# “Türkiye’ye 30-35 milyar dolarlık portföy girişi olabilir”

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/turkiyeye-30-35-milyar-dolarlik-portfoy-girisi-olabilir-102931h/
- Yayımlanma: 2023-10-09T08:37:22+03:00
- Yazar: Selim Soydan

[Deutsche Bank](http://db.com) Türkiye Ekonomisti Yiğit Onay Türkiye’ye DİBS piyasasına
yönelik ilave 30-35 milyar ABD dolarına varan portföy girişleri görülebileceğini,
ancak söz konusu tutarlarda bir portföy girişinin gerçekleşmesinin en az birkaç 
yıl alacağını söyledi. ekonomim.com’a konuşan Onay “Kısa vadede, ülkenin yüksek 
seyreden dış finansman ihtiyacı, enflasyon ve para politikasına yönelik beklentilerdeki
farklılıklar göz önüne alındığında, DİBS piyasasına yönelik portföy girişlerinin
daha yavaş olmasını bekleyebiliriz” dedi. [Enflasyon](https://www.borsatek.com/eylul-ayi-enflasyon-rakamlari-aciklandi-yilin-zirvesini-gordu-102730h)
un 2024 yılı Mayıs ayında yüzde 75 ile zirve yapmasını ve gelecek yıl sonunda yüzde
40’a yakın bir seviyeye gerileyeceğini tahmin ettiklerini ve bu nedenle gelecek 
yılın sonuna kadar pozitif reel politika faizi beklemediklerini belirten Onay, TCMB’nin
yükselen enflasyonu ve bozulan enflasyon beklentilerini dengelemek için bir sonraki
PPK toplantısında politika faizini 500 baz puan daha artıracağını düşündüklerini
ifade etti. Onay politika faizinin 2024 yılı ikinci çeyreğinde %40’a çıkarılacağını
ve 2024 sonuna kadar sabit kalacağını öngördüklerini de ekledi.

**TCMB son dört toplantısında politika faizini artırdı ancak bu oran hâlâ enflasyon
oranının gerisinde. Sizce TCMB daha ne kadar faiz artırabilir? Pozitif reel faiz
oranına ulaşabilir mi?   **

TCMB’nin, yükselen enflasyonu ve bozulan enflasyon beklentilerini dengelemek için
bir sonraki PPK toplantısında politika faizini 500 baz puan daha artıracağını düşünüyoruz.
Halihazırda Merkez Bankası, para politikası çerçevesinde bütüncül bir yaklaşım benimsemektedir.
TCMB, miktarsal sıkılaştırma, seçici kredi sıkılaştırması ve Kur Korumalı Mevduat
hesaplarının kademeli olarak Türk lirası mevduat hesaplarına geçişini hedefleyen
diğer makro ihtiyati tedbirler aracılığıyla parasal koşullarda daha fazla sıkılaşma
sağlamayı amaçlamaktadır. Bütüncül olarak değerlendirildiğinde, para politikasının
sıkılık düzeyi politika faizinin mevcut seviyesinden daha yüksek bir seviyeye işaret
etmektedir.

Baz senaryomuzda, politika faizinde Ekim ayındaki 500 baz puanlık artışın ardından
Kasım, Aralık aylarında ve muhtemelen 1. çeyrekte (parasal sıkılaştırmanın ekonomik
faaliyet üzerindeki etkisini ölçmek için) politika faizinde sabit bir seyir öngörüyoruz.
Gelecek yılın ilk çeyreğinde yerel seçimlerden önce daha genişlemeci bir maliye 
politikası uygulanma olasılığının bulunduğuna, bunun da sonraki dönemde daha sıkı
bir parasal duruş ve daha yüksek bir politika faiz gerektirdiğine inanıyoruz. Bu
doğrultuda, politika faizinin 2024 yılı ikinci çeyreğinde %40’a çıkarılacağını ve
2024 sonuna kadar sabit kalacağını öngörüyoruz.

Öte yandan, önümüzdeki aylarda makrofinansal belirsizliklerin devam etmesi, enflasyona
yönelik ilave riskler, dolarizasyon eğiliminin tekrar güçlenmesi ve TCMB rezervleri
üzerinde ilave baskı gibi faktörlerin TCMB’nin faiz artırımlarını öne çekebileceğini
değerlendiriyoruz. Bu durumda, gelecek yıl ikinci çeyrekte %40 seviyesine çıkmasını
öngördüğümüz politika faizinin Kasım/Aralık 2023 gibi daha erken bir tarihte ulaşılması
muhtemel olacaktır. Enflasyonun 2024 yılı Mayıs ayında %75 ile zirve yapmasını ve
gelecek yıl sonunda %40’a yakın bir seviyeye gerilemesini beklediğimizden, gelecek
yılın sonuna kadar pozitif reel politika faizi beklemiyoruz.

**Türk hükümeti geleneksel politikalara dönüş yönündeki çabalarını hızlandırdı. 
Bunlar Türkiye’ye yabancı sermaye akışının yeniden başlamasını sağlayacak mı? Atılması
gereken başka adımlar var mı?     **

Seçimlerin ardından yabancı yatırımcıların Türkiye piyasalarına yönelik portföy 
yatırımlarını bir miktar artırdıklarını gördük. Bu dönemde, yabancı yatırımcıların
ilgisi çoğunlukla hisse senedi piyasasına yönelik olmuştur. Öte yandan, yabancı 
yatırımcıların portföy yatırımlarının bulunduğu seviyeler tarihsel ortalamaların
oldukça altındadır.

Son dönemde yerel para cinsi devlet tahvil faizlerindeki hızlı yükselişe karşın 
yabancı yatırımcıların yerel tahvillere ilgisi zayıf kalmaya devam etmiştir. Enflasyon
görünümündeki bozulma, tahvil ihraçlarındaki artış beklentisi ile birlikte TCMB’den
daha fazla faiz artırımına ilişkin piyasa beklentileri, yabancı yatırımcıların yerel
para cinsi devlet tahvillerine yönelik ilgisini sınırlamaktadır. Bununla birlikte,
mevcut geleneksel ekonomi politikalarına kararlılıkla devam edildiği durumda, önümüzdeki
dönem için bu görünümün değişebileceğini ve yabancı yatırımcıların yerel para cinsi
devlet tahvillerine yönelik ilgilerinin artabileceğini düşünüyoruz.

Halihazırda, yabancı yatırımcıların toplam DİBS portföy büyüklüğü 2 milyar ABD dolarından
daha düşük bir seviyede bulunmaktadır. DİBS piyasasındaki yabancı yatırımcı payının
geçmiş yıllarda %15-%20 aralığında seyrettiğini gözlemliyoruz. Yabancı yatırımcıların
DİBS sahipliğinin tekrar bu seviyelere çıktığı bir senaryo göz önüne alındığında;
Türkiye’ye yönelik ilave 30-35 milyar ABD dolarına varan portföy girişleri görebiliriz.
Ancak, söz konusu tutarlarda bir portföy girişinin gerçekleşmesi en az birkaç yıl
alacaktır. Kısa vadede, ülkenin yüksek seyreden dış finansman ihtiyacı, enflasyon
ve para politikasına yönelik belirsizlikler göz önüne alındığında, DİBS piyasasına
yönelik portföy girişlerinin sınırlı olmasını bekleyebiliriz.
