gerekli olan HES
sorgulaması ve PCR testi zorunluluğu, aşı karşıtlarının mitinglerinde uygulanmadı.
Bu insanlar toplumun gözünün içine baka baka aşı karşıtlığını yaydı.”

Öte yandan, Biontech aşısının yan etkilerine karşı duyulan korkunun da aşılama hızını
yavaşlatan bir etken olduğu değerlendiriliyor.

Dr. Uyan, “Salgının başında Biontech temin edemeyen bakanlık, Sinovac’ı yere göğe
sığdıramadı ve sürekli yan etkilerinin daha az olduğunu vurguladı. Şu anda kimse
Biontech aşısını şu anda kimse üçüncü veya dördüncü aşı olarak yaptırmak istemiyor.
Çünkü korktular” diyor. 

Aşı randevusu sisteminde de kimi aksaklıklar yaşandığını söyleyen Dr. Uyan, tüm 
bu sebeplerin insanları aşıda uzaklaştırdığını savunuyor:

“İki doz Sinovac olan herkese üçüncü doz Sinovac tanımlandı ama üçüncü dozunda Biontech
olmak isteyenler için önce 3 ay geçmesi yeterli dediler, sonra ellerinde aşı olmadığı
için 6 aya çıkardılar, geçen hafta tekrar 3 aya düşürdüler. Uygulamadaki farklılıklar
da insanları yıldırdı.”

“Orta okul ve lise öğrencilerinin aşılanması şart ama bunların aşılanması için velinin
akıllı telefonu olması ve e-nabız uygulamasını kullanması gerekiyor. Bunlar bu yolu
zorlaştıran, bu yoldaki meşakkat arttıran şeyler. Halbuki çocuklarımızı sağlık merkezlerine
götürüp, aşı yaptırmak istediğimizi beyan etmemiz yeterli olmalı.”

**Hala aşılanmayanlar arasında hangi gruplar var?**

Türkiye koronavirüs aşı hakkını 18 yaş üzeri yurttaşlar için doğrudan tanımlarken,
12-17 yaş arası çocukların aşılanmasını ise ailelerin tercihine bıraktı.

12 yaş altı çocuklar için ise aile tercihine bakılmaksızın, herhangi bir aşılama
planlanmadığı açıklandı.

12-17 yaş arası çocukların aşılanma oranının düşük olduğunu çünkü ailelerin tereddüt
yaşadığını söyleyen Prof. Akova, “Çocukların da aşı olması gerektiği konusunda ailelere
yeterince bilgilendirme yapılmıyor” diyor.

Diğer yandan Sağlık Bakanı Koca 29 Ekim’de Twitter’dan yaptığı paylaşımla, gebe 
ölümlerinin 2020’de salgın öncesi yıla göre %52 arttığını, bu yıl ise geçen yıla
oranla %50 daha fazla anne adayının Covid-19 sebebiyle hayatını kaybettiğini açıkladı.

Koca, koronavirüs nedeniyle hayatını kaybeden gebelerin yüzde 99’unun aşısız olduğunu
söyleyerek, gebelerde aşılanma oranının “çok düşük” olduğunu açıkladı.

Dr. Aslı Davas, “Gebeler doğaldır ki tedirginler. Aşılamaya direnç var. Hem gebelere
hem de gebelere bakan doktorlara daha çok bilgilendirme yapılması gerekiyor. Çünkü
bağışıklık sistemleri gebelik nedeniyle baskılanmış olduğundan çok savunmasızlar”
diyor.

Koca ayrıca, yoğun bakımlarda vefat edenlerin halen yüzde 80 oranında 60 yaş üzeri
olduğunu söylüyor:

“Toplum olarak, toplumsal bağışıklık noktasına erişmeyi hedeflemeliyiz. Kapanmayı
veya başka tedbirleri düşünme noktasında olmamalıyız.”

**Biontech a****şısı olanlara**** 3. doz ne zaman tanımlanacak?**

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, dün TBMM’de gazetecilerin sorularını yanıtlarken, 
Biontech aşılarına ne zaman üçüncü dozun tanımlanacağı sorusuyla ilgili olarak bu
akşamki Bilim Kurulu toplantısını işaret etti.

Koca, “Biontech sonrası üçüncü doz gerekli mi, gerekiyorsa ne zaman yapılır ve kimlere
yapılmalı? Yarın Bilim Kurulu toplantımızın gündeminde bu olacak” dedi.

Uzmanlar ise Biontech aşısı olanlar için en erken 2022 Ocak ayında üçüncü dozun 
tanımlanacağını tahmin ediyor.

Biontech’in koruma süresinin görece daha uzun olarak kabul edildiğini söyleyen Dr.
Uyan, iki doz Biontech aşısı olanların daha fazla beklemek zorunda kalabileceğini
değerlendiriyor:

“Sinovac’ta altı ay antikor yüksekliği devam ediyor diye bilirdik, sonraki çalışmalarda
altı ay olmadığı ispatlandı. Biontech’i ise 9 ay diye biliyorduk ama şimdi altı 
ay olduğu ifade ediliyor.”

“Ülkemize Biontech aşısı Nisan-Mayıs gibi geldi. Dolayısıyla en erken Haziran ayında,
ikinci doz Biontech aşısı yapmaya başladık. Üzerine 6 ay eklersek, en erken 2022
Ocak ayında üçüncü dozun tanımlanacağını tahmin ediyoruz.”
