# TÜRSAB’da yönetim kavgası

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/tursabda-yonetim-kavgasi-6460h/
- Yayımlanma: 2015-05-21T10:16:00+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

 

TÜRSAB, aralık ayında seçimli genel kurula gidiyor. Yönetimden ayrılma ve istifalar
oldu. En yoğun tartışma TÜRSAB’ın şirketleri üzerinde.2. Başkan Firuz Bağlıkaya 
yönetimden ayrıldı. Ali Rıza Koç istifa ederek muhalefete katıldı.

TÜRSAB yönetiminden istifa ve ayrılmalar oldu. Detur Yönetim Kurulu Başkanı Firuz
Bağlıkaya, TÜRSAB’daki 2’nci Başkanlık görevinden ayrıldı. Ali Rıza Koç ise muhalefeti
desteklemek üzere TÜRSAB’daki görevinden istifa etti.

TÜRSAB’da yönetim seçimi için iki aday var; 16 yıldır TÜRSAB Başkanlığı’nı yürüten
Başaran Ulusoy ve bir önceki seçimin mağlubu Emin Çakmak… TÜRSAB Başkanı Başaran
Ulusoy, yeniden aday olacağını aylar öncesinden açıklamıştı. Geçen seçimi kaybeden
Emin Çakmak da başkanlık için adaylığını açıklayan bir diğer isim oldu. Ulusoy, 
yarım kalan işleri tamamlamak için yeniden aday olduğunu açıklamıştı. Önümüzdeki
yıl yapılan müze giriş işletmesi ihalesini de tekrar almak Ulusoy’un en önemli planlarından
biri. Başkan adayı Çakmak da acentelerin başta kaçak tur olmak üzere mevcut sorunlarını
çözmek ve tüm sektörü tek kanun altında toplamak adına bir yol haritası hazırlığında.
İki adayın listesi henüz netleşmezken, projelerin detaylarının sonbaharda açıklanması
bekleniyor.

**Muhalefetin ‘şirket’ eleştirisi**

Muhalefetin oluşturduğu ‘TÜRSAB Hepimizin’ oluşumuna katılan Ali Rıza Koç, uzun 
süredir TÜRSAB’da danışmanlık yapıyordu. İstifası ile birlikte bir de açıklama yaparak
TÜRSAB yönetimini eleştirdi. Koç, DÜNYA’ya yaptığı açıklamada da sorunların çözümü
için çaba gösterdiğini, ancak daha sonra ‘TÜRSAB Hepimizin’ ekibinde yer almaya 
karar verdiğini belirtti.

Ali Rıza Koç, mevcut yönetimi ‘acentelerin sorunlarını çözmek yerine, şirketleşme
uğruna acentelerin çıkarlarından taviz vermekle’ eleştiriyor. Koç’un iddialarına
göre, birliğin vakfı (TÜRSAV) bünyesinde kurulan şirketler, iş yapabilmek için bürokrasi
karşısında acentelerin sorunlarını yüksek sesle dile getirmiyor. Koç, “TÜRSAV’a 
üyelikte ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Kurucu 160 üye dışında yeni üyelikler yapılamıyor.
TÜRSAB yasası ile elde edilen ve vakıf ile şirketler üzerinde bulunan kıymetli arazilerde
şu an sadece 160 üyenin hakkı var” dedi. Yönetim tartışmasında en çok gündeme getirilen
şirketler şunlar: TÜRSAB Fuarcılık Hizmetleri Ltd., TÜRSAB Kültür Hizmetleri Ltd.,
TÜRSAB Seyahat Acentaları Hizmetleri Ltd. ve TÜRSAB Kültür Hizmetleri Ltd Ankara
Şubesi. Muhalifler bu şirketlere sıcak bakmıyor.

**Ulusoy: Yasanın dışına çıkmıyoruz**

TÜRSAB’ın kuruluş amacı ve faaliyet yapısı 1618 sayılı Seyahat Acentaları ve Seyahat
Acenteleri Birliği Kanunu ile düzenlenmiş durumda. TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy
şirketlerin bu yasaya dayandığı belirterek, iddiaları geri çeviriyor. “Yasanın dışına
hiçbir şekilde çıkmıyoruz, yasa ne derse onu yapıyoruz” diyen Ulusoy, “Aksi halde
acenteler 16 yıl boyunca bizi bu göreve layık görmezdi” dedi. TÜRSAB’ın acentelerin
sorunlarını çözmekten uzak olduğu iddialarını reddeden Ulusoy, bu iddiaları ortaya
atanların doğru söylemediğini belirtti. TÜRSAB Sekreteri Çetin Gürcün de TÜRSAV’a
üyelik yolunun kapalı olduğu iddialarını reddetti ve şartları karşılayan herkesin
üye olabileceğini belirtti.

**‘Vakfın değil birliğin arsası’**

Vakfın üzerinde hiçbir mülk olmadığını da söyleyen Gürcün, yapılmakta olan yeni 
genel merkez binası arsasının iddia edildiği gibi TÜRSAV’ın değil TÜRSAB’ın olduğunu
kaydetti. TÜRSAB’ın iştiraki olan şirketlerin kuruluş amacının acentelerin sorunlarını
çözerek onlara güçlü hizmet vermek olduğunu ifade eden TÜRSAB Sekreteri, buna örnek
olarak Türkiye genelindeki müzelerin gişe işletimini yapmak için kurulan TÜRSAB 
Ltd’yi gösterdi. Gürcün, şöyle dedi: “TÜRSAB, şu an 157 müzenin gişe işletim sistemini
yürütüyor. Buradaki amaç TÜRSAB’a gelir elde etmek, ancak asıl amaç üye acentelere
müze girişlerinde ortalama yüzde 25 indirimli bilet sağlamak. Eğer Kültür Bakanlığı
bu ihaleyi açtığında talip olmasaydık, öncelikle bu indirim şansını kaybedecektik.
Bunu dikkate alarak TÜRSAB bu şirketi kurdu ve bunun üzerinden ihaleye girdi.”

**Bölgesel yürütme kurulları artıyor**

Şu an TÜRSAB ve TÜRSAV’ın müzecilik, fuarcılık, sigorta ve reklam danışmanlık alanında
4 şirketi bulunuyor. Gürcün’e göre, tüm bu şirketler 1618 sayılı kanunda yer alan
birliğin görevleri üzerine kurulmuş şirketler. Acentelerin en önemli sorunlarından
birinin ‘kaçak turlar’ olduğunu bildiklerini söyleyen Gürcün, bu anlamda mevcut 
yönetimi mücadele etmemekle eleştirenleri de yanıtladı. Gürcün, 21. dönem yönetiminin
en çok üzerinde durduğu konunun ‘kaçak turlar’ olduğunu belirterek, bununla mücadele
için ‘bölgesel yürütme kurulu’ sayısını 20’den 38’e çıkardıklarını, yılbaşından 
bu yana yaklaşık 5 bin denetim yaptıklarını söyledi.

Yüzde 5 komisyon geliri düşürüyor

Meslek örgütü içinde en önemli tartışma şirketler konusu. Ancak sektörün en önemli
gündemi ‘kaçak’ turlar. Oba Tur Genel Müdürü Orhan Çebi, tur organizasyonlarının
çoğunun belgesiz yapıldığını, denetimlerin artırılması gerektiğini savundu. Özellikle
STK’ların, okulların ve belediyelerin bu turları düzenlediğine dikkat çeken Çebi,
şu ifadeleri kullandı: “Belediyeler, TÜRSAB belgesi istemiyor. Otobüs firmalarıyla
anlaşıyorlar. Bu hem yasal değil, hem de misafir için de tehlikeli. Çünkü seyahat
sigortası devreye girmiyor. Kültür turlarının çoğunda rehber bulundurulmuyor.” Orhan
Çebi, tur operatörlerinin elde ettiği gelir yetersizliğinden de şikayetçi. Birçok
acentenin tur operatörlerinin temsilciliğini yaptığına dikkat çeken Çebi, cirolar
yüksek olsa da her işlemden elde edilen yüzde 5 komisyonun acenteler için yetersiz
olduğunu söyledi. Çebi’ye göre bu komisyon oranı en az yüzde 10 olmalı.

**Sektör ‘torba yasa’ mağduru**

Geçtiğimiz aylarda TÜRSAB’daki 2’nci Başkanlık görevinden ayrılan Detur Yönetim 
Kurulu Başkanı Firuz Bağlıkaya da sektörün ‘torba yasa’ mağduru olduğunu dile getirdi.
Bağlıkaya, 1618 sayılı kanun ile acentelerin görev alanlarının çizildiği, ancak 
birkaç bakanlıkla ilgili çıkan farklı torba yasalarla acentelerin haklarının gasp
edildiğini ileri sürdü. Bağlıkaya, acentelerin havalimanlarından transfer hakkının,
ilgili torba yasa ile belediyelere devredildiğini ve acentelerin bu hakkını kaybettiğini
söyledi. Biletçi acentelerin de çok ciddi sorunları olduğunu, özellikle havayolu
şirketlerinin düzenlediği kampanyalarla acentelerle rekabet ettiğini savunan Bağlıkaya,
yeni yönetimin bu sorunları çözmesi gerektiğini savundu.

 

 

 

 

 
