# Türkiye’nin borcu topladığı vergiden daha çok arttı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/turkiyenin-borcu-topladigi-vergiden-daha-cok-artti-75472h/
- Yayımlanma: 2021-11-23T19:58:15+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

İyi Parti Grup Başkanvekili Erhan Usta, “Yılın başında dış borçlarımızın TL karşılığı
3,2 trilyon liraydı. Şu anda geldiğimiz noktada 5,9 trilyon liraya çıktı. Yılın 
başından bu yana TL’nin değer kaybetmesi nedeniyle 2,7 trilyon lira artış yaşandı.
Bu ne demek biliyor musunuz? 2020 yılında 84 milyon insandan topladığımız toplam
vergi 1 trilyon lira. Yani 84 milyondan topladığımız 1 trilyon liranın 2,7 katı 
kadar yılbaşından bu yana dış borçlarımız arttı. Bu bir iflas senaryosudur” dedi.

İyi Parti Grup Başkanı İsmail Tatlıoğlu, Grup Başkanvekili Erhan Usta, Ankara Milletvekili
Durmuş Yılmaz, TBMM ortak basın toplantısı düzenledi. Tatlıoğlu, Yılmaz ve Usta,
[dolar](https://www.borsatek.com/dolar-13-50-tlyi-gecti-gunluk-kayip-yuzde-20-75420h)
kurunun rekor sevilere ulaşması nedeniyle yaptıkları toplantıda, iktidara erken 
seçim çağrısında bulundu.

#### İsmail Tatlıoğlu, şunları söyledi:

### “At sağlam ama binici yönünü kaybetti”

“Derin fakirleşme olarak açıklanacak bu süreç tam bir Erdoğan maliyetidir. Yapısal
tıkanma, partili cumhurbaşkanlığının ortaya koyduğu bir [Erdoğan](https://www.borsatek.com/erdogan-kirilma-noktasina-kadar-bekleyecek-75471h)
maliyetidir ve Türkiye, yönünü kaybetmiş bir binicinin olduğu sağlam bir at gibidir.
At sağlamdır ama binici yönünün kaybetmiş, zihni savrulma içerisindedir. Buradan
çıkış, siyasal iklim değişliğini mecbur kılmıştır.

Bugün görüşmekte olduğumuz bütçe, ilan edildiği 6 eylülde 2021 tarihinde 211 milyar
dolardı. Sayın Fuat Oktay’ın komisyona sunduğu tarihte 182 milyar dolara düştü. 
Bu bütçe, dün sabah 157, akşam 152 milyar dolara düştü. Bu sabah ise 143, şu saatlerde
ise 135 milyar dolar. Bütçe anlamını yitirmiştir. Bütçeyi çekmek ve yerine seçim
takvimli, bütün parlamentonun ortak ekonomi programını ortaya koymak gerekir.”

#### Durmuş Yılmaz ise şöyle konuştu:

### “TL’deki erime bir tercihtir”

“Şu anda ulusal paramız ciddi bir erimeyle karşı karşıyayız. Ve bu, önemli sonuçlar
getirmeye devam ediyor. An itibariyle piyasanın işleyişi bozuldu, fiyat oluşturulamıyor.
Adeta reel ekonomi bolluk içinde yokluk yaşıyor. Çünkü fiyat yapılamıyor. Satılan
malların yerine nasıl konulacağı konusunda bilgi yok. Buradan nasıl çıkılır sorusu
soruluyor. Buradan çıkılabilir mi? Bu eriyiş durdurulabilir mi? Elbette durdurulabilir
ama şu anki meydana gelen olay nedir, onu anlamak lazım. Yanlış bir politika sonucu
ortaya mı çıkmış yoksa bilinçli bir tercih sonucu mu ortaya çıkmış? Dün Sayın Cumhurbaşkanı’nın
yaptığı açıklamalar çerçevesinde, şu anda TL’nin üzerinde yapılan baskı ve erime
ile ilgili olarak ülkeyi yönetenlerin zihninde herhangi bir endişe olmadığı görülüyor;
bir tercihtir. Buradan çıkılabilmesi için her şeyden önce bu tercihin değiştirilmesi
ve millete çıkıp ‘Biz şurada yanlış yaptık’ denilebilmesi gerekir. Ama böyle bir
şey söz konusu değil.

Eylül ayı Para Politikası Kurulu toplantısı sonra makas değiştirilmiştir. Ve gelinen
noktada bu makas değiştirme bir tercihtir, bize göre çok büyük yanlıştır ama karar
alıcılar nezdinde bir yanlışlığı yoktur. O nedenle düzeltilmesi mümkün değildir.
Düzeltilebilmesi için kararın yanlış olduğu kabul edilip kamuoyuyla iletişime geçilerek
ve ancak ondan sonra gerekli tedbirler alınarak bu yapılabilir. Özeti; Sayın Cumhurbaşkanı,
dün söylediği açıklamalar çerçevesinde geri dönülemez bir biçimde gemileri yakmıştır.
Faizler düşecek, TL değerlenecek, Türk ürünlerinin fiyatları düşecek, daha fazla
ihracat yapacağız, ihracat yaparken ithalat pahalanacak, mal ithal etmeyeceğiz, 
yerli üretimden ithal ikamesi yapacağız, ithal ikamesinden sonra iki taraftan gelen
cari açık kapacak, döviz talebi azalacak, TL değerlenecek. Bu işin mekanizması böyle
açıklanıyor. Hedefe varabilmesi için 6 ayda mı, bir yılda mı, beş yılda mı varılır
herhangi bir açıklama yok. Haziran ayının sıcağında kalmış kar topu gibi eriyen 
TL’nin erimesi durdurulabilir. Bunun için tecrübe var, birikim var fakat bunun için
siyasi otorite yok.”

#### Erhan Usta ise şöyle konuştu:

### “Bu bir iflas senaryosudur”

“Yeni bir makro çerçevenin toplumla paylaşılması gerekir. Bu çerçevede ne var; enflasyonu
en az gelecek yıl için yüzde 30 yazmak gerekir. Bu gidişat devam ederse asgari olarak
bunu görecektir, daha üzerlere çıkma riski çok kuvvetlidir. Ekonomide istikrar kazandırmak
hiçbir şekilde mümkün olmadığı için ekonomik büyümede de ciddi bir sıkıntı olacaktır.
Hazine’nin borçlanma oranları çok ciddi bir biçimde arttı, yüzde 22’lerde. Esasında
politika faizini niçin yaparız; kısa vadeli faizlerle oynayarak uzun vadeli faizleri
düşürmek için yapılır. Şu anda kısa vadeli faizler düşürülüyor ama Türkiye’nin uzun
vadeli faizleri artıyor. Ekonomi bundan zarar görüyor, tahrip oluyor. Yılın başında
dış borçlarımızın TL karşılığı 3,2 trilyon liraydı. Şu anda geldiğimiz noktada 5,9
trilyon liraya çıktı. Yılın başından bu yana TL’nin değer kaybetmesi nedeniyle 2,7
trilyon lira artış yaşandı. Bu ne demek biliyor musunuz? 2020 yılında 84 milyon 
insandan topladığımız toplam vergi 1 trilyon lira. Yani 84 milyondan topladığımız
1 trilyon liranın 2,7 katı kadar, yılbaşından bu yana dış borçlarımız arttı. Bu 
bir iflas senaryosudur.

Bu gidişatın bu şekilde sürdürülebilmesi mümkün değildir. Merkezi yönetim bütçesinin
borç stokunun sadece yüzde 18’i sabittir, yüzde 82’lik kısmı ya kura ya enflasyona
ya altına ya da faiz oranlarına göre değişmektedir. Dolayısıyla Hazine’nin de hem
faiz ödemeleri hem de borç stoku artacak. Bu bilinçli bir tercih ise bunun vatandaşla
paylaşılması lazım. Bu bütçeyi tartışmanın, görüşmenin hiçbir anlamı yoktu. Üçte
biri, daha çıkmadan erimiştir bütçenin. Dolayısıyla bütçenin hükümet tarafından 
geri çekilmesi lazım. Bu bir çaresizlik politikasıdır. Sayın Cumhurbaşkanı mandacılıktan
bahsetti. Esat mandacı kimdir; 130 milyar dolara aldığın dış borcu 446 milyar dolara
getirenlerdir esas mandacı. Esas mandacı, 600 milyar dolarlık cari açık verenlerdir.”
