# Türkiye’nin bütçe açığı kaygı verici boyutlarda mı?

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/turkiyenin-butce-acigi-kaygi-verici-boyutlarda-mi-25903h/
- Yayımlanma: 2017-08-07T09:16:59+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Geçen yılki darbe girişiminin ardından hükümetin aldığı önlemler kapsamında mali
teşvikler ile kamu harcamalarının artırılması ise son dönemde bütçe görünümünde 
bozulmaya yol açtı.

Haziran ayında bütçe dengesinin negatife döndüğü ve bütçe açığının 13,7 milyar TL
olduğu görüldü.

Bir önceki yılın Haziran ayında ise bütçe 7,9 milyar TL açık vermişti.

Ocak-Haziran dönemine ilişkin bütçe açığı ise 25,2 milyar TL ile önceki yılların
ilk 6 aylık dönemleriyle karşılaştırıldığında tarihi bir rekora işaret ediyor.

Maliye Bakanı Naci Ağbal, yılın ilk 6 ayına dair bütçe gerçekleşmeleriyle ilgili
olarak Haziran ayında yaptığı basın toplantısında bütçe açığının 2017 yılında hedeflendiğinden
yüksek olabileceğini söyledi.
Hükümet 2017 yılı için bütçe açığı hedefini 46,9 milyar
TL olarak açıklamıştı.2016 yılında ise bütçe açığı 29,3 milyar TL olmuştu.

**Sosyal güvenlik prim etkisi**

Bütçe açığının bu yılın ilk yarısında bu kadar yükselmesinde hangi etmenler rol 
oynadı?
Garanti Yatırım’ın raporunda yılın ilk yarısında bütçe performansının beklentilerin
üzerinde bozulmasında yılın son çeyreğine ötelenen sosyal güvenlik prim ödemelerinin
etkili olduğunu vurguluyor.Bu etki ise şirketlerin yılın birinci çeyreğinde ödemesi
gereken sosyal güvenlik prim ödemelerinin, yılın son çeyreğine ertelenmesi yüzünden
ortaya çıktı.

Ancak rapor 6 milyar TL civarında olan bu etki dışlandığında bile bütçe performansının
kötüleştiğini belirtiyor; buna sebep olarak da vergi gelirlerindeki hız kaybı ile
sınırlı özelleştirme geliri katkısı gösteriliyor.

**İstihdamı desteklemek için atılan adımlar**

Merkezi İngiltere’de bulunan BlueBay portföy yönetimi şirketinin gelişmekte olan
piyasalar masasından Timothy Ash ise bütçe görünümündeki bozulmanın nedenlerini 
şu şekilde sıralıyor:

Darbe girişiminin ardından ekonominin yavaşlayacağı endişesi yüzünden mali politikalarda
gevşemeye gidilmesi ve harcamaların artması
Turizm gibi sıkıntıda olan sektörlere
hükümetin destek programları açıklamasıİstihdamı desteklemek için açıklanan programlarTüketim
üzerinden alınan vergilerde indirime gidilmesiHazine’nin yasal borçlanma limitinde
artış olabilirBütçe açığında yaşanan bu tablo, devletin kasası niteliğini taşıyan
Hazine’nin de daha fazla borçlanmasına yol açıyor.

Hazine 2017’nin ilk altı ayında 46 milyar 473 milyon TL borçlandı. Bu da eski Hazine
Müsteşarı Mahfi Eğilmez’in yaptığı hesaplamalara göre 2017 yılı için yaklaşık 47,5
milyar TL olan yasal borçlanma limitine çok yakın bir rakam.
Hazine’nin bir dönemde
yaptığı iç borçlanma toplamını aynı dönemde yaptığı iç borç ödemeleri toplamına 
böldüğümüzde bulduğumuz toplam iç borç çevirme oranı ise yüzde 114,3 oranı ile 2003’
ten beri en yüksek seviyesine çıktı. Bu yüzden ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı
Mehmet Şimşek, geçtiğimiz günlerde çeşitli basın kuruluşlarına yaptığı açıklamalarda“
Meclis’e gidip ilave borçlanma yetkisi istememiz gerekecek” ifadesini kullandı.

“Bütçe Kanunu’nda öngördüğümüzden daha fazla borçlanacağız. Bugün itibarıyla net
olarak borçlanma limiti içinde kalamayacağımız görünüyor” diyen Şimşek, bunda bütçe
açığının ve savunma harcamalarının artmasının rol oynadığını söyledi.
Böylece bütün
dünyada finansal krizin yaşandığı 2009 yılından beri ilk defa Türkiye’de Hazine’nin
borçlanma limitinin yükseltilmesi konusunda bir adım atılabilir. ‘AB ülkelerinin
kıskanacağı oranlar’Peki Hazine’nin daha fazla borçlanmasında rol oynayan bütçe 
açığının korkutucu boyutlara vardığını söyleyebilir miyiz?

Konuştuğumuz ekonomistler ve piyasa analistlerine göre yanıt, “Hayır”. BBC Türkçe’nin
sorularını yanıtlayan BlueBay portföy yönetimi şirketinden Timothy Ash, AKP’nin (
Adalet ve Kalkınma Partisi) iktidarda olduğu 15 yıldır bu konuda ihtiyatlı davrandığını
söylüyor.

Ash, hükümetin şimdiye kadar çok düşük oranlarda bütçe açığı verdiğini vurgulayarak
kamu borcunun gayri safi yurtiçi hasılaya (GSYH) oranının 2000’li yıllarda görülen
yüzde 90’lardan yüzde 30’lara kadar düştüğünü belirtiyor:
“Şu an mali politikada
gevşemeye giderken bile bütçe açığının GSYH’ya oranı, hedeflenen yüzde 1,6’dan belki
de yüzde 2,5-3’e kadar yükselecek.

“Önümüzdeki iki yıl boyunca açığın arttığını ve kamu borcunun yükseldiğini görebiliriz,
ama yine de Maastricht kriterlerinin çok altında kalacaklardır.

“Kamu borcu ise Avrupa Birliği (AB) ortalamasının yarısından daha aşağıda, bu da
birçok AB ülkesinin kıskanmasına yol açıyor.

“Türkiye’nin kamu borcunın GSYH’ya oranı Lüksemburg, Bulgaristan ve Estonya dışındaki
tüm AB ülkelerinden çok daha iyi. AB’de bu oran yüzde 85.”
